WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 08 Temmuz 2026

YARGITAY 9. CEZA DAİRESİ

A- A A+

9. Ceza Dairesi         2023/8106 E.  ,  2024/1390 K.
"İçtihat Metni"...
MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2022/368 E., 2023/75 K.
KATILANLAR : ..., ...
KATILAN MAĞDURE : ...
SUÇ : Beden veya ruh sağlığını bozacak şekilde çocuğun nitelikli cinsel
istismarı, kişiyi hürriyetinden yoksun kılma
HÜKÜM : Mahkûmiyet
TEMYİZ EDENLER : Sanık müdafileri, katılanlar vekili
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama

Sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteklerinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteklerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmiştir.

Mahkemece kurulan hükümlerin sanık müdafileri tarafından duruşmalı temyiz edilmesi üzerine, dosya Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığından Tebliğname ile Daireye gönderilmekle, belirlenen tarihte sanık müdafilerinin yerinde görülen talebine istinaden duruşmalı yapılan incelemede dosya tetkik edildi, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ - OLAY VE OLGULAR
1. Sanık hakkında beden veya ruh sağlığını bozacak şekilde çocuğun nitelikli cinsel istismarı ve kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçlarını işlediği iddiası ile 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 103 maddesinin ikinci fıkrası, dördüncü fıkrası ve altıncı fıkrası, 43 üncü maddesinin birinci fıkrası ve 109 uncu maddesinin ikinci fıkrası, üçüncü fıkrasının (f) bendi ve beşinci fıkrası, 43 üncü maddesinin birinci fıkrası ve 53 maddesi uyarınca açılan kamu davasının yapılan yargılaması sonucunda, Çorlu 1. Ağır Ceza Mahkemesinin 26.09.2014 tarihli ve 2012/68 Esas, 2014/440 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında;
a) Beden veya ruh sağlığını bozacak şekilde çocuğun nitelikli cinsel istismarı suçundan, 5237 sayılı Kanun'un 103 maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi delaletiyle 103 üncü maddesinin ikinci fıkrası ve altıncı fıkrası, 43 üncü maddesinin birinci fıkrası, 62 nci maddesinin birinci fıkrası ve 53 üncü maddesi uyarınca 14 yıl 2 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına,
b) Kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan, 5237 sayılı Kanun'un 109 uncu maddesinin birinci fıkrası, üçüncü fıkrasının (f) bendi ve beşinci fıkrası, 43 üncü maddesinin birinci fıkrası, 62 nci maddesinin birinci fıkrası ve 53 üncü maddesi uyarınca 3 yıl 1 ay 15 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına,

Dair kararlarının sanık müdafii ve katılanlar vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine Yargıtay 14. Ceza Dairesinin 21.11.2018 tarihli ve 2018/590 Esas, 2018/6907 Karar sayılı kararı ile "...Sanığın aşamalarda mağdurenin doğum tarihini 1993 yılı olarak bildiğini beyan ettiği, mağdurenin getirtilen mernis doğum tutanağında "sağlık personeli yardımıyla" doğduğunun kayıtlı olmasına rağmen, tescilin babasının bildirimiyle olduğu ve tutanağın düzenlenmesine esas doğum raporunun varlığının dosyadaki mernis doğum tutanağından anlaşılamamasına rağmen bu hususa ilişkin aşamalarda başkaca herhangi bir araştırma da yapılmamış olması karşısında, suçların niteliğine ve oluşumuna etkisi bakımından mağdurenin tescile esas doğum raporunun getirtilmesi, resmi bir sağlık kurumunda doğup doğmadığının araştırılması, doğmadığının anlaşılması halinde, mağdurenin anne ve babasının dinlendikten sonra yaş tesbitine esas olacak kemik grafileri getirtilerek veya çektirilmek suretiyle içinde radyoloji uzmanının da bulunduğu sağlık kurulu raporu alınması, gerektiğinde Adli Tıp Kurumundan da görüş alınarak mağdurenin suç tarihi itibariyle gerçek yaşının bilimsel şekilde saptanmasından sonra sanığın hukuki durumunun tayin ve takdiri gerekirken, eksik araştırma ile yazılı şekilde hüküm kurulması, Hükümden sonra 24.11.2015 günlü, 29542 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren Anayasa Mahkemesinin 08.10.2015 gün ve 2014/140 Esas, 2015/85 Karar sayılı ilamı ile 5237 sayılı TCK'nın 53. maddesi yönünden kısmi iptal kararı verildiğinden, anılan husus nazara alınarak yeniden değerlendirme yapılmasında zorunluluk bulunması
" nedeniyle bozulmasına karar verilmiştir.

