9. Ceza Dairesi 2023/7195 E. , 2023/6566 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
SAYISI : 2023/548 E., 2023/603 K.
SUÇLAR : Çocuğun nitelikli cinsel istismarı (mağdure ...'e yönelik)
Çocuğun cinsel istismarı (mağdur ...'e yönelik)
HÜKÜMLER : İstinaf başvurusunun esastan reddi ile düzeltilerek esastan reddi kararı
TEMYİZ EDENLER : Katılan mağdur ... vekili, katılan Bakanlık vekili, sanık müdafii
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Kısmî ret, kısmî onama
Katılan mağdur ... vekilinin temyiz istemi yönünden; katılan mağdur vekilinin tebliğ edilen kararı kanuni süresinden sonra sunduğu dilekçeyle temyiz ettiği belirlenmiştir.
Katılan Bakanlık vekilinin ve sanık müdafiinin temyiz istemleri yönünden; İlk Derece Mahkemesince kurulan hükümlere yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararların; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir oldukları, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz istemlerinin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
A. Bursa 9. Ağır Ceza Mahkemesinin 15.11.2022 Tarihli ve 2022/278 Esas, 2022/428 Karar Sayılı Kararı ile Sanık Hakkında
1. Mağdure ...'e yönelik çocuğun nitelikli cinsel istismarı suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 103 üncü maddesinin ikinci fıkrası, üçüncü fıkrasının (c) bendi, dördüncü fıkrası, 43 üncü maddesinin birinci fıkrası, 61 inci maddesinin yedinci fıkrası ve 53 üncü maddesi uyarınca 30 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına,
2. Mağdur ...'e yönelik çocuğun cinsel istismarı suçundan, 5237 sayılı Kanun’un 103 üncü maddesinin birinci fıkrasının birinci cümlesi, üçüncü fıkrasının (c) bendi, 43 üncü maddesinin birinci fıkrası ve 53 üncü maddesi uyarınca 12 yıl 6 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına,
Karar verilmiştir.
B. Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 7. Ceza Dairesinin 21.03.2023 Tarihli ve 2023/548 Esas, 2023/603 Karar Sayılı Kararı ile Sanık Hakkında
1. Mağdur ...'a yönelik çocuğun cinsel istismarı suçundan İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik katılan Bakanlık vekili ve sanık müdafilerinin istinaf başvurularının 5271 sayılı Kanun’un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca esastan reddine,
2. Mağdure ...'e yönelik çocuğun nitelikli cinsel istismarı suçundan İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik katılan Bakanlık vekilinin ve sanık müdafilerinin istinaf başvurularının 5271 sayılı Kanun’un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca düzeltilerek esastan reddine,
Karar verilmiştir.
C. Dava dosyası, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca tanzim olunan 16.05.2023 tarihli ve 9-2023/51331 sayılı kısmî ret, kısmî onama görüşlü Tebliğname ile Daireye tevdi edilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
A. Katılan ... Vekilinin Temyiz İstemi
Sanığın mahkeme huzurunda samimi beyanlarda bulunmadığı, katılanlara iftiralar attığı, suçlamaları kabul etmediği, pişmanlık göstermediği ve yargılamayı kolaylaştıracak davranışlarda bulunmadığı, tüm bu durumlara rağmen sanık hakkında verilen 1/6 indirimin hukuka ve usule aykırı olduğu, sanığın çocuğun nitelikli cinsel istismarı suçundan üst sınırdan, takdiri indirim uygulanmaksızın kanunda belirtilen nitelikli haller ve zincirleme suç hükümleri gözetilerek cezalandırılması gerektiği hususlarına ilişkindir.
B. Katılan Bakanlık Vekilinin Temyiz İstemi
Sanığın her iki mağdura yönelik atılı suçlardan üst sınırdan takdiri indirim uygulanmaksızın nitelikli zincirleme suç hükümleri gözetilerek cezalandırılması istemine, ayrıca mağdure ...’e yönelik eylemi yönünden ise 5237 sayılı Kanun’un 103 üncü maddesinin altıncı fıkrasının uygulanması istemine ilişkindir.
