9. Ceza Dairesi 2023/6898 E. , 2023/7006 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2023/57 E., 2023/128 K.
SUÇ : Çocuğun cinsel istismarı
HÜKÜM : Mahkûmiyet
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama
Sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. Ordu Cumhuriyet Başsavcılığının 27.01.2012 tarihli iddianamesiyle sanık hakkında beden veya ruh sağlığını bozacak şekilde çocuğun cinsel istismarı suçundan kamu davası açılmıştır.
2. Ordu Ağır Ceza Mahkemesinin, 31.10.2013 tarihli ve 2012/46 Esas, 2013/275 Karar sayılı kararı ile, sanığın beden veya ruh sağlığını bozacak şekilde çocuğun cinsel istismarı suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 103 üncü maddesinin birinci fıkrası, 103 üncü maddesinin üçüncü fıkrası, 103 üncü maddesinin altıncı fıkrası ve 43 üncü maddesi uyarınca 16 yıl 6 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiştir.
3. Ordu Ağır Ceza Mahkemesi kararının sanık müdafii tarafından temyizi üzerine Yargıtay (Kapatılan) 14. Ceza Dairesinin 23.06.2021 tarihli ve 2020/3849 Esas, 2021/4481 Karar sayılı kararı ile, sair temyiz itirazlarının reddedilerek "Hükümden sonra 28.06.2014 tarihinde yürürlüğe giren 6545 sayılı Kanun'un 58-61. maddeleri ile cinsel dokunulmazlığa karşı suçlarla ilgili 5237 sayılı Kanun'un 102-105. maddelerinde değişiklikler yapılması karşısında, aynı Kanun'un 7/2. maddesindeki suçun işlendiği zaman yürürlükte bulunan kanun ile sonradan yürürlüğe giren kanunların hükümleri farklı ise, failin lehine olan kanun uygulanır ve infaz olunur düzenlemesi nazara alınıp, lehe olan hükmün önceki ve sonraki kanunların ilgili maddeleri olaya uygulanarak ortaya çıkan sonuçların birbirleriyle karşılaştırılması suretiyle belirlenmesi, her iki kanunla ilgili uygulamanın denetime imkan verecek şekilde kararda gösterilmesi ve 24.11.2015 günlü, 29542 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren Anayasa Mahkemesinin 08.10.2015 gün ve 2014/140 Esas, 2015/85 Karar sayılı ilamı ile 5237 sayılı TCK'nın 53. maddesi yönünden kısmi iptal kararı verildiğinden, anılan hususlar nazara alınarak yeniden değerlendirme yapılmasında zorunluluk bulunması, sanığın geçmişi, sosyal ilişkileri, fiilden sonraki ve yargılama sürecindeki davranışları, cezanın failin geleceği üzerindeki olası etkileri gibi hususlar göz önünde bulundurularak 5237 sayılı Kanun'un 62 nci maddesinin uygulanıp uygulanmayacağının değerlendirilmesi gerekirken kanuni olmayan yetersiz gerekçeyle söz konusu maddenin tatbikine yer olmadığına karar verilmesinin" kanuna aykırı olduğundan bahisle bozulmasına karar verilmiştir.
4. Ordu 1. Ağır Ceza Mahkemesinin, 27.01.2022 tarihli ve 2021/281 Esas, 2022/28 Karar sayılı kararı ile, sanığın çocuğun cinsel istismarı suçundan 5237 sayılı Kanun'un 103 üncü maddesinin birinci fıkrasının birinci cümlesi, 103 üncü maddesinin üçüncü fıkrası ve 43 üncü maddesi uyarınca 15 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiştir.
5. Ordu 1. Ağır Ceza Mahkemesi kararının sanık müdafii tarafından temyizi üzerine Yargıtay 9. Ceza Dairesinin 21.12.2022 tarihli ve 2022/4362 Esas, 2022/11812 Karar sayılı kararı ile, sair temyiz itirazlarının reddedilerek Mahkemece bozma ilamına uyulmasına karar verildiği halde, anılan kararda belirtildiği şekilde sanığın geçmişi, sosyal ilişkileri, fiilden sonraki ve yargılama sürecindeki davranışları, cezanın failin geleceği üzerindeki olası etkileri gibi hususlar göz önünde bulundurularak 5237 sayılı Kanun'un 62 nci maddesinin uygulanıp uygulanmayacağının değerlendirilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm kurulmasının kanuna aykırı olduğundan bahisle bozulmasına karar verilmiştir.
