WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 01 Temmuz 2026

YARGITAY 9. CEZA DAİRESİ

A- A A+

9. Ceza Dairesi         2023/9394 E.  ,  2024/625 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
SAYISI : 2023/776 E., 2023/722 K.
SUÇLAR : Çocuğun cinsel istismarı, kişiyi hürriyetinden yoksun kılma
HÜKÜM : İstinaf başvurusunun esastan reddi kararı
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama

İlk Derece Mahkemesince verilen hükümlere yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz istemlerinin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmiştir.

Sanık müdafilerinin duruşmalı inceleme talebinin, 7079 sayılı Kanun’un 94 üncü maddesiyle değişik 5271 sayılı Kanun’un 299 uncu maddesinin birinci fıkrası gereği takdîren reddine karar verilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ - OLAY VE OLGULAR
1. Sanık hakkında çocuğun cinsel istismarı ile kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçlarını işlediği iddiası ile 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 103 üncü maddesinin birinci fıkrasının birinci cümlesi, 103 üncü maddesinin üçüncü fıkrasının (d) bendi, 53 üncü maddesi ile 109 uncu maddesinin birinci fıkrası, 109 uncu maddesinin beşinci fıkrası ile 53 üncü maddesi uyarınca açılan kamu davasının yapılan yargılaması sonucunda, İstanbul 35. Ağır Ceza Mahkemesinin 01.02.2023 tarihli ve 2022/335 Esas, 2023/55 Karar sayılı kararı ile mevcut delillerin değerlendirilmesi ile çocuğun cinsel istismarı suçundan, 5237 sayılı Kanun’un 103 üncü maddesinin birinci fıkrasının birinci cümlesi, 103 üncü maddesinin üçüncü fıkrasının (b) ve (d) bentleri, 62 nci maddesinin birinci fıkrası, 53 üncü maddesi uyarınca neticeten 12 yıl 6 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına, kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan ise 5237sayılı Kanun'un 109 uncu maddesının birinci fıkrası, üçüncü fıkrasının (f) bendi ile beşinci fıkrası, 62 nci maddesinin birinci fıkrası, 53 üncü maddesi uyarınca neticeten 7 yıl 6 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına dair verilen kararın sanık müdafileri ile katılan Bakanlık vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 25. Ceza Dairesinin 13.04.2023 tarihli ve 2023/776 Esas, 2023/722 Karar sayılı kararı ile vaki istinaf başvurularının 5271 sayılı Kanun’un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir.

2. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca onama görüşünü içeren Tebliğname ile dava dosyası Daireye tevdi edilmiştir.

II.TEMYİZ SEBEPLERİ
A. Sanık Müdafilerinin Temyiz İstemleri
Sanığın mağdura yönelik atılı suçları işlediğine dair dosya kapsamında mağdurun aşamalardaki soyut ve celişkili beyanları haricinde sanığın cezalandırılmasını gerektirir yeterli delil bulunmadığına, eylemi kabul anlamına gelmemekle birlikte dava konusu olayda kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçunun unsurları itibarıyla da oluşmadığına, karar tesis edilirken tanık dinleme yetkisi bulunmayan kolluk güçlerinin düzenlediği bilgi alma tutanaklarının hükme esas alınmasının hukuka aykırı olduğuna ilişkindir.

B. Katılan Bakanlık Vekilinin Temyiz İstemi
Sanık hakkında atılı suçlardan dolayı üst sınırdan hüküm kurulması ve ceza tayini sırasında takdiri indirim maddesinin de uygulanmaması gerekirken aksine uygulamayla hükümler tesis edilmesinin hukuka aykırı olduğuna ilişkindir.

III.GEREKÇE
Olay tarihinde on dört yaşı içerisinde bulunan mağdurun aşamalarda değişen çelişkili beyanları, ilk ifadesinde kardeşiyle ilgili görüşmek için kendisini odasına çağıran kurs müdürü olan sanığın, içeri girdikten sonra kapıyı kilitleyerek istismarda bulunduğunu iddia etmesine rağmen, duruşmada kardeşi Ersin'in bazı hareketlerinden dolayı kendisini odasına çağıran sanıkla konuştuğu sırada kapının kilitli olmadığını ve görüşme esnasında kardeşinin kurstan çıkarılacağını öğrenince onunla birlikte gitmek istediğini söylediği sanığın bunu kabul etmeyerek tokat atması üzerine duyduğu kızgınlıkla odadan ayrıldıktan sonra suçlamada bulunduğunu belirtmesi, sanığın aşamalarda erkek kardeşinin kaydının silinmesiyle ilgili olay günü odasına çağırdığı mağdurla konuştuğu sırada kardeşiyle birlikte kurstan ayrılmak istediğini söyleyen mağdura olumsuz yanıt vermesinden dolayı mağdurun hakkında isnatta bulunduğu yönündeki savunması ile bunu destekleyen bir kısım tanık anlatımları ve evrak içeriği nazara alındığında, İlk Derece Mahkemesince sanığın üzerine atılı suçları işlediğine dair cezalandırılmasına yeter, her türlü şüpheden uzak, kesin ve inandırıcı delil bulunmadığı gözetilerek beraati yerine yanılgılı değerlendirme ile mahkûmiyetine karar verilmesinin dosya kapsamıyla çeliştiği gözetilerek sanık hakkında kurulan hükümlere yönelik istinaf başvurusunun kabulü gerekirken esastan reddedilmesi hukuka aykırı bulunmuş, sanık müdafilerinin temyizi isabetli görülmekle, katılan Bakanlık vekilinin temyizleri yerinde görülmemiş ve Tebliğnamedeki mahkûmiyet hükmünün onanmasına ilişkin görüşe bu nedenle iştirak olunmamıştır.

IV.KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle sanık müdafilerinin, temyiz istemleri yerinde görüldüğünden İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 25. Ceza Dairesinin 13.04.2023 tarihli ve 2023/776 Esas, 2023/722 Karar sayılı kararının 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin ikinci fıkrası gereği, Tebliğname'ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,

Bozma sebebine göre sanığın TAHLİYESİNE, başka suçtan tutuklu veya hükümlü olmadığı takdirde derhal salıverilmesinin ilgili yerlere en seri şekilde bildirilmesi için müzekkere yazılmasına,

Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (a) bendi uyarınca İstanbul 35. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 25. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,

23.01.2024 tarihinde karar verildi.

...