C. Sanık Müdafilerinin Temyiz İstemleri
Katılan mağdurların soyut ve çelişkili beyanları dışında dosyada delil olmadığına, katılan mağdure ...’in evlendikten sonra eşiyle sık sık babasını ziyarete geldiğine, babasını İstanbul’a kendi evine çağırdığına, katılan mağdurlar arasındaki konuşmaya ilişkin ses kayıtlarına göre de katılan mağdurenin şikayet tarihine kadar babasıyla sarılıp fotoğraf çektirecek kadar arasının çok iyi olduğunun anlaşıldığına, tanık anlatımlarının da katılan mağdurların beyanlarını desteklemediğine, sanığın göz altına alındığı gün sanığın büyük oğlu tanık ...’ın dayılarıyla birlikte marinaya baskın yaparak babasına ait baraka ve araçların anahtarlarını zorla aldığının dosya kapsamı itibariyle sabit olduğuna, bu hususta Mudanya Cumhuriyet Başsavcılığında dosyasının derdest olduğuna,tanık ... ile sanık arasında husumet olduğu için beyanlarına itibar edilemeyeceğine, sanığın boşanmadan sonra malvarlığının artması, evlenerek yeni bir hayat kurmak istemesinin bu iftiraların temel nedeni olduğuna, katılan mağdurenin iddia ettiği beyanların tehdit niteliği taşımadığına ilişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
Temyizin kapsamına göre;
A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü
1. Mahkemece tüm dosya kapsamına göre; sanığın katılan mağdure ...'in öz babası olduğu, katılan mağdurenin henüz on iki yaşını tamamlamadığı bir dönemde sanığın aynı yatakta yatmasından faydalanarak cinsel davranışlarla katılan mağdurenin vücudunun çeşitli bölgelerine, ön cinsel bölgesine ve poposuna eliyle dokunmaya başlayarak vücut dokunulmazlığını ihlal ettiği, sanığın katılan mağdureye yönelttiği cinsel içerikli bu davranışları farklı tarihlerde tekrarladığı, katılan mağdurenin on dört yaşında olduğu tarihlerde zaman zaman parmağını katılan mağdurenin poposuna sokmak suretiyle istismar eylemlerini devam ettiren sanığın zaman zamanda kendi cinsel organını katılan mağdurenin ön cinsel bölgesine soktuğu, tüm bu eylemlerini icra ederken de katılan mağdureye hitaben "Kimseye söyleme, duyarlarsa çok kötü şeyler olur" diyerek tehdit söylemiyle katılan mağdurenin iradesini sakatladığı, katılan mağdure 18-19 yaşına gelene kadar farklı tarihlerde sanığın cebir ve tehdit yoluyla cinsel davranışlarına devam ettiği, olayın adli mercilere yansıdığı dönemde üçüncü bir kişiyle resmi nikahlı birlikteliği olan ve iffetini ortaya koyarak öz babasına asılsız yere suç isnat etmesi içinde bulunduğu hal ve koşullara göre hayatın olağan akışıyla bağdaşmayan katılan mağdurenin aşamalardaki özü değişmeyen ve zaman mekan bildiren ayrıntılı anlatımlarının samimi ve inandırıcı bulunduğu, tanık ...'in de, katılan mağdurenin 18-19 yaşında olduğu bir zaman diliminde akşam saatlerinde sanık ile katılanın bulunduğu eve girmek istediğinde katılan mağdureyi çıplak vaziyette üzerinde havlu ile gördüğünü, sanık olan babasının da yatak odasına saklanarak kapının açılmasını engellediğini belirten anlatımlarının da katılan mağdurenin beyanlarına olan inandırıcılığı pekiştirdiği, olayın diğer mağduru olan ...'ün de çocukken katılan mağdurenin sanığa "Bir kızın babasından hamile kalmasını istemiyorum" şeklinde söylemde bulunduğunu belirtmesi karşısında sanığın inkara dayalı savunmalarının suçtan kurtulmaya yönelik olduğu kanaatiyle itibar edilmeyerek, sanığın öz kızı olan katılan mağdureyi 12 yaşını tamamlamadığı bir dönemden itibaren çeşitli tarihlerde birden çok kez cinsel nitelikli davranışlarla, bir kısım eylemlerinde tehdit içeren söylemlerde de bulunup iradesini sakatlayıp, organ da sokmak suretiyle çocuğun nitelikli cinsel istismarı suçunu işlediği kabul edilmiş, 5237 sayılı Kanun'un 44 üncü maddesinde düzenlenen fikri içtima kuralı gereği on iki yaşından önce sanığın eliyle vücudunun