WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 22 Haziran 2026

YARGITAY 9. CEZA DAİRESİ

A- A A+

9. Ceza Dairesi         2023/7025 E.  ,  2023/5932 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
SAYISI : 2022/1395 E., 2022/1683 K.
SUÇLAR : Sarkıntılık suretiyle çocuğun cinsel istismarı, kişiyi hürriyetinden yoksun kılma, kasten yaralama, şantaj, özel hayatın gizliliğini ihlal
HÜKÜM : İstinaf başvurusunun esastan reddi kararı
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Kısmî ret, kısmî onama

Sanığın annesi Melek Unkun ile babası Yakup Unkun'un temyiz talepleri yönünden; sanık hakkında yapılan yargılama neticesinde kurulan hükmü temyiz etme hakları bulunmadığı anlaşılmıştır.

Sanık hakkında şantaj suçundan verilen hükmün niteliği ile kasten yaralama ve özel hayatın gizliliğini ihlal suçlarından İlk Derece Mahkemesince hükmolunan cezaların türü ve miktarı ile istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesince verilen esastan ret kararı dikkate alındığında 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286 ncı maddesinin ikinci fıkrasının (a) ve (g) bentleri ile aynı Kanun’un 286 ncı maddesinin üçüncü fıkrası uyarınca hükmün kesin olduğu anlaşılmıştır.

Sanık hakkında sarkıntılık suretiyle çocuğun cinsel istismarı ile kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçlarından, İlk Derece Mahkemesince verilen hükümlere yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge

Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Kanun’un 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz istemlerinin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. İstanbul Anadolu 63. Asliye Ceza Mahkemesinin, 12.05.2022 tarihli ve 2020/958 Esas, 2022/791 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında zincirleme şekilde kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan, 5237 sayılı ... Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 109 uncu maddesinin ikinci, üçüncü ve beşinci fıkraları, aynı Kanun'un 43 üncü maddesinin ikinci fıkrası yollamasıyla birinci fıkrası ve 53 üncü maddesinin birinci, ikinci ve üçüncü fıkraları uyarınca 12 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına; sarkıntılık suretiyle çocuğun cinsel istismarı suçundan, aynı Kanun'un 103 üncü maddesinin birinci fıkrasının ikinci cümlesi, dördüncü fıkrası, 53 üncü maddesinin birinci, ikinci ve üçüncü fıkraları uyarınca 6 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına; kasten yaralama suçundan aynı Kanun'un 86 ncı maddesinin birinci fıkrası, 87 nci maddesinin birinci fıkrası uyarınca 3 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına; özel hayatın gizliliğini ihlal suçundan 5237 sayılı Kanun'un 134 üncü maddesinin birinci fıkrası ve 43 üncü maddesi uyarınca 2 yıl 16 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına; şantaj suçundan ise 5271 sayılı Kanun'un 223 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (a) bendi uyarınca beraatine karar verilmiştir.

2. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 20. Ceza Dairesinin 07.09.2022 tarihli ve 2022/1395 Esas, 2022/1683 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükümlere yönelik sanık müdafii, katılan mağdurlar ..., ... ... ... vekili ve katılan Bakanlık vekilinin istinaf başvurularının 5271 sayılı Kanun’un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir.

3. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 10.11.2022 ve 11.05.2023 tarihli, 9-2022/134526 sayılı kısmî ret, kısmî onama görüşlü Tebliğnameler ile dava dosyası Daireye tevdi edilmiştir.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ
A. Sanık ve Müdafiinin Temyiz İstemi
1. Kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçu yönünden; kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan verilen mahkumiyet kararının somut delillerle çeliştiğine, suçun kanuni unsurlarının oluşmadığına, kabul anlamına gelmemekle, cinsel istismar eylemi ile sınırlı sürede hareket edebilme iradesinin ortadan kaldırılmasının bu suçu oluşturmayacağına, olayın bina dışında mağdurların toplandığı alanda gerçekleştiğine, olay yerinin yakınında kına gecesi olması nedeniyle etrafın kalabalık olduğuna, bu nedenle atılı suçun oluşmayacağına,
2. Sarkıntılık suretiyle cinsel istismar suçu yönünden; sanığın bir abi ya da baba gibi teselli amacıyla katılan mağdure ...'nın başını okşadığı, omzuna elini koyduğuna, tanık ... ...'ın beyanları arasında çelişki olduğuna ve cinsel istismar kastı olmadığına, sanık ile katılan mağdure ... arasında geçen whatsapp konuşmalarında mağdurun cinsel istismar iddiası olmadığına,
3. Özel hayatın gizliliğini ihlal suçu yönünden; sanığın mağdurların videolarını kimseyle paylaşmadığına ve daha sonra sildiğine, kayıtları kullandığına ilişkin hiçbir somut delil olmadığına, suç işleme kastı olmadığına, sanığa atılı şantaj suçundan beraat kararı verildiği bu nedenle de şantaj ya da başka suç işleme kastı olmadığından atılı suçun kanuni unsurlarının oluşmadığına,
4. Kasten yaralama suçu yönünden; sanığın kasten işlemiş olduğu bir suç bulunmadığına, mağdurların küfür etmesi ve üzerine gelmesi sonucu kendini koruma kastı ile hareket ettiğine, katılan mağdur ...'da meydana gelen işitme kaybının sanığın eylemi nedeniyle gerçekleştiğinin kesin olarak ispatlanması gerektiğine,
5. Mahkumiyet kararı verilen atılı suçlardan beraat kararı verilmesi gerektiğine ve tahliye talebine, ilişkindir.

B. Katılan Bakanlık Vekilinin Temyiz İstemi
Sanık hakkında atılı suçlardan üst sınırdan cezalandırma yapılmasına, teşdiden ceza verilmiş olsa da üst sınırdan ceza verilmesi gerektiğine, zincirleme suç hükümleri uygulanırken de üst sınırdan artırım yapılması gerektiğine ilişkindir.

III. OLAY VE OLGULAR
Temyizin kapsamına göre;
A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü
29.06.2019 günü saat 22.00 sıralarında yaşı küçük katılanlar ..., ... ..., ... ve ...'ın birlikte aynı zamanda ikametleri olan mahallenin ... isimli sokağında bulunan apartmanın önünde oturup sigara içtikleri sırada daha önceden tanımadıkları aynı mahallede ikamet eden sanığın, yaşı küçük katılanların yanlarına gelerek neden kızlı-erkekli oturduklarını, yanlış anlaşılacaklarını söyleyerek, sigara içmemeleri gerektiği hususunda konuştuğu, ailelerine haber vermek için ailelerinin numaralarını aldığı, kendi telefonu numarasını ise yaşı küçük katılanlara "Bordo bereli" olarak kaydettirdiği, mağdurların gitmek istediklerini söylemelerine rağmen bu kez önce ...'a ve sonra diğer çocuklara eliyle tokat atarak vurduğu, ayrıca ... ve ... ...'in birbirine vurmasını istedikten sonra istediği gibi olmadığı gerekçesi ile ...'a tekrar sert bir şekilde vurduğu, çocukların zorla ellerine sigara verip video kaydına aldığı, bulundukları yerden önce ...'ın gitmesine izin verdiği, daha sonra ... ve ... ...'i göndererek ...'yı bir müddet daha yanında tuttuğu, bu sırada ...'nın yanına oturarak elini ...'nın dizine koyup yanağını okşarken "Neden böyle yapıyorsun güzel kız" dediği, ...'nın saçını okşadığı, ...'ya "Ben konuşurken yüzüme bak" diyerek bir tokat daha attığı kabul edilmiştir.

