WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 29 Haziran 2026

YARGITAY 9. CEZA DAİRESİ

A- A A+

9. Ceza Dairesi         2023/6686 E.  ,  2024/4138 K.
"İçtihat Metni"
BOZMA ÜZERİNE

İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
SAYISI : 2022/1302 E., 2023/345 K.

Mağdurenin kovuşturma aşamasında sanıktan şikayetçi olup dava katılmadığı anlaşıldığından mağdure vekilinin temyizinin reddine karar vermek gerekmiştir.
Sanık hakkında bozma üzerine verilen kararların; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edililerek gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ, OLAY VE OLGULAR
1. Sanık hakkında çocuğun cinsel istismarı suçunu işlediği iddiası ile 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 103/1, 103/1-a, 103/4. maddeleri uyarınca açılan kamu davasının yapılan yargılaması sonucunda, Eskişehir 3. Ağır Ceza Mahkemesinin, 10.10.2017 tarihli ve 2016/86 Esas, 2017/310 Karar sayılı kararı ile mevcut delillerin değerlendirilmesi ile çocuğun cinsel istismarı suçundan 5271 sayılı Kanun'un 223/2-e bendi uyarınca beraatine dair verilen kararın mağdure vekili ve katılan Bakanlık vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 17. Ceza Dairesinin 20.03.2018 tarihli ve 2017/2903 Esas ve 2018/456 Karar sayılı kararı ile istinaf başvurusunun 5271 sayılı Kanun’un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir.
2. Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 17. Ceza Dairesi kararının mağdure vekili ve katılan Bakanlık vekili tarafından temyizi üzerine Yargıtay 9. Ceza Dairesinin 18.10.2022 tarihli ve 2021/26193 Esas, 2022/9183 Karar sayılı kararı ile "İlk derece mahkemesince kurulan hükmün mağdure vekili ile katılan Bakanlık vekili tarafından istinaf edilmesine rağmen Bölge Adliye Mahkemesi tarafından gerçekleştirilen istinaf incelemesi sırasında katılan Bakanlık vekilinin istinaf talebiyle ilgili herhangi bir değerlendirme yapılmaksızın mağdure vekilinin başvurusuna istinaden gerçekleştirilen inceleme neticesinde yazılı şekilde hüküm kurulması" nedeniyle bozulmasına ve ve dava dosyasının 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (b) bendi uyarınca Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine karar verilmiştir.
3. Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 17. Ceza Dairesi duruşma açarak yaptığı yargılama sonucunda 01.03.2023 tarihli ve 2022/1302 E. 2023/345 Karar sayılı kararı ile 5271 sayılı Kanun'un 223/2-e bendi uyarınca sanığın beraatine karar vermiştir.
4. Dava dosyası, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca tanzim olunan, 02.05.2023 tarihli ve 2023/48045 sayılı, ret ve onama görüşlü Tebliğname ile Daireye tevdi edilmiştir.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ
A. Katılan Bakanlık Vekilinin Temyiz İstemi
İstinaf Mahkemesince yapılan değerlendirmede mağdurun İlk Derece Mahkemesinde verdiği beyanların, hazırlık aşamasında vermiş olduğu beyanlarla çelişkili olduğu gözetilerek beraat kararı verildiğinin anlaşıldığına, Mahkemece çelişkinin giderilmesi gerekirken hükmün esasını etkileyen bir hususta yeterli ve re'sen yapılması gerekli işlemlerin yapılmadığına, verilen kararın bozulması gerektiğine ilişkindir.

B. Mağdure Vekilinin Temyiz İsteği
Sanık ile mağdure arasında husumet bulunmadığına, mağdurenin beyanına itibar edilmesi gerektiğine, yargılama sürecinin uzunluğu nedeniyle mağdurenin beyanında çelişki olmasının normal olduğuna ilişkindir.

III. GEREKÇE
A. Mağdure Vekilinin Temyizi Yönünden
Kayden 01.04.1998 doğumlu olup kovuşturma evresinde 01.06.2017 günlü beyan tarihinde yirmi yaş içerisinde bulunan mağdurenin, sanık hakkındaki mevcut şikayetinden vazgeçtiğini beyan etmesi karşısında, yaş küçüklüğü nedeniyle tayin edilen vekilin davaya katılma ve hükmü temyize hakkı bulunmadığı gibi mahkemece verilen katılma kararı da bu hakkı vermeyeceğinden, vaki temyiz isteminin reddi gerekmiştir.

B. Katılan Bakanlık Vekilinin Temyizi Yönünden
İlk Derece Mahkemesi ile Bölge Adliye Mahkemesinin gerekçesi ve tüm dosya kapsamına göre, yargılama sürecindeki işlemlerin usul ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı anlaşılmakla hükümde hukuka aykırılık bulunmamıştır.

IV. KARAR
A. Mağdure Vekilinin Temyizi Yönünden
Gerekçenin (A) bölümünde açıklanan nedenle mağdure vekilinin temyiz isteminin, 5271 sayılı Kanun’un 298 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle REDDİNE,

B. Katılan Bakanlık Vekilinin Temyizi Yönünden
Gerekçenin (B) bölümünde açıklanan nedenlerle Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 17. Ceza Dairesinin, 01.03.2023 tarihli ve 2022/1302 Esas, 2023/345 Karar sayılı kararında katılan Bakanlık vekilince öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun’un 289 uncu maddesinin birinci fıkrası ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden aynı Kanun’un 302 nci maddesinin birinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA,
Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca Eskişehir 3. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 17. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 07.05.2024 tarihinde karar verildi.