WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 25 Haziran 2026

YARGITAY 9. CEZA DAİRESİ

A- A A+

9. Ceza Dairesi         2023/7879 E.  ,  2023/7449 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
SAYISI : 2022/2011 E., 2023/281 K.
SUÇ : Çocuğun cinsel istismarı
HÜKÜM : İstinaf başvurusunun esastan reddi
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma

İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz istemlerinin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteklerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmiştir.

Sanık müdafiinin duruşmalı inceleme talebinin, 7079 sayılı Kanun’un 94 üncü maddesiyle değişik 5271 sayılı Kanun’un 299 uncu maddesinin birinci fıkrası gereği takdîren reddine karar verilmekle, gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. Fatsa Ağır Ceza Mahkemesinin 16.08.2022 tarihli ve 2021/228 Esas, 2022/173 Karar sayılı kararı ile
a) Sanık hakkında katılan mağdur ...'e yönelik çocuğun cinsel istismarı suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 103 üncü maddesinin birinci fıkrasının üçüncü cümlesi ile 43 ve 53 üncü maddeleri uyarınca 12 yıl hapis 6 ay cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına,
b) Sanık hakkında katılan mağdur ...'e yönelik çocuğun cinsel istismarı suçundan 5237 sayılı Kanun'un 103 üncü maddesinin birinci fıkrasının birinci cümlesi ile 43 ve 53 üncü maddeleri uyarınca 10 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına,
c) Sanık hakkında katılan mağdur ...'a yönelik çocuğun cinsel istismarı suçundan 5237 sayılı Kanun'un 103 üncü maddesinin birinci fıkrasının birinci cümlesi ile 53 üncü maddesi uyarınca 8 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına,
karar verilmiştir.

2. Samsun Bölge Adliye Mahkemesi 3. Ceza Dairesinin, 16.02.2023 tarihli ve 2022/2011 Esas, 2023/281 karar sayılı kararı ile
İlk Derece Mahkemesince sanık hakkında atılı suçtan mahkumiyet hükümlerine yönelik sanık müdafii ile katılan mağdurlar vekillerinin istinaf başvurularının 5271 sayılı Kanun’un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir.

3. Dava dosyası, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca tanzim olunan 16.05.2023 tarihli ve 9-2023/51304 sayılı, bozma görüşlü Tebliğname ile Dairemize tevdi edilmiştir.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ
A. Bölge Adliye Mahkemesi Cumhuriyet Savcısının Temyiz İstemi
Alınan raporlarında ve ifadelerine katılan uzmanların beyanlarına göre, ifadelerine ancak delillerle desteklenmesi halinde itibar edilebilecek mağdurların aşamalarda vermiş oldukları tüm ifadelerin kendi içerisinde çeliştiği gibi birebir ifadeleri ile de çelişkiler içerdiği, mağdur ...'nun beyanları ile de anlatımlarının uyumlu olmadığı, DNA raporu içeriğinde maddi bir bulgu ele geçirilememiş olması, mağdurların istismara uğradıktan sonra da sanığın evine gitmeye devam etmiş, yaşadıklarını ailelerine anlatmamış olmaları, İlk Derece Mahkemesince mağdurların sanık tarafından tehdit edildiğinin kabul edilmemiş olması, olayın ortaya çıkmasından önce mağdurların sanığın aracına zarar vermiş olmaları nedeniyle falçata ile mağdurları yaralamış olması nedeniyle mağdurların sanığa iftira atmasının pek muhtemel olması, dinlenen bir kısım tanığın olaya ilişkin bilgi ve görgülerinin olmadığına dair beyanları, sanığın savunmalarında hayatın olağan akışına uygun olmayan iddialarının kendisini savunmaya yönelik afaki beyanlar niteliğinde olduğunun kabul edilebilecek olması ve tüm dosya kapsamından sanığın mağdurlara yönelik cinsel istismarda bulunduğuna dair cezalandırılmasına yeterli, inandırıcı, her türlü şüpheden uzak delil elde edilememiş olması nedeniyle, İlk Derece Mahkemesi hükmünün kaldırılarak, duruşma icrası suretiyle sanığın bu suçtan beraatine dair karar verilmesi ile kabule göre; mağdur anlatımlarının aşamalardaki kendi içerisinde ve birbirleri ile olan çelişkileri giderilmeden mahkümiyet hükmü kurulmuş olması, mahkümiyet hükümlerinin mağdur beyanlarına itibar edilerek kurulmuş olması karşısında, sanık hakkında 5237 sayılı Kanun'un 103 üncü maddesinin dördüncü fıkrasının uygulanıp uygulanmayacağının karar yerinde tartışılmamış olması, mağdur ...'a yönelik eylemleri nedeniyle, sanık hakkında 5237 sayılı Kanun'un 43 üncü maddesinin birinci fıkrasının uygulanmamış olması hususlarının kanuna aykırı görüldüğüne ilişkindir.

