9. Ceza Dairesi 2023/8850 E. , 2023/5557 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
KARAR TARİHİ : 03.05.2023
SAYISI : 2023/665 E., 2023/853 K.
SUÇ : Çocuğun cinsel istismarı
HÜKÜM : İstinaf başvurusun esastan reddi
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama
Sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun'un) 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz istemlerinin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı, yapılan ön inceleme neticesinde tespit edildi.
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. Sakarya 1. Ağır Ceza Mahkemesinin 13.01.2023 tarihli, 2022/238 Esas, 2023/11 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında çocuğun cinsel istismarı suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 103 üncü maddesinin birinci fıkrasının birinci ve üçüncü cümlesi, 103 üncü maddesinin üçüncü fıkrasının (c) bendi, 103 üncü maddesinin dördüncü fıkrası, 43 üncü maddesi, 61 inci maddesinin yedinci fıkrası ve 53 üncü maddesi uyarınca 30 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.
2. Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 7. Ceza Dairesinin, 03.05.2023 tarihli ve 2023/665 Esas, 2023/853 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
A. Sanığın Temyiz İstemi
Mağdure ile katılanın kendisine iftira attığına, kollukta zorla ifade verdiğine ve dilekçesinde belirttiği diğer hususlara yöneliktir.
B. Sanık Müdafiinin Temyiz İstemi
Mağdure ile sanık hakkında DNA incelemesi yapılması gerektiğine, sanığın on iki yaşını doldurmamış çocukların cinsel istismar suçunu işlediğine dair delil bulunmadığına, sanığın bu yönde ikrarının da olmadığına, altsınırdan uzaklaşılarak ceza verildiğine, sanığın mağdureyi tehdit ettiğine dair dosyada delil bulunmadığına, takdiri indirim nedenlerinin uygulanmadığına, gerekçe gösterilmeden zincirleme suç hükümlerin teşdiden uygulandığına ve dilekçesinde belirttiği diğer sebeplere yöneliktir.
III. OLAY VE OLGULAR
A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü;
Sanığın, mağdurenin babası olduğu, babasının mağdurenin özel bölgelerine dokunmak ve dudağından öpmek suretiyle mağdureyi sekiz - dokuz yaşlarından beri birden fazla kez istismar ettiği, sanığın mağdureye karşı eylemlerini dudaktan öpmek, mağdurenin kalça, göğüs ve vajinası okşamak şeklinde gerçekleştiği, mağdurenin babasından bir şey istediğinde sanığın kendisine karşı cinsel istismarda bulunmayı talep ettiği, mağdurenin babasının eylemleri karşı koymak istediğinde, sanığın "seni okula göndermem, telefonunu alırım, polise şikayet edersen sen aç kalırsın" şeklinde söylemlerde bulunarak küçük yaştaki mağdureyi tehdit ettiği iddia edilen olayda; mağdurenin babası olan sanığın, farklı zamanlarda kendisini öpmek ve özel bölgelerine dokunmak suretiyle defalarca istismar ettiği şeklinde gerçekleştiğini belirttiği olayları açık, net ve tutarlı bir şekilde anlattığı, olay anlatımında tereddüt yaşamadığı ve çelişkili bir anlatımının bulunmadığı, mağdure ile babası arasında herhangi bir husumet bulunmadığı, mağdurenin babası olan sanığa iftira atmasına sebep oabilecek bir durumun olmadığı, sanığın soruşturma aşamasında; "Geçen hafta kızım bana "bana dokunabilirsin dedi. Bende bunun üzerine kızımın göğsünü öptüm. Ben eşim ile tartışırken "şeytana uydum, bir kez yaptım, bir daha yapmayacağım dedim. Eşim ile aramda cinsel münasebet olmadığı için böyle bir şey yaptım." şeklinde beyanlarda bulunduğu, sanığın Mahkemede alınan savunmasında ise; "Kızım bana tüm vücudunu gösterdi. Kızım bana oyun oynadı. Ben sadece bir kere kızımın gögüsünden öptüm. Başkada bir şey yapmadım. Kısa bir öpme oldu.Bahsettiğim gibi 1 kez kızımın gögüsünü öptüm doğrudur." şeklinde beyanlarda bulunarak atılı suçu işlediğini tevilli olarak ikrar ettiği, tanık ve katılan beyanları ile mağdure beyanlarının tutarlı olduğu, her ne kadar sanık mağdurun kendi öz kızı olmadığını, bu nedenle DNA testi yapılmasını talep etmiş ise de, sanığın duruşma tarihine kadar böyle bir iddiasının olmadığı, katılanın da söz konusu iddiaları kabil etmediği, sanığın suçtan kurtulma veya daha az ceza alma saiki ile böyle bir