9. Ceza Dairesi 2023/7010 E. , 2024/4390 K.
"İçtihat Metni"
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
SAYISI : 2021/1895 E., 2021/2679 K.
İlk Derece Mahkemesince sanıklar hakkında çocuğun nitelikli cinsel istismarı suçundan hükmolunan cezaların tür ve miktarı ile istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesince verilen esastan ret kararı dikkate alındığında, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286 ncı maddesinin ikinci fıkrasının (a) bendi uyarınca hükümlerin temyizinin mümkün olmadığı belirlenmiştir.
Sanıkların, Dairemizin 10.11.2022 tarihli ve 2022/3597 Esas, 2022/10193 Karar sayılı tevdi kararı ile usulüne uygun yapılan tebligata karşın temyiz yoluna başvurmadıkları belirlenmiştir.
İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Kanun’un 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz istemlerinin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ - OLAY VE OLGULAR
1. Sanıklar ve suça sürüklenen çocuk hakkında çocuğun nitelikli cinsel istismarı suçunu işledikleri iddiasıyla ile açılan kamu davasının yapılan yargılaması sonucunda, İstanbul 20. Ağır Ceza Mahkemesinin 31.12.2019 tarihli ve 2007/216 Esas ve 2019/738 Karar sayılı kararı ile mevcut delillerin değerlendirilmesi ile çocuğun nitelikli cinsel istismarı suçundan suça sürüklenen çocuk hakkında 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 103/2, 43, 31/3 ve 62. maddesi uyarınca 5 yıl 6 ay 20 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına, sanıklar hakkında 5237 sayılı Kanun’un 103/2, 43, 39, 62 ve 53. maddesi uyarınca 4 yıl 2 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına dair kararın suça sürüklenen çocuk ... müdafii, sanık ... ve müdafii, sanık ... müdafii ve katılan Bakanlık vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 20. Ceza Dairesinin 26/02/2020 gün, 2020/278 Esas ve 2020/510 Karar sayılı kararı ile katılan mağdurenin ruh sağlığının bozulup bozulmadığı hususunda usulünce rapor alınması ve 5237 sayılı Kanun'un 103 üncü maddesinde 6545 sayılı Kanun ile yapılan değişikli gözetilerek 5237 sayılı Kanun'un 7 nci maddesi gözetilerek lehe olan hükmün önceki ve sonraki kanunların bütün hükümleri olaya uygulanarak ortaya çıkan sonuçların birbirleriyle karşılaştırılması suretiyle belirlenmesi gerekliliğiyle hükümlerin bozulmasına karar verilmiştir.
2. Bozma üzerine devam olunan yargılamada İstanbul 20. Ağır Ceza Mahkemesinin 30.09.2021 tarihli ve 2020/102 Esas, 2021/396 Karar sayılı kararı ile mevcut delillerin değerlendirilmesi ile kayda göre suç tarihinde on üç yaşında bulunan katılan mağdure ile suça sürüklenen çocuğun evlenme niyeti ile kaçarak cinsel birliktelik yaşamaları üzerine adı geçenlerin anneleri olan sanıkların evlenmelerine rıza göstermeleri neticesinde 14.02.2006 tarihinden itibaren katılan mağdure ile suça sürüklenen çocuğun birlikte yaşamaya başlayıp cinsel birliktelik yaşadıkları ve sanıkların da yardım eden sıfatıyla eyleme iştirak ettiklerinin kabulü ile çocuğun nitelikli cinsel istismarı suçundan suça sürüklenen çocuk hakkında lehe olduğu kabul edilen 6545 sayılı Yasa ile değişiklik öncesi yürürlükteki haliyle 5237 sayılı Kanun’un 103/2, 43, 31/3 ve 62. maddesi uyarınca 5 yıl 6 ay 20 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına, sanıklar hakkında lehe olduğu kabul edilen 6545 sayılı Kanun ile değişiklik öncesi yürürlükteki haliyle 5237 sayılı Kanun’un 103/2, 43, 39, 62 ve 53. maddesi uyarınca 4 yıl 2 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına dair kararın suça sürüklenen çocuk müdafii, sanık ... müdafii, sanık ... müdafii ve katılan Bakanlık vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 20. Ceza Dairesinin 16.12.2021 tarihli ve 2021/1895 Esas, 2021/2679 Karar sayılı kararı ile istinaf başvurularının 5271 sayılı Kanun’un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir.
3. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca kısmî temyiz ret, kısmî onama görüşünü içeren Tebliğname ile dava dosyası Daireye tevdi edilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
A. Katılan Bakanlık Vekilinin Temyiz İstemi
5237 sayılı Kanun’un 3. ve 61. maddeleri uyarınca eylem ile orantılı şekilde cezanın belirlenmesi gerektiği gözetilmeden alt sınırdan ceza tayininin usul ve yasaya aykırı olduğuna ilişkindir.