çeşitli bölgelerine dokunması, on iki yaşından sonra da sanığın organ sokmak suretiyle istismar eylemlerine maruz kaldığı anlaşılan katılan mağdurenin samimi bulunan beyanları kapsamında temel ceza belirlenirken sanığın en ağır cezayı gerektiren suçtan cezalandırılmasına karar verilerek 5237 sayılı Kanun'un 103 üncü maddesinin ikinci fıkrasının son cümlesi gereği 18 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına, sanığın eylemini altsoyu olan katılan mağdureye karşı işlediği sabit olduğundan cezasında aynı Kanun'un 103 üncü maddesinin üçüncü fıkrasının (c) bendi gereği yarı oranında artırım yapılmasına, sanığın eylemlerini gerçekleştirirken "kimseye söyleme,duyarlarsa çok kötü şeyler olur" diyerek tehdit söyleminde bulunduğu anlaşıldığından cezasında aynı Kanun'un 103 üncü maddesinin dördüncü fıkrası uyarınca yarı oranında artırım yapılmasına, sanığın eylemlerini aynı kasıt altında farklı zaman dilimlerinde birden fazla kez işlediği sabit olduğundan cezasında aynı Kanun'un 43 üncü maddesinin birinci fıkrası dahilinde 1/4 oranında artırım yapılmasına, verilecek cezanın geleceği üzerindeki olası etkileri değerlendirilerek sanık hakkında 1/6 oranında takdiri indirim uygulanmasına, süreli hapis cezası aynı Kanun'un 61 nci maddesinin yedinci fıkrası gereği 30 yıldan fazla olamayacağından sanığın katılan mağdure ...'e yönelik eylemi nedeniyle neticeten 30 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiştir.
2. Sanığın katılan ...'ün öz babası olduğu, 2019 yılına denk gelen bir zamanda sanığın katılan mağdura birlikte uyumayı teklif ettiği, birlikte yattıkları esnada sanığın cinsel ... ve saiklerle cinsel organını katılan mağdurun kalça bölgesine temas ettirerek süreklilik arz edecek davranışlarla sürtünme yoluyla cinsel yönden kendini tatmin ettiği, sanığın aynı suç işleme kararının icrası kapsamında katılan mağdura yönelik cinsel istismar niteliğindeki eylemlerini devam ettirdiği, katılan mağdurun ablası ve eniştesinin evlerine misafirliğe geldiği bir zaman diliminde sanığın katılan mağdura yine birlikte yatmayı teklif ettiği, sanığın aynı yatakta bulunmalarını fırsat bilerek bu kez cinsel saikle katılan mağdura arkadan sarıldığı, katılan mağdurun kıyafetini çıkarmaya çalıştığı, eliyle katılan mağdurun kalça bölgesine temas ederek elini katılan mağdurun vücudunda gezdirdiği, henüz çocuk yaşta olan katılan mağdurun vücuduna sürtünme yoluyla cinsel davranışlarını devam ettirdiği, sanıktan katılan mağdura yönelen cinsel istismar eylemlerinin 31 Aralık 2020 tarihinde de devam ettiği, belirtilen tarihte aynı gün içerisinde sanığın öncelikle öğlen vaktinde katılan mağdurun vücudunu kendine doğru çekerek ona sarıldığı ve öpmeye başladığı, katılan mağdurun annesinin olay yerine geldiğini gören sanığın eylemlerine son verdiği, aynı günün akşamında sanığın katılan mağdurun yatağına yatarak ona sarıldığı ve vücudunu kendine doğru çektiği ve katılan mağdurun vücuduna temas ederek sürtünme yoluyla cinsel yönden kendini tatmin edip boşaldığı, öz babasının cinsel yönden istismar eylemlerine maruz kalan ve sanıkla herhangi bir geçimsizliği dosyaya yansımayan katılan mağdurun sosyolojik ve psikolojik açıdan son derece travmatik bir olayı kurgulayarak babasına iftira atmasının Mahkemece mümkün görülmediği, katılanın arkadaşı olan tanık Naz'ın da aşamalardaki anlatımlarında katılanın babasının tacizine maruz kaldığını kendisine söylediğini belirterek katılanın anlatımlarını desteklediği anlaşılmış, sanığın suç tarihlerinde on beş yaşından küçük olan öz oğlu katılan mağdur ...'ü farklı zaman dilimlerinde cinsel davranışlarla vücut dokunulmazlığını ihlal edip istismar etmek suretiyle üzerine atılı çocuğun cinsel istismarı suçundan cezalandırılmasına karar verilmiştir.