B. Sanık Müdafiinin Temyiz İstemi
Cumhuriyet Savcılığının sanık hakkında beraat kararı verilmesi gerektiğine ilişkin temyiz talebinin usul ve kanunlara uygun olduğuna, intikalin geç olmasına, mağdurların beyanlarının çelişkiler içermesi, psikolog beyanı, tanık beyanları doğrultusunda sanığın beraatine karar verilmesi gerektiğine, mağdurların kıyafetlerinde çıkan DNA’ların sanığa ait olup olmadığı hususunda sanıktan örnek alınmamasının usul ve kanuna aykırı olduğuna, sanıkla mağdurlar arasında husumet olduğuna, usulüne uygun delil toplanmadığına, takdiri indirim maddesinin uygulanmamasına ilişkindir.

III. OLAY VE OLGULAR
Temyizin kapsamına göre;
A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü
1. Katılan Mağdur ...'e Yönelik Eylemlerine İlişkin
'' İddianame anlatımında mağdur hakkında iki eyleme yer verildiği, her ne kadar tarihler 2020 yılının Nisan ayı ve 2021 yılının Kasım ayı olarak belirtilmiş ise de; mağdurların zaman mefhumunun olmadığının alınan beyanlardan ve adli görüşme değerlendirme raporlarından anlaşıldığı, bu haliyle her üç erkek mağdurun beyanları bir bütün olarak değerlendirildiğinde eylemlerin Eylül/Ekim ve Kasım 2021 tarihinde olduğunun anlaşıldığı, sanığın mağdura karşı eylemlerinin mağdurun anlatımlarında sanık tarafından pantolonunun indirilmeye çalışılması, ön ve arka cinsel bölgelerine (kendi tabiri ile pipisine, g*tüne) dokunulması, kendi cinsel organına dokundurtmaya çalışılması, başka bir tarihte yatağa yatırıp cinsel organını kendisine sürtmesi (mağdurun bu hususu sinkaf etme olarak açıkladığı) şeklinde betimlenmesi, mağdurun açıklamalarının diğer mağdur ...'ın beyanları ile desteklenmesi, şikayet tarihinden önceki son olayda her üç erkek mağdurun da sanığın evinde olduğunun diğer mağdur ...'nun beyanları ile de desteklenmesi, her ne kadar tanık ... aşamalarda çelişkili beyanlarda bulunmuş ise de sanığın evinden mağdur ...'i aldığının ve ...'in de orada olduğunun sabit olması, taraflar arasında yukarıda açıklandığı üzere mağdurların iffetinin ve namusunun ortaya konularak iftira atılmasını gerektiren bir husumetin bulunmaması, olayın intikali öncesi ve sırasında mağdurun haleti ruhiyesinin dosyaya yansıyan haliyle yaşadıklarının etkisinde kaldığını gösterir nitelik arz etmesi, mağdurun alınan ATK raporuna göre zeka geriliğinin bulunması, beyanlarına başkaca delillerle desteklenmesi halinde itibar edilebilecek olmasına göre her ne kadar alınan ATK raporunda mağdurdan alınan örneklerde sanığa ait DNA profiline rastlanılmamış ise de beyanlarının diğer mağdur beyanları ile desteklenmesi, somut olayı tanık Kutsal'a anlattıklarına ilişkin beyanının tanık Kutsal tarafından doğrulanması, mağdur anlatımlarının mağdurun yaşı da dikkate alındığında mağdurun kurgulaması ile oluşabilecek nitelikte olmaması, olayın intikal şekli ve zamanı, sanığın aşamalarda alınan beyanlarının yukarıda açıklanan surette itibar edilebilir mahiyette olmaması, her iki eylemin gerçekleştirilme şeklinin cinsel amaca matuf, açıklamalar dikkate alındığında sarkıntılık boyutunu aşacak mahiyette eylemler olması hususları bir bütün olarak değerlendirildiğinde sanığın mağdur ...'e karşı suç tarihi de dikkate alındığında on iki yaşından küçük çocuğun cinsel istismarı suçunu işlediği'' mahkemece kabul edilmiştir.

