9. Ceza Dairesi 2023/784 E. , 2023/3004 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
SUÇLAR : Çocuğun cinsel istismarı, kişiyi hürriyetinden yoksun kılma
HÜKÜM : İstinaf başvurusunun esastan reddi kararı
Sanık hakkında kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan kurulan hüküm yönünden; hükmedilen cezanın miktar ve türü gözetildiğinde kararın temyizinin mümkün olmadığı belirlenmiştir.
Çocuğun cinsel istismarı suçu yönündeki İlk Derece Mahkemesince verilen hükümlere yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun (5271 sayılı Kanun) 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz istemlerinin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. Çankırı Ağır Ceza Mahkemesi'nin 02.08.2022 tarihli ve 2021/305 Esas, 2022/203 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında çocuğun cinsel istismarı suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 103 üncü maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi delaletiyle 103 üncü maddesinin birinci fıkrasının birinci cümlesi ve 62 nci madde ile 53 üncü madde uyarınca 6 yıl 8 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına, karar verilmiştir.
2. Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 17. Ceza Dairesinin, 21.10.2022 tarihli ve 2022/1082 Esas, 2022/1304 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik istinaf başvurularının 5271 sayılı Kanun’un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir.
3. Dava dosyası, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca tanzim olunan, 21.12.2022 tarihli ve 9-2022/152769 sayılı ret ve onama görüşlü Tebliğname ile Daireye tevdi edilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
A. Sanık Müdafiinin Temyiz İstemi
Mağdurenin genital muayene raporu ile mağdureden alınan sürüntü örneklerine ilişkin analiz raporunun sanığın lehine olduğuna, mağdurenin kişilik itibariyle yalan konuşan biri olduğunun dosya kapsamındaki tanık ifadelerinden anlaşıldığına, mağdurenin mahkeme ifadesi sırasında yönlendirici sorular sorulduğuna, mağdurenin başka sanık lehine verdiği ifadelerin bu sorular sonrasında sanık aleyhine değiştiğine, mağdurenin annesi tarafından alınan ses kaydın yasak delil niteliğinde olmasına rağmen mahkemenin bu delile gerekçesinde yer verdiğine, dosya kapsamındaki delillerden sanık ile mağdurenin yüz yüze geldiğine dair somut ve inandırıcı hiç bir delil bulunmadığına, açıklanan nedenlerle sanığın üzerine atılı suçlardan beraati yerine mahkumiyetine karar verilmesinin hukuka aykırı olduğuna yöneliktir.
B. Katılan Bakanlık Vekilinin Temyiz İstemi
Sanığın üst hadden cezalandırılması ve sanık hakkında takdiri indirim uygulanmaması ayrıca kurum lehine vekalet ücreti tayin edilmesi gerektiğinden bahisle hükümlerin bozulması istemine yöneliktir.
C. Katılan Mağdure Vekilinin Temyiz İstemi
Sanığın üst hadden cezalandırılması ve sanık hakkında takdiri indirim uygulanmaması gerektiğine yönelik hükümlerin bozulması istemine yöneliktir.
III. OLAY VE OLGULAR
A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü
Sanığın, dosya kapsamında alınan ATK raporlarına göre, hafif derecede zeka geriliği bulunan ve bu zeka geriliğinin, mağduru bulunduğu olayın hukuki anlam ve sonuçlarını algılamasına, fiile ruhsal yönden mukavemet etmesine mani olacak mahiyet ve derecede olduğu belirtilen mağdurenin elini tuttuğu, mağdureyi bir tuvalete götürerek, sarıldığı, mağdurenin dudağına, poposuna ve vajina bölgesine eli ile dokunup, öptüğü ve sanığın eylemini bu şekilde gerçekleştirdiği kabul edilmiş olup; her ne kadar sanık mağdure ile hiç görüşmediğini söyleyip üzerine atılı suçu inkar etmiş ise de dosyada bulunan ses kaydı incelendiğinde, sanığın, mağdure ile gayet samimi bir şekilde konuştuğu, buluşma saati konusunda anlaştıkları ve savunmalarının aksine arayan kişinin müşterisi olmadığı, arayanın mağdure olduğunu bildiği, ayrıca mağdure ve tanığın anlatımlarında sanığın ismini ve telefon numarasını içeren bir not kağıdının mağdureye verildiği, bu not kağıdı hakkında düzenlenen kriminal rapordan da anlaşılacağı üzere bu yazının sanığın elinin ürünü olmasının kuvvetle muhtemel olduğu, sanığın savunmalarının aksine, kamera kayıtları ve polis tutanağından, sanığın o gün postaneye hiç girmediği anlaşılmış olup sanığın kabul edilen eylemlerinin ani ve kesintili olmadığı, cinsel duyguların tatminine yönelik sıralı ve süregiden cinsel davranışlar olduğu, bu haliyle sanığın üzerine atılı çocuğun cinsel istismarı suçundan mahkumiyetine karar verilmiştir.
