9. Ceza Dairesi 2023/8993 E. , 2023/6998 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
SAYISI : 2023/534 E., 2023/559 K.
SUÇLAR : Çocuğun cinsel istismarı, kişiyi hürriyetinden yoksun kılma
HÜKÜM : İstinaf başvurularının esastan ve düzeltilerek esastan reddi
TEMYİZ EDENLER : Katılan mağdurlar vekili, katılan Bakanlık vekili, sanık müdafii
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama
İlk Derece Mahkemesince verilen hükümlere yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararların; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz istemlerinin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmiştir.
Sanık müdafiinin duruşmalı inceleme talebinin, hükmedilen ceza miktarlarına göre 5271 sayılı Kanun’un 299 uncu maddesinin birinci fıkrası uyarınca reddine karar verilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. Çorum 2. Ağır Ceza Mahkemesinin, 01.12.2022 tarihli ve 2022/218 Esas, 2022/280 Karar Sayılı kararı ile sanık hakkında;
a. Mağdur ...'ye karşı çocuğun cinsel istismarı suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 103 üncü maddesinin birinci fıkrasının üçüncü cümlesi, 62 nci maddesinin birinci fıkrası ve 53 üncü maddesi uyarınca 8 yıl 4 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına,
b. Mağdurlara karşı zincirleme şekilde kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan, 5237 sayılı Kanun'un 109 uncu maddesinin ikinci fıkrası, üçüncü fıkrasının (f) bendi, beşinci fıkrası, 43 üncü maddesinin ikinci fıkrasının atfıyla 43 üncü maddesinin birinci fıkrası, 62 nci maddesinin birinci fıkrası ve 53 üncü maddesi uyarınca 6 yıl 3 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.
2. Samsun Bölge Adliye Mahkemesi 3. Ceza Dairesinin, 22.03.2023 tarihli ve 2023/534 Esas, 2023/559 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında ilk derece mahkemesince kurulan hükümlere yönelik katılan mağdurlar vekili, katılan Bakanlık vekili ve sanık müdafiinin istinaf başvurularının,
a. Çocuğun cinsel istismarı suçundan kurulan hüküm yönünden, 5271 sayılı Kanun’un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca esastan reddine,
b. Kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan kurulan hüküm yönünden, 5271 sayılı Kanun'un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca hükümde yer alan 5237 sayılı Kanun'un 43 üncü ve 62 nci maddelerin uygulanmasına dair kısımlar çıkartılarak yerlerine cinsel amaçla hürriyetinden yoksun kılınan mağdurun ... olduğu gözetilerek 1/4 oranındaki zincirleme suç artırımının 5237 sayılı Kanun'un 109 uncu maddesinin ikinci fıkrası ile üçüncü fıkrasının (f) bendi uyarınca tespit edilen ceza üzerinden yapılması suretiyle elde edilen 1 yıl artırım miktarının aynı Kanun'un 109 uncu maddesinin ikinci fıkrası, üçüncü fıkrasının (f) bendi ve beşinci fıkrası gereğince belirlenen 6 yıl üzerine eklenmesi ile ortaya çıkan 7 yıl üzerinden 1/6 oranında takdiri indirim hükmü uygulanarak sanığın neticeten 5 yıl 10 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ibarelerinin eklenmesi suretiyle düzeltilerek esastan reddine karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
A. Katılan Mağdurlar Vekilinin Temyiz İstemi
Sanığa verilen cezaların alt sınırdan tayin edildiğine, mağdurlar ile sanık arasında 7-8 kat yaş farkının bulunduğuna, sanığın ruhen ve bedenen kendisine karşı koyamayacak mağdure ...’yi diğer mağdurlardan ayırarak tenha bir yere götürmek suretiyle eylemini gerçekleştirdiğine, suç işleme kastını ve kararlılığını gösterdiğine, dolayısıyla çocuğun cinsel istismarı suçundan kurulan hüküm bozularak üst sınıra yakın ceza verilmesi gerektiğine, kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan kurulan hükmün de mağdur beyanları gözetilerek üst sınırdan ceza tayin edilmesi için bozulması gerektiğine ilişkindir.
