9. Ceza Dairesi 2023/9338 E. , 2023/5728 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
SAYISI : 2023/ 714 E., 2023/545 K.
SUÇLAR : Nitelikli cinsel saldırı, kişiyi hürriyetinden yoksun kılma kasten yaralama, hakaret, tehdit
HÜKÜM : İstinaf başvurularının esastan reddi
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Kısmi ret, kısmi onama
Sanık hakkında; kişiyi hürriyetinden yoksun kılma, tehdit, kasten yaralama ve hakaret suçlarından kurulan hükümlerin incelenmesinde İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286 ncı maddesinin ikinci fıkrasının (g) bendi uyarınca kesin nitelikte bulunduğu belirlenmiştir.
İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Kanun’un 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. İstanbul 37. Ağır Ceza Mahkemesinin, 03.01.2023 tarihli ve 2022/341 Esas, 2023/1 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında nitelikli cinsel saldırı, kişiyi hürriyetinden yoksun kılma, kasten yaralama, tehdit ve hakaret suçlarından, 5271 sayılı Kanun’un 223 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (e) bendi uyarınca ayrı ayrı beraat kararı verilmiştir.
2. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 25. Ceza Dairesinin, 23.03.2023 tarihli ve 2023/714 Esas, 2023/545 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik katılan vekilinin istinaf başvurusunun 5271 sayılı Kanun’un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Katılan Vekilinin Temyiz İstemi
Katılanın bildirdiği delillerin incelenmediğine ve tanıklarının dinlenmediğine dolayısıyla kararın eksik incelemeye dayalı olduğuna, sanık müdafileri tarafından dosyaya sunulan ses kaydının mağdurun belirttiği son olayın tamamını yansıtmadığına, dolayısıyla ses kaydının tamamının bulunup dosyaya konularak çözümünün yapılıp sanık müdafileri tarafından dosyaya sunulan ses kaydının daha uzun bir kayıttan kesilip kesilmediğinin araştırılmasına yönelik taleplerinin gerekçesiz olarak reddedildiğine, sanığın, beyanlarındaki çelişkiler üzerinde durulmadığına ve çelişkilerin aydınlatılmasına çalışılmadığına, mağdur ile ... ... isimli kişi arasında geçen konuşma kayıtlarında mağdurun sanığın kendisini dövdüğüne ilişkin beyanlarının ... ... isimli kişi tarafından da desteklendiğinin gözetilmediğine, dolayısıyla sundukları tanıklar dinlenmeksizin ve yeterince inceleme yapılmaksızın karar verildiğine ilişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
Temyizin kapsamına göre;
A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü
Mahkemesince; ''sanık aşamalarda katılan ile rızaya dayalı menfaat karşılığı cinsel birliktelik yaşadıklarını, ancak müştekinin iddialarının asılsız olduğunu aşamalarda dile getirmiştir. Katılan İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı'nda verdiği 29.07.2022 tarihli ilk beyanında sanığın 2022 yılı Mart ayında ofiste ön özel bölgesini, kendisinin ön özel bölgesine sokarak cinsel saldırıda bulunduğunu dile getirmiş, 12.08.2022 tarihli kollukta alınan beyanında ise ofiste sanığın kendisiyle zorla ters ilişkiye girdiğini dile getirmiştir. Katılan mahkememizce alınan beyanında ise Mart ayında yaşanan olaya ilişkin olarak sanığın pantolonunu çıkarmaya çalıştığını, istemediğini ve bağırdığını, tam cinsel birleşmenin olmadığını söyleyip ardından beyanlarında çelişki üzerine sorulduğunda ise cinsel birleşmenin olduğunu söylemiş aşamalardaki tüm beyanlarında çelişkiye düşmüştür. Katılanın 15 Mart 2022 günü yaşanan olaya ilişkin olarak sanığın zorla kendisine senet imzalattırdığını dile getirmiş olmasına karşın sanığın katılanın maddi zorluğuna yardımcı olmak maksatlı borç karşılığı katılana senet verdiğini, katılandan borçlarını ödemesini ve kendisine bildirmesini istediği, katılanın da çeşitli yerlere ödeme yaptığına dair ekran görüntüleri ile "ödeme yaptım.." şeklinde mesajı sanığa gönderdiği, bu yönde sanığın kendi savunmasını doğruladığı dosyaya sunmuş olduğu mesaj çıktılarından anlaşılmıştır. Katılan beyanında olay günü ofiste bağırdığını, tanık ...'nin kendisini sakinleştirdiğini söylemiş, lakin olay günü şirkette bulunan hiç bir tanık katılan beyanını doğrulamamıştır. Tanık ...'in ise olaya ilişkin bizzat bilgi ve görgüsünün olmadığı beyanlarından anlaşılmıştır. Yine katılanın beyanında 12 yıl önce sanığın kendisine tecavüz ettiğini söylemesine rağmen devamında sanığın danışmanlığını yaptığı şirkette sanık vesilesi ile işe girmiş olması, bu süre zarfında sanık ile görüşmesi yaşandığını iddia ettiği tecavüz olayından sonra hayatın olağan akışına aykırıdır. Katılan dosyaya yaralandığına ilişkin fotoğraflar sunmuştur. Ancak bu yaralanmaların sanık tarafından yapılıp yapılmadığı, hangi zaman aralığında ne şekilde olduğu belirli değildir. Katılanın 12 yıllık süre içerisinde birden fazla kez sanık tarafından darp edildiğini söylemiş olmasına karşın iddia ettiği bu yaralanmalara ilişkin herhangi bir adli rapor mevcut değildir. Keza iddianamede belirtildiği şekilde sanığın katılanı tehdit ettiğine yönelik dosya kapsamında katılan beyanı dışında hiç bir delil bulunmamaktadır. İstanbul 58. Asliye Ceza Mahkemesi'nin 2022/477 Esas sayılı dosyasında ise sanık ...'