B. Suça Sürüklenen Çocuk Müdafiinin Temyiz İstemi
Yargılama boyunca samimi beyanda bulunan suça sürüklenen çocuk ...’in suç işleme kastının bulunmadığına, suç tarihinde on yedi yaşında bulunan suça sürüklenen çocuk üzerine atılı eylemin gerektirdiği cezanın üst sınırı itibariyle dava zamanaşımının gerçekleştiğine ilişkindir.
III. GEREKÇE
A. Sanıklar Hakkında Kurulan Hükümlere Yönelik Katılan Bakanlık Vekilinin Temyiz İstemlerinin İncelenmesinde
İlk Derece Mahkemesince hükmolunan cezanın tür ve miktarları ile istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesince verilen esastan ret kararları nazara alınarak 5271 sayılı Kanun’un 286 ncı maddesinin ikinci fıkrasının (a) bendinde yer verilen; “İlk derece mahkemelerinden verilen beş yıl veya daha az hapis cezaları ile miktarı ne olursa olsun adlî para cezalarına ilişkin istinaf başvurusunun esastan reddine dair bölge adliye mahkemesi kararları”nın temyiz incelemesine tabi olmadığına ilişkin düzenleme ile incelemeye konu suçun, 5271 sayılı Kanun’un 286 ncı maddesinin üçüncü fıkrası kapsamında da bulunmadığı dikkate alındığında, temyiz isteminin aynı Kanun’un 298 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca reddine karar verilmesi gerektiği belirlenmiştir.
B. Suça Sürüklenen Çocuk Hakkında Kurulan Hükme Yönelik Suça Sürüklenen Çocuk Müdafii ve Katılan Bakanlık Vekilinin Temyiz İstemlerinin İncelenmesinde
1. Suç tarihinde on beş - on sekiz yaş grubunda bulunan suçu sürüklenen çocuğun yargılama konusu çocuğun nitelikli cinsel istismarı eyleminin zamanaşımı yönünden lehe sayılıp 6545 sayılı Kanun ile yapılan değişiklikten önceki 5237 sayılı Kanun’un 103 üncü maddesinin ikinci fıkrası uyarınca belirlenecek cezanın türü ve üst haddine göre aynı Kanun’un 66 ncı maddesinin birinci fıkrasının (d) bendi, 66 ncı maddesinin ikinci fıkrası ve 67 nci maddesinin dördüncü fıkrası gereği 15 yıllık olağanüstü zamanaşımı süresinin öngörüldüğü anlaşılmıştır.
2. Suç tarihi olan 14.02.2006 tarihinden hüküm tarihine kadar, 15 yıllık olağanüstü zamanaşımı süresinin gerçekleşmiş olduğu gözetilmeden yazılı şekilde mahkûmiyet hükmü kurulması hukuka aykırı bulunmuştur.
3. Yukarıda belirtilen nedenle Tebliğnamede onama isteyen görüşe iştirak edilmemiştir.
IV. KARAR
A. Sanıklar Hakkında Kurulan Hükümlere Yönelik Katılan Bakanlık Vekilinin Temyiz İstemi Yönünden
Gerekçenin (A) bölümünde açıklanan nedenle; İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 20. Ceza Dairesinin 16.12.2021 tarihli ve 2021/1895 Esas, 2021/2679 Karar sayılı kararına yönelik katılan Bakanlık vekilinin temyiz isteminin, 5271 sayılı Kanun’un 298 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle REDDİNE,
B. Suça Sürüklenen Çocuk Hakkında Kurulan Hükme Yönelik Suça Sürüklenen Çocuk Müdafii ve Katılan Bakanlık Vekilinin Temyiz İstemleri Yönünden
Gerekçenin (B) bölümünde açıklanan nedenle; İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 20. Ceza Dairesinin 16.12.2021 tarihli ve 2021/1895 Esas, 2021/2679 Karar sayılı kararına yönelik suça sürüklenen çocuk müdafii ve katılan Bakanlık vekilinin temyiz istemleri yerinde görüldüğünden hükmün, 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin ikinci fıkrası gereği BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun’un 322 nci maddesinin birinci fıkrasının (1) numaralı bendinin verdiği yetkiye dayanılarak suça sürüklenen çocuk hakkındaki kamu davasının 5271 sayılı Kanun’un 223 üncü maddesinin sekizinci fıkrası gereği gerçekleşen zamanaşımı nedeniyle, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle DÜŞMESİNE,
Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (a) bendi uyarınca İstanbul 20. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 20. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,13.05.2024 tarihinde karar verildi.
Dilekçeniz oluşturuluyor. Bu süreç biraz zaman alabilir, ancak sıkılmamanız için aşağıda dilekçe oluşturulmasını istediğiniz konuda benzer içtihatları listeledik. İncelemek isteyebilir veya bekleyebilirsiniz. Dilekçeniz oluşturulduktan sonra ekranda sizinle paylaşılacaktır. Sabrınız için teşekkür ederiz!