Sanığın yaşı küçük çocukların kızlı-erkekli oturdukları ve sigara içtiklerinden bahisle yanlarına gidip ayrılmak istemelerine rağmen buna izin vermemesi kişiyi hürriyetinden yoksun bırakma eylemi katılan ...'nın "O sırada biz gitmek istedik ancak kolumuzdan tutup zorla oturtturuyordu.", "Önce ...'ın gitmesine izin verdi.", katılan ...'ın "Sonra tekrar merdivenlerin oraya bizi oturtturdu biz kendisinden kaçmak istiyorduk ancak boynumuzdan tutup kendisine doğru çekiyordu.", "...'yı almak istedik sanık bize izin vermedi.", katılan ...'in "Abim geç olduğunu gitmemiz
gerektiğini söyleyince önce abime ve sonra bize elinin tersi ile ve tokatla vurdu.", "...'ın ayrılmasına izin verdi", katılan ...'ın "Sigara içmenin zararlarını anlattı sonra bizde sıkıldığımızı gitmek istediğimizi söyledik o da bize vurmaya başladı." şeklindeki anlatımları ve anlatımları ile uyumlu adli muayene raporu içerikleri ile katılan ...'ın sanık tarafından zorla çekilen video görüntüsü içeriğinden eylem sabit görülmüş, suçun aynı suç işleme kararının icra kapsamında tek fiil ile birden fazla kişiye karşı gerçekleştirildiğinden zincirleme suç hükümleri uygulanmıştır.

Sanığın katılan mağdure ...'yı diğer yaşı küçük katılanları gönderdikten sonra yanına oturup dizine dokunarak, yüzünü ve saçlarını okşayarak "Güzel kız neden böyle yapıyorsun" diyerek cinsel duygularını tatmin etmek amacıyla istismarda bulunduğu, eylemin ani gelişmesi ve kesintili olması nedeniyle suçun sarkıntılık düzeyinde kaldığı, suç tarihinde ...'nın on beş yaşını doldurmadığı ve suçun cebirle işlendiği, sanığın katılan ...'nın saçını okşadığını kabul ettiği, katılan ...'nın sanığa iftira atmasını gerektirir bir neden olmadığından eylem sabit görülmüş, ayrıca kişiyi hürriyetinden yoksun bırakma suçu yönünden suçun cinsel amaçla işlendiği kanaatine varılarak mahkumiyet hükümleri kurulmuştur.

B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü
İlk Derece Mahkemesince kabul edilen olay ve olgularda, Bölge Adliye Mahkemesi tarafından bir isabetsizlik görülmediği anlaşılmıştır.

IV. GEREKÇE
A. Melek Unkun ve Yakup Unkun'un Temyiz İstemleri Yönünden
Sanık hakkında açılan kamu davasının niteliğine ve hükmün mahiyetine göre, sanığın annesi Melek Unkun ile babası olan Yakup Unkun'un hükmü temyiz etme hakkı bulunmadığı anlaşıldığından, temyiz istemlerinin 5271 sayılı Kanun'un 298 inci maddesi gereğince reddine karar vermek gerektiği anlaşılmıştır.

B. Şantaj Suçundan Kurulan Hüküm Yönünden
5271 sayılı Kanun’un 286 ncı maddesinin ikinci fıkrasının (g) bendinde yer verilen; “On yıl veya daha az hapis cezasını veya adlî para cezasını gerektiren suçlardan, ilk derece mahkemesince verilen beraat kararları ile ilgili olarak istinaf başvurusunun esastan reddine dair kararları”nın temyiz incelemesine tabi olmadığına ilişkin düzenleme ile incelemeye konu suçun, aynı Kanun’un 286 ncı maddesinin üçüncü fıkrası kapsamında da bulunmadığı dikkate alındığında katılan Bakanlık vekilinin temyiz isteminin, 5271 sayılı Kanun’un 298 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca reddine karar vermek gerektiği anlaşılmıştır.