B. Katılan Bakanlık Vekilinin Temyiz İstemi
Sanığın kişilik özellikleri ile duruşmadaki tutum ve davranışları dikkate alınarak yeniden suç işlemeyeceği yönünden kanaate varılıp varılmadığı ve mağdurların uğradığı zararın tazmin edilip edilmediğine ilişkin değerlendirme yapılmadığına, suçların işleniş biçimi ile mağdurların yaşları da
gözetilmeden her iki suçtan kurulan hükümlerde temel cezaların alt sınırdan tayin edildiğine ve takdiri indirim hükmünün uygulandığına, lehe vekalet ücretine hükmedilmediğine ilişkindir.
C. Sanık Müdafiinin Temyiz İstemi
Çocuğun cinsel istismarı suçundan kurulan hükmün sadece mağdure ...’nin beyanlarına dayanılarak kurulduğuna, çocukların yaşları itibarıyla yönlendirildiklerine, ifadelerin çelişkili olduğuna, mağdure organ sokma anlatımında bulunurken bulgu içermeyen raporu öğrenmiş olacak ki kovuşturma evresindeki ifadesinde dokunma eyleminden bahsetmeye başladığına, mağdurların annesinin cinsel suç mağdurenin hem ... hem de ... olduğunu söylemesine rağmen kovuşturmada yalnızca ...’den bahsettiğine, intikalin sekiz gün sonra olduğuna, mağdurların annesi ile dedesinin mağdurların sanık tarafından gezdirilmesine müsaade ettiklerine, dolayısıyla atılı suçun oluşmayacağına, atılı suçlardan beraat kararları verilmesine ilişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
Temyizin kapsamına göre;
A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü
1. İlk Derece Mahkemesi, "...Sanığın olay tarihinde mağdurlar ..., ... ve ...'i velilerinin rızası ve haberi olmadan gezdirme ve yiyecek ikram etme bahanesi ile motosikletine alıp ağaçlık alanda bir tarlaya götürdüğü, burada çocuklara yiyecek ikram ettikten sonra mağdur ...'yi diğer çocuklardan ayırarak 15-20 metre uzaklıktaki dışarıdan görünemeyecek derecede sık bitki örtüsüne sahip alana götürdüğü, sanığın burada mağdur ...'nin pantolonunu indirip kendi cinsel organını mağdurun ön bölgesine sürttüğü, yine mağdurun anal ve vajinal bölgelerine parmaklarıyla dokunduğu, daha sonra mağdur ...'ye bu olayı kimseye söylememesini belirterek 5 TL verdiği, ardından ... ile diğer mağdurlar ... ve ...'i alarak motoruyla köye tekrar bıraktığı ve oradan ayrıldığı, mağdur beyanları, sanık savunması, mağdur ...'nin Adli Tıp Raporu, olay yeri görgü tespit ve inceleme tutanağı ve dosyada mevcut diğer deliller ışığında mahkememizce olayın oluş şekli olarak kabul edilmiş..." şeklindeki kabulüyle sanığın mahkumiyetine karar vermiştir.
2. İlk Derece Mahkemesi, "...sanığın Hile ile Cinsel amaçla çocuğu hürriyetinden yoksun kılma suçunu işlediği ve eylemin birden fazla mağdura aynı anda gerçekleştirildiği anlaşıldığından, Yargıtay 9. Ceza Dairesi'nin 23/11/2021 T. 2021/20474 E. 2021/9238 K. sayılı kararında "Olay tarihinde on beş yaşından küçük mağdureleri kayısı verme bahanesiyle evine götüren sanığın bu şekilde tek fiille her iki mağdureyi alıkoyduğu ve mevcut haliyle mağdurelere yönelik eylemlerin bütün halinde zincirleme şekilde kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçunu oluşturduğu gözetilerek 5237 sayılı TCK’nın 109/2, 109/3-f, 109/5, 43/2 maddeleri uyarınca mahkumiyet kararı verilmesi gerekirken mağdure sayısınca hükümler kurulması" şeklinde belirtmesi ışığında sanık hakkında zincirleme suç hükümleri uygulanarak hüküm kurulmuştur..." şeklindeki gerekçesiyle bir fiille birden fazla mağdura karşı kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçunun işlendiğini kabul ederek 5237 sayılı Kanun'un 109 uncu maddesinin ikinci fıkrası, üçüncü fıkrasının (f) bendi ve beşinci fıkrası ile belirlenen cezada aynı Kanun'un 43 üncü maddesinin ikinci fıkrasının atfıyla birinci fıkrası gereğince zincirleme suç artırımı yapmıştır.
