WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 25 Haziran 2026

YARGITAY 9. CEZA DAİRESİ

A- A A+

9. Ceza Dairesi         2023/7047 E.  ,  2024/4031 K.
"İçtihat Metni"

İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ:Ağır Ceza Mahkemesi
SAYISI: 2022/282 E., 2022/288 K.

Sanık hakkında kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteklerinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteklerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ-OLAY VE OLGULAR
1. Sanık hakkında reşit olmayanla cinsel ilişki ve çocuğun kaçırılması ve alıkonulması suçlarını işlediği iddiası ile 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 104 üncü maddesinin birinci fıkrası ve 234 üncü maddesinin üçüncü fıkrası uyarınca açılan kamu davasının yapılan yargılaması sonucunda, görevsizlik kararıyla dosyanın gönderildiği Ünye Ağır Ceza Mahkemesinin, 25.02.2014 tarihli ve 2013/210 Esas, 2014/71 Karar sayılı kararı ile sanığın reşit olmayanla cinsel ilişki suçundan 5237 sayılı Kanun'un 104 üncü maddesinin birinci fıkrası, 43 üncü maddesinin birinci fıkrası ve 53 üncü maddesi uyarınca 1 yıl 3 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına, çocuğun kaçırılması ve alıkonulması suçundan 5237 sayılı Kanun'un 234 üncü maddesi ve 53 üncü maddesi uyarınca 6 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına dair, kararın sanık müdafii ve katılan mağdure vekili tarafından temyizi üzerine Yargıtay kapatılan 14. Ceza Dairesinin 26.01.2021 tarihli ve 2016/9817 Esas, 2021/446 Karar sayılı ilamı ile "sanığın eylemlerinin suç tarihi itibarıyla lehe sayılıp, 6545 sayılı Kanun değişikliğinden önceki 5237 sayılı TCK'nın 104/1. maddesinde düzenlenen reşit olmayanla cinsel ilişki ve aynı Kanunun 234/3. maddesinde yer alan çocuğun kaçırılması ve alıkonulması suçlarını oluşturup, öngörülen cezaların üst sınırlarının iki yıl veya daha az süreli hapis cezasını gerektirmesi ve mahkemece mahkumiyet hükümleri kurulmasının ardından 17.10.2019 tarihinde yürürlüğe giren 7188 sayılı Kanunla yeniden düzenlenen 5271 sayılı CMK’nın 251. maddesindeki basit yargılama usulüne dair kanuni düzenlemeden sonra 7188 sayılı Kanunun geçici 5. maddesinin 1/c bendine yönelik olarak 19.08.2020 günlü, 31218 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren Anayasa Mahkemesinin 25.06.2020 tarih ve 2020/16 Esas-2020/33 sayılı Kararı ile 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanununa 7188 sayılı Kanunun 31. maddesiyle eklenen geçici 5. maddesinin (d) bendinde yer alan 'kovuşturma evresine geçilmiş' ibaresinin, aynı bentte yer alan 'basit yargılama usulü' yönünden Anayasaya aykırı bulunarak iptal edilmesi karşısında, anılan kararlara istinaden sanığın hukuki durumunun yeniden değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması", nedeniyle bozulmasına karar verilmiştir.
2. Yargıtay kapatılan 14. Ceza Dairesinin bozma ilamı sonrası İlk Derece Mahkemesince "5271 sayılı Kanun'un 251 inci maddesinde düzenlenen basit yargılama usulünün hakimin (mahkemenin) takdirine bağlı oluşu, dosyanın gelmiş olduğu aşama, delillerin toplanmış olması, basit yargılama usulünün amacının duruşmasız bir şekilde dosyanın bir karara bağlanması oluşu, ceza muhakemesinin en temel prensiplerinden biri olan safhalardan geri dönülmezlik ilkesi de nazara alındığında takdiren basit yargılama usulünün uygulanmasına yer olmadığına" gerekçesiyle basit yargılama usulü uygulanmadan yapılan yargılama sonucunda Ünye Ağır Ceza Mahkemesinin 18.05.2021 tarihli ve 2021/55 Esas, 2021/119 Karar sayılı kararı ile sanığın reşit olmayanla cinsel ilişki suçundan 5237 sayılı Kanun'un 104 üncü maddesinin birinci fıkrası, 43 üncü maddesinin birinci fıkrası ve 53 üncü maddesi uyarınca 1 yıl 3 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına, çocuğun kaçırılması ve alıkonulması suçundan 5237 sayılı Kanun'un 234 üncü maddesi ve 53 üncü maddesi uyarınca 6 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına dair kararın sanık müdafii ve katılan mağdure vekili tarafından temyizi üzerine Yargıtay 9. Ceza Dairesinin 25.05.2022 tarihli ve 2021/24651 Esas, 2022/4908 