WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 28 Haziran 2026

YARGITAY 9. CEZA DAİRESİ

A- A A+

9. Ceza Dairesi         2023/8067 E.  ,  2024/2329 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2022/794 E., 2023/194 K.
SUÇ : Çocuğun cinsel istismarı
HÜKÜM : Mahkumiyet
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama

Sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükmün; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz istemlerinin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ - OLAY VE OLGULAR
1. Sanık hakkında çocuğun cinsel istismarı suçunu işlediği iddiası ile 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 103 üncü maddesinin birinci fıkrasının birinci cümlesi, üçüncü fıkrasının (c) bendi, 43 üncü ve 53 üncü maddeleri uyarınca açılan kamu davasının yapılan yargılaması sonucunda, İstanbul Anadolu 4. Ağır Ceza Mahkemesinin, 05.04.2018 tarihli ve 2018/2 Esas, 2018/123 Karar sayılı kararı ile mevcut delillerin değerlendirilmesi ile çocuğun cinsel istismarı suçundan, 5237 sayılı Kanun’un 103 üncü maddesinin birinci fıkrasının birinci cümlesi, üçüncü fıkrasının (c) bendi, 62 nci, 43 üncü ve 53 üncü maddeleri uyarınca 12 yıl 6 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına dair verilen kararın sanık müdafii ile katılan Bakanlık vekili ve o yer Cumhuriyet savcısı tarafından istinaf edilmesi üzerine, İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 20. Ceza Dairesinin, 18.05.2022 tarihli ve 2022/1066 Esas, 2022/1152 Karar sayılı kararı ile istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiştir.

2. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 20. Ceza Dairesi kararının sanık müdafii ile katılan Bakanlık vekili tarafından temyizi üzerine Dairemizin 13.10.2022 tarihli ve 2022/9605 Esas, 2022/9002 Karar sayılı kararı ile sair temyiz itirazlarının reddine karar verilerek "Mağdurun aşamalardaki ifadeleri, savunma ve tüm dosya içeriği nazara alındığında ilk derece mahkemesince sanığın, kardeşi olan mağdureye intikalden bir gün önce gerçekleştirdiği eylemi dışında değişik tarihlerde cinsel istismarda bulunduğuna dair kesin ve inandırıcı delil olmadığı gözetilmeden müsnet suçtan belirlenen temel cezanın zincirleme suça ilişkin 5237 sayılı TCK'nın 43/1. maddesi ile artırılması karşısında, söz konusu hükme yönelik istinaf başvurusunun kabulü yerine esastan reddedilmesi" nedeniyle bozulmasına ve dava dosyasının 5271 sayılı Kanun'un 304 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (a) bendi uyarınca İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine karar verilmiştir.

3. İstanbul Anadolu 4. Ağır Ceza Mahkemesinin, 13.03.2023 tarihli ve 2022/794 Esas, 2023/194 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında çocuğun cinsel istismarı suçundan, 5237 sayılı Kanun’un 103 üncü maddesinin birinci fıkrasının birinci cümlesi, üçüncü fıkrasının (c) bendi, 62 nci ve 53 üncü maddeleri uyarınca 10 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmekle, 5271 sayılı Kanun'un 307 nci maddesinin üçüncü fıkrasında yer verilen; "Yargıtaydan verilen bozma kararına uyulması hâlinde ilk derece mahkemesi tarafından verilen karara karşı, istinaf veya temyiz sınırlarına bakılmaksızın sadece temyiz yoluna başvurulabilir." hükmü uyarınca dava dosyası doğrudan temyiz merciine gönderilmiştir.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ
A. Sanık Müdafiinin Temyiz İstemi
Özetle; delillerin değerlendirilmesinde hataya düşülerek müvekkilinin cezalandırılmasına karar verildiğine, sanığın lehine olan hususların dikkate alınmadığına, mağdurenin beyanından başka bir delil bulunmadığına, müvekkilinin atılı suçu işemediğine, mağdurenin çelişkili beyanlarıyla ceza verildiğine, şüpheden sanık yararlanır ilkesinin ihlal edildiğine, kararın bozulması talebine ve dilekçesinde belirttiği diğer hususlara ilişkindir.

B. Katılan Bakanlık Vekilinin Temyiz İstemi
Özetle; alt sınırdan ceza verildiğine, 5237 sayılı Kanun’un 62 nci maddesinin uygulanmaması gerektiğine, 5237 sayılı Kanun’un 43 üncü maddesinin uygulanmadığına, 5237 sayılı Kanun’un 103 üncü maddesinin ikinci fıkrası uyarınca değerlendirme yapılmadığına, kararın bozulması talebine ve dilekçesinde belirttiği diğer hususlara ilişkindir.

III. GEREKÇE
1. 5271 sayılı Kanun'un 288 ve 294 üncü maddelerinde yer alan düzenlemeler nazara alınıp, aynı Kanun'un 289 uncu maddesinde sayılan kesin hukuka aykırılık halleri ve temyiz dilekçelerinde belirtilen nedenler de gözetilerek yapılan değerlendirmede, yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olduğu, eyleme uyan suç vasıfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşılmakla kurulan hükümde hukuka aykırılık görülmemiştir.

2. Suç tarihinin 12.12.2017 olarak mahallende düzeltilmesi mümkün görülmüştür.

IV. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle İstanbul Anadolu 4. Ağır Ceza Mahkemesinin, 13.03.2023 tarihli ve 2022/794 Esas, 2023/194 Karar sayılı kararında sanık müdafii ve katılan Bakanlık vekilince öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun’un 289 uncu maddesinin birinci fıkrası ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin birinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMLERİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA,

Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin dördüncü fıkrası uyarınca İstanbul Anadolu 4. Ağır Ceza Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,

14.03.2024 tarihinde karar verildi.