WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 22 Haziran 2026

YARGITAY 9. CEZA DAİRESİ

A- A A+

9. Ceza Dairesi         2023/6685 E.  ,  2023/5954 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2023/19 E., 2023/120 K.
SUÇ : Nitelikli cinsel saldırı
KARAR : Direnme
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama

İstanbul 41. Ağır Ceza Mahkemesinin, 23.03.2023 tarihli ve 2023/19 Esas, 2023/120 Karar sayılı kararı ile Yargıtay 9. Ceza Dairesinin, 23.11.2022 tarihli ve 2022/9927 Esas, 2022/10412 Karar sayılı bozma kararına karşı verilen direnme kararının, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 307 nci maddesine, 7165 sayılı Kanun’un 9 uncu maddesi ile eklenen, üçüncü fıkrası ve aynı maddenin dördüncü fıkrası uyarınca doğrudan temyiz yoluna tabi olduğu belirlenmiştir.

Mahkemece verilen direnme kararının; 5271 sayılı Kanun’un 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin direnme kararını temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz istemlerinin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmiştir.

Sanık müdafiinin duruşmalı inceleme talebinin, İlk Derece Mahkemesinde silahların eşitliği ve çelişmeli yargılama ilkesi doğrultusunda savunmaya yeterli imkânın sağlanması ve bu hakkın etkin şekilde kullandırılmış olması, temyiz denetiminde sınırsız şekilde yazılı savunmayı kullanılabilme olanağının bulunması karşısında savunma hakkının kısıtlanması söz konusu olmadığından, 01.02.2018 tarihli ve 7079 sayılı Kanun'un 94 üncü maddesi ile değişik 5271 sayılı Kanun’un 299 uncu maddesinin birinci fıkrası uyarınca takdiren reddine karar verilmekle, gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığının, 21.09.2020 tarihli iddianamesi ile sanık hakkında, nitelikli cinsel saldırı suçundan cezalandırılması istemiyle kamu davası açılmıştır.

2. İstanbul 41. Ağır Ceza Mahkemesinin, 08.02.2022 tarihli ve 2020/330 Esas, 2022/38 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında nitelikli cinsel saldırı suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 102 nci maddesinin ikinci fıkrası ve 62 nci maddesi uyarınca 10 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiştir.

3. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 25. Ceza Dairesinin, 13.04.2022 tarihli ve 2022/679 Esas, 2022/831 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik istinaf başvurularının 5271 sayılı Kanun’un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir.

4. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 25. Ceza Dairesi kararının, sanık müdafii ve katılan Bakanlık vekili tarafından temyizi üzerine, Yargıtay 9. Ceza Dairesinin 23.11.2022 tarihli ve 2022/9927 Esas, 2022/10412 Karar sayılı kararı ile olayın intikal şekli, katılanın eylemin rıza dışı gerçekleştiğine dair başka delillerle desteklenmeyen soyut beyanları, tanık anlatımları, savunma ve tüm dosya içeriği nazara alındığında, İlk Derece Mahkemesinin kabulünde yer alan sübuta ilişkin delillerin dosya içeriğiyle çelişmesi nedeniyle mahkumiyet kararının yerinde olmadığı anlaşıldığından, söz konusu hükme yönelik istinaf başvurusunun kabulü yerine esastan reddedilmesinin kanuna aykırı olduğundan bahisle bozulmasına ve dava dosyasının 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (a) bendi uyarınca İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine karar verilmiştir.

5. İstanbul 41. Ağır Ceza Mahkemesinin, 23.03.2023 tarihli ve 2023/19 Esas, 2023/120 Karar sayılı kararı ile, 5271 sayılı Kanun’un 307 nci maddesinin dördüncü fıkrası uyarınca direnilmesi ile sanık hakkında nitelikli cinsel saldırı suçundan, 5237 sayılı Kanun'un 102 nci maddesinin ikinci fıkrası ve 62 nci maddesi uyarınca 10 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiştir.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ
A. Katılan Bakanlık Vekilinin Temyiz İsteği
Sanık hakkında alt sınırdan uzaklaşılarak ve takdiri indirim yapılmaksızın karar verilmesi gerektiğine, Bakanlık lehine vekalet ücretine hükmedilmesi gerektiğine ilişkindir.

B. Sanık Müdafiinin Temyiz İsteği
Katılanla sanığın aynı evde yaşayıp rızayla birlikte olduklarına, taraflar arasında husumet bulunduğundan katılanın sanığa iftira atmasının mümkün olduğuna, tanığın görgüye dayalı beyanının bulunmadığına, katılandan alınan sürüntü örnekleri üzerinde inceleme yapılıp sanığa ait olup olmadığının araştırılması gerektiğine, katılanın vajinal muayenesinde zorla ilişkiye girildiğini gösteren bulgu olmadığına, sanığın beraatine karar verilmesi gerektiğine ilişkindir.

III. OLAY VE OLGULAR
1. Sanık ile katılan arasında gönül ilişkisinin bulunduğu, aynı evde birlikte yaşadıkları, 16.07.2020 tarihinde gece saatlerinde tartışmaya başladıkları, sanığın katılana vurmaya başladığı, katılan evden çıkıp gitmek istediğinde katılanın pasaportunu alarak cebine koyduğu, "Şimdi gidebiliyorsan git" diyerek evin kapısını kilitlediği, katılanın evden çıkmasına engel olduğu, sonrasında katılana evden gitmesini söylediği ancak katılana ait pasaport sanıkta bulunduğu için katılanın gidemediği, sonrasında sanığın katılana vurmaya devam ettiği, katılanın annesini ve kardeşini öldüreceğini söyleyerek katılanı tehdit ettiği, sanