9. Ceza Dairesi 2023/8230 E. , 2023/6759 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2023/40 E., 2023/91 K.
SUÇ : Çocuğun cinsel istismarı
HÜKÜM : Mahkûmiyet
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama
Çorlu 2. Ağır Ceza Mahkemesinin, 09.03.2023 tarihli ve 2023/40 Esas, 2023/91 Karar sayılı kararı ile Yargıtay 9. Ceza Dairesinin 09.11.2022 tarihli ve 2022/11081 Esas, 2022/10156 Karar sayılı bozma kararına karşı verilen direnme kararının, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 307 nci maddesine, 7165 sayılı Kanun’un 9 uncu maddesi ile eklenen, üçüncü fıkrası ve aynı maddenin dördüncü fıkrası uyarınca doğrudan temyiz yoluna tabi olduğu belirlenmekle;
Mahkemece verilen direnme kararının; 5271 sayılı Kanun’un 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin direnme kararını temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz istemlerinin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. Çorlu 2. Ağır Ceza Mahkemesinin, 20.01.2022 tarihli ve 2021/390 Esas, 2022/28 Karar sayılı kararı ile sanığın çocuğun cinsel istismarı suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 103 üncü maddesinin birinci fıkrası ve 53 üncü maddesi uyarınca 8 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.
2. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 20. Ceza Dairesinin, 27.04.2022 tarihli ve 2022/859 Esas, 2022/1005 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik katılan mağdure vekili ve sanık ile müdafiinin istinaf başvurularının 5271 sayılı Kanun’un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir.
3. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 20. Ceza Dairesi kararının, katılan mağdure vekili ve sanık müdafii tarafından temyizi üzerine Yargıtay 9. Ceza Dairesinin 09.11.2022 tarihli ve 2022/11081 Esas, 2022/10156 Karar sayılı kararı ile mağdurenin aşamalardaki tutarlılık göstermeyen anlatımları, sanığın istikrarlı bir şekilde evde bulunanlarla kahvaltı yaptığı, öğle vaktinde mağdurenin babasıyla birlikte evden ayrıldığı, saat 04.30’da evden ayrılmadığı şeklindeki savunmasını doğrulayan mağdurenin babası tanık İmran ile annesi Yüksel'in ifadeleri, tanıklar ... ve ...'nin gerek kendi içlerinde gerekse birbirleriyle çelişen ifadeleri, sanığın öne sürdüğü husumet iddiası ile tüm dosya kapsamı nazara alınarak İlk Derece Mahkemesince kurulan mahkumiyet kararının yerinde olmaması nedeniyle bozulmasına ve dava dosyasının 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (a) bendi uyarınca İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine karar verilmiştir.
4. Çorlu 2. Ağır Ceza Mahkemesinin, 09.03.2023 tarihli ve 2023/40 Esas, 2023/91 Karar sayılı kararı ile Yargıtay 9. Ceza Dairesinin 09.11.2022 tarihli ve 2022/11081 Esas, 2022/10156 Karar sayılı bozma ilamına direnilerek sanığın çocuğun cinsel istismarı suçundan, 5237 sayılı Kanun'un 103 üncü maddesinin birinci fıkrası ve 53 üncü maddesi uyarınca 8 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilip dava dosyası, 5271 sayılı Kanun'un 307 nci maddesinin üçüncü fıkrası uyarınca doğrudan temyiz merciine gönderilmiştir.
5. Dava dosyası, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca tanzim olunan 30.05.2023 tarihli ve 9-2023/62278 sayılı, onama görüşlü Tebliğname ile Daireye tevdi edilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
A. Katılan Mağdure Vekilinin Temyiz İstemi
Mağdurenin yaşı ve yaşadığı olayın travmatik etkisi düşünüldüğünde anlatımlarının çelişki barındırmadığına, sanık eylemlerini imam nikahlı eşinin yanında gerçekleştirerek yakalanmaktan bile çekinmediğine, gözü dönmüş bir şekilde suç işlediğine, dolayısıyla en üst sınırdan cezalandırılması gerektiğine ilişkindir.