C. Kasten Yaralama ve Özel Hayatın Gizliliğini İhlal Suçlarından Kurulan Hükümler Yönünden
5271 sayılı Kanun’un 286 ncı maddesinin ikinci fıkrasının (b) bendinde yer verilen; “İlk derece mahkemelerinden verilen beş yıl veya daha az hapis cezalarını artırmayan bölge adliye mahkemesi kararları”nın temyiz incelemesine tabi olmadığına ilişkin düzenleme ile incelemeye konu suçun, aynı Kanun’un 286 ncı maddesinin üçüncü fıkrası kapsamında da bulunmadığı dikkate alındığında, sanık ile müdafii ile katılan Bakanlık vekilinin temyiz istemlerinin, 5271 sayılı Kanun’un 298 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca reddine karar vermek gerektiği anlaşılmıştır.

D. Kişiyi Hürriyetinden Yoksun Kılma Suçundan Kurulan Hüküm Yönünden
Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemlerin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eylemlere uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, sanık ve müdafii ile katılan Bakanlık vekilinin yerinde görülmeyen temyiz sebepleri reddedilmiş, hükümde bu yönüyle hukuka aykırılık bulunmamıştır.

E. Sarkıntılık Suretiyle Çocuğun Cinsel İstismarı Suçundan Kurulan Hüküm Yönünden
İlk Derece Mahkemesince; sanığın katılan mağdure ...'nın yanına oturarak elini dizine koyup yanağını okşadığı sırada "Neden böyle yapıyorsun güzel kız" dediği, saçını okşadığı, "Ben konuşurken yüzüme bak" diyerek bir tokat daha attığı, bu suretle eylemini cebirle gerçekleştirildiğinin kabulüne rağmen 5237 sayılı Kanun'un 103 üncü maddesinin birinci fıkrasının birinci cümlesinde düzenlenen çocuğun cinsel istismarı suçundan hüküm kurulması gerekirken sarkıntılık suretiyle çocuğun cinsel istismarı suçundan mahkumiyet hükmü kurulması karşısında istinaf başvurusunun kabulü yerine esastan reddedilmesi hukuka aykırı bulunmuş, açıklanan nedenlerle Tebliğnamede onama isteyen görüşe iştirak edilmemiştir.

V. KARAR
A. Melek Unkun ve Yakup Unkun'un Temyiz İstemleri ile Sanık Hakkında Kasten Yaralama, Şantaj, Özel Hayatın Gizliliğini İhlal Suçlarından Kurulan Hüküm Yönünden
Gerekçenin (A), (B) ve (C) bölümlerinde açıklanan nedenlerle temyiz istemlerinin 5271 sayılı Kanun’un 298 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle REDDİNE,

B. Sanık Hakkında Kişiyi Hürriyetinden Yoksun Kılma Suçundan Kurulan Hüküm Yönünden
Gerekçenin (D) bölümünde açıklanan nedenle, İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 20. Ceza Dairesinin 07.09.2022 tarihli ve 2022/1395 Esas, 2022/1683 Karar sayılı kararında sanık ve müdafii ile katılan Bakanlık vekilince öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun’un 289 uncu maddesinin birinci fıkrası ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin birinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMLERİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA,

C. Sanık Hakkında Sarkıntılık Suretiyle Çocuğun Cinsel İstismarı Suçundan Kurulan Hüküm Yönünden
Gerekçenin (E) bölümünde açıklanan nedenle sanık ve müdafii ile katılan Bakanlık vekilinin temyiz istemleri yerinde görüldüğünden İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 20. Ceza Dairesinin 07.09.2022 tarihli ve 2022/1395 Esas, 2022/1683 Karar sayılı kararının 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin ikinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,

Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (a) bendi uyarınca İstanbul Anadolu 63. Asliye Ceza Mahkemesine Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise İstanbul Bölge

Adliye Mahkemesi 20. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,

04.10.2023 tarihinde karar verildi.