B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü
İlk Derece Mahkemesince mağdur ...'ye karşı çocuğun cinsel istismarı suçundan kurulan hükme yönelik istinaf başvurularının esastan reddine; mağdurlara karşı zincirleme şekilde kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan kurulan hükme yönelik istinaf başvurularının ise hükümde yer alan 5237 sayılı Kanun'un 43 üncü ve 62 nci maddelerin uygulanmasına dair kısımlar çıkartılarak yerlerine cinsel amaçla hürriyetinden yoksun kılınan mağdurun ... olduğu gözetilerek 1/4 oranındaki zincirleme suç artırımının 5237 sayılı Kanun'un 109 uncu maddesinin ikinci fıkrası ile üçüncü fıkrasının (f) bendi uyarınca tespit edilen ceza üzerinden yapılması suretiyle elde edilen 1 yıl artırım miktarının aynı Kanun'un 109 uncu maddesinin ikinci fıkrası, üçüncü fıkrasının (f) bendi ve beşinci fıkrası gereğince belirlenen 6 yıl üzerine eklenmesi ile ortaya çıkan 7 yıl üzerinden 1/6 oranında takdiri indirim hükmü uygulanarak sanığın neticeten 5 yıl 10 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ibarelerinin eklenmesi suretiyle düzeltilerek esastan reddine karar verilmiştir.
IV. GEREKÇE
5271 sayılı Kanun'un 288 ve 294 üncü maddelerinde yer alan düzenlemeler nazara alınıp, aynı Kanun'un 289 uncu maddesinde sayılı kesin hukuka aykırılık halleri ve katılan mağdurlar vekili, katılan Bakanlık vekili ve sanık müdafiinin temyiz dilekçelerinde belirttikleri nedenler de gözetilerek yapılan değerlendirmede, yargılama sürecindeki işlemlerin usul ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdani kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eylemlere uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği, dosya kapsamıyla örtüşen gerekçelerle temel cezaların alt sınırdan belirlenmesi ile takdiri indirim hükmünün uygulanmasının ve 5271 sayılı Kanun'un 237 ve devamı maddelerindeki katılma hakkına ilişkin suçtan zarar görme şartının katılan Bakanlık için söz konusu olmadığı ve Devletin kanundan kaynaklanan koruma yükümlülüğünü yerine getirmesi nedeniyle vekalet ücretine hükmedilmemesinin yerinde olduğu anlaşıldığından, İlk Derece Mahkemesince kurulan hükümlere yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararlarda, hukuka aykırılık görülmemiştir.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle Samsun Bölge Adliye Mahkemesi 3. Ceza Dairesinin, 22.03.2023 tarihli ve 2023/534 Esas, 2023/559 Karar sayılı kararında katılan mağdurlar vekili, katılan Bakanlık vekili ve sanık müdafii tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun’un 289 uncu maddesinin birinci fıkrası ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin birinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKÜMLERİN ONANMASINA,
Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca Çorum 2. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Samsun Bölge Adliye Mahkemesi 3. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
01.11.2023 tarihinde karar verildi.
Dilekçeniz oluşturuluyor. Bu süreç biraz zaman alabilir, ancak sıkılmamanız için aşağıda dilekçe oluşturulmasını istediğiniz konuda benzer içtihatları listeledik. İncelemek isteyebilir veya bekleyebilirsiniz. Dilekçeniz oluşturulduktan sonra ekranda sizinle paylaşılacaktır. Sabrınız için teşekkür ederiz!