B. Sanık Müdafiinin Temyiz İstemi
Mağdurenin annesinin sanık ile arasında husumet bulunduğuna, kızı olan mağdureyi sanığın odasında yatırdığına, mağdurenin annesinin sanığın gece vaktinde evden ayrıldığını soruşturma evresindeki ifadesinde belirtmesine rağmen çelişkiye yol açacak şekilde kovuşturma evresinde sanığın sabah kahvaltıdan sonra evden ayrıldığını belirttiğine, sanığın istikrarlı bir şekilde gece vakti evden çıkmadığına, sabah kahvaltısında hep birlikte olduklarına ilişkin savunmasının mağdurenin babasının beyanıyla doğrulandığına, mağdurenin bir sanrı gördüğüne, bu sanrının etkisi altında gerçeği idrak edemediğine, mağdurenin beyanlarının da iddia ettiği dokunma sayısı bakımından aşamalara farklılık arz ettiğine, sanık ile mağdure arasında 30 cm olmasına rağmen mağdurenin olay anını sanığın uzaktan yanına gelmiş gibi göstererek anlattığına, sanığın beraatine karar verilmesi gerektiğine ilişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
Mahkeme, "... iki ailenin uzun yıllardır dost oldukları ve dosya kapsamı itibariyle aralarında herhangi bir husumet olmadığı, suç tarihinde 13 yaşında olan mağdure Sude'nin de sanık ...'a iftira atmasını, sanığın öz kızı olan ... ile 05:00'da oturup böyle bir olay kurgulamalarının ve sanığın yargılanmasına sebep olmalarının ne mağdureye ne de ...'a sağlayacağı herhangi bir faydanın olmaması, sanığın mağdurenin uyuduğu çekyata uzanma mesafesinde olduğunun sanığın imam nikahlı eşi olan tanık ... ve mağdurenin beyanları ile sabit olduğu, sanığın cinsel haz içeren temaslarını 17.06.2021 günü değil de 18.06.202 tarihinde mağdure yakınında yatarken geceleyin herkesin uyuduğu ve kimsenin kendisini fark edemeyeceği bir anda gerçekleştirmiş olması, mağdure uyurken olayın ilk şokuyla yaşının küçüklüğü, uykulu olması, 33 yaş kendisinden büyük sanıktan korkması ve misafirlikte olmalarının üzerinde yarattığı çekingenlik ile kısık da olsa ses çıkararak sanığın hareketlerine tepki göstermesi, mağdureyi mahkeme huzurunda dinleyen psikoloğun aradan 6 ay geçmesine rağmen yaşanılan olayın mağdure üzerinde yarattığı psikolojik etkilerin devam ettiğine ve beyanlarına itibar edileceğine dair beyanları, mağdurenin yer, zaman ve olayın oluş şekline ilişkin detaylı ve aşamalarda değişmeyen beyanları, mağdurenin beyanlarını doğrular şekildeki sanığın öz kızı olan tanık ...'ın olayın sıcağı sıcağına soruşturma aşamasında vermiş olduğu 'saat 05:00'da ...'ın kendisini elle taciz ettiğini, elini taytının içerisine soktuğunu ve arkasından kendisini okşadığına' ilişkin olay gecesi mağdurenin kendisine söylediği beyanları, tanık ...'nin ... ve mağdureyi doğrulayan beyanları, mağdure ve ailesinin kendilerini evlerine misafir etmiş ev sahibi olan sanığı evden göndermek amacıyla hareket edip Çerkezköy'e geldikleri anı fırsat bilip bu denli ağır ithamlarda bulunarak kızlarının psikolojisini derinden etkileyecek bir iftira atmalarının bu iftiraya sanığın öz kızını da bulaştırmalarının hayatın olağan akışına aykırı olması, sanığın mağdurenin yanına gelerek elini devamlılık arz edecek şekilde taytının ve iç çamaşırının altından mağdurenin arka cinsel bölgelerini okşaması, mağdurenin kısık ses çıkarması üzerine elini çekmesi bir süre sonra elini mağdurun beline koyması hareketlerinde sanığın elini mağdurun iç çamaşırına sokup ani olmayan devamlılık arz edecek şekilde arka cinsel bölgesini okşama eylemlerinin cinsel haz elde etmek amacı taşıdığı ayrıca suçun süregelen, devamlı ve kesintisiz işlenmesi birlikte değerlendirildiğinde sanığın atılı suçu işlediği kanaatine varıldığından..." şeklindeki gerekçesiyle sanığın mahkumiyetine karar vermiştir.
IV. GEREKÇE
1. Mahkemenin direnme kararı; mağdurenin aşamalardaki tutarlılık göstermeyen anlatımları, sanığın istikrarlı bir şekilde evde bulunanlarla kahvaltı yaptığı, öğle vaktinde mağdurenin babasıyla birlikte evden ayrıldığı, saat 04.30’da evden ayrılmadığı şeklindeki savunmasını doğrulayan mağdurenin babası tanık İmran ile annesi Yüksel'in ifadeleri, tanıklar ... ve ...'nin gerek kendi içlerinde gerekse birbirleriyle çelişen ifadeleri, sanığın öne sürdüğü husumet iddiası ile tüm dosya kapsamı nazara
alındığında; sanığın cezalandırılmasına yeter her türlü şüpheden uzak, kesin ve inandırıcı delil bulunmaması nedeniyle yerinde görülmemiştir.
2. Bozma sonrası İlk Derece Mahkemesince kurulan hükümde yeni gerekçeler gösterilmemesi nedeniyle anılan hükmün direnme niteliği taşıması karşısında, (1) numaralı bentte belirtildiği üzere Dairemizin 09.11.2022 tarihli ve 2022/11081 Esas, 2022/10156 Karar sayılı bozma ilamında bir isabetsizlik görülmediği anlaşılmakla, Tebliğname'de onama isteyen düşünceye iştirak edilmemiştir.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle direnme kararı yerinde görülmediğinden Yargıtay 9. Ceza Dairesinin 09.11.2022 tarihli ve 2022/11081 Esas, 2022/10156 Karar sayılı bozma kararının, Tebliğname'ye aykırı olarak, oy birliğiyle DÜZELTİLMESİNE YER OLMADIĞINA,
Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 307 nci maddesinin dördüncü fıkrası gereğince direnme kararını incelemek üzere Yargıtay Ceza Genel Kuruluna GÖNDERİLMESİNE,
25.10.2023 tarihinde karar verildi.
Dilekçeniz oluşturuluyor. Bu süreç biraz zaman alabilir, ancak sıkılmamanız için aşağıda dilekçe oluşturulmasını istediğiniz konuda benzer içtihatları listeledik. İncelemek isteyebilir veya bekleyebilirsiniz. Dilekçeniz oluşturulduktan sonra ekranda sizinle paylaşılacaktır. Sabrınız için teşekkür ederiz!