WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 03 Temmuz 2026

YARGITAY 9. CEZA DAİRESİ

A- A A+

9. Ceza Dairesi         2023/8922 E.  ,  2024/1401 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2017/163 E., 2020/394 K.
SUÇLAR : Çocuğun nitelikli cinsel istismarı, kişiyi hürriyetinden yoksun kılma
HÜKÜMLER : Mahkumiyet
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Kısmî onama, kısmî bozma

Sanık hakkında kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteklerinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteklerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ-OLAY VE OLGULAR
1. Sanık hakkında kişiyi hürriyetinden yoksun kılma ve çocuğun nitelikli cinsel istismarı suçlarını işlediği iddiası ile açılan kamu davalarının yapılan yargılaması sonucunda, Ankara 6. Ağır Ceza Mahkemesinin 01.06.2016 tarihli ve 2013/385 Esas, 2016/182 Karar sayılı kararı ile sanığın;
a) Kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 109 uncu maddesinin ikinci fıkrası, üçüncü fıkrasının (f) bendi ve beşinci fıkrası uyarınca 6 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına,
b) Çocuğun nitelikli cinsel istismarına teşebbüsten 6545 sayılı Kanun'la değişiklikten önceki 5237 sayılı Kanun'un 103 üncü maddesinin ikinci fıkrası ile aynı Kanun'un 35 inci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca 6 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına,
karar verilmiştir.

2. Ankara 6. Ağır Ceza Mahkemesinin 01.06.2016 tarihli ve 2013/385 Esas, 2016/182 Karar sayılı kararının sanık müdafii tarafından temyizi üzerine Yargıtay (Kapatılan) 14. Ceza Dairesinin, 21.02.2017 tarihli ve 2016/12071 Esas, 2017/859 Karar sayılı kararı ile eksik araştırma nedeniyle bozulmasına karar verilmiştir.

3. Ankara 6. Ağır Ceza Mahkemesinin 10.11.2020 tarihli ve 2017/163 Esas, 2020/394 Karar sayılı kararı ile sanığın;
b) Kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan 5237 sayılı Kanun'un 109 uncu maddesinin ikinci fıkrası, üçüncü fıkrasının (f) bendi ve beşinci fıkrası uyarınca 6 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına,
b) Çocuğun nitelikli cinsel istismarına teşebbüsten 6545 sayılı Kanun'la değişiklikten önceki 5237 sayılı Kanun'un 103 üncü maddesinin ikinci fıkrası ile aynı Kanun'un 35 inci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca 6 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına,
karar verilmiştir.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ
A. Sanık Müdafiinin Temyiz Sebebi
Özetle; hükümlerin hukuka aykırı olması nedeniyle sanık lehine bozulması gerektiğine ilişkindir.

B. Katılan Bakanlık Vekilinin Temyiz Sebebi
Özetle; katılan Bakanlık lehine vekalet ücreti takdir edilmesi ile hükümlerin sanık aleyhine bozulması gerektiğine ilişkindir.

III. GEREKÇE
A. Kişiyi Hürriyetinden Yoksun Kılma Suçundan Kurulan Hüküm Yönünden
Yargılama sürecindeki işlemlerin usul ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdani kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, yaptırımın doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, hükümde hukuka aykırılık bulunmamıştır.

B. Çocuğun Nitelikli Cinsel İstismarına Teşebbüsten Kurulan Hüküm Yönünden
Sanığın başladığı icrai hareketlerini sonuna kadar götürebilme imkânı bulunduğu halde mağdurenin aşılabilir direnişi dışında ciddi bir engel neden olmaksızın eylemlerine kendiliğinden son vermesi nedeniyle hakkında 5237 sayılı Kanun'un 36 ncı maddesinde yer alan gönüllü vazgeçme hükümleri nazara alındığında çocuğun nitelikli cinsel istismarı suçuna teşebbüsten ceza verilemeyeceği, olay günü sanığın aracıyla Bağlum'a götürdüğü mağdurenin dudağından öptüğü, mağdureyi tekrar öpmek istediğinde mağdurenin direnmesi üzerine aralarında tartışma çıktığı anlaşılan olayda sanığın cinsel saikle başladığı eylemini belli bir periyot halinde devam ettirmesi nedeniyle eylemin sarkıntılık düzeyini aştığı anlaşıldığından, sanık hakkında lehine olan 6545 sayılı Kanun'la değişiklikten önceki 5237 sayılı Kanun'un 103 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca mahkumiyeti yerine suç vasfının tayininde yanılgıya düşülerek yazılı şekilde hüküm kurulması hukuka aykırı bulunmuştur.

IV. KARAR
A. Kişiyi Hürriyetinden Yoksun Kılma Suçundan Kurulan Hükmün İncelemesinde
Gerekçenin (A) bölümünde açıklanan nedenlerle Ankara 6. Ağır Ceza Mahkemesinin 10.11.2020 tarihli ve 2017/163 Esas, 2020/394 Karar sayılı kararına yönelik sanık müdafii ile katılan Bakanlık vekili tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden sanık müdafii ile katılan Bakanlık vekilinin temyiz sebeplerinin reddiyle hükmün, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,

B. Çocuğun Nitelikli Cinsel İstismarına Teşebbüsten Kurulan Hükmün İncelenmesinde
Gerekçenin (B) bölümünde açıklanan nedenlerle Ankara 6. Ağır Ceza Mahkemesinin 10.11.2020 tarihli ve 2017/163 Esas, 2020/394 Karar sayılı kararına yönelik sanık müdafii ile katılan Bakanlık vekilinin temyiz istekleri yerinde görüldüğünden hükmün Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi uyarınca BOZULMASINA,

Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,

21.02.2024 tarihinde karar verildi.

...