6. Ordu 1. Ağır Ceza Mahkemesinin, 06.04.2023 tarihli ve 2023/57 Esas, 2023/128 Karar sayılı kararı ile, sanığın çocuğun cinsel istismarı suçundan 5237 sayılı Kanun'un 103 üncü maddesinin birinci fıkrası, 103 üncü maddesinin üçüncü fıkrası, 43 üncü maddesi ve 62 nci maddesi uyarınca 12 yıl 6 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanık Müdafiinin Temyiz İsteği
Sanığın mağdureye yönelik cinsel eyleminin olmadığını her ikisinin de aşamalarda beyan ettiğine, iddia edilen eylemleri mağdurenin anne-babasının görmemesinin imkansız olduğuna, suç tarihlerinin net olarak belirlenemediğine, zincirleme suç hükümlerinin uygulanmaması gerektiğine, sanık hakkında lehe hükümlerin uygulanması gerektiğine ilişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
1. Yapılan yargılama, iddianame içeriği, sanık savunmaları, mağdure beyanları, adli raporlar, adli tıp kurumu raporları, tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde Mahkemede oluşan vicdani kanaate göre; sanık ... ile mağdure Hasret'in öz kardeş oldukları, mağdurenin 2005-2006 yıllarından itibaren 2011 yılına kadar ağabeyi olan sanığın cinsel istismarına maruz kaldığı, evde yalnız kaldıkları zamanlarda sanığın mağdurenin üzerine uzanıp sürtündüğü, üç kardeşin aynı odada uyudukları, geceleri herkes uyuduktan sonra sanığın mağduurenin yatağına gelerek göğüslerini ve cinsel organını ellediği, sanığın hazırlık aşamasındaki beyanında eylemlerini ikrar eden ve açıklayan tarzda ifade verdiği, mahkeme huzurundaki 21.03.2013 tarihli celsedeki beyanında da eylemlerini kısmen doğrulayarak kabul ettiği, ancak kardeşi ile şakalaşmak amacıyla yaptığını savunduğu, sanığın her iki beyanı bir arada değerlendirildiğinde eylemlerini cinsel amaçlı olarak yaptığının anlaşıldığı, ayrıca söz konusu eylemlerin sosyal ve toplumsal değer yargılarına göre şaka olarak nitelendirilmesinin mümkün olmadığı, her ne kadar mağdure mahkeme huzurundaki beyanında bu ifadesini değiştirerek ağabeyi olan sanığın kendisine yönelik cinsel bir eylemi olmadığını beyan etmiş ise de, Adli Tıp Kurumu 6 ncı İhtisas Kurulunca 26.12.2012 tarihinde yapılan muayenesinde savunucu tutum içine girdiği, ilk ifadesiyle ilgili konuşurken gözlerinin dolduğu, ağladığı, etrafın duymasından sanığın ağabeyi olduğu için ifade değiştirdiğini beyan ettiği, ayrıca yapılan muayenesi neticesinde olay nedeniyle mağdurenin ruh sağlığının bozulduğunun bildirildiği anlaşıldığından, mağdure beyanları, sanığın tevil yollu ikrarları ve adli tıp kurumu raporuna göre, sanığın üzerine atılı çocuğun cinsel istismarı suçunu işlediği sabit görüldüğünden cezalandırılmasına karar verilmiştir.
2. 5237 sayılı Kanun'un 7 nci maddesinin ikinci fıkrasındaki "Suçun işlendiği zaman yürürlükte bulunan kanun ile sonradan yürürlüğe giren kanunların hükümleri farklı ise, failin lehine olan kanun uygulanır ve infaz olunur" düzenlemesi nazara alınarak sanık hakkında verilebilecek netice ceza miktarları karşılaştırıldığında, sanığın en lehine olduğu kanaatine varılan karar tarihinde yürürlükte bulunan 24.11.2016 tarih 6763 sayılı Kanun ile değişik 5237 sayılı Kanun'un 103 üncü maddesi hükümleri uygulanmıştır.
IV. GEREKÇE
Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmanın toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemlerin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eylemlere uyan suç tipi ile yaptırımın doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, hükümde hukuka aykırılık bulunmamıştır.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle, Ordu 1. Ağır Ceza Mahkemesinin, 06.04.2023 tarihli ve 2023/57 Esas, 2023/128 Karar sayılı kararına yönelik sanık müdafii tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden sanık müdafiinin temyiz sebeplerinin reddiyle, hükmün Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
01.11.2023 tarihinde karar verildi.
Dilekçeniz oluşturuluyor. Bu süreç biraz zaman alabilir, ancak sıkılmamanız için aşağıda dilekçe oluşturulmasını istediğiniz konuda benzer içtihatları listeledik. İncelemek isteyebilir veya bekleyebilirsiniz. Dilekçeniz oluşturulduktan sonra ekranda sizinle paylaşılacaktır. Sabrınız için teşekkür ederiz!