9. Ceza Dairesi 2023/8920 E. , 2024/4208 K.
"İçtihat Metni"
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
SAYISI : 2021/208 E., 2021/620 K.
Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 17. Ceza Dairesinin, 26.05.2021 tarihli ve 2021/208 Esas, 2021/620 Karar sayılı kararı ile Yargıtay (Kapatılan) 14. Ceza Dairesinin, 02.02.2021 tarihli ve 2019/6827 Esas, 2021/803 Karar sayılı bozma kararına karşı verilen direnme kararının, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 307 nci maddesinin dördüncü fıkrası uyarınca Dairemize gönderildiği belirlenmekle;
Mağdurenin kanuni temsilcileri olan katılanlar Muradiye ile Hasan'ın ibraz ettikleri müşterek temyiz dilekçesinde hükmün neden dolayı bozulması gerektiği hususunda bir sebep gösterilmediği anlaşılmıştır.
Katılan mağdure vekili ile katılan Bakanlık vekilinin temyiz istemleri yönünden, Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen direnme kararının; 5271 sayılı Kanun’un 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz istemlerinin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ-OLAY VE OLGULAR
1. Sanık hakkında çocuğun cinsel istismarı suçunu işlediği iddiası ile 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 103/1-c.1, 3-c, 43/1. maddeleri uyarınca açılan kamu davasının yapılan yargılaması sonucunda, Ankara Batı 2. Ağır Ceza Mahkemesinin, 05.01.2017 tarihli ve 2016/302 Esas, 2017/1 Karar sayılı kararı ile mevcut delillerin değerlendirilmesi ile sanık hakkında çocuğun cinsel istismarı suçundan, 5237 sayılı Kanun'un 103/1-c.1, 3-c, 43/1, 62, 53.maddeleri uyarınca 15 yıl 7 ay 15 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına dair karar verilmiş, Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 17. Ceza Dairesinin, kararı ile istinaf başvurusunun 5271 sayılı Kanun’un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir.
2. Ankara Bölge Adliyesi Mahkemesi 17. Ceza Dairesi kararının sanık müdafii ile katılan Bakanlık vekili tarafından temyizi üzerine Yargıtay (Kapatılan) 14. Ceza Dairesinin 02.07.2018 tarihli ve 2017/8267 Esas, 2018/4809 Karar sayılı kararı ile sanık müdafiince mağdurenin duruşma ifadesinin çelişki içerdiğine yönelik temyiz itirazları karşısında, mağdurenin 29.12.2016 tarihinde sesli ve görüntülü sistemle duruşmada alınan beyanının yazılı tutanağa dönüştürülmesi ve tüm deliller birlikte tartışılarak sanığın hukuki durumunun tayin ve takdiri gerekirken yazılı şekilde hüküm kurulması suretiyle 5271 sayılı Kanun'un 289/1-g. maddesine muhalefet edilmesi nedeniyle bozulmasına ve dava dosyasının 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (b) bendi uyarınca Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine karar verilmiştir.
3. Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 17. Ceza Dairesinin, 25.01.2019 tarihli ve 2018/2347 Esas, 2019/129 Karar sayılı kararı ile mevcut delillerin değerlendirilmesi ile sanık hakkında sarkıntılık suretiyle çocuğun cinsel istismarı suçundan, 5237 sayılı Kanun'un 103/1-c.2, 3-c, 43/1, 62/1, 53. maddeleri uyarınca 6 yıl 3 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına; cinsel taciz suçundan, 105/1-c.2, 105/2-a-d-e, 43/1, 62/1, 53. maddeleri uyarınca 1 yıl 6 ay 22 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.
4. Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 17. Ceza Dairesi kararının katılan mağdure vekili, katılan Bakanlık vekili ve sanık müdafii tarafından temyizi üzerine Yargıtay (Kapatılan) 14. Ceza Dairesinin 02.02.2021 tarihli ve 2019/6827 Esas, 2021/803 Karar sayılı kararı ile katılan mağdure vekilinin temyiz isteminin 5271 sayılı Kanun'un 298. maddesi gereğince reddine; diğer temyiz istemlerinin incelenmesinde ise sarkıntılık suretiyle çocuğun cinsel istismarı suçundan kurulan hükmün onanmasına; cinsel taciz suçundan kurulan hükmün incelenmesine gelince bir olayın açıklanması sırasında başka bir eylemden söz edilmesinin o eylem hakkında dava açıldığını göstermeyeceği, bu nedenle sanık hakkında düzenlenen iddianame ile çocuğun cinsel istismarı suçundan dava açılıp, bunun dışında cinsel taciz suçundan usulüne uygun açılmış bir dava bulunmadığı gözetilmeden ek savunma hakkı verilmek suretiyle sanığın bu suçtan da mahkumiyetine karar verilmesi nedeniyle bozulmasına ve dava dosyasının Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 17. Ceza Dairesine gönderilmesine karar verilmiştir.
5. Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 17. Ceza Dairesinin, 26.05.2021 tarihli ve 2021/208 Esas, 2021/620 Karar sayılı kararı ile 5271 sayılı Kanun’un 307 nci maddesinin dördüncü fıkrası uyarınca önceki hükümde direnilmesi ile sanık hakkında cinsel taciz suçundan, 105/1-c.2, 105/2-a-d-e, 43/1, 62/1, 53. maddeleri uyarınca 1 yıl 6 ay 22 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.
6. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca katılanlar Muradiye ile Hasan'ın temyiz isteminin esastan incelenmesi görüşünü içeren Tebliğname ile dava dosyası Daireye tevdi edilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
A. Katılan Mağdure Vekilinin Temyiz İstemi
Sanığın en ağır cezayı alması gerekirken basit nitelikte suçun bırakılmış olmasının hukuka ve hakkaniyete aykırı olduğuna, cezanın caydırıcı olması için alt sınırdan uzaklaşılması ve takdiri indirim hükmünün uygulanmaması gerektiğine ilişkindir.
B. Katılan Bakanlık Vekilinin Temyiz İstemi
Sanığın üst hadden cezalandırılması, takdiri indirim hükmünün uygulanmaması ve lehe vekalet ücretine hükmedilmesi gerektiğine ilişkindir.
III. GEREKÇE
Bölge Adliye Mahkemesinin direnme kararı, 5271 sayılı Kanun'un 288 ve 294 üncü maddelerinde yer alan düzenlemeler nazara alınıp, aynı Kanun'un 289 uncu maddesinde sayılı kesin hukuka aykırılık halleri ve katılan mağdure vekili ve katılan Bakanlık vekilinin temyiz dilekçelerinde belirttikleri nedenler de gözetilerek yapılan değerlendirmede, yargılama sürecindeki işlemlerin usul ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdani kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği, 5237 sayılı Kanun'un cezanın belirlenmesi başlıklı 61 inci maddesinin birinci fıkrasında belirtilen kriterler ile aynı Kanun'un 3 üncü maddesinin birinci fıkrasında ifade edilen cezada orantılılık ilkesi nazara alındığında; temel cezanın alt sınırdan 6 ay uzaklaşılarak belirlenmesinin ve dosya kapsamıyla örtüşen gerekçelerle takdiri indirim hükmünün uygulanmasının yerinde olduğu, 5271 sayılı Kanun'un 237 ve devamı maddelerindeki katılma hakkına ilişkin suçtan zarar görme şartının katılan Bakanlık için söz konusu olmadığı ve Devletin kanundan kaynaklanan koruma yükümlülüğünü yerine getirmesi nedeniyle vekalet ücretine hükmedilmemesinin isabetli olduğu anlaşıldığından, yerinde görülmüştür.
IV. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 17. Ceza Dairesinin, 26.05.2021 tarihli ve 2021/208 Esas, 2021/620 Karar sayılı direnme kararı yerinde görülmekle, Yargıtay (Kapatılan) 14. Ceza Dairesinin, 02.02.2021 tarihli ve 2019/6827 Esas, 2021/803 Karar sayılı cinsel taciz suçundan kurulan hükme yönelik bozma kararının KALDIRILMASINA,
A. Katılanlar Muradiye ile Hasan'ın Temyiz İstemleri Yönünden
5271 sayılı Kanun'un 294/1. maddesinde yer alan “Temyiz eden, hükmün neden dolayı bozulmasını istediğini temyiz başvurusunda göstermek zorundadır.” şeklindeki düzenleme de gözetilerek yapılan değerlendirmede, katılanların 26.05.2021 günü sunmuş olduğu dosyaya özgü herhangi bir gerekçe içermeyen müşterek temyiz dilekçesinde hükmün neden dolayı bozulması gerektiği hususunda sebep göstermedikleri anlaşıldığından, vaki temyiz istemlerinin 5271 sayılı Kanun'un 298 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca, Tebliğname'ye aykırı olarak oy birliğiyle REDDİNE,
B. Katılan Mağdure Vekili ile Katılan Bakanlık Vekilinin Temyiz İstemleri Yönünden
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 17. Ceza Dairesinin, 26.05.2021 tarihli ve 2021/208 Esas, 2021/620 Karar sayılı kararında katılan mağdure vekili ile katılan Bakanlık vekili tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun’un 289 uncu maddesinin birinci fıkrası ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden aynı Kanun’un 302 nci maddesinin birinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMLERİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA,
Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca Ankara Batı 2. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 17. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,08.05.2024 tarihinde karar verildi.
Dilekçeniz oluşturuluyor. Bu süreç biraz zaman alabilir, ancak sıkılmamanız için aşağıda dilekçe oluşturulmasını istediğiniz konuda benzer içtihatları listeledik. İncelemek isteyebilir veya bekleyebilirsiniz. Dilekçeniz oluşturulduktan sonra ekranda sizinle paylaşılacaktır. Sabrınız için teşekkür ederiz!