WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 05 Haziran 2026

YARGITAY 9. CEZA DAİRESİ

A- A A+

9. Ceza Dairesi         2023/8374 E.  ,  2024/3689 K.
"İçtihat Metni"
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ:Ceza Dairesi
SAYISI: 2022/1244 E., 2023/74 K.

İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz istemlerinin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ - OLAY VE OLGULAR
1. Suça sürüklenen çocuk hakkında çocuğun cinsel istismarı suçunu işlediği iddiası ile 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 103 üncü maddesinin birinci fıkrasının üçüncü cümlesi uyarınca açılan kamu davasının yapılan yargılaması sonucunda, Eskişehir 1. Ağır Ceza Mahkemesinin, 17.10.2017 tarihli ve 2017/131 Esas, 2017/351 Karar sayılı kararı ile mevcut delillerin değerlendirilmesi ile çocuğun cinsel istismarı suçundan, müsnet suçu sabit görülmediğinden beraatine karar verilmiştir.
2. Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 17. Ceza Dairesinin, 09.11.2018 tarihli ve 2017/2783 Esas, 2018/1968 Karar sayılı kararı ile suça sürüklenen çocuk hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik katılan mağdure vekili, katılan Bakanlık vekili ve o yer Cumhuriyet savcısının istinaf başvurusunun kabulüne karar verilerek 5271 sayılı Kanun’un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (g) bendi uyarınca duruşmalı yapılan inceleme neticesinde aynı Kanun’un 280 inci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılması ile suça sürüklenen çocuk hakkında çocuğun cinsel istismarı suçundan, 5237 sayılı Kanun’un 103 üncü maddesinin birinci fıkrasının üçüncü cümlesi ve 31 nci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca 4 yıl 2 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiştir.

3. Ankara Bölge Adliyesi Mahkemesi 17. Ceza Dairesi kararının katılan Bakanlık vekili ve suça sürüklenen çocuk müdafii tarafından temyizi üzerine Yargıtay 9. Ceza Dairesinin 22.09.2022 tarihli ve 2021/8491 Esas, 2022/8154 Karar sayılı kararı ile özetle "...bu kapsamda bölge adliye mahkemesince aynı zamanda olayın tek tanığı konumunda bulunan mağdurun maddi hakikatın ortaya çıkarılması açısından duruşmaya getirilerek iddiaya konu hususlarla ilgili dinlenip, bu mümkün olmadığı takdirde soruşturma evresinde verdiği görüntülü ifade CD’sinin duruşmada taraflarla birlikte izlenerek beyanlarının alınmasından sonra suça sürüklenen çocuğun hukuki durumunun tayin ve takdiri gerekirken duruşmada dinlenmeyen mağdurun çocuk izlem merkezinde alınan görüntülü ifade CD’si izlenmeksizin ve mahkumiyet hükmüne esas alınan tanık ...’ın mahkeme ve hazırlık beyanları arasındaki çelişki giderilmeksizin yazılı şekilde hüküm tesisi, Gerekçede eylemin sarkıntılık boyutunu aşarak çocuğun cinsel istismarı suçunu oluşturduğu açıklamasına rağmen kısa kararda " sarkıntılık yapmak suretiyle cinsel istismar suçunu işlediği" ibaresine yer verilmek suretiyle çelişki oluşturması," nedeniyle bozulmasına ve dava dosyasının 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (b) bendi uyarınca Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine karar verilmiştir.

4. Bozma üzerine Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 17. Ceza Dairesinin, 18.01.2023 tarihli ve 2022/1244 Esas, 2023/74 Karar sayılı kararı ile suça sürüklenen çocuk hakkında, çocuğun cinsel istismarı suçundan 5237 sayılı Kanun’un 103 üncü maddesinin birinci fıkrasının üçüncü cümlesi, 31 inci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca 4 yıl 2 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiştir.

5. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca onama görüşünü içeren Tebliğname ile dava dosyası Daireye tevdi edilmiştir.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ
A. Suça Sürüklenen Çocuk Müdafiinin Temyiz İstemi
Katılan mağdure ile abisi tanık ...’ın ifadelerinde çelişkilerin olduğuna, doktor raporunda iddia edilen eylemin yapıldığına dair iz bulunmadığına, küçük olduğu belirtilen evde tanık ...’ın odadan çıkıp yan odadaki mutfağa kek almaya gidip geri gelmesi kadar kısa sürede yaşı küçük olan suça sürüklenen çocuğun (SSÇ) iddia edilen eylemi gerçekleştirebilmesinin hayatın olağan akışına aykırı olduğuna, dosyada başka bir delilin de bulunmadığına, hukuka aykırı olarak mahkumiyet kararı verildiğine ilişkindir.

B. Bölge Adliye Mahkemesi Cumhuriyet Savcısının Temyiz İstemi
Katılan mağdurenin ve tanık ...'ın bozma öncesi yargılamadaki çelişkili beyanlarının bozma sonrası yargılamada da olayları hatırlayamamaları nedeniyle giderilemediğine, Dairece SSÇ'nin hem kendi hem de katılan mağdurenin alt giysisini indirdikten sonra ona poposundan sürtündüğü kabul edilmiş ise de, katılan mağdurenin Çocuk İzlem Merkezinde (ÇİM) beyanında sürtünmeden bahsetmemesi, ayrıca SSÇ'nin evde birçok misafirin bulunduğu sırada çocuk odasında katılan mağdure ve abisiyle oynadığı sırada katılan mağdurenin abisinin mutfağa gidip kek alıp geri dönmesi süresi içerisinde bu eylemi gerçekleştiğinin de hayatın olağan akışına aykırı olması nedeniyle beraatine karar verilmesi gerektiğine ilişkindir.

III. GEREKÇE
5271 sayılı Kanun'un 288 ve 294 üncü maddelerinde yer alan düzenlemeler nazara alınıp, aynı Kanun'un 289 uncu maddesinde sayılan kesin hukuka aykırılık halleri ve suça sürüklenen çocuk müdafii ile Bölge adliye mahkemesi Cumhuriyet savcısının temyiz dilekçelerinde belirttikleri nedenler de gözetilerek yapılan değerlendirmede, suça sürüklenen çocuk hakkında kurulan hükümde, delillerin ve olguların açıklanıp ilişkilendirildiği, buna ilişkin gerekçenin hukuka uygun olduğu anlaşılmış, bu kapsamda Bölge Adliye Mahkemesi tarafından gerçekleştirilen yargılama neticesinde kurulan hükme yönelik temyiz sebepleri yerinde görülmemiştir.
Suç tarihinin 03.01.2017 olarak mahallinde düzeltilmesi mümkün görülmüştür.

IV. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 17. Ceza Dairesinin 18.01.2023 tarihli ve 2022/1244 Esas, 2023/74 Karar sayılı kararında suça sürüklenen çocuk müdafii ile Bölge adliye mahkemesi Cumhuriyet savcısı tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun’un 289 uncu maddesinin birinci fıkrası ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin birinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMLERİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA,

Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca Eskişehir 1. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 17. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
25.04.2024 tarihinde karar verildi.