9. Ceza Dairesi 2023/8296 E. , 2023/6254 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
SAYISI : 2023/1 E., 2023/69 K.
SUÇLAR : Çocuğun nitelikli cinsel istismarı suçuna teşebbüs, kişiyi hürriyetinden yoksun kılma
HÜKÜM : İstinaf başvurusunun esastan reddi
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Kısmî onama, kısmî bozma
İlk Derece Mahkemesince verilen hükümlere yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz istemlerinin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmiştir.
Sanık müdafilerinin duruşmalı inceleme talebinin 01.12.2018 tarihli ve 7079 sayılı Kanun'un 94 üncü maddesi ile değişik 5271 sayılı Kanun'un 299 uncu maddesinin birinci fıkrası uyarınca takdiren reddine karar verilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. Uşak 3. Ağır Ceza Mahkemesi'nin 21.09.2022 tarihli ve 2021/409 Esas ve 2022/430 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında çocuğun nitelikli cinsel istismarına teşebbüs suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 103 üncü maddesinin ikinci fıkrası, 35 inci madde ile 53 üncü maddesi uyarınca 12 yıl hapis ve hak yoksunlukları ile kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan 109 uncu maddesinin ikinci, üçüncü fıkrasının (f) bendi, beşinci fıkrası ile 53 üncü maddesi uyarınca 6 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.
2. İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 20. Ceza Dairesinin, 24.01.2023 tarihli ve 2023/1 Esas, 2023/69 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükümlere yönelik istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanık Müdafilerinin Temyiz İstemi
Sanığın akıl hastalığıyla alakalı olarak tam teşekküllü bir akıl hastanesine sevk edilerek rapor alınmasının gerektiği halde Mahkemenin bu talebi yerine getirmediği, dosya kapsamında dinlenmeyen tanıkların bulunduğu, suçun nitelendirilmesinde hata yapıldığı, Mahkemenin sanığın önceki mahkumiyet hükümleri nedeniyle sanığa ön yargılı yaklaşıp sanığın beyanlarına itibar etmeyerek mağdurenin beyanlarına üstünlük tanıdığı, açıklanan nedenlerle sanık hakkındaki hükümlerin bozulmasına yönelik istemden ibarettir.
III. OLAY VE OLGULAR
A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü
1. Olay tarihinde sanığın, daha önceden çalışmış olduğu kuaför dükkanına geldiği, mağdurenin bu dükkanda çıraklık yaptığı, kuaför dükkanının sahibi ...’nın, mağdureyi saç boyası almak üzere markete gönderdiği, mağdurenin boya almak için iş yerinden ayrıldığı ancak bir süre sonra sanığın da dükkandan ayrılarak mağdureyi takip ettiği, sanığın olay yeri olan "İl Özel İdaresi Lojmanları B Blok" önünde mağdurenin karşısına çıktığı ve mağdureyi bodrum kata çağırdığı, mağdurenin gelmek istememesi üzerine sanığın mağdurenin omuzlarından tutmak suretiyle mağdureyi zorla bodrum kata götürdüğü, bu esnada mağdureye “Seninle burada s.kişeceğiz” dediği, bodrum kata indikten sonra mağdurenin göğüslerine ve kalçasına dokunduğu, mağdurenin pantolonunu indirmeye çalıştığı ancak mağdurenin direndiği ve sanığın pantolonu indiremediği, mağdurenin olay yerinden ayrılmak istediği fakat sanığın buna izin vermediği, bu sırada tanıkların olay yerine geldikleri sanık ve mağdureye “Ne yapıyorsunuz burada, buradan çıkın” dedikleri, sanığın “Konuşuyoruz 10 dakikaya çıkacağız dediği” mağdurenin sanıktan gizli olacak şekilde el işareti yaparak tanıklardan yardım istediği, tanıkların binanın önüne çıkarak polise ihbarda bulundukları, mağdurenin bu esnada sanığın bir anlık boşluğundan faydalanarak olay yeri olan bodrum katından koşarak uzaklaştığı, kaçtığı sırada kuaför dükkanının sahibi ...'yı aradığı, iş yerinin önüne gittiğinde olayı ...’ya anlattığı, ...’nın sanığı bulmak amacıyla akrabasıyla birlikte iş yerinden ayrıldıkları, mağdurenin iş yerinde kaldığı, bir süre sonra sanığın da iş yerine geldiği, mağdurenin sanığa bağırmaya başladığı, daha sonrasında ... ile akrabasının iş yerine geldikleri, sanığın fermuarının açık olduğu ve kemerinin kısmen çözülmüş vaziyette olduğu taraflar arasında arbede yaşandığı, bir süre sonra polis ekiplerinin gelerek yaşanan arbedeye müdahale ettiği olayın bu hali ile gerçekleştiği kabul edilmiştir.