B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü
İlk Derece Mahkemesince kabul edilen olay ve olgularda, Bölge Adliye Mahkemesi tarafından bir isabetsizlik görülmediğinden istinaf talepleri esastan reddedilmiştir.
IV. GEREKÇE
A. Kişiyi Hürriyetinden Yoksun Kılma Suçundan Kurulan Hükme Karşı Temyiz İstekleri Yönünden
Hükmedilen cezanın miktar ve türü gözetildiğinde, 5271 sayılı Kanun'un 286 ncı maddesinin ikinci fıkrasının (a) bendi uyarınca İlk Derece Mahkemelerinden verilen beş yıl veya daha az hapis cezaları ile miktarı ne olursa olsun adli para cezalarına ilişkin istinaf başvurusunun esastan reddine dair Bölge Adliye Mahkemesi kararlarının temyizi mümkün olmadığından, söz konusu hükme yönelik temyiz istemlerinin reddine karar verilmesi gerektiği belirlenmiştir.
B. Çocuğun Cinsel İstismarı Suçundan Kurulan Hükme Yönelik Temyiz İstekleri Yönünden
1. İstanbul Adli Tıp Kurumu 6. İhtisas Kurulunca düzenlenen 18.03.2022 günlü, heyet raporunda kendisinde hafif derecede zeka geriliği bulunduğu tespit edilen mağdurenin mahkemede olaya ilişkin sorulan sorulara net bir cevap veremediği ve soruşturma aşamasındaki beyanları ile mahkeme aşamasındaki beyanları arasında çelişkiler bulunduğu, mağdurenin üvey annesinin soruşturma aşamasındaki beyanında, mağdurenin, kendisine, sanığın kendisini eve götürdüğünü ve burada cinsel ilişkiye girdiğini söylediğini ifade etmesi karşısında, yargılamanın hiç bir aşamasında bu hususta başka bir iddiada bulunulmadığı gibi, mağdurenin genital muayenesinde de hymenin intakt olduğunun belirlendiği, sanığın yargılamanın tüm aşamalarında mağdure ile telefonda konuştuklarını ancak yüz yüze hiç gelmediklerine yönelik savunmaları ve tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde sanığın üzerine atılı suçu işlediğine dair cezalandırılmasına yeter, her türlü şüpheden uzak, kesin ve inandırıcı delil bulunmadığı gözetilerek beraati yerine yazılı şekilde mahkumiyetine karar verilmesi hukuka aykırı bulunmuştur.
2. Açıklanan nedenlerle katılan mağdure vekili ile katılan Bakanlık vekilinin temyiz istemleri yerinde görülmemiş ve Tebliğnamede sanık hakkında kurulan mahkumiyet hükmünün onanmasına yönelik görüşe iştirak edilmemiştir.
V. KARAR
A. Kişiyi Hürriyetinden Yoksun Kılma Suçu Yönünden
Gerekçenin (A) bölümünde açıklanan nedenlerle sanık müdafii, katılan mağdure vekili ve katılan Bakanlık vekilinin temyiz istemlerinin, 5271 sayılı Kanun’un 298 inci maddesi uyarınca, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle REDDİNE,
B. Çocuğun Cinsel İstismarı Suçu Yönünden
Gerekçenin (B) bölümünde açıklanan nedenlerle Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 17. Ceza Dairesinin, 21.10.2022 tarihli ve 2022/1082 Esas, 2022/1304 Karar sayılı kararında sanık müdafiinin temyiz istemi yerinde görüldüğünden 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin ikinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, bozma sebebine göre sanığın TAHLİYESİNE, başka suçtan tutuklu veya hükümlü olmadığı takdirde derhal salıverilmesinin ilgili yerlere en seri şekilde bildirilmesi için müzekkere yazılmasına,
Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca Çankırı Ağır Ceza Mehkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 17. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
10.05.2023 tarihinde karar verildi.
Hükme iştirak eden üye ...'un karar yazımından önce 28.07.2023 tarihinde vefat etmesi nedeniyle imza eksikliğinin giderilemediğine dair 5271 sayılı CMK'nın 232/5. maddesine istinaden düşülen iş bu şerhin altı imzalanmıştır.
Dilekçeniz oluşturuluyor. Bu süreç biraz zaman alabilir, ancak sıkılmamanız için aşağıda dilekçe oluşturulmasını istediğiniz konuda benzer içtihatları listeledik. İncelemek isteyebilir veya bekleyebilirsiniz. Dilekçeniz oluşturulduktan sonra ekranda sizinle paylaşılacaktır. Sabrınız için teşekkür ederiz!