9. Ceza Dairesi 2023/8682 E. , 2023/6235 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
SAYISI : 2022/682 E., 2022/701 K.
SUÇLAR : Çocuğun nitelikli cinsel istismarı, sarkıntılık suretiyle cinsel saldırı, kişiyi hürriyetinden yoksun kılma
HÜKÜMLER : İstinaf başvurusunun esastan reddi ile düzeltilerek esastan reddi kararı
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama
İlk Derece Mahkemesince kurulan hükümlere yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararların; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun’un) 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz istemlerinin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. Bursa 15. Ağır Ceza Mahkemesinin, 09.02.2022 tarihli ve 2021/126 Esas, 2022/57 Karar sayılı kararı ile sanığın;
a) Çocuğun nitelikli cinsel istismarı suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 103 üncü maddesinin ikinci fıkrasının birinci cümlesi, üçüncü fıkrasının (c) bendi, dördüncü fıkrası, 43 üncü maddesinin birinci fıkrası ve 53 üncü maddesi uyarınca 48 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına,
b) Sarkıntılık suretiyle cinsel saldırı suçundan, 5237 sayılı Kanun'un 102 nci maddesinin birinci fıkrasının ikinci cümlesi ve 53 üncü maddesi uyarınca 3 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına,
c) Kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan, 5237 sayılı Kanun'un 109 uncu maddesinin ikinci fıkrası, üçüncü fıkrasının (e) ve (f) bentleri, beşinci fıkrası ve 53 üncü maddesi uyarınca 9 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına,
Karar verilmiştir.
2. Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 7. Ceza Dairesinin, 20.04.2022 tarihli ve 2022/682 Esas ve 2022/701 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında ilk derece mahkemesince kurulan hükümlere yönelik katılan mağdure vekili, katılan Bakanlık vekili ile sanık müdafiinin istinaf başvurularının kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan kurulan hüküm yönünden esastan reddine; çocuğun nitelikli cinsel istismarı suçundan kurulan hüküm yönünden "Hükmün (1) bendine (6) paragrafından sonra (7) paragraf olarak eklenmek üzere; "TCK 61/7 madde uyarınca sanığın neticeten 30 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına" içeriğinin yazılarak...", sarkıntılık suretiyle cinsel saldırı suçundan kurulan hüküm yönünden ise Hükmün (2) bendinin tamamen çıkartılarak yerine; "Sanık hakkında her ne kadar Basit Cinsel Saldırı Suçundan cezalandırılması istemiyle kamu davası açılmış ise de; yapılan yargılama sonucu toplanan delillere göre TCK'nun 43/1 maddesi kapsamında daha ağır ceza ihtiva eden çocuğun nitelikli cinsel istismarı suçuna teselsül oluşturduklarından ayrıca HÜKÜM KURULMASINA YER OLMADIĞINA" içeriğinin yazılarak..." düzeltilerek esastan reddine karar verilmiştir.
3. Dava dosyası, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca tanzim olunan 15.06.2023 tarihli ve 9-2023/69820 sayılı, onama görüşlü Tebliğname ile Daireye tevdi edilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
A. Katılan Mağdure Vekilinin Temyiz İstemi
Sanığın on iki yaşından küçük olan mağdureye yönelik eylemlerinden dolayı tayin edilen temel cezanın en az on sekiz yıl olarak belirlenmesi ve kastı ile eylemlerinin yoğunluğu nazara alınıp alt hadden uzaklaşılması gerektiğine, mağdure çocuk olduğundan sanık hakkında ayrıca 5237 sayılı Kanun’un 103 üncü maddesinin birinci fıkrasının ikinci ve üçüncü cümleleri ile 43 üncü maddesi gereğince ceza tayin edilmesi gerekirken aynı Kanun’un 102 nci maddesine göre hüküm kurulmasının
usulsüz olduğuna, yine 5237 sayılı Kanun’un 109 uncu maddesi gereğince ceza tayin edilirken aynı Kanun’un 43 üncü maddesi uyarınca artırım yapılmasının zorunlu olduğuna ilişkindir.
