WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 02 Temmuz 2026

YARGITAY 9. CEZA DAİRESİ

A- A A+

9. Ceza Dairesi         2023/9311 E.  ,  2023/7103 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2022/263 E., 2023/40 K.
SUÇLAR : Çocuğun cinsel istismarı, kişiyi hürriyetinden yoksun kılma
HÜKÜMLER : Mahkûmiyet
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama

Sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükümlerin; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz istemlerinin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmiştir.

Sanık müdafiinin duruşmalı inceleme talebinin, İlk Derece Mahkemesinde silahların eşitliği ve çelişmeli yargılama ilkesi doğrultusunda savunmaya yeterli imkânın sağlanması ve bu hakkın etkin şekilde kullandırılmış olması, temyiz denetiminde sınırsız şekilde yazılı savunmayı kullanılabilme olanağının bulunması karşısında savunma hakkının kısıtlanması söz konusu olmadığından, 01.02.2018 tarihli ve 7079 sayılı Kanunun 94 üncü maddesi ile değişik 5271 sayılı Kanun'un 299 uncu maddesinin birinci fıkrası uyarınca takdiren reddine karar verilmekle, gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. Cizre 1. Ağır Ceza Mahkemesinin, 04.11.2020 tarihli ve 2020/157 Esas, 2020/153 Karar sayılı kararı ile sanığın çocuğun cinsel istismarı suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 103 üncü maddesinin birinci fıkrasının birinci ve üçüncü cümlesi, 43 üncü maddesinin birinci fıkrası ve 53 üncü maddesi uyarınca 14 yıl 8 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına; kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan aynı Kanun'un 109 uncu maddesinin birinci fıkrası, 109 uncu maddesinin üçüncü fıkrasının (f) bendi, 109 uncu maddesinin beşinci fıkrası, 43 üncü maddesinin birinci fıkrası ve 53 üncü maddesi uyarınca 4 yıl 24 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.

2. Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 17. Ceza Dairesinin, 27.01.2021 tarihli ve 2021/68 Esas, 2021/268 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükümlere yönelik sanık ve müdafii, katılan Bakanlık vekili ile katılan mağdur vekilinin istinaf başvurularının 5271 sayılı Kanun’un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir.

3. Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 17. Ceza Dairesi kararının, sanık müdafii ile katılan Bakanlık vekili tarafından temyizi üzerine Yargıtay 9. Ceza Dairesinin 16.06.2022 tarihli ve 2021/19737 Esas, 2022/6228 Karar sayılı kararı ile özetle, sanık hakkında temel cezalar tayin edilirken yetersiz ve dosya kapsamına uygun düşmeyen gerekçelerle teşdit uygulanması ve yetersiz gerekçelerle takdiri indirim uygulanmaması nedeniyle bozulmasına ve dava dosyasının 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (a) bendi uyarınca İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine karar verilmiştir.

4. Cizre 1. Ağır Ceza Mahkemesinin, 20.02.2023 tarihli ve 2022/263 Esas, 2023/40 Karar sayılı kararı ile sanığın çocuğun cinsel istismarı suçundan, 5237 sayılı Kanun'un 103 üncü maddesinin birinci fıkrasının birinci ve üçüncü cümlesi, 43 üncü maddesinin birinci fıkrası, 62 nci maddesinin birinci fıkrası ve 53 üncü maddesi uyarınca 11 yıl 1 ay 10 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına; kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan aynı Kanun'un 109 uncu maddesinin birinci fıkrası, 109 uncu maddesinin üçüncü fıkrasının (f) bendi, 109 uncu maddesinin beşinci fıkrası, 43 üncü maddesinin birinci fıkrası, 62 nci maddesinin birinci fıkrası ve 53 üncü maddesi uyarınca 3 yıl 4 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ
A. Katılan Bakanlık Vekilinin Temyiz İstemi
Sanığın eylemlerinin ağırlığı, kastın yoğunluğu göz önüne alınarak yerel mahkemenin alt sınırdan verdiği ve takdiri indirim uyguladığı cezaların yasaya aykırı olduğuna, katılan kurum lehine vekalet ücreti tayin edilmesi gerektiğine ilişkindir.

B. Katılan Mağdur Vekilinin Temyiz İstemi
Sanığın eylemlerinin ağırlığı, kastın yoğunluğu göz önüne alınarak yerel mahkemenin alt sınırdan verdiği ve takdiri indirim uyguladığı cezaların yasaya aykırı olduğuna ilişkindir.
C. Sanık ve Müdafiinin Temyiz İstemleri
Mağdurun çelişkili ve istikrarsız beyanları, somut, kesin ve her türlü şüpheden uzak ve kesin bir delilin bulunmaması, mahkeme gerekçesinin tamamen hatalı olması, eksik araştırma ile hükümler kurulmuş olması nedenleriyle beraat kararı verilmesi gerektiğine ilişkindir.

