9. Ceza Dairesi 2023/9095 E. , 2024/4561 K.
"İçtihat Metni"
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2022/477 E., 2023/44 K.
İlk Derece Mahkemesince Dairemizin 29.06.2022 tarihli ve 2021/22577 Esas, 2022/6740 Karar sayılı bozma ilamına direnildiği belirtilmiş ise de; ilk kararda yer almayan ve Yargıtay denetiminden geçmemiş yeni ve değişik bir gerekçeyle hüküm kurulmuş olması ve esasen bozma ilamının gereği olarak sanık hakkında hata hükümlerinin uygulanma koşullarının bulunup bulunmadığı tartışılarak hüküm kurulduğu anlaşıldığından, Mahkeme kararının direnme olmayıp eylemli uyma niteliği taşıdığı gözetilerek inceleme yapılmıştır.
Sanık hakkında bozma üzerine verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286/1. maddesi uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260/1. maddesi gereği temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291/1.maddesi gereği sanık müdafiinin temyiz istemi süresinde olduğu gibi Türkiye Cumhuriyeti Anayasasının 40/2. maddesinde yer alan “Devlet, işlemlerinde, ilgili kişilerin hangi kanun yolları ve mercilere başvuracağını ve sürelerini belirtmek zorundadır” ve 5271 sayılı Kanun'un 34/2. maddesinde bulunan “Kararlarda, başvurulabilecek kanun yolu, süresi, mercii ve şekilleri belirtilir” şeklindeki düzenlemeler nazara alındığında, Mahkemece verilen kararda 291/1. maddesindeki temyize ilişkin on beş günlük kanuni sürenin belirtilmesinin yanı sıra süresinde verilen temyiz dilekçesiyle talep edildiği takdirde gerekçeli hükmün tebliğinden işlemeye başlayan yedi günlük süresi içerisinde gerekçeli temyiz dilekçesi verilmesinin zorunlu olduğuna dair 295/1. maddesinin de yer alması gerektiğinin gözetilmemesi nedeniyle katılan Bakanlık vekilinin gerekçeli temyiz dilekçesinin de süresinde olduğu, 294/1. maddesi gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298/1.maddesi gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ- OLAY VE OLGULAR
Temyiz İncelemesinin Kapsamına Göre;
1.Sanık hakkında çocuğun nitelikli cinsel istismarı suçundan açılan kamu davasının yapılan yargılaması uyarınca Bursa 6. Ağır Ceza Mahkemesinin, 26.12.2019 tarihli ve 2019/122 Esas, 20219/590 Karar sayılı kararıyla mevcut delillerin değerlendirilmesi neticesinde sanığın atılı suçtan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 103/2, 43/1 ve 62.maddeleri uyarınca 16 yıl 8 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına dair kararın istinaf edilmesi üzerine Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 7. Ceza Dairesinin, 03.03.2021 tarihli ve 2020/2574 Esas, 2021/253 Karar sayılı kararıyla mevcut deliller değerlendirilerek ile 5271 sayılı Kanun'un 280/1.maddesi uyarınca istinaf başvurusunun esastan reddine dair kararın temyiz edilmesi üzerine, Yargıtay 9. Ceza Dairesinin 29.06.2022 tarihli ve 2021/22577 Esas, 2022/6740 Karar sayılı kararıyla hükmün "...Olayın intikal şekli ve süresi, sanığın aşamalarda mağdurenin kendisine on sekiz yaşında olduğunu söylediği yönündeki savunmaları, mağdurenin aşamalardaki çelişkili beyanları, sanık ... mağdurenin dosya içerisinde bulunan fotoğrafları ve tüm dosya içeriği nazara alındığında, ilk derece mahkemesince olayda 5237 sayılı TCK'nın 30. maddesinde düzenlenen hata hükümlerinin uygulanma koşullarının bulunup bulunmadığı tartışıldıktan sonra karar verilmesi gerekirken bu konuda herhangi bir değerlendirme yapılmaksızın eksik gerekçe ile yazılı şekilde mahkumiyet hükmü kurulması suretiyle 5271 sayılı CMK'nın 230. maddesine muhalefet edilmesi karşısında, söz konusu karara yönelik istinaf başvurusunun kabulü yerine esastan reddedilmesi,..." gerekçesiyle bozulmasına karar verilmiştir.
2.Bozma üzerine Bursa 6. Ağır Ceza Mahkemesinin kararıyla, bozma öncesi kararda direnilmesine ve sanığın çocuğun nitelikli cinsel istismarı suçundan 5237 sayılı Kanun'un 103/2, 43/1 ve 62.maddeleri uyarınca 16 yıl 8 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiştir.
3.Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca bozma görüşünü içeren Tebliğname ile dava dosyası Daireye tevdi edilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
A. Katılan Bakanlık Vekilinin Temyiz İstemi
Kararın usul ve kanuna aykırı olduğuna, sanığa üst hadden ceza verilmesi gerektiğine, zincirleme suç hükümlerinin uygulanırken de artırım oranının üst hadden belirlenmesi gerektiğine, eksik inceleme ile karar verildiğine, takdiri indirim hükümlerinin uygulanmaması gerektiğine ve dilekçesinde belirttiği diğer hususlara yöneliktir.
B. Sanık Müdafiinin Temyiz İstemi
Sanık hakkında beraat kararı verilmesi gerektiğine, aksi halde lehe olan hükümlerin uygulanması gerektiğine, eksik inceleme ile karar verildiğine, sanığın mağdurenin gerçek yaşını bilmediğine, sanığın atılı suçu işlemediğine, şüpheden sanık yararlanır ilkesinin nazara alınması gerektiğine, sanığın rahatsızlığı nedeniyle sanık hakkında 5237 sayılı Kanun'un 32.maddesinin nazara alınması gerektiğine ve dilekçesinde belirttiği diğer hususlara yöneliktir.
III. GEREKÇE
5271 sayılı Kanun'un 288 ve 294. maddelerinde yer alan düzenlemeler nazara alınıp, aynı Kanun'un 289. maddesinde sayılı kesin hukuka aykırılık halleri ve temyiz dilekçelerinde belirtilen nedenler de gözetilerek yapılan değerlendirmede, yargılama sürecindeki işlemlerin usul ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemlerin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdani kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eylemlere uyan suç vasfı ile yaptırımın doğru biçimde belirlendiği, hata hükümlerine yönelik değerlendirme gerekçesinin de yerinde olduğu anlaşıldığından, kararda hukuka aykırılık bulunmamış, temyiz sebepleri ve bozma isteyen Tebliğname görüşü yerinde görülmemiştir.
IV. KARAR
Gerekçede açıklanan nedenlerle Bursa 6. Ağır Ceza Mahkemesinin kararında katılan Bakanlık vekili ve sanık müdafii tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun’un 289/1. maddesi ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden 5271 sayılı Kanun’un 302/1. maddesi gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMLERİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA,
Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304/4. maddesi uyarınca Bursa 6. Ağır Ceza Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
15.05.2024 tarihinde karar verildi.
Dilekçeniz oluşturuluyor. Bu süreç biraz zaman alabilir, ancak sıkılmamanız için aşağıda dilekçe oluşturulmasını istediğiniz konuda benzer içtihatları listeledik. İncelemek isteyebilir veya bekleyebilirsiniz. Dilekçeniz oluşturulduktan sonra ekranda sizinle paylaşılacaktır. Sabrınız için teşekkür ederiz!