B. Katılan Bakanlık Vekilinin Temyiz İstemi
Sanığın atılı suçlardan dolayı üst hadden cezalandırılmasına, mağdure çocuk olduğundan 5237 sayılı Kanun’un 103 üncü maddesinin birinci fıkrasının ikinci ve üçüncü cümleleri ile 43 üncü maddesi gereğince ayrıca cezalandırma yoluna gidilmeksizin aynı Kanun’un 102 nci maddesinin birinci fıkrasına göre hüküm kurulduğuna, kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan kurulan hükümde zincirleme suç artırımı yapılması gerektiğine ilişkindir.
C. Sanığın Temyiz İstemi
Mağdure ile annesinin sırf kendisinden kurtulmak için adice bir iftira attıklarına, maddi olarak onlara destek olduğuna, başka birisi ile evleneceğini anlayınca salon ortasına fırın koyup kendisini tahrik ederek olay çıkarttıklarına, hatta kendisine uyku ilacı verip makatına cisim soktukları sırada fotoğraf çektiklerine, bu şekilde şantaj yaptıklarına, kendinden geçerek onlarla kavga ettiğine, yaklaşık on yedi sene olduğu söylenen istismarın oğulları tarafından duyulmamasının mümkün olmadığına, mağdure ile annesinin ifadelerinin çelişkili olduğuna, oğullarının bu istismarı kimden duyduğunun sorulmadığına, 2016 yılında mağdureye yapıldığı söylenen ruhsal tedavinin epikriz raporunun getirtilmediğine, mağdurenin hangi yurtta kaldığının sorulmadığına, atılı suçlardan beraatine karar verilmesi gerektiğine ilişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
Temyizin kapsamına göre;
A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü
İlk Derece Mahkemesi, "...Sanığın kızı olan mağdureye yönelik ilk olarak mağdure 5 yaşında iken başlamak üzere farklı zamanlarda, mağdureyi banyoya sokup, birlikte yattıkları esnada, işyerine götürüp, mağdure odasında yatarken yanına gelip, cinsel organını mağdurenin ağzına sokmak, mağdurenin cinsel organını yalamak, parmağını sokmak, cinsel bölgelerine eliyle dokunmak, cinsel organını mağdurenin kalçasına sürtmek suretiyle cebir ve tehditle zincirleme olarak nitelikli cinsel istismarda bulunduğu, sanığın en son 14 Şubat 2021 eylemindeki sarkıntılık suretiyle cinsel istismar eyleminde mağdurun üniversiteye gitmesi sebebiyle araya fasıla girdiği ve suç kastını yenilediğinden Sarkıntılık Suretiyle Cinsel İstismar suçundan eyleminin ayrı bir suç oluşturduğu, sanığın ayrıca mağduru işyerine götürmek cinsel istismarda bulunduğu olayda sanığın cinsel amaçla mağdurun hürriyetinden yoksun kıldığı, sanığın eylemlerini kızı ve eşine yönelik tehditlerde bulunarak dövmek suretiyle baskı ve yıldırmak suretiyle gerçekleşirdiği, mağdur ve annesinin sanığın tehdit ve baskılarından dolayı zamanında şikayette bulunamadıkları, olayda mağdur ve müştekinin kendi iffetlerini ortaya koyarak sanığa iftira atmasını gerektirecek bir durumun bulunmaması, mağdurun aşamalardaki beyanlarının tutarlı olması, tanık beyanları, Adli Tıp 6.İhtisas Kurulu'nun 29/11/2021 tarihli Raporunda, ...’un mağduru bulunduğu olay nedeniyle ruh sağlığının kalıcı olarak bozulduğunun belirtilmesi gibi hususlar birlikte değerlendirildiğinde sanığın üzerine atılı suçları işlediğinin sabit olduğu..." şeklindeki gerekçesiyle sanığın cezalandırılması yoluna gitmiştir.
B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü
1. Kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan kurulan hüküm yönünden İlk Derece Mahkemesince kabul edilen olay ve olgularda, Bölge Adliye Mahkemesi tarafından bir isabetsizlik bulunmadığı anlaşılmıştır.