III. OLAY VE OLGULAR
Mahkemece ''..İddia, olayın oluş şekli, sanık savunması, mağdur beyanı, tanıklar anlatımı, dosyada mevcut olan raporlar, kolluk güçleri tarafından tanzim edilen tutanaklar, suçun gerçekleştiği iddia edilen yerde çekilen fotoğraflar, yapılan yargılama, toplanan deliller ve tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde:
Sanık ...'ın, zincirleme eyleme konu sonuncusu 03.03.2018 tarihinde ve bu tarihten önce de tam olarak tespit edilemeyen farklı zaman dilimlerinde birden fazla kez olmak üzere, suç tarihinde 12 yaşından küçük olan mağdur ...'i, farklı zamanlarda ve birden fazla kez olacak biçimde boş bulunan inşaata zorla ve cinsel amaçla götürmek, inşaat içerisinde cinsel organını mağdurun anüs bölgesine sürtmek suretiyle üzerine atılı TCK 103/1-3. cümle, 43/1. maddelerinde düzenlenen, "Zincirleme Biçimde On İki Yaşından Küçük Çocuğa Karşı Cinsel İstismar" suçunu ve bu eylemlerini gerçekleştirirken, cinsel amaçla mağduru zorla inşaata götürmek suretiyle mağdura karşı TCK 109/1, 109/3-f, 109/5, 43/1 maddelerinde düzenlenen, "Zincirleme Biçimde Çocuğa Karşı Cinsel Amaçla Hürriyetinden Yoksun Kılma" suçlarını işlediği yönündeki kabul, mağdurun aşamalarda değişmeyen beyanları, mağdur hakkında Şırnak ATK tarafından 04.03.2018 tarihinde tanzim edilen raporda, olayı hatırlatan yer ve kişilerden uzak durma isteği ile olaylar ilgili kabuslar görme durumunun yaşandığını ve mağdurda travma sonrası stres bozukluğu bulgularının tespit edilmiş olduğunun belirtilmiş olması hususu, sanığın soruşturma evresinde, Silopi İlçe Emniyet Müdürlüğü'nde müdafisi eşliğinde alınan beyanlarında, Silopi Cumhuriyet Başsavcılığı'nda müdafisi eşiliğinde alınan beyanlarında atılı suçu nasıl işlediğini içeren ve Silopi Sulh Ceza Hakimliği'nde müdafisi eşiliğinde alına beyanlarında, kolluk ve Savcılık aşamasında verdiği beyanlarını aynen tekrar ettiğini belirtir ve atılı suçu işlediği yönündeki ikrarı doğrultusunda anlaşılmış olup, her ne kadar sanık tarafından kendisine iftira atıldığı, mağdurun güvercin ve telefonlarını çalmış olması neticesinde kendisine beslediği husumet nedeniyle bu yönde beyanda bulunduğu, kendisine soruşturma aşamasında kötü müdahalede bulunularak beyanlarının alındığı yönünde savunmada bulunulmuş ise de mağdurun sanığın güvercin ve telefonunu çaldığı, soruşturma aşamasında kendisine kötü muamelede bulunulduğuna dair soyut beyanı dışında herhangi bir delilin bulunmuyor olması, kaldı ki mağdurun eylemi sabit kabul edilecek olsa dahi bu durumda husumet güdecek olan kişinin mağdur değil sanık olacak olması da dikkate alındığında, kendisini suçtan kurtarmaya yönelik beyanlarına itibar edilmemiş, sanığın atılı suçlar yönünden cezalandırılması yoluna gidilmiştir..'' şeklindeki gerekçeyle hükümler kurulmuştur.

IV. GEREKÇE
1. Sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükümlerde, yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemlerin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eylemlere uyan suç vasıfının doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, sanık ve müdafii, katılan Bakanlık vekili ile katılan mağdur vekilinin yerinde görülmeyen temyiz sebeplerinin reddiyle hukuka aykırılık bulunmamıştır.

2. Bakanlığın davaya katılması doğrudan Anayasa ve kanundan kaynaklanan koruma görevine ilişkin olup, Bakanlığa yüklenen bir kamu görevidir. Bu kapsamda değerlendirme yapıldığında 5271 sayılı Kanun'un 237 ve devamı maddelerindeki katılma hakkına ilişkin suçtan zarar görme şartı katılan Bakanlık için söz konusu olmadığı ve vekili lehine koşulları sağlanmadığından vekalet ücretine hükmedilmemesi, hukuka aykırı bulunmamıştır.

V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle,Cizre 1. Ağır Ceza Mahkemesinin, 20.02.2023 tarihli ve 2022/263 Esas, 2023/40 Karar sayılı kararında sanık ve müdafii, katılan Bakanlık vekili ile katılan mağdur vekilince öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun’un 289 uncu maddesinin birinci fıkrası ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda bir hukuka aykırılık görülmediğinden aynı Kanun’un 302 nci maddesinin birinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMLERİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKÜMLERİN ONANMASINA,

Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin dördüncü fıkrası uyarınca Cizre 1. Ağır Ceza Mahkemesine, gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,

02.11.2023 tarihinde karar verildi.