WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 28 Haziran 2026

YARGITAY 9. CEZA DAİRESİ

A- A A+

9. Ceza Dairesi         2023/8934 E.  ,  2023/7230 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2023/58 E., 2023/112 K.
SUÇ : Çocuğun nitelikli cinsel istismarı
HÜKÜM : Mahkumiyet
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama

Sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükmün; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun (5271 sayılı Kanun) 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz istemlerinin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmiştir.

Katılan mağdure vekilinin duruşmalı inceleme talebinin 5271 sayılı Kanun'un 299 uncu maddesi gereğince takdiren reddi ile incelemenin duruşmasız yapılmasına karar verildikten sonra gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. ... 16. Ağır Ceza Mahkemesinin 08.09.2021 tarihli ve 2021/34 Esas, 2021/220 Karar sayılı kararı ile sanığın üzerine atılı çocuğun nitelikli cinsel istismarı suçundan cezalandırılmasına karar verilmiştir.

2. ... Bölge Adliye Mahkemesi 7. Ceza Dairesinin 12.01.2022 tarihli ve 2021/2692 Esas, 2022/47 Karar sayılı kararı ile istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

3. Dairemizin 08.11.2022 tarihli ve 2022/7128 Esas, 2022/10048 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında kurulan hükmün usulüne uygun açılmış dava bulunmaması nedeni ile bozulmasına karar verilmiştir.

4. Bozma ilamına uyularak yapılan yargılamada ... 16. Ağır Ceza Mahkemesinin 01.03.2023 tarihli ve 2023/58 Esas, 2023/112 Karar sayılı kararı ile sanığın 5237 sayılı Kanun'un 103 üncü maddesinin ikinci fıkrasının birinci cümlesi ve 62 nci maddesi gereğince cezalandırılmasına, 53 üncü maddesi gereğince hakkında hak yoksunluklarının uygulanmasına karar verilmiştir.

5. Dava dosyası, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca tanzim olunan 13.06.2023 tarih ve 9-2023/64350 sayılı, onama görüşlü Tebliğname ile Dairemize gönderilmiştir.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ
A. Sanık ... Sanık Müdafiinin Temyiz Talebi
1. Sanık; atılı suçu işlemediğini, mağdure beyanlarının çelişkili olduğunu, intikalin geç olduğunu, ses kaydının hukuka aykırı olduğunu ve diğer temyiz sebeplerini beyan ederek temyiz isteminde bulunmuştur.

2. Sanık müdafi; intikalin geç olduğunu, ses kayıtlarında sanığın ikrarının söz konusu olmadığını, iddiaların hayatın olağan akışına aykırı olduğunu, mağdurenin vajinal acı çektiğine yönelik beyanının olmadığını, evlerin eski olduğunu ve mağdurenin yardım istemesi durumunda sesini duyan ve yardıma koşan çok kişinin olacağını, dosya kapsamında mağdurenin çelişkili ve soyut beyanının mevcut olduğunu, başkaca somut bir delilin mevcut olmadığını, adli tıp raporunda belirtilen yırtığın oluşumuna sanığın sebebiyet verdiğine dair herhangi bir somut delil olmayıp tanık beyanlarına göre organ sokma olayının yaşanmadığını, mağdure ve ailesinin iftira atması için husumet gerekçesinin mevcut olduğunu, ses kayıtlarının hukuka aykırı olduğunu ve hükme esas alınamayacağını, ses kaydı içeriği ile mağdure beyanlarının çeliştiğini, tanık beyanları ile mağdure beyanlarının çeliştiğini, tanık dinletme taleplerinin reddedilerek savunma haklarının kısıtlandığını ve diğer temyiz sebeplerini beyan ederek temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Katılan Mağdure Vekilinin Temyiz Talebi
Alt sınırdan uzaklaşılması gerektiğini, 5237 sayılı Kanun'un 62 nci maddesi uygulanarak sanığın cezasından indirime gidilmesinin hukuka aykırı olduğunu ve diğer temyiz sebeplerini beyan ederek temyiz isteminde bulunmuştur.