2. Çocuğun nitelikli cinsel istismarı suçundan kurulan hüküm yönünden "TCK'nun 61/7 maddesindeki yasal düzenleme uyarınca ;süreli hapis cezasını gerektiren bir suçtan dolayı bu madde hükümlerine göre belirlenen sonuç cezannın 30 yıldan fazla olamayacağı gözetilmeksizin yazılı şekilde karar verilmesi hatalı olduğundan, Hükmün (1) bendine (6) paragrafından sonra (7) paragraf olarak eklenmek üzere; "TCK 61/7 madde uyarınca sanığın neticeten 30 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına" içeriğinin yazılarak...",
3. Sarkıntılık suretiyle cinsel saldırı suçundan kurulan hüküm yönünden "Hükmün (2) bendinin tamamen çıkartılarak yerine; "Sanık hakkında her ne kadar Basit Cinsel Saldırı Suçundan cezalandırılması istemiyle kamu davası açılmış ise de; yapılan yargılama sonucu toplanan delillere göre TCK'nun 43/1 maddesi kapsamında daha ağır ceza ihtiva eden çocuğun nitelikli cinsel istismarı suçuna teselsül oluşturduklarından ayrıca HÜKÜM KURULMASINA YER OLMADIĞINA" içeriğinin yazılarak..."
Sair yönleri usul ve kanuna uygun olan hükümlerin düzeltilerek istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiştir.
IV. GEREKÇE
A. Çocuğun Nitelikli Cinsel İstismarı ve Sarkıntılık Suretiyle Cinsel Saldırı Suçlarından Kurulan Hükümler Yönünden
5271 sayılı Kanun'un 288 ve 294 üncü maddelerinde yer alan düzenlemeler nazara alınıp, aynı Kanun'un 289 uncu maddesinde sayılı kesin hukuka aykırılık halleri ve katılan mağdure vekili, katılan Bakanlık vekili ile sanığın temyiz dilekçelerinde belirttikleri nedenler de gözetilerek yapılan değerlendirmede, yargılama sürecindeki işlemlerin usul ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemlerin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanı kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, İlk Derece Mahkemesince kurulan hükümlere yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararlarda, hukuka aykırılık görülmemiştir.
B. Kişiyi Hürriyetinden Yoksun Kılma Suçundan Kurulan Hüküm Yönünden
1. Sanığın suç tarihinde velayet hakkından ... hakkını kullanarak mağdureyi işyerine götürmesi şeklindeki eyleminin, kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçunu oluşturmayacağı gözetilerek İlk Derece Mahkemesince beraat kararı verilmesi gerekirken yazılı şekilde mahkumiyet hükmü kurulması karşısında, Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurusunun kabulü yerine esastan reddedilmesi, hukuka aykırı bulunmuştur.
2.Bozma sebebine uygun olarak Tebliğnamede onama isteyen görüşe iştirak edilmemiştir.
V. KARAR
A. Çocuğun Nitelikli Cinsel İstismarı ve Sarkıntılık Suretiyle Cinsel Saldırı Suçlarından Kurulan Hükümler Yönünden
Gerekçenin (A) bölümünde açıklanan nedenle Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 7. Ceza Dairesinin, 20.04.2022 tarihli ve 2022/682 Esas, 2022/701 Karar sayılı kararında katılan mağdure vekili, katılan Bakanlık vekili ile sanık tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun’un 289 uncu maddesinin birinci fıkrası ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin birinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMLERİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKÜMLERİN ONANMASINA,
B. Kişiyi Hürriyetinden Yoksun Kılma Suçundan Kurulan Hüküm Yönünden
Gerekçenin (B) bölümünde açıklanan nedenle katılan mağdure vekili, katılan Bakanlık vekili ile sanığın temyiz istemleri yerinde görüldüğünden Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 7. Ceza Dairesinin, 20.04.2022 tarihli ve 2022/682 Esas, 2022/701 Karar sayılı kararının 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin ikinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,
Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (a) bendi uyarınca Bursa 15. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 7. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
11.10.2023 tarihinde karar verildi.
Dilekçeniz oluşturuluyor. Bu süreç biraz zaman alabilir, ancak sıkılmamanız için aşağıda dilekçe oluşturulmasını istediğiniz konuda benzer içtihatları listeledik. İncelemek isteyebilir veya bekleyebilirsiniz. Dilekçeniz oluşturulduktan sonra ekranda sizinle paylaşılacaktır. Sabrınız için teşekkür ederiz!