2. Katılan Mağdur ...'e Yönelik Eylemlerine İlişkin
'' İddianame anlatımında mağdur hakkında iki eyleme yer verildiği, eylem tarihleri hususunda mağdur ...'e ilişkin açıklamaların burada da geçerli olduğu, mağdurun sanığın kendisine karşı gerçekleştirdiği eylemler hususunda karışıklıkların bulunduğu, bu hususun somut delille desteklenen yaralama suçu açısından dahi görülmüş olması (yaralama suçunun doktor raporu, mağdur beyanları, sanık ikrarı ile sabit olması) -şöyle ki söz konusu somut olay apartman önünde sanığın aracı yanında olmasına karşın mağdur bu olayı evdeki olaylardan sonra evde gerçekleşmiş gibi anlattığı görülmüştür- ve mağdur bakımından alınan ATK raporunda mağdurda tespit edilen zeka geriliği ile yaşıtlarına göre gelişim geriliğinin bulunması bir bütün olarak değerlendirildiğinde çelişki olarak değerlendirilemeyeceği hususunda mahkememizde kanaat hasıl olmuş, mağdurun beyanları incelendiğinde sanığın kendisi dahi bu hususta savunmada bulunmadan evvel mağdurun sanığın eşini aldattığına dair beyanda bulunması, amacın sanığa iftira atılması ve doğruluğunun kabulü halinde sanığın eşini aldattığı kişinin tanık ... olması durumunda mağdurun teyzesinin de namusunda ve iffetine halel geleceği göz önüne alınarak planlı bir biçimde mağdurun bun durumu açıklamayacak olması, mağdurun sanığın telefonuna girdiğini kabul etmesi, bu hususun sanık açıklamalarında da geçmesi, ancak mağdurun beyanında sanığın eşini aldattığını bu şekilde öğrendiğini (whatsapp konuşmaları üzerinden) beyan etmesi, sanığın ise cinsel içerikli video izlediklerini gördüğünü beyan etmesi, amacı sanığa iftira atmak olan mağdurun sanığın kendilerine cinsel içerikli video izlettiğini beyan etmesi akabinde aynı zamanda kendisinin de sanığın telefonuna girdiğini beyan etmeyecek olması ve yukarıdaki tüm açıklamalar birlikte değerlendirildiğinde mağdurun beyanlarına itibar edilebilecek olması, ancak bu hususun yan delillerle birlikte değerlendirilmesi gerektiği, mağdurun sanığın kendisinin bacaklarının arasına dokunması poposuna dokunmaya çalışması üzerine tekme atması şeklindeki anlatımının mağdur ...'ın anlatımlarında geçen sanığın mağdur ...'i yatağa yatırıp cinsel organını avuçlama, mağdur ...'in sanığın eline vurması üzerine sanığın bir şey olmayacağını söyleyerek boxerını indirip dokunmaları istemesi olayı ile, diğer eylemin ise şikayet tarihinden hemen önce gerçekleşen eylemle örtüşmesi, şikayet tarihinden önceki son olayda her üç erkek mağdurun da sanığın evinde olduğunun diğer mağdur ...'nun beyanları ile de desteklenmesi, her ne kadar tanık ... aşamalarda çelişkili beyanlarda bulunmuş ise de sanığın evinden mağdur ...'i aldığının sabit olması, taraflar arasında yukarıda açıklandığı üzere mağdurların iffetinin ve namusunun ortaya konularak iftira atılmasını gerektiren bir husumetin bulunmaması, mağdurun alınan ATK raporuna göre zeka geriliğinin bulunması, beyanlarına başkaca delillerle desteklenmesi halinde itibar edilebilecek olmasına göre her ne kadar alınan ATK raporunda mağdurdan alınan örneklerde sanığa ait DNA profiline rastlanılmamış ise de beyanlarının diğer mağdur beyanları ile desteklenmesi, somut olayı tanık Kutsal'a anlattıklarına ilişkin beyanının tanık Kutsal tarafından doğrulanması, tüm mağdurların tanık ...'in mağdur ...'i almaya geldiği gün sanığın mağdurlara cinsel eylemde bulunduğunu beyan etmeleri, mağdur anlatımlarının mağdurun yaşı da dikkate alındığında mağdurun kurgulaması ile oluşabilecek nitelikte olmaması, olayın intikal şekli ve zamanı, sanığın aşamalarda alınan beyanlarının yukarıda açıklanan surette itibar edilebilir mahiyette olmaması, mağdurun eylemlerin sırasını karıştırdığı kabulü ile her iki eylemin gerçekleştirilme şeklinin cinsel amaca matuf, açıklamalar dikkate alındığında son eylemin sarkıntılık boyutunu aşacak mahiyette olması, cinsel suçlarda zincirleme suç hükümleri uygulanırken ağır olan eylemden temel cezanın belirlenerek akabinde zincirleme suç hükümlerinin uygulanacak olması hususları bir bütün olarak değerlendirildiğinde sanığın mağdur ...'e karşı çocuğun cinsel istismarı suçunu işlediği'' mahkemece kabul edilmiştir.

