WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 24 Haziran 2026

YARGITAY 9. CEZA DAİRESİ

A- A A+

9. Ceza Dairesi         2023/9519 E.  ,  2024/6767 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2022/456E., 2023/311 K.
SUÇ : Beden veya ruh sağlığını bozacak şekilde çocuğun nitelikli cinsel istismarı
HÜKÜM : Mahkumiyet
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Ret, onama

Şikayetçi ... vekilinin temyizi yönünden, her ne kadar mağdurenin annesi şikayetçi ...'ın vekili hükmü temyiz etmiş ise de, mağdurenin bozmadan sonraki yargılama aşamasında onsekiz yaşını tamamlamış olması nedeniyle annesinin kanuni temsilci olma sıfatını kaybettiği anlaşıldığından suçtan doğrudan zarar görmeyen müşteki ... hakkında verilen katılma kararının hukuki geçerliliği olmayıp, sanık hakkında kurulan hükmü temyiz etme hakkı bulunmadığı belirlenmiştir.

Sanık müdafii, katılan mağdure vekili ve katılan Bakanlık vekilinin temyizleri yönünden, Sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükmün; Karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33. maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8. maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305. maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 260/1. maddesi gereği temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310. maddesi gereği temyiz istemlerinin sürelerinde olduğu, aynı Kanun’un 317. maddesi gereği temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmiştir.

I. HUKUKÎ SÜREÇ - OLAY VE OLGULAR
1. Sanık hakkında çocuğun nitelikli cinsel istismarı suçunu işlediği iddiasıyla ilgili açılan kamu davasının yapılan yargılaması sonucunda, Bakırköy 10. Ağır Ceza Mahkemesinin, 27.04.2016 tarihli ve 2015/345 Esas, 2016/161 Karar sayılı kararı ile çocuğun nitelikli cinsel istismarı suçundan 6545 sayılı Kanunla değişiklikten önceki 5237 sayılı Türk Ceza Kanunun (5237 sayılı Kanunu) 103/2, 43/1 62/1 maddeleri uyarınca 8 yıl 4 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına, karar verilmiştir.

2. Bakırköy 10. Ağır Ceza Mahkemesinin, 27.04.2016 tarihli ve 2015/345 Esas, 2016/161 Karar sayılı kararının sanık müdafii, katılan Bakanlık vekili ve o yer Cumhuriyet savcısı tarafından temyizi üzerine Yargıtay (Kapatılan) 14. Ceza Dairesinin, 31.01.2017 tarihli ve 2016/12068 Esas, 2017/376 Karar sayılı kararı ile hükmün bozulmasına karar verilmiştir.

3. Bakırköy 10. Ağır Ceza Mahkemesinin, 27.05.2021 tarihli ve 2017/93 Esas, 2021/214 Karar sayılı kararı ile beden veya ruh sağlığını bozacak şekilde çocuğun nitelikli cinsel istismarı suçundan 6545 sayılı Kanun'la değişiklikten önceki 5237 sayılı Kanun'un 103/2, 103/6, 43/1 62/1 maddeleri uyarınca 15 yıl 7 ay 15 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına, karar verilmiştir.

4. Bakırköy 10. Ağır Ceza Mahkemesinin, 27.05.2021 tarihli ve 2017/93 Esas, 2021/214 Karar sayılı kararının sanık müdafii ve katılan Bakanlık vekili tarafından temyizi üzerine Dairemizin, 27.04.2022 tarihli ve 2021/25154 Esas, 2022/4067 Karar sayılı kararı ile hükmün bozulmasına karar verilmiştir.