C. Katılan Bakanlık Vekilinin Temyiz Talebi
Cezanın alt sınırdan belirlenmesinin hukuka aykırı olduğunu, sanığın suçtan pişmanlık duymaması, suçunu inkar etmesi hususları değerlendirildiğinde hakkında takdiri indirim hükümlerinin uygulanmasının hatalı olduğunu, katılan kurum lehine vekalet ücretine hükmedilmediğini ve diğer temyiz sebeplerini beyan ederek temyiz isteminde bulunmuştur.

III. OLAY VE OLGULAR
İlk Derece Mahkemesince bozma ilamı üzerine; "...Sanığın mahkememizce alınan savunmasında özetle; olay günü mağdurla beraber ...'de müzikli bir mekanda eğlendiklerini, daha sonra mağduru babaannelerine bırakmak için götürdüğünü ancak babaannesi o saatte uyumuş olduğundan mağdurla beraber 2.30 gibi ...'da bulunan evine gittiklerini, bir süre sonra mağdurun kendisinden müzik açmasını istediğini ve kendisinin müzik açması üzerine mağdurun dans ettiğini daha sonra birlikte dans etmek istediğini ve dans etmeye başladıklarını, dans esnasında aralrında bir yakınlaşma olduğunu ve mağdurun içiği sigarayı ağzına doğru üflediğini. Bunun üzerine rahatsız olarak kendisinin oturduğunu, mağdurun da bir süre daha dans ettikten sonra karşı koltuğu oturduğunu, bir süre sohbet ettikten sonra mağdurun kendisinden yanına gelmesini istediğini, kendisinin de mağdurun bulunduğu koltuğun kenarında yere oturduğu, mağdurun ise cenin pozisyonunda yattığını, daha sonra aniden mağdurun zıplayarak üst kata çıktığını, kendisinin tuvalete gittiğini düşündüğünü ancak mağdurun yatak odasına gitmiş olduğunu anladığını, hatta iyi olup olmadığını sorunca mağdurun iyi olduğunu söylediğini, mağdur yattıktan kısa bir süre sonra saat 3 civarında kız arkadaşı olan ...'ın geldiğini, kız arkadaşına da durumu anlattığında yanlış anlaşılma olabileceğinden dolayı mağdurdan özür dilemesi gerektiğini söylediğini, o gece kız arkadaşıyla beraber salonda uyuduklarını, sabah ...'in sesine uyandığını, kendisine bağırıp çağırmaya başladığını, kendisinin de dün akşam özür dilemeye karar verdiğinden özür dilediğini, mağdurun iddia ettiği şekilde hiç bir eyleminin olmadığını, aileleri arasında miras meselesi yüzünden sıkıntı olduğundan kendisine iftira attığını, olay gecesi mağdurla dans ederek yakınlaşmaları ve mağdurun bunu yanlış anlamış olabileceğini düşünerek sabah mağdurdan özür dilediğini beyan ederek atılı suçlamayı inkar ettiği,
Mağdur mahkememizce alınan savunmasında özetle; olay günü sanığın evine gece 5 sırasında geldiklerini, saat 3 sıralarında halen ...' de bulunan mekanda olduklarını, eve geldiklerinde sanığın kendisine kıyafet verdiğini, daha sonra masa oyunu oynadıklarını, oyun oynarken aniden sanığın yanına gelerek ve üzerine atladığı, kendisinin 'Sercan abi ne yapıyorsun' diye bağırdığı, sanığın ise 'Bana abi deme' diyerek cevap verdiği ve sanığın bu sırada bir eli ile kendisini koltuğa doğru bastırırken diğer eli ile şortunu çıkarmaya çalıştığı, sanığı üstünden atmaya çalıştığı ancak sanığın kendisine engel olduğu, elini sanığın elinden kurtararak cinsel organını kapatmaya çalıştığı ancak sanığın yine elini çekerek cinsel organını cinsel organına soktuğu, bunun üzerine bacakları ile sanığı üzerinden ittiği, itmesi nedeniyle sanığın sendelediği ve bu fırsattan yararlanarak üst kata kaçarak kendini odaya kilitlediği ve arkadaşı ...'ya saat 5.33'te mesaj yazarak kuzeni olan sanığın kendisine tecavüz ettiğini söylediği, sabah saat 09:30 gibi uyandığında sanığın gelerek kapısını çaldığı ve iyi olup olmadığını sorduğunu, kendisinin de iyi olduğu, aşağı geleceğini söylediği ve elinde kanıt olabilmesi için telefondan ses yadı yaptığını, sanığın burada kendisinden özür dilediğini, yalvardığını, sanığa niye öyle bir şey yaptığını sorduğunu, daha sonra evden ayrıldığını, evde sabah sanığın kız arkadaşını görmediğini, ailesinden çekindiği için kimseye anlatamadığını, ancak birkaç hafta sonra annesinin ısrarı üzerine yaşananları anlattığını, sanıktan şikayetçi olduğunu beyan ettiği,