3. Katılan Mağdur ...'a Yönelik Eylemine İlişkin;
''İddianame anlatımında mağdur hakkında tek eyleme yer verildiği, eylem tarihleri hususunda mağdur ... ve ...'e ilişkin açıklamaların burada da geçerli olduğu, mağdur ...'ın soruşturma aşamasından kovuşturma aşamasına kadar ön görüşme de dahil olmak üzere tüm aşamalarda sanığın kendisine karşı evde gerçekleştirdiği eylemi aynı şekilde anlattığı, mağdurun somut olayı sanığın kendisini yatağa yüzüstü yatırarak bacaklarının arasına kendi cinsel organını sürtmek şeklinde tariflediği, mağdurun beyanlarının somut olayın aynı zamanda tanığı olan mağdurlar ... ve ...'in beyanlarıyla da desteklendiği, somut olayda her üç erkek mağdurun da sanığın evinde olduğunun diğer mağdur ...'nun beyanları ile de desteklenmesi, olay günü olay yerinde olan mağdurların ön görüşme tutanakları, kolluk tutanakları ve soruşturma aşamasında alınan beyanları bir bütün olarak değerlendirildiğinde diğer iki mağdurun kaçması, mağdurun Emircan'ın evden son çıkan kişi olduğunun anlaşılması, her ne kadar tanık ... aşamalarda çelişkili beyanlarda bulunmuş ise de sanığın evinden mağdur ...'i aldığının ve ...'in de orada olduğunun, ancak Emircan ve sanığı görmediğinin sanık beyanları ile de desteklenecek şekilde sabit olması, taraflar arasında yukarıda açıklandığı üzere mağdurların iffetinin ve namusunun ortaya konularak iftira atılmasını gerektiren bir husumetin bulunmaması, olayın intikalinde mağdurun ruh halinin dosyaya yansıyan haliyle yaşadıklarının etkisinde kaldığını gösterir nitelik arz etmesi, mağdurun alınan ATK raporuna göre zeka geriliğinin bulunması, beyanlarına başkaca delillerle desteklenmesi halinde itibar edilebilecek olmasına göre her ne kadar alınan ATK raporunda mağdurdan alınan örneklerde sanığa ait DNA profiline rastlanılmamış ise de beyanlarının diğer mağdur beyanları ile desteklenmesi, mağdur anlatımlarının mağdurun yaşı da dikkate alındığında mağdurun kurgulaması ile oluşabilecek nitelikte olmaması, olayın intikal şekli ve zamanı, sanığın aşamalarda alınan beyanlarının yukarıda açıklanan surette itibar edilebilir mahiyette olmaması, eylemin gerçekleştirilme şeklinin cinsel amaca matuf, açıklamalar dikkate alındığında sarkıntılık boyutunu aşacak mahiyette olması hususları bir bütün olarak değerlendirildiğinde sanığın mağdur ...'a karşı çocuğun cinsel istismarı suçunu işlediği'' mahkemece kabul edilmiştir.

B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü
İlk Derece Mahkemesince kurulan hükümlere yönelik kabul edilen olay ve olgularda, Bölge Adliye Mahkemesi tarafından bir isabetsizlik görülmediği anlaşılmıştır

IV. GEREKÇE
Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemlerin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırılarak vicdanî kanıya ulaşıldığı, buna ilişkin gerekçelerin hukuka uygun olduğu anlaşılmış, bu kapsamda Bölge Adliye Mahkemesi tarafından gerçekleştirilen inceleme neticesinde kurulan hükümlerde hukuka aykırılık bulunmamıştır. Bu nedenle Tebliğnamede bozma isteyen görüşe iştirak edilmemiştir.

V. KARAR
Gerekçe bölümününde açıklanan nedenlerle Samsun Bölge Adliye Mahkemesi 3. Ceza Dairesinin 16.02.2023 tarihli ve 2022/2011 Esas, 2023/281 Karar sayılı kararında Bölge adliye mahkemesi Cumhuriyet savcısı ile sanık müdafiince öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun’un 289 uncu maddesinin birinci fıkrası ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin birinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA,

Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca Fatsa Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Samsun Bölge Adliye Mahkemesi 3. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,

09.11.2023 tarihinde karar verildi.