ın 07.07.2022 tarihinde katılan ...'i uygunsuz fotoğraflarını şantaj mahiyetinde gönderdiği iddiasıyla ... hakkında şikayetçi olmuş, katılan ... hakkında sanık ...'e karşı "şantaj, özel hayata ilişkin görüntü ve sesleri ifşa etmek" suçlarını işlediği iddiasıyla kamu davası açılmıştır. Katılan Siber İdir ise bu şikayet sonrası 28.07.2022 tarihinde sanık ...'ten iş bu yargılamaya konu eylemler sebebiyle şikayetçi olmuştur. Tüm bu açıklamalar ışığında katılanın soyut beyanları dışında sanığın üzerine yüklenen suçları işlediğini gösterir, her türlü şüpheden uzak, mahkumiyetine yeterli, inandırıcı ve kesin delil elde edilemediğinden, "şüpheden sanık yararlanır" ilkesi de gözetilerek üzerine yüklenen suçları işlediğinin sabit olmaması nedeniyle sanığın CMK'nın 223/2-e maddesi uyarınca her bir suç yönünden ayrı ayrı beraat kararı vermek gerektiği vicdani sonuç ve kanaatine varılmış'' şeklindeki gerekçe ile sanığın atılı suçlardan beraatine karar verilmiştir.
B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü
İlk Derece Mahkemesince kabul edilen olay ve olgularda, Bölge Adliye Mahkemesi tarafından bir isabetsizlik görülmediği anlaşılmıştır.
IV. GEREKÇE
A. Kişiyi Hürriyetinden Yoksun Kılma, Tehdit, Kasten Yaralama ve Hakaret Suçlarından Kurulan Hükümlere İlişkin Temyiz İstemi Yönünden
Sanık ... hakkında kişiyi hürriyetinden yoksun kılma, tehdit, kasten yaralama ve hakaret suçlarından gerçekleştirilen yargılama sonucunda verilen beraat kararıyla ilgili istinaf incelemesini yapan Bölge Adliye Mahkemesince anılan hükümlere yönelik istinaf başvurusunun esastan reddine dair kurulan hüküm katılan vekili tarafından temyiz edilmiş ise de, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 109 uncu maddesinin ikinci fıkrasında yer alan hapis cezasının ağırlaştırıcı haller nazara alınmaksızın üst sınırının on yıldan az olması ve 5271 sayılı Kanun'un 286 ıncı maddesinin ikinci fıkrasının (g) bendine göre üst sınırı on yıl veya daha az hapis cezasını gerektiren suçlarla ilgili ilk derece mahkemesince verilen beraat kararlarına ilişkin istinaf başvurusunun esastan reddine dair kurulan hükmün kesin olup temyiz edilememesi karşısında, söz konusu karara yönelik temyiz isteminin 5271 sayılı Kanun'un 298 inci maddesi gereğince reddine karar verilmesi gerektiği belirlenmiştir.
B. Nitelikli Cinsel Saldırı Suçundan Kurulan Hükme İlişkin Temyiz İstemi Yönünden
Olayın intikal şekli ve zamanı, katılanın aşamalardaki çelişkili beyanları, tanık beyanları, sanık savunması ve İlk Derece Mahkemesinin gerekçesi nazara alınarak katılan vekilinin temyiz istemi yerinde görülmemiştir.
V. KARAR
A. Kişiyi Hürriyetinden Yoksun Kılma, Tehdit, Kasten Yaralama ve Hakaret Suçlarından Kurulan Hükümlere İlişkin Temyiz İstemi Yönünden
Gerekçenin (A) bölümünde yer alan nedenlerle katılan vekilinin temyiz isteminin, 5275 sayılı Kanun'un 298 inci maddesi gereğince Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle REDDİNE,
B. Nitelikli Cinsel Saldırı Suçundan Kurulan Hükme İlişkin Temyiz İstemi Yönünden
Gerekçenin (B) bölümününde açıklanan nedenlerle İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 25. Ceza Dairesinin, 23.03.2023 tarihli ve 2023/714 Esas, 2023/545 Karar sayılı kararında katılan vekilince öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun’un 289 uncu maddesinin birinci fıkrası ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin birinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA,
Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca İstanbul 37. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 25. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
28.09.2023 tarihinde karar verildi.
Dilekçeniz oluşturuluyor. Bu süreç biraz zaman alabilir, ancak sıkılmamanız için aşağıda dilekçe oluşturulmasını istediğiniz konuda benzer içtihatları listeledik. İncelemek isteyebilir veya bekleyebilirsiniz. Dilekçeniz oluşturulduktan sonra ekranda sizinle paylaşılacaktır. Sabrınız için teşekkür ederiz!