2. Her ne kadar sanık aşamalarda alınan savunmalarda, mağdureye yönelik cinsel saikle herhangi bir eylem gerçekleştirmediğini, mağdureyi zorla bodrum kata indirmediğini, mağdurenin özel bölgelerine dokunmadığını, sarılmadığını mağdurenin kendi rızası ile bodrum kata indiğini ve yalnızca konuştuklarını ifade etmişse de;
Olaydan sonra detaylı bir şekilde beyanı alınan mağdurenin sanık tarafından kendisine yönelen eylemler bakımından soruşturma ve kovuşturma beyanlarının uyumlu ve tutarlı olması, tanıkların anlatımlarının mağdurenin anlatımı ile uyumlu olması, mağdure ile sanık arasında eylem öncesine dayalı herhangi bir tanışıklık veya husumet durumunun bulunmaması, bu itibarla mağdurenin sanığa suç isnat etmesi için herhangi bir sebebinin olmaması, kuaför dükkanının sahibi ... ve akrabası tanık Hüsamettin'in sanığın fermuarının açık olduğuna ve kemerinin kısmen çözülmüş vaziyette kaldığına dair aşamalarda alınan anlatımları birlikte değerlendirildiğinde, sanığın suçtan kurtulmaya yönelen ve inkara dayalı olduğu anlaşılan savunmalarına itibar edilmemiş, yukarıda açıklanan hususlar, katılan ...'nın aşamalarda alınan uyumlu ve tutarlı beyanları, alınan doktor raporları, katılanlar ve sanık ile akrabalığı, husumeti ve tanışıklığı olmayan tanıkların olay anına ilişkin bizzat görgüye dayalı anlatımları ile dosya kapsamındaki delil durumu göz önünde bulundurulduğunda, sanığın, mağdureyi vücuda organ sokmak suretiyle cinsel istismarda bulunma kastı ile bodrum kata indirdiği, eylemine başladığı ancak katılanın aktif bir şekilde direnmesi, tanıkların olay yerine gelip daha sonra polisi aramaları ve mağdurenin bir anlık fırsattan yararlanarak kaçması nedeniyle sanığın elinde olmayan nedenlerde nitelikli istismarda bulunamadığı eylemin teşebbüs aşamasında kaldığı sabit olmakla sanığın mağdureye karşı çocuğun nitelikli cinsel istismarına teşebbüs suçu ile mağdurenin sanık tarafından zor kullanarak bodrum kata götürdüğü, yine bodrum katta bulundukları süreçte mağdurenin binadan çıkmak istediği fakat sanığın, mağdurenin bodrumdan çıkmasına engel olduğu, suç öncesi ve sonrasında mağdurenin hareket kabiliyetini daralttığı, cinsel istismar için gerekli olan süreyi aştığı, tüm bu nedenlerle mağdureyi cinsel istismara maruz bırakarak cinsel amaçla kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçlarını işlediği sabit görülmüş ve cezalandırılmasına karar verilmiştir.
B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü
İlk Derece Mahkemesince kabul edilen olay ve olgularda, Bölge Adliye Mahkemesi tarafından bir isabetsizlik görülmediğinden istinaf başvuruları esastan reddedilmiştir.
IV. GEREKÇE
A. Kişiyi Hürriyetinden Yoksun Kılma Suçundan Kurulan Hüküm Yönünden
İlk Derece Mahkemesi ile Bölge Adliye Mahkemesinin gerekçesi ve tüm dosya kapsamına göre, yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırılarak vicdanî kanıya ulaşıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşılmakla sanık müdafilerinin yerinde görülmeyen temyiz sebepleri reddedilmiştir.
B. Çocuğun Nitelikli Cinsel İstismarı Suçuna Teşebbüsten Kurulan Hüküm Yönünden
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, ilk derece mahkemesinin soruşturma ile kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdiriyle anılan hükme ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararı nazara alındığında yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine,
Ancak;
Çocuğun cinsel istismarı suçunda, teşebbüs hükümlerinin uygulanabilmesi için sanığın işlemeyi kastettiği suçla ilgili icra hareketlerine doğrudan doğruya başlayıp da elinde olmayan nedenlerle bu hareketleri tamamlayamaması gerektiği, somut olayda tanıkların olay yerine geldiklerinde sanığın giyinik olduğunu beyan ettikleri, mağdurenin aşılabilir mukavemeti dışında sanığın eylemini tamamlamasına başkaca harici engel bulunmaksızın mağdurenin sanığın elinden kurtulduğu, mevcut haliyle sübuta eren eyleminin 5237 sayılı Kanun'un 103 üncü maddesinin birinci fıkrasında düzenlenen çocuğun cinsel istismarı suçunu oluşturduğu anlaşılmakla İlk Derece Mahkemesince suç vasfının tayininde yanılgıya düşülerek nitelikli cinsel istismar suçuna teşebbüsten mahkumiyet kararı verilmesi nedeniyle istinaf başvurusunun kabulüne karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm kurulması hukuka aykırı bulunmuştur.
V. KARAR
A. Kişiyi Hürriyetinden Yoksun Kılma Suçu Yönünden
Gerekçenin (A) bölümünde açıklanan nedenle İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 20. Ceza Dairesinin, 24.01.2023 tarihli ve 2023/1 Esas, 2023/69 Karar sayılı kararında sanık müdafilerince öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun’un 289 uncu maddesinin birinci fıkrası ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin birinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMLERİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA,
B. Çocuğun Nitelikli Cinsel İstismarına Teşebbüs Suçu Yönünden
Gerekçenin (B) bölümünde açıklanan nedenle sanık müdafilerinin temyiz istemi yerinde görüldüğünden İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 20. Ceza Dairesinin, 24.01.2023 tarihli ve 2023/1 Esas, 2023/69 Karar sayılı kararının 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin ikinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,
Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (a) bendi uyarınca Uşak 3. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 20. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
11.10.2023 tarihinde karar verildi.
Dilekçeniz oluşturuluyor. Bu süreç biraz zaman alabilir, ancak sıkılmamanız için aşağıda dilekçe oluşturulmasını istediğiniz konuda benzer içtihatları listeledik. İncelemek isteyebilir veya bekleyebilirsiniz. Dilekçeniz oluşturulduktan sonra ekranda sizinle paylaşılacaktır. Sabrınız için teşekkür ederiz!