9. Ceza Dairesi 2023/7912 E. , 2023/6018 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
SAYISI : 2023/254 E., 2023/319 K.
SUÇ : Çocuğun nitelikli cinsel istismarı
HÜKÜM : İstinaf başvurusunun esastan reddi kararı
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama
İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. İskenderun 1. Ağır Ceza Mahkemesinin, 15.11.2022 tarihli ve 2022/523 Esas, 2022/437 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında çocuğun nitelikli cinsel istismarı suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 103 üncü maddesinin ikinci fıkrasının son cümlesi ve 43 üncü maddesinin birinci fıkrası ile 53 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca 22 Yıl 6 Ay hapis cezası ile cezalandırılması ile hak yoksunluklarına uygulanmasına karar verilmiştir.
2. Adana Bölge Adliye Mahkemesi 12. Ceza Dairesinin, 12.04.2023 tarihli ve 2023/254 Esas, 2023/319 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik sanık müdafii ile katılan Bakanlık vekilinin istinaf başvurusunun 5271 sayılı Kanun’un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanık Müdafiinin Temyiz İstemi
Sanık müdafiinin temyiz dilekçesinin, suçun sübut bulmadığına, istinaf hükmünün matbu ve gerekçesiz olduğuna, gerekçe kararın hatalı ve mesnetsiz olduğuna, mağdurenin yönlendirildiğine ve çıkarılan yorumlara dayalı hüküm kurulduğuna, sanığın itiraf olarak kabul edilen ifadesinin olay anındaki durumu tarif etme amacına dayalı olduğuna, mahkeme gerekçesinin olayın oluşu ile örtüşmediğine, tanıklıktan çekinme hakkının kullanılmasının sanık aleyhine kullanılamayacağına, tanıklıktan çekinmiş ...’in soruşturma beyanlarının mahkemece delil değerlendirilmesinde esas alınamayacağına, mağdurenin beyanlarına itibar edilebileceğine dair rapor olmasına rağmen mağdurenin böyle bir olay olmadığı yönündeki beyanının nazarı itibara alınmadığına, mahkemenin varsayıma dayalı hüküm kurduğuna, somut delil olmadığına, mağdurenin beyanlarında çelişkiler olduğuna, lehe delillerin toplanmadığına, ve şüpheden sanık yararlanır evrensel ilkesi gereğince beraat kararı verilmesi gerektiğine yönelik olduğu görülmüştür.
III. OLAY VE OLGULAR
Temyizin kapsamına göre;
A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü
Sanığın, tanık abisinin eşi olan şikâyetçinin önceki evliliğinden kızı olan mağdur ile aynı odada yattıkları sırada mağduru yatağına alarak kıyafetlerini dizine kadar indirip parmağını poposuna soktuğu, cinsel organını mağdurun özel bölgesine sürttüğü, mağdurun özel bölgesini okşadığı, yine başka günlerde mağdurdan ağzını açmasını isteyip cinsel organını mağdurun ağzına soktuğu, sanığın cinsel organından gelen sıvıyı kendi kıyafetleri ile silip kıyafetlerini kendi çantasına koyduğu, yine mağduru dudağından, yanağından ve özel bölgelerinden öptüğü, bu olayın farklı zamanlarda birden fazla kez tekrarlandığı şeklinde olayı kabul ettiği anlaşılmıştır.
B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü
İlk Derece Mahkemesince kabul edilen olay ve olgularda, Bölge Adliye Mahkemesi tarafından bir isabetsizlik görülmediği anlaşılmıştır.
IV. GEREKÇE
İlk Derece Mahkemesinin gerekçesi, mağdurun soruşturma aşamasında olaya ilişkin ayrıntı içeren ve şikâyetçi anne Şükran ile sanığın abisi tanık ...'in ilk beyanlarıyla uyumlu anlatımları ve tüm dosya kapsamına göre; yargılama sürecindeki işlemlerin usul ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırılarak vicdani kanıya ulaşıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, Bölge Adliye Mahkemesince sanık hakkında kurulan hükümde hukuka aykırılık görülmemiştir.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle Adana Bölge Adliye Mahkemesi 12. Ceza Dairesinin, 12.04.2023 tarihli ve 2023/254 Esas, 2023/319 Karar sayılı kararında sanık müdafii tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun’un 289 uncu maddesinin birinci fıkrası ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin birinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA,
Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca İskenderun 1. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Adana Bölge Adliye Mahkemesi 17. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
05.10.2023 tarihinde karar verildi.
Dilekçeniz oluşturuluyor. Bu süreç biraz zaman alabilir, ancak sıkılmamanız için aşağıda dilekçe oluşturulmasını istediğiniz konuda benzer içtihatları listeledik. İncelemek isteyebilir veya bekleyebilirsiniz. Dilekçeniz oluşturulduktan sonra ekranda sizinle paylaşılacaktır. Sabrınız için teşekkür ederiz!