WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 19 Haziran 2026

YARGITAY 9. CEZA DAİRESİ

A- A A+

9. Ceza Dairesi         2023/9019 E.  ,  2023/5672 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
SAYISI : 2023/864 E., 2023/691 K.
SUÇ : Sarkıntılık suretiyle çocuğun cinsel istismarı
HÜKÜMLER : İstinaf başvurusunun esastan ve düzeltilerek esastan reddi kararları
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama

İlk Derece Mahkemesince sanığın mağdure ...'ya karşı sarkıntılık suretiyle çocuğun cinsel istismarı suçundan hükmolunan cezanın tür ve miktarı ile istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesince verilen esastan ret kararları dikkate alındığında, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286 ncı maddesinin ikinci fıkrasının (a) bendi uyarınca hükmün temyizinin mümkün olmadığı belirlenmiştir.

Mağdure ... vekilinin temyiz isteminin incelenmesinde; İlk Derece Mahkemesince sanık hakkında kurulan hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesince verilen istinaf başvurusunun esastan reddi kararına yönelik mağdure vekilinin temyize hak ve yetkisinin bulunmadığı belirlenmiştir.

Katılan Bakanlık vekilinin temyiz isteminin incelenmesinde; katılan Bakanlık vekilinin temyiz dilekçesinde herhangi bir temyiz sebebi göstermediği belirlenmiştir.

Sanık müdafiinin sanık hakkında mağdure ...'a karşı kurulan hükmün temyiz isteminin incelenmesinde; İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Kanun’un 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz eden sanık müdafii ile katılan Bakanlık vekilinin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz istemlerinin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği sanık müdafiinin temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği sanık müdafiinin temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. İstanbul 2. Ağır Ceza Mahkemesinin, 01.03.2023 tarihli ve 2022/19 Esas, 2023/104 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında mağdure Lemar'a karşı çocuğun cinsel istismarı suçundan netice olarak 10 yıl hapis cezası; mağdure ...'ya karşı ise sarkıntılık suretiyle çocuğun cinsel istismarı suçundan neticeten 5 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.

2. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 25. Ceza Dairesinin, 12.04.2023 tarihli ve 2023/864 Esas, 2023/691 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında mağdure ...'a karşı İlk Derece Mahkemesince çocuğun cinsel istismarı suçundan kurulan hükme yönelik sanık müdafii, mağdure ... vekili, katılan Bakanlık vekilinin istinaf başvurularının incelenmesi neticesinde sanığın eyleminin sarkıntılık suretiyle çocuğun cinsel istismarı suçunu oluşturduğu kabulüyle buna ilişkin uygulama yapılmak suretiyle 5271 sayılı Kanun’un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca düzeltilerek esastan reddine, mağdure ...'ya yönelik eylemden kurulan hükme ilişkin istinaf başvurularının ise esastan reddine, karar verilmiştir.

3. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 19.06.2023 tarihli ve 9-2023/66123 Esas sayılı, onama görüşlü Tebliğnamesi ile dosya Daireye tevdi edilmiştir.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ
A. Sanık Müdafiinin Temyiz İstemi
Dosyada beyanlar dışında somut delil bulunmadığına, yönlendirme sonucu çelişkili beyanların raporlarla desteklenmediğine, eksik incelemeye, ilk derece kararının ve istinaf başvurusunun reddi kararının hukuka aykırı olduğundan bozulması talebine ilişkindir.

B. Katılan Bakanlık Vekilinin Temyiz İstemi
Temyiz gerekçeleri açıklanmadan ve dosyaya özgülenmeyen matbu ifadelerle kararın bozulması talebine ilişkindir.

C. Mağdure ... Vekilinin Temyiz İstemi
Temyiz hakkı olmadığından gerekçelerine ayrıca yer verilmemiştir.

III. OLAY VE OLGULAR
Temyizin kapsamına göre;
A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü
Sanığın mağdure ...'ya yönelik sokak ortasında boynunu ve dudağını cinsel saik ile devamlılık arz etmeyen ani ve kesik olan öpme şeklindeki eyleminin çocuğun sarkıntılık sureti ile cinsel istismarı suçunu oluşturduğu; sanığın farklı bir tarihte mağdure ...'a yönelik yine sokak ortasında yakalayarak dudağından öptüğü, devamında olay yerinde bulunan apartman girişindeki merdiven boşluğuna götürerek mağdurenin boynundan ve dudağından öpmeye devam ettiği, sanığın bu şekildeki ani ve kesik olarak değerlendirilmeyen eyleminin ise sarkıntılık düzeyini aşarak çocuğun cinsel istismarı suçunu oluşturduğu kabul edilerek mahkumiyet hükümleri kurulmuştur.

B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü
Mağdure ...'nın beyanına göre "Sanığın, sadece yanağından ve dudağından öptüğünü, başka her hangi bir yerine dokunmadığını, bu eylemi bir defa gerçekleştirdiği..." şeklindeki ifadesine göre sanığın eylemlerinin ani, kesik kesik ve süreklilik arz etmeyen nitelikte olduğu, dolayısıyla sanığın mağdureye yönelik eylemlerinin 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 103 üncü maddesinin birinci fıkrasının ikinci cümlesinde düzenlenen sarkıntılık düzeyinde kaldığının anlaşılması karşısında sanık hakkında aynı Kanun'un 103 üncü maddesinin birinci fıkrasının birinci cümlesinden hüküm kurulması, kanuna aykırı ve istinaf istemi yerinde görülmüş olmakla, bu aykırılık daha fazla araştırmayı gerektirmediğinden ve yeniden duruşma yapılmaksızın düzeltilebilir nitelikte olduğundan bahisle İstanbul 2. Ağır Ceza Mahkemesinin 01.03.2023 tarihli ve 2022/19 Esas, 2023/104
Karar sayılı hükmün ikinci maddesinin birinci ve üçüncü paragraflarının 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 280 inci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca KALDIRILMASINA,

