WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 05 Haziran 2026

YARGITAY 9. CEZA DAİRESİ

A- A A+

9. Ceza Dairesi         2023/8421 E.  ,  2024/2849 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2022/242 E., 2023/42 K.
SUÇ : Nitelikli cinsel saldırı
HÜKÜMLER : Mahkûmiyet
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama

Sanıklar hakkında bozma üzerine kurulan hükümlerin; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz istemlerinin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmiştir.

Sanıklar ..., ... ve ... müdafilerinin duruşmalı inceleme taleplerinin, İlk Derece Mahkemesinde silahların eşitliği ve çelişmeli yargılama ilkesi doğrultusunda savunmaya yeterli imkânın sağlanması ve bu hakkın etkin şekilde kullandırılmış olması, temyiz denetiminde sınırsız şekilde yazılı savunmayı kullanabilme olanağının bulunması karşısında savunma hakkının kısıtlanması söz konusu olmadığından, 01.02.2018 tarihli ve 7079 sayılı Kanun'un 94 üncü maddesi ile değişik 5271 sayılı Kanun’un 299 uncu maddesinin birinci fıkrası uyarınca takdiren reddine karar verilmekle, gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ, OLAY VE OLGULAR
1. Sanıklar ... ve ... hakkında nitelikli cinsel saldırı suçunu işledikleri iddiası ile 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 102 nci maddesinin ikinci fıkrası ve üçüncü fıkrasının (b) bendi uyarınca açılan kamu davasının yapılan yargılaması sonucunda, Bandırma Ağır Ceza Mahkemesinin 12.04.2019 tarihli ve 2018/255 Esas, 2019/114 Karar sayılı kararı ile mevcut delillerin değerlendirilmesi ile sanıklar ..., ... ve ... hakkında nitelikli cinsel saldırı suçundan, 5237 sayılı Kanun'un 102 nci maddesinin ikinci fıkrası, üçüncü fıkrasının (d) bendi, 43 üncü maddesinin birinci fıkrası, 62 inci maddesinin birinci fıkrası ve 53 üncü maddesi uyarınca 21 yıl 10 ay 15 gün hapis cezası ile cezalandırılmalarına ve hak yoksunluklarına, sanık ... yönünden tayin edilen hapis cezasının aynı Kanun'un 58 inci maddesi uyarınca mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine; sanık ... hakkında nitelikli cinsel saldırı suçundan, aynı Kanun'un 102 nci maddesinin ikinci fıkrası, üçüncü fıkrasının (c) ve (d) bentleri, 43 üncü maddesinin birinci fıkrası, 62 inci maddesinin birinci fıkrası ve 53 üncü maddesi uyarınca 22 yıl 4 ay 22 gün hapis cezası ile cezalandırılmalarına ve hak yoksunluklarına dair verilen kararların sanıklar müdafileri tarafından istinaf edilmesi üzerine Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 7. Ceza Dairesinin 22.10.2019 tarihli ve 2019/2321 Esas, 2019/1911 Karar sayılı kararı ile istinaf başvurularının 5271 sayılı Kanun’un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi ve 303 üncü maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca düzeltilerek esastan reddine karar verilmiştir.

2. Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 7. Ceza Dairesi kararının sanıklar müdafileri ve sanık ... tarafından temyizi üzerine Yargıtay 9. Ceza Dairesinin 04.11.2021 tarihli ve 2021/13391 Esas, 2021/8992 Karar sayılı kararı ile sanıklar ... ile ...'ın, olay günü evde cebir ve tehditle direncini kırmak suretiyle üzerinde müşterek hakimiyet kurdukları mağdurun kendisine anal yoldan sair cisim sokmalarını sağlamalarının ardından aynı mekanda bir süre sonra tekrar sair cisim soktukları anlaşıldığından, İlk Derece Mahkemesince olayda hukuki anlamda tek fiil olduğu gözetilmeden, adları geçen sanıklar haklarında müsnet suçtan belirlenen temel cezaların zincirleme suça ilişkin 5237 sayılı Kanun'un 43 üncü maddesinin birinci fıkrası ile artırılması suretiyle sonuç cezaların fazla tayin edilmesi ve sanıklar Selda ile Serap haklarında kurulan hükümler yönünden yapılan değerlendirmede ise 04.07.2018 tarihli iddianamede adları geçen sanıklar haklarında nitelikli cinsel saldırı suçu yönünden sevk maddesi ve suç adının gösterilmemesi karşısında, İlk Derece Mahkemesince bu sanıklar yönünden atılı suçla ilgili usulüne uygun açılmış dava bulunmadığı gibi bu eksikliğin de ancak yeni bir kamu davası açılması suretiyle giderilebileceği nazara alınmadan ek savunma hakkı verilerek sanıkların bu suçtan da mahkumiyetlerine karar verilmesi suretiyle 5271 sayılı Kanun'un 225 inci maddesinin birinci fıkrasına muhalefet edilmesi nedenleriyle bozulmasına ve dava dosyasının 5271 sayılı Kanun'un 304 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (a) bendi uyarınca İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine karar verilmiştir.