Adli Tıp Kurumu ... Grup Başkanlığı'nın 22/12/2020 tarihli raporu incelendiğinde; hymen anüler yapıda, açıklığı 3,5 cm saat kadranına göre 3 ve 9 hizasında kaideye varan eski yırtıklar olduğu, tespit edilen yırtıkların 7-14 gün ve daha öncesi bir zamanda oluşmuş olduğunun tespit edildiğinin belirtildiği,
Dosya arasında bulunan CD çözümleme tutanağını incelendiğinde ise; sanık ile mağdur arasında geçen konuşmaların bulunduğu, bu konuşmalarda mağdurun sanığa 'planladın mı bunları' diye sorarak ... bir şekilde evden gitmek istediğini söylediği, sanığın ise 'Hayır planlamadım, ben de çok kötüyüm, uyuyamadım' şeklinde cevap verdiği, mağdurun 'Kuzenimsin sana güvendim, geldim, içmissin nasıl kullanabildin, nasıl yapabidin, ben daha 17 yaşındayım, başka biriyle ilişkiye mi girmişim' şeklinde konuştuğu, sanığın ise mağdura 'Haklısın, çok pişmanım' şeklinde cevap vererek mağdurdan özür dilediğinin anlaşıldığı,
Sanık ... mağdura ait HTS kayıtlarının çözümünün yapıldığı 28/06/2021 tarihli bilirkişi raporuna göre; sanık ... mağdurun olay günü saat 04.37' ye kadar ... bulvarı .../... adresinden baz verdiği, saat 04.48'den itibaren ise ... .../... adresinden baz verdiklerinin tespit edildiği,
Tüm bu açıklamalar ışığında somut olaya bakıldığında; her ne kadar sanık aşamalarda atılı suçu inkara yönelik savunmalarda bulunmuşsa da, mağdurun detaylı bilirkişi raporuyla uyumlu anlatımları, tanık ...'nun mağdurun sanık tarafından cinsel istismara uğradığını anlattığına dair beyanları, yine bu beyanlarla uyumlu olarak bilirkişi raporunda da belirtildiği üzere mağdurla tanık ...'nun olay günü 3 kez iletişim kurduğunun tespit edilmesi, tanık ...'ın sanığın evine gece saat 2-3 gibi gittiğini söylemesi karşısında HTS kayıtlarına bakıldığında sanık ile mağdurun saat 04.37'ye kadar ... bulvarı .../... adresinden baz verdikleri anlaşıldığından tanık ...'ın sanık ile uyumlu bu beyanlarının sanığı suçtan kurtarmaya yönelik olduğu kanaatine varıldığı, yine mağdura ait suç tarihinden sonra alınmış olunan raporda mağdurun bakire olmadığı ve oluşan yırtığın 7-14 gün ve daha öncesi bir zamanda oluşmuş eski yırtık olduğunun tespit edilmiş olması, sanığın baz kayıtları ile uyumsuz çelişki içeren beyanları, olayın ertesi günü sanık ile mağdur arasında geçen konuşma içeriğinden sanık ile mağdur arasında cinsel münasebet yaşandığı ve bu durumdan mağdurun sanığa karşı ..., sanığın ise mağdura karşı pişman ve özrünü dileyen bir tavırda olmasının açıkça anlaşılması ve tüm deliller bir bütün olarak değerlendirildiğinde; sanığın savunmalarına itibar edilmeyerek olayın mağdur ... tanık ...'nun anlattığı şekilde gerçekleştiği kabul edilmiştir. Mağdur 25/11/2002 doğumlu olup suç tarihinde 17 yaşındadır. Mağdur suç tarihinde 15 yaşını tamamlamış olduğundan 5237 sayılı TCK'nun 103. maddesinde üçüncü grupta yer alan çocuklar yönüyle sanığın eylemin suç oluşturması için gerçekleştirilen cinsel davranışların cebir, tehdit, hile veya iradeyi etkileyen başka bir nedene dayalı olarak gerçekleştirilmesi gerekmektedir. Suça konu olayda da mağdur tarafından sanığın ellerini tutarak zorla şort ve iç çamaşırını indirdiğine dair beyanları ve video kaydındaki konuşmalar dikkate alındığında sanık tarafından cinsel davranışın mağdura karşı cebir ile gerçekleştirildiği ve mağdurun rızası bulunmadığı kanatine varıldığından; sanık ...' in TCK'nın 103/2 1. Cümlesi gereğince cezalandırılmasına ve cezanın failin geleceği üzerindeki olası etkileri gibi hususlar, sanık lehine takdiri hafifletici sebepler kabul edilerek TCK'nın 62. Maddesi gereğince 1/6 indirim yapılmasına karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur." gerekçeleriyle sanığın mahkumiyetine karar verilmiştir.