"Mağdure ...'ya yönelik üzerine atılı Sarkıntılık Suretiyle Cinsel İstismar suçunu işlediği sabit olduğundan eylemine uyan 5237 sayılı Kanunun 103 üncü maddesinin birinci fıkrasının ikinci ve üçüncü cümlesi maddesi uyarınca suçun işleniş biçimi, suçun işlendiği yer ve zaman, suç konusunun önem ve değeri, meydana gelen zarar ve tehlikenin ağırlığı, sanığın güttüğü amaç ve saik nazara alınarak takdiren 5 YIL HAPİS CEZASI İLE CEZALANDIRILMASINA,"
ibareleri eklenmek ve diğer paragraflar aynen korunmak suretiyle hükmün 5271 sayılı Kanun'un 303 üncü maddesinin birinci fırkasının (a) bendi ve 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca düzeltilerek istinaf başvurusunun esastan reddine, karar verilmiştir.

IV. GEREKÇE
A.Mağdure ... Vekilinin Temyiz İstemi Yönünden
Kayden 02.05.2013 doğumlu olup suç tarihinde on beş yaşından küçük olan mağdurenin babası olan Muhammed'in olaydan dolayı sanıktan şikayetçi olmadığını beyan etmesi karşısında, mağdureye atanan zorunlu vekilin temyize hakkı bulunmadığı belirlenmiştir. Açıklanan nedenle Tebliğnamede temyize yönelik görüşe iştirak edilmemiştir.

B. Katılan Bakanlık Vekilinin Temyiz İstemi Yönünden
5271 sayılı Kanun'un 294 üncü maddesinin birinci fıkrasında yer alan “Temyiz eden, hükmün neden dolayı bozulmasını istediğini temyiz başvurusunda göstermek zorundadır.” şeklindeki düzenleme de gözetilerek yapılan değerlendirmede, katılan Bakanlık vekilinin temyiz dilekçesinde herhangi bir temyiz sebebi göstermediği anlaşıldığından, vaki temyiz isteminin 5271 sayılı Kanun'un 298 inci maddesinin

birinci fıkrası uyarınca, reddine karar vermek gerektiği belirlenmiştir. Açıklanan nedenlerle Tebliğnamede temyizin incelenmesini isteyen görüşe iştirak edilmemiştir.

C. Sanık Müdafiinin Sanık Hakkında Mağdure ...'ya Yönelik Eyleminden Kurulan Hükme Karşı Temyiz İstemi Yönünden
5271 sayılı Kanun’un 286 ncı maddesinin ikinci fıkrasının (a) bendinde yer verilen; “İlk derece mahkemelerinden verilen beş yıl veya daha az hapis cezaları ile miktarı ne olursa olsun adlî para cezalarına ilişkin istinaf başvurusunun esastan reddine dair bölge adliye mahkemesi kararları”nın temyiz incelemesine tabi olmadığına ilişkin düzenleme ile incelemeye konu suçun, aynı Kanun’un 286 ncı maddesinin üçüncü fıkrası kapsamında da bulunmadığı dikkate alındığında, sanık müdafiinin temyiz isteminin, 5271 sayılı Kanun’un 298 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca reddine karar vermek gerektiği anlaşılmıştır.

D. Sanık Müdafiinin Sanık Hakkında Mağdure ...'a Karşı Eyleminden Kurulan Hükme İlişkin Temyiz İstemi Yönünden
Mağdurenin soyut beyanları, olayın intikal şekli ve zamanı, savunma ile tüm dosya içeriği nazara alındığında sanığın üzerine atılı suçu işlediğine dair cezalandırılmasına yeter, her türlü şüpheden uzak, kesin ve inandırıcı delil bulunmadığı gözetilerek atılı suçtan beraati yerine yazılı şekilde istinaf başvurusunun düzeltilerek esastan reddi sonucu mahkumiyetine karar verilmesi hukuka aykırı bulunmuş, açıklanan nedenlerle Tebliğnamede sanık hakkında kurulan hükmün onanmasına yönelik görüşe iştirak edilmemiştir.

V. KARAR
A. Mağdure ... Vekili ve Katılan Bakanlık Vekilinin Temyiz İstemleri ile Sanık Müdafiinin Sanık Hakkında Mağdure ...'ya Karşı Eyleminde Kurulan Hükme İlişkin Temyiz İsteminin İncelenmesinde
Gerekçenin (A), (B) ve (C) bölümlerinde açıklanan nedenlerle mağdure ... vekili, katılan Bakanlık vekilinin temyiz istemleri ile sanık müdafiinin anılan hükme yönelik temyiz isteminin 5271 sayılı Kanun’un 298 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle REDDİNE,

B. Sanık Müdafiinin Sanığın Mağdure ...'a Eyleminden Kurulan Hükmün Temyiz İsteminin İncelemesinde
Gerekçenin (D) bölümünde açıklanan nedenle sanık müdafiinin temyiz istemi yerinde görüldüğünden İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 25. Ceza Dairesinin, 12.04.2023 tarihli ve 2023/864 Esas, 2023/691 Karar sayılı kararının 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin ikinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,

Bozma sebebine göre sanığın TAHLİYESİNE, başka suçtan tutuklu veya hükümlü olmadığı takdirde derhal salıverilmesinin ilgili yerlere en seri şekilde bildirilmesi için müzekkere yazılmasına,

Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (b) bendi uyarınca
İstanbul 2. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 25. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,

27.09.2023 tarihinde karar verildi.