9. Ceza Dairesi 2023/7642 E. , 2024/1442 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
SAYISI : 2022/1180 E., 2022/1722 K.
SUÇ : Çocuğun cinsel istismarı
HÜKÜM : Mahkumiyet
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama
Bölge Adliye Mahkemesince bozma üzerine verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz istemlerinin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmiştir.
Sanık müdafiinin duruşmalı inceleme talebinin, 7079 sayılı Kanun’un 94 üncü maddesiyle değişik 5271 sayılı Kanun’un 299 uncu maddesinin birinci fıkrası gereği takdîren reddine karar verilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ - OLAY VE OLGULAR
1. Sanık hakkında çocuğun cinsel istismarı, kişiyi hürriyetinden yoksun kılma ve cinsel taciz suçlarından cezalandırılması istemiyle açılan kamu davasının yapılan yargılaması sonucunda, Karabük Ağır Ceza Mahkemesinin, 19.07.2018 tarihli ve 2018/118 Esas, 2018/220 Karar sayılı kararıyla mevcut delillerin değerlendirilmesi ile sanığın çocuğun cinsel istismarı suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 103 üncü maddesinin birinci fıkrasının birinci cümlesi ve 43 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca 15 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına, kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan aynı Kanun'un 109 uncu maddesinin birinci fıkrası, üçüncü fıkrasının (f) bendi ve beşinci fıkrası uyarınca 3 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına, cinsel taciz suçundan aynı Kanun'un 105 inci maddesinin birinci fıkrasının ikinci cümlesi, ikinci fıkrasının (e) bendi uyarınca 9 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına dair kararın istinaf edilmesi üzerine Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 17. Ceza Dairesinin 11.09.2019 tarihli ve 2018/2744 Esas, 2019/1234 Karar sayılı kararıyla sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükümlerin 5271 sayılı Kanun'un 280 inci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca kaldırılmasına, sanığın 2017 tarihli çocuğun cinsel istismarı eylemi sarkıntılık suretiyle çocuğun cinsel istismarı olarak kabulüyle bu suçtan 5237 sayılı Kanun'un 103 üncü maddesinin birinci fıkrasının ikinci cümlesi ve 103 üncü maddesinin üçüncü fıkrasının (d) bendi uyarınca 6 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına, kişiyi hürriyetinden yoksun kılma ile 2012 tarihli çocuğun cinsel istismarı suçundan 5271 sayılı Kanun'un 223 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (e) bendi uyarınca beraatine, cinsel taciz suçundan 5237 sayılı Kanun'un 105 inci maddesinin birinci fıkrasının ikinci cümlesi ve 105 inci maddesinin ikinci fıkrasının (d) bendi uyarınca 9 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına dair kararın temyiz edilmesi üzerine Yargıtay 9. Ceza Dairesinin 28.09.2022 tarihli kararıyla sanık hakkında cinsel taciz suçundan kurulan hükme yönelik temyiz isteminin 5271 sayılı Kanun'un 286 ncı maddesinin ikinci fıkrasının (b) bendi ve 298 inci maddesi uyarınca reddine, çocuğun cinsel istismarı ve kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçlarından kurulan hükümlere yönelik temyiz isteminin 5271 sayılı Kanun'un 302 nci maddesinin birinci fıkrası uyarınca esastan reddiyle onanmasına, sarkıntılık suretiyle çocuğun cinsel istismarı suçundan kurulan hükme yönelik temyiz isteminin kabulüyle hükmün "... Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, ilk derece mahkemesinin soruşturma ile kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdiriyle anılan hükme ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararı nazara alındığında yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine,
Ancak;
Oluşa uygun kabule göre sanığın 24.12.2017 tarihinde mağdurenin dudağından öpme, elini tutup pantolondan dışarı çıkarttığı cinsel organına elletme, apartmanın içinde mağdureye sarılıp, göğüslerini elleme, cinsel organına dokundurtma ve akabinde yine mağdurenin dudağından öpme şeklindeki eylemlerinin bir bütün halinde sarkıntılık düzeyini aşarak bakım ve gözetim yükümlülüğü bulunan mağdureye karşı çocuğun cinsel istismarı suçunu oluşturduğu gözetilmeden hatalı vasıflandırma ile yazılı şekilde hüküm kurulması,..." gerekçesiyle bozulmasına karar verilmiştir.
2. Bozma üzerine Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 17. Ceza Dairesinin 23.12.2022 tarihli ve 2022/1180 Esas, 2022/1722 Karar sayılı kararıyla mevcut delillerin değerlendirilmesi ile sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükmün 5271 sayılı Kanun'un 280 inci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca kaldırılmasına, sanığın çocuğun cinsel istismarı suçundan 5237 sayılı Kanun'un 103 üncü maddesinin birinci fıkrasının birinci cümlesi ve 103 üncü maddesinin üçüncü fıkrasının (d) bendi uyarınca 12 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
A. Sanık Müdafiinin Temyiz İstemi
Suçun sabit olmadığına, aleyhe bir değerlendirmede eylemin sarkıntılık boyutunu aşar nitelikte olmadığı konusunda kuşku olmadığına, sanığın mağdureye yönelik herhangi bir gözetim yükümlülüğü olmadığına, kararın kendi içerisinde çelişkili olduğuna, takdiri indirim hükümlerinin kanundaki deyimler tekrar edilmek suretiyle uygulanmaması nedeniyle de kararın bozulması gerektiğine ve dilekçesinde belirttiği diğer hususlara yöneliktir.
B. Katılan Bakanlık Vekilinin Temyiz İstemi
Sanığın alt sınırdan uzaklaşılarak cezalandırılması gerektiğine, kurum lehine vekalet ücretine hükmedilmesi gerektiğine ve dilekçesinde belirttiği diğer hususlara yöneliktir.
C. Katılan Mağdure ve Vekilinin Temyiz İstemleri
Sanığın üst sınırdan cezalandırılması gerektiğine ve dilekçelerinde belirttikleri diğer hususlara yöneliktir.
III. GEREKÇE
Bölge Adliye Mahkemesinin gerekçesi ile tüm dosya kapsamına göre, yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımın doğru biçimde belirlendiği, buna ilişkin gerekçelerin hukuka uygun olduğu anlaşılmış, 5271 sayılı Kanun'un 237 ve devamı maddelerindeki katılma hakkına ilişkin suçtan zarar görme şartının katılan Bakanlık için söz konusu olmadığı ve Devletin kanundan kaynaklanan koruma yükümlülüğünü yerine getirmesi nedeniyle vekalet ücretine hükmedilmemesi de yerinde olduğundan, temyiz sebepleri yerinde görülmemiş, kararda hukuka aykırılık bulunmamıştır.
IV. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 17. Ceza Dairesinin, 23.12.2022 tarihli ve 2022/1180 Esas, 2022/1722 Karar sayılı kararında sanık müdafii, katılan Bakanlık vekili ile katılan mağdure ve vekilince öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun’un 289 uncu maddesinin birinci fıkrası ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin birinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMLERİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA,
Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca Karabük Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 17. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
21.02.2024 tarihinde karar verildi.
...
Dilekçeniz oluşturuluyor. Bu süreç biraz zaman alabilir, ancak sıkılmamanız için aşağıda dilekçe oluşturulmasını istediğiniz konuda benzer içtihatları listeledik. İncelemek isteyebilir veya bekleyebilirsiniz. Dilekçeniz oluşturulduktan sonra ekranda sizinle paylaşılacaktır. Sabrınız için teşekkür ederiz!