B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü
1. Sanığın katılan mağdur ...'e yönelik çocuğun cinsel istismarı suçundan kurulan hüküm yönünden İlk Derece Mahkemesince kabul edilen olay ve olgularda, Bölge Adliye Mahkemesi tarafından bir isabetsizlik görülmediğinden istinaf başvurusunun esastan reddine,
2. Sanığın katılan mağdure ...'e yönelik çocuğun nitelikli cinsel istismarı suçundan kurulan hüküm yönünden ise; sanık hakkında katılan mağdure ...'e yönelik çocuğun nitelikli cinsel istismarı suçundan, suç tarihinin katılan mağdurenin beyanına göre 2006-2012 yılları arasında olduğu değerlendirildiğinde; kurulan mahkumiyet hükmünde lehe aleyhe Kanun değerlendirilmesinin yapılmadığı görülmüş, 5271 sayılı Kanun'un 280 nci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca cezanın alt sınırdan belirlendiği göz önüne alınarak bu Kanun'a aykırılığın Dairece giderilmesi mümkün olmakla; hüküm fıkrasının B bendi tamamen çıkarılarak yerine; "1-Sanık ...'in 2006-2012 tarihleri arasında oniki yaşını doldurmuş olmakla birlikte onbeş yaşından küçük olan mağdur ...'e karşı yüklenen vücuda organ sokmak suretiyle çocuğun cinsel istismarı suçunu işlediğinin sabit olduğu anlaşılmakla, 5237 sayılı Kanun'un yedinci maddesinin ikinci fıkrası göz önüne alınarak eylemine uyan 5377 Sayılı Kanun İle değişik 5237 sayılı Kanun'un 103 üncü maddesinin ikinci fıkrası gereğince suçun işleniş biçimi, suçun işlendiği zaman ve yer, meydana gelen zararın niteliği göz önünde bulundurularak takdiren alt sınırdan ceza belirlenerek 8 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına, 2-Sanığın eylemini çocuğu olan mağdura karşı gerçekleştirdiğinden, sanık hakkında verilen cezanın 5237 sayılı Kanun'un 103 üncü maddesinin üçüncü fıkrası uyarınca yarı oranında arttırılarak 12 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına, 3-Sanığın eylemini tehdit ile gerçekleştirmiş olduğu belirlendiğinden sanık hakkında verilen cezanın 5237 sayılı Kanun'un 103 üncü maddesinin dördüncü fıkrası uyarınca yarı oranında artırım yapılarak 18 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına, 4-Sanık hakkında 5237 sayılı Kanun'un 103 üncü maddesinin altıncı fıkrasının şartları oluşmadığından uygulanmasına yer olmadığına,5-Sanığın bir suç işleme kararının icrası kapsamında, değişik zamanlarda aynı suçu birden fazla kez işlediği anlaşılmakla hakkında tayin olunan cezadan 5237 sayılı Kanun'un 43 üncü maddesinin birinci fıkrası gereğince takdiren 1/4 oranında arttırım yapılarak 22 yıl 6 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, 6-Verilen cezanın sanığın geleceği üzerindeki olası etkileri dikkate alınarak 5237 sayılı Kanun'un 62 nci maddesinin birinci fıkrası gereğince verilen cezadan takdiren 1/6 oranında indirim yapılarak 18 YIL 9 AY HAPİS CEZASI İLE CEZALANDIRILMASINA, Anayasa Mahkemesinin 2014/140-2015/85 sayılı kararı ile 7242 Sayılı Kanunun 10 uncu madde düzenlemesi göz önünde bulundurularak sanık hakkında 5237 sayılı Kanun'un 53 üncü maddesinin uygulanmasına" şeklinde eklenmek suretiyle 5271 sayılı Kanun'un 303 üncü maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi ve 280 nci maddesinin birinci fıkrasının (c) bendi uyarınca hükmün düzeltilerek istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