Karar sayılı ilamı ile "mahkemece bozma öncesi gerçekleştirilen yargılama sonucunda verilen ilk mahkumiyet kararının temyiz incelemesinde 17.10.2019 tarihinde yürürlüğe giren 7188 sayılı Kanunla yeniden düzenlenen 5271 sayılı CMK’nın 251. maddesindeki basit yargılama usulüne dair kanuni düzenlemenin ardından 7188 sayılı Kanunun geçici 5. maddesinin 1/c bendine yönelik olarak 19.08.2020 günlü, 31218 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren Anayasa Mahkemesinin 25.06.2020 tarih ve 2020/16 Esas-2020/33 sayılı Kararı ile 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanununa 7188 sayılı Kanunun 31. maddesiyle eklenen geçici 5. maddesinin (d) bendinde yer alan 'kovuşturma evresine geçilmiş' ibaresinin, aynı bentte yer alan 'basit yargılama usulü' yönünden Anayasaya aykırı bulunarak iptal edilmesi karşısında, anılan karara istinaden sanığın hukuki durumunun yeniden değerlendirilmesinde zorunluluk bulunduğundan bahisle bozulması üzerine söz konusu ilama uyan mahkemece esasen ceza miktarı itibarıyla sanığın lehine olan basit yargılama usulünün tatbiki suretiyle hükümler kurulması gerekirken yazılı şekilde uygulama yapılması" nedeniyle bozulmasına karar verilmiştir.
3. Yargıtay 9. Ceza Dairesinin bozma ilamına uygun, basit yargılama usulü uygulanarak yapılan yargılama sonucunda Ünye Ağır Ceza Mahkemesinin 20.09.2022 tarihli ve 2022/198 Esas, 2022/221 Karar sayılı ilamı ile sanığın reşit olmayanla cinsel ilişki suçundan 5237 sayılı Kanun'un 104 üncü maddesinin birinci fıkrası, 43 üncü maddesinin birinci fıkrası, 5271 sayılı Kanun'un 251 inci maddesinin üçüncü fıkrası ve 53 üncü maddesi uyarınca 11 ay 7 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına, çocuğun kaçırılması ve alıkonulması suçundan 5237 sayılı Kanun'un 234 üncü maddesi, 5271 sayılı Kanun'un 251 inci maddesinin üçüncü fıkrası ve 53 üncü maddesi uyarınca 4 ay 15 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilerek kurulan hükme davanın taraflarının itiraz etmesi üzerine, yeni bir esasa kaydı yapılarak yargılamaya devam olunmuştur.
4. İtiraz üzerine devam edilen yargılama sonucunda Ünye Ağır Ceza Mahkemesinin 27.12.2022 tarihli ve 2022/282 Esas, 2022/288 Karar sayılı kararı ile sanığın reşit olmayanla cinsel ilişki suçundan 5237 sayılı Kanun'un 104 üncü maddesinin birinci fıkrası, 43 üncü maddesinin birinci fıkrası ve 53 üncü maddesi uyarınca 1 yıl 3 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına, çocuğun kaçırılması ve alıkonulması suçundan 5237 sayılı Kanun'un 234 üncü maddesi ve 53 üncü maddesi uyarınca 6 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına, karar verilmiştir.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ
A.Sanık ve Müdafiinin Temyiz İsteği
Sanığın üzerine atılı suçların oluşmadığına, sanık hakkında atılı suçlardan beraat kararının verilmesi gerekirken mahkumiyetine karar verilmesinin usul ve kanuna aykırı olduğuna, takdiri indirim nedenlerinin uygulanmadığına, hukuka aykırı olarak alt sınırdan uzaklaşılarak karar verildiğine, zamanaşımı nedeniyle düşme kararı verilmesine, sanık hakkında verilen mahkumiyet kararlarının bozulmasının gerektiğine ve sair hususlara ilişkindir.
B.Katılan Mağdure Vekilinin Temyiz İsteği
Eylemlerin mağdurenin rızasına dayanmadığına, zorla işlendiğine, sanık hakkında cinsel istismar suçundan hüküm kurulması ve zincirleme suç hükümleri uyarınca üst orandan artırım yapılması gerektiğine ve sair hususlara ilişkindir.

III. GEREKÇE
Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemlerin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eylemlere uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından hükümlerde hukuka aykırılık görülmemiştir.

IV. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Ünye Ağır Ceza Mahkemesinin 27.12.2022 tarihli ve 2022/282 Esas, 2022/288 Karar sayılı kararında sanık ve müdafii ile katılan mağdure vekili tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden sanık müdafii ve katılan mağdure vekilinin temyiz sebeplerinin reddiyle hükümlerin, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
06.05.2024 tarihinde karar verildi.