2. Yargıtay 14. Ceza Dairesinin bozma kararına uyularak yapılan yargılama sonucunda Çorlu 1. Ağır Ceza Mahkemesinin 11.12.2020 tarihli ve 2018/453 Esas, 2020/411 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında;
a) Beden veya ruh sağlığını bozacak şekilde çocuğun nitelikli cinsel istismarı suçundan, 5237 sayılı Kanun'un 103 üncü maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi delaletiyle 103 üncü maddesinin ikinci fıkrası ve altıncı fıkrası, 43 üncü maddesinin birinci fıkrası, 62 nci maddesinin birinci fıkrası ve 53 üncü maddesi uyarınca 14 yıl 2 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına,
b) Kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan, 5237 sayılı Kanunu’nun 109 uncu maddesinin birinci fıkrası, üçüncü fıkrasının (f) bendi ve beşinci fıkrası, 43 üncü maddesinin birinci fıkrası, 62 nci maddesinin birinci fıkrası ve 53 üncü maddesi uyarınca 3 yıl 1 ay 15 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına,

Dair kararlarının sanık müdafileri ve katılanlar vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine Yargıtay 9. Ceza Dairesinin 06.07.2022 tarihli ve 2021/24658 Esas, 2022/7580 Karar sayılı kararı ile "...Sanığın, kollukta müdafi huzurunda alınan ifadesinde mağdurenin doğum tarihini 17.09.1993 olarak belirttiğini, sorgusu sırasında ise mağdurenin fiziki olarak büyük gösterdiğini savunması karşısında; olayda 5237 sayılı TCK'nın 30. maddesinde düzenlenen hata hükümlerinin uygulanma koşullarının bulunup bulunmadığı tartışıldıktan sonra hükme varılması gerekirken dosya kapsamına uygun düşmeyen yetersiz gerekçe ile yazılı şekilde mahkumiyet hükümleri kurulması suretiyle 5271 sayılı CMK'nın 230. maddesine muhalefet edilmesi" nedeniyle bozulmasına karar verilmiştir.

2. Yargıtay 9. Ceza Dairesinin bozma kararına uyularak yapılan yargılama sonucunda Çorlu 1. Ağır Ceza Mahkemesinin 01.03.2023 tarihli ve 2022/368 Esas, 2023/75 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında;
a) Beden veya ruh sağlığını bozacak şekilde çocuğun nitelikli cinsel istismarı suçundan, 5237 sayılı Kanun'un 103 üncü maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi delaletiyle 103 üncü maddesinin ikinci fıkrası ve altıncı fıkrası, 43 üncü maddesinin birinci fıkrası, 62 nci maddesinin birinci fıkrası ve 53 üncü maddesi uyarınca 14 yıl 2 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına,
b) Kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan, 5237 sayılı Kanun'un 109 uncu maddesinin birinci fıkrası, üçüncü fıkrasının (f) bendi ve beşinci fıkrası, 43 üncü maddesinin birinci fıkrası, 62 nci maddesinin birinci fıkrası ve 53 üncü maddesi uyarınca 3 yıl 1 ay 15 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına,
Karar vermiştir.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ
A. Sanık Müdafilerinin Temyiz İsteği
Sanık hakkında hata hükümlerinin uygulanması gerektiğine, sanığın hata hükümlerinden yararlanması için mağdure ile cinsel ilişkiye girdiğini kabul etmesi gerekmediğine, hata hükümlerinin uygulanmamasının Yargıtay Bozma kararına aykırı olduğuna, davanın devam etme süresi uzun olduğundan sanığın psikolojik sıkıntı çektiğine, mağdurenin beyanının bir bütün olarak değerlendirilmesi gerektiğine, bir kısımı yanlış kabul edilip bir kısmının doğru kabul edilemeyeceğine, mahkemece mağdurenin yaşı konusunda alınan Adli Tıp Kurumu raporuna dikkate alınır ise mağdurenin üç yaşında okula gittiğinin kabulü gerektiğine, bu hususun dosya içeriği ile çeliştiğine, mahkemenin kabulünün hatalı olduğuna, mağdurenin sanığa iftira atması için birçok sebebi olduğuna, şüphenin sanık lehine yorumlanması gerektiğine, Adli Tıp Kurumu raporlarının çelişkili olduğuna ve hükme esas alınamayacağına, ruh sağlığı raporunun gerçeği yansıtmadığına ve diğer hususlara ilişkindir.

B. Katılanlar Vekilinin Temyiz İsteği
Mahkemenin kararının sanık aleyhine bozulmasını isteyen süre tutum talebinden ibarettir.

III. GEREKÇE
Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemlerin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olduğu, eylemlere uyan suç vasıfları ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, hükümlerde hukuka aykırılık görülmemiştir.

IV. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Çorlu 1. Ağır Ceza Mahkemesinin 01.03.2023 tarihli ve 2022/368 Esas, 2023/75 Karar sayılı kararında sanık müdafileri ve katılanlar vekili tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden sanık müdafileri ve katılanlar vekilinin temyiz sebeplerinin reddiyle hükümlerin, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,

Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,

20.02.2024 tarihinde karar verildi.

...