IV. GEREKÇE
A. Katılan ... Vekilinin Temyiz İstemi Yönünden
Bölge Adliye Mahkemesince 02.04.2023 tarihinde tebliğ edilen hükmü katılan ... vekilinin, 5271 sayılı Kanun'un 291 inci maddesinin birinci ve ikinci fıkrasında düzenlenip tebliğden itibaren işlemeye başlayan on beş günlük kanuni süresinden sonra sunduğu 19.04.2023 tarihli dilekçeyle temyiz ettiği ve temyiz isteminin süresinde olmadığı belirlenmiştir.
B. Katılan Bakanlık vekilinin ve Sanık Müdafiinin Temyiz İstemleri Yönünden
1. Gerekçeli karar başlığında suç tarihinin ... yönünden 2006-2012, ... yönünden 2019-2021 olarak yazılması gerekirken 2006-2019 olarak yazılması mahallinde düzeltilebilir yazım hatası olarak görülmüştür.
2. 5271 sayılı Kanun'un 288 ve 294 üncü maddelerinde yer alan düzenlemeler nazara alınıp, aynı Kanun'un 289 uncu maddesinde sayılan kesin hukuka aykırılık halleri ve katılan Bakanlık vekili ile sanık müdafiinin temyiz dilekçesinde belirttiği nedenler de gözetilerek yapılan değerlendirmede, Bölge Adliye Mahkemesi tarafından gerçekleştirilen inceleme neticesinde vaki istinaf başvurusunun esastan ve düzeltilerek esastan reddine dair kurulan hükümlerde hukuka aykırılık bulunmamıştır.
3. Katılan Bakanlık vekilinin gerekçeli kararın 11.04.2023 tarihinde tebliği üzerine 17.04.2023 tarihinde süresinde temyiz dilekçesini sunduğu anlaşıldığından Tebliğnamede temyiz isteminin reddini isteyen görüşe iştirak edilmemiştir.
V. KARAR
A. Katılan ... Vekilinin Temyiz İstemi Yönünden
Gerekçenin (A) bölümünde açıklanan nedenle anılan hükme yönelik katılan ... vekilinin temyiz isteminin, 5271 sayılı Kanun’un 298 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca, oy birliğiyle REDDİNE,
B. Katılan Bakanlık vekilinin ve Sanık Müdafiinin Temyiz İstemleri Yönünden
Gerekçenin (B) bölümünde açıklanan nedenlerle Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 7. Ceza Dairesinin, 21.03.2023 tarihli ve 2023/548 Esas, 2023/603 Karar sayılı kararında katılan Bakanlık vekili ve sanık müdafiince öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun’un 289 uncu maddesinin birinci fıkrası ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin birinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMLERİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKÜMLERİN ONANMASINA,
Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca Bursa 9. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 7. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
19.10.2023 tarihinde karar verildi.
Dilekçeniz oluşturuluyor. Bu süreç biraz zaman alabilir, ancak sıkılmamanız için aşağıda dilekçe oluşturulmasını istediğiniz konuda benzer içtihatları listeledik. İncelemek isteyebilir veya bekleyebilirsiniz. Dilekçeniz oluşturulduktan sonra ekranda sizinle paylaşılacaktır. Sabrınız için teşekkür ederiz!