3. Yargıtay bozma ilamı doğrultusunda Bandırma Ağır Ceza Mahkemesinin suç duyurusu üzerine Bandırma Cumhuriyet Başsavcılığınca sanıklar Selda ve Serap hakkında katılana yönelik nitelikli cinsel saldırı suçunu işledikleri iddiası ile kamu davası açılmıştır.

4. Bandırma Ağır Ceza Mahkemesinin 01.02.2023 tarihli ve 2022/242 Esas, 2023/42 Karar sayılı kararı ile sanıklar ..., ... ve ... hakkında nitelikli cinsel saldırı suçundan, 5237 sayılı Kanun'un 102 nci maddesinin ikinci fıkrası, üçüncü fıkrasının (d) bendi, 62 inci maddesinin birinci fıkrası ve 53 üncü maddesi uyarınca 17 yıl 6 ay hapis cezası ile cezalandırılmalarına ve hak yoksunluklarına, sanık ... yönünden tayin edilen hapis cezasnın aynı Kanun'un 58 inci maddesi uyarınca mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine; sanık ... hakkında nitelikli cinsel saldırı suçundan, aynı Kanun'un 102 nci maddesinin ikinci fıkrası, üçüncü fıkrasının (c) ve (d) bentleri, 62 inci maddesinin birinci fıkrası ve 53 üncü maddesi uyarınca 17 yıl 11 ay hapis cezası ile cezalandırılmalarına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ
A. Katılan Vekilinin Temyiz İstemi
Sanıklar hakkında tayin edilen cezalarda koşulları oluştuğu halde zincirleme suç hükümlerine göre artırım yapılması gerektiğine ilişkindir.

B. Sanık ... Müdafiinin Temyiz İstemi
Sanığın olay ile ilgisinin tek sebebinin diğer sanık ...'ın onu yanına çağırmasına bağlı olup isnat edilen suçlar bakımından icrai bir hareketinin bulunmadığına, sanığın üst kata çıkmasının sebebinin lavaboyu kullanmak olduğu ve bu husus dışında aleyhe beyan ve ifadelerin kabulünün mümkün olmadığına, olayda sanık tarafından katılana sokulmuş bir cisim bulunmadığı gibi şehvet kastıyla da hareket etmediğine, sanığın katılana yönelik suç teşkil edecek bir eylemi bulunmadığından hükmün bozulması gerektiğine ilişkindir.

C. Sanıklar ... ve ... Müdafiinin Temyiz İstemi
Sanıklar yönünden cinsel saldırı suçunun maddi ve manevi unsurlarının oluşmadığına, bu suç yönünden failin cinsel güdülerle hareket etmesi gerektiğine, sanıkların katılanın vücuduna sair cisim sokulması ile cinsel haz duymalarının mümkün olmadığına, her iki sanığında da kadın oldukları düşünüldüğünde suçun manevi unsurlarının oluşmadığına, aksi kabul edilse dahi sanıkların asli fail olarak değerlendirilmelerinin mümkün olmadığına eylemlerinden ancak yardım eden sıfatıyla sorumlu olabileceklerine, bu sebeplerle kararın bozularak sanıkların beraatine karar verilmesi gerektiğine ilişkindir.

D. Sanık ... Müdafiinin Temyiz İstemi
İddia edilen cinsel saldırı suçunun işlendiği evde keşif yapılmadan eksi araştırma ile hüküm kurulduğuna, A4 kağıdına görüş bildiren ciddiyetten uzak doktor raporu nazara alınarak mahkumiyet hükmü kurulduğuna, nitelikli cinsel saldırı suçunun oluşması için vücuda organ veya sair cisim sokmak suretiyle işlenmesi ve eylemin cinsel amaçla işlenmesi gerektiğine, cinsel amaçlı olmayan karşı tarafı yaralama ya da rencide etmek için yapılan hareketlerin nitelikli cinsel saldırı suçunu oluşturmayacağına ve eylemin yaralama veya hakaret olarak kabul edilmesi gerektiğine, dolayısıyla olayda şehvet kastıyla vücuda bir cisim sokma eylemi olmadığından suçun manevi unsurlarının oluşmadığına, olayda bıçak kullanıldığına dair herhangi bir delil bulunmadığına, izah edilen nedenlerle hükmün bozulması gerektiğine ilişkindir.

III. GEREKÇE
5271 sayılı Kanun'un 288 ve 294 üncü maddelerinde yer alan düzenlemeler nazara alınıp, aynı Kanun'un 289 uncu maddesinde sayılan kesin hukuka aykırılık halleri ve temyiz dilekçelerinde belirtilen nedenler de gözetilerek yapılan değerlendirmede, yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemlerin sanıklar tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olduğu, eylemlere uyan suç vasıfları ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, hükümlerde hukuka aykırılık bulunmamıştır.

IV. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Bandırma Ağır Ceza Mahkemesinin 01.02.2023 tarihli ve 2022/242 Esas, 2023/42 Karar sayılı kararında katılan vekili ile sanıklar müdafilerince öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun’un 289 uncu maddesinin birinci fıkrası ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda aykırılık görülmediğinden aynı Kanun’un 302 nci maddesinin birinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMLERİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKÜMLERİN ONANMASINA,

Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin dördüncü fıkrası uyarınca Bandırma Ağır Ceza Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 28.03.2024 tarihinde karar verildi.