iddiada bulunduğu kabul edildiği, sanığın eylemine ilişkin delil olarak dosya arasında yer alan ve sanığın eşi ile olan konuşmalarına dair video kaydına dair düzenlenen CD inceleme tutanağı incelendiğinde; mağdurenin annesinin sanığa hitaben "ben yatıyorsam sende yatacaksın. evladını evlat gibi seveceksin. Ben demiyorum benim kızıma taciz et seni öldürürüm." , "bir kere bir kere ... keşke benim ha böyle kurşunu alaydın, bıçak alaydın ha burama saplayaydın. Çocuğuma o gözle bakmayaydın, senin belinden düştü o he" şeklinde sanığın eylemlerine ilişkin söylemlerde bulunduğu, dosya arasında bulunan delil niteliğindeki fotoğraflar incelendiğinde sanığın net bir şekilde mağdurenin kıyafetlerini sıyırıp, yüzünü mağdurenin göğüsüne dokundurduğunun anlaşıldığı, sanığın fotoğrafta görünen kişinin kendisi olduğunu ve mağdurenin rızası ile bu eylemi gerçekleştirdiğini kabul ettiği, sanığın suça konu eylemlerini mağdurenin beyanlarından anlaşılacağı üzere "seni okula göndermem, telefonunu alırım" şeklinde ve tanık ile müşteki beyanlarından anlaşılacağı üzere "başkasına söylersen seni öldürürüm" şeklinde tehditte bulunarak gerçekleştirdiği, atılı eylemlerin mağdurenin sekiz - dokuz yaşlarından itibaren gerçekleştiği ve mağdurenin yaşı düşünüldüğünde sanık babasının mağdureyi okula göndermeme veya telefonu alma şeklindeki sözlerinin mağdurede korku yaratacağı ve sair tehdit suçunun unsurunun oluşacağı kabul edildiği, ancak şikayet edersen aç kalırsın sözleri tehdit kapsamında değerlendirilmediği, mağdurenin tutarlı beyanı, sanığın tevilli ikrarı, mağdurenin annesi olan katılanın sanığın eylemine bizzat şahit olduğuna dair beyanı, dosya arasında bulunan mağdurenin anne ve babasının tartışmasına yönelik video kaydı, sanığın mağdureye yönelik cinsel eylemini gösterir fotoğraflar ve tüm dosya kapsamı dikkate alındığında suçun işleniş biçimi, eylem yoğunluğu, suçun işlendiği yer ve zaman göz önünde bulundurularak sanığın teşdiden cezalandırılmasına karar verildiği, sanığın eylemini kan hısımlığı ilişkisi içerisinde bulunduğu öz kızına karşı işlediği sabit görüldüğünden cezanın arttırılmasına, suçun sair tehdit ile işlenmiş olması nedeniyle cezanın arttırılmasına, sanığın eylemini aynı mağdureye karşı birden fazla kere işlediği anlaşılmakla cezasının zincirleme suç hükümleri kapsamında artırılmasına, sanığın somut delillere rağmen atılı suçu inkar eden savunmaları, dolayısıyla suçtan pişman olmamış hali, duruşmadaki tutum ve davranışları, bir daha suç işlemeyeceği yönünde Mahkemede olumlu kanaat oluşmaması nedeniyle hakkında takdiri indirim hükümlerinin uygulanmasına yer olmadığına karar verildiği anlaşılmaktadır.
2. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü;
İlk Derece Mahkemesince kabul edilen olay ve olgularda, Bölge Adliye Mahkemesi tarafından bir isabetsizlik görülmediğinden istinaf başvurusu esastan reddedilmiştir.
IV. GEREKÇE
İlk Derece Mahkemesi ile Bölge Adliye Mahkemesinin gerekçesi ve tüm dosya kapsamına göre, yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırılarak vicdanî kanıya ulaşıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşılmakla sanık ve müdafiinin temyiz sebepleri reddedilmiştir
V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 7. Ceza Dairesinin, 03.05.2023 tarihli ve 2023/665 Esas, 2023/853 Karar sayılı kararında sanık ve müdafiince öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun’un 289 uncu maddesinin birinci fıkrası ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin birinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMLERİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA,
Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca Sakarya 1. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 7. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
26.09.2023 tarihinde karar verildi.
Dilekçeniz oluşturuluyor. Bu süreç biraz zaman alabilir, ancak sıkılmamanız için aşağıda dilekçe oluşturulmasını istediğiniz konuda benzer içtihatları listeledik. İncelemek isteyebilir veya bekleyebilirsiniz. Dilekçeniz oluşturulduktan sonra ekranda sizinle paylaşılacaktır. Sabrınız için teşekkür ederiz!