IV. GEREKÇE
1. Türkiye Cumhuriyeti Anayasası'nın "Ailenin Korunması ve Çocuk Hakları" başlıklı 41 inci maddesinde ailenin huzur ve refahı ile özellikle anne ve çocukların korunmasına yönelik olarak her türlü istismar ve şiddete karşı çocukları koruyucu tedbirleri alma görevinin Devlete ait olduğu açıkça belirtilmiştir. Aile ve çocukların korunması hakkı Anayasa ile güvence altına alınmış bir haktır. 6284 sayılı Ailenin Korunması ve Kadına Karşı Şiddetin Önlenmesine Dair Kanun'un amaç ve temel ilkelerinin belirlenmesine ilişkin birinci maddesinden anlaşılacağı üzere bu kanun Anayasa ve uluslararası sözleşmelere uygun olarak çıkarılmış bir kanundur. Kanun'un 20 nci maddesinin ikinci fıkrası gereğince Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığının kadın, çocuk ve aile bireylerine yönelik olarak uygulanan şiddet veya şiddet tehlikesi nedeniyle açılan davalara katılabileceği belirtilmiştir. Tüm bu kanuni düzenlemeler dikkate alındığında Bakanlığın davaya katılması doğrudan Anayasa ve kanundan kaynaklanan koruma görevine ilişkin olup, Bakanlığa yüklenen bir kamu görevidir. Bu kapsamda değerlendirme yapıldığında 5271 sayılı Kanun'un 237 ve devamı maddelerindeki katılma hakkına ilişkin suçtan zarar görme şartı katılan Bakanlık için söz konusu olmadığı ve vekili lehine koşulları sağlanmadığından vekalet ücretine hükmedilmemesi, hukuka aykırı bulunmamıştır.

2. 5271 sayılı Kanun'un 288 ve 294 üncü maddelerinde yer alan düzenlemeler nazara alınıp, aynı Kanun'un 289 uncu maddesinde sayılan kesin hukuka aykırılık halleri ve sanık, sanık müdafii, katılan mağdure vekili ve katılan Bakanlık vekilinin temyiz dilekçelerinde belirttikleri nedenler de gözetilerek yapılan değerlendirmede, sanık hakkında kurulan hükümde, delillerin ve olguların açıklandığı ve ilişkilendirildiği, buna ilişkin gerekçelerin hukuka uygun olduğu anlaşılmış, bu kapsamda bozma ilamı üzerine İlk Derece Mahkemesi tarafından gerçekleştirilen yargılama neticesinde kurulan hükme yönelik temyiz sebepleri yerinde görülmemiştir.

V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle ... 16. Ağır Ceza Mahkemesinin 01.03.2023 tarihli ve 2023/58 Esas, 2023/112 Karar sayılı kararında sanık, sanık müdafii, katılan mağdure vekili ve katılan Bakanlık vekilinin tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun’un 289 uncu maddesinin birinci fıkrası ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin birinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMLERİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA,

Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun'un 304 üncü maddesinin dördüncü fıkrası uyarınca ... 16. Ağır Ceza Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,

07.11.2023 tarihinde karar verildi.