5. Bakırköy 10. Ağır Ceza Mahkemesinin, 02.05.2023 tarihli ve 2022/456 Esas, 2023/311 Karar sayılı kararı ile çocuğun nitelikli cinsel istismarı suçundan 6545 sayılı Kanun'la değişiklikten önceki 5237 sayılı Kanun'un 103/2, 103/6, 43/1, 62/1. maddeleri uyarınca 14 yıl 2 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına, karar verilmiştir.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ
A. Sanık Müdafiinin Temyiz İsteği
Özetle, eksik araştırmayla ile karar verildiğine, mahkumiyete yeter delil bulunmadığına, sanık ile mağdure arasındaki ilişkinin 2012 yılının Mart-Nisan aylarında bittiği halde mağdurenin alınan beyanında 2012 yılının yaz ayına kadar sürdüğüne ve mağdurenin 21.07.2012 tarihinde Beylikdüzü Kolan Hastanesinde kürtaj olduğunu bildirdiğine, mağdurenin söylediği tarihlerde sanığın İstanbul'da olmadığına, mağdurenin ablasının yönlendirmesiyle birçok kişi ile para karşılığında cinsel ilişkiye girdiğine, sanığın bu durumu öğrenmesi üzerine mağdureyle olan ilişkisini bitirdiğine, 5237 sayılı Kanun'un 103/6. maddesi kapsamında aldırılan raporun olayda uygulanmaması gerektiğine, sanığın mağdurenin ruh sağlığının bozulması bir yana, ruh sağlığını olumlu etkileyecek şekilde sevgi ve saygı gösterdiğine, mağdurenin beyanlarının çelişkili olduğuna ve tanık beyanlarıyle yalanlandığına, sadece mağdurenin beyanlarının hükme esas alınıp sanığın cezalandırılmasının hukuka ve Yargıtay içtihatlarına aykırı olduğuna, sanığın mağdurenin yaşı konusunda hataya düşürüldüğüne, mağdurenin hem ismi hem de yaşı konusunda sanığı aldattığına, taraflar arasındaki ilişkinin 2012 tarihinde bittiği halde iki yıl sonra 2014 tarihinde şikayetin yapıldığına ve hükmün sanık lehine bozulması gerektiğine ilişkindir.

B. Katılan Mağdure Vekilinin Temyiz İsteği
Özetle, sanığın cezasının üst sınırdan belirlenmesi gerektiğine, takdiri indirim uygulanmasının doğru olmadığına, 5237 sayılı Kanun'un 103/3-b. maddesinin hüküm kurulurken uygulanması ile kararın sanık aleyhine bozulması gerektiğine ilişkindir.

C. Katılan Bakanlık Vekilinin Temyiz İsteği
Özetle, sanığın cezasının alt sınırdan belirlenmesinin, takdiri indirim uygulanmasının ve kurum lehine vekalet ücretine hükmedilmemesinin hukuka aykırı olduğuna ve hükmün sanık aleyhine bozulması gerektiğine ilişkindir.

III. GEREKÇE
A. Şikayetçi ... Vekilinin Temyiz İstemi Yönünden
Mağdurenin bozmadan sonraki yargılama aşamasında onsekiz yaşını tamamlamış olması nedeniyle annesinin kanuni temsilci olma sıfatını kaybetmesi nedeniyle suçtan doğrudan zarar görmeyen şikayetçi ... hakkında verilen katılma kararının hukuki geçerliliği olmayıp, sanık hakkında kurulan hükmü temyiz etme hakkı bulunmadığı anlaşıldığından temyiz isteminin reddine karar verilmiştir.

B. Sanık Müdafii, Katılan Mağdure Vekili ve Katılan Bakanlık Vekilinin Temyiz İstemleri Yönünden
Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfıyla yaptırımın doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından hükümde hukuka aykırılık bulunmamıştır.

IV.KARAR
A. Şikayetçi ... Vekilinin Temyiz İstemini Yönünden
Gerekçenin (A) bölümünde açıklanan nedenlerle şikayetçi ... vekilinin temyiz isteminin, 1412 sayılı Kanun'un 317 nci maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle REDDİNE,

B. Sanık Müdafii, Katılan Mağdure Vekili ve Katılan Bakanlık Vekilinin Temyiz İstemleri Yönünden
Gerekçenin (B) bölümünde açıklanan nedenlerle sanık müdafii, katılan mağdure vekili ve katılan Bakanlık vekilli tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden, temyiz sebeplerinin reddiyle hükmün Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,

Dava dosyasının Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,

03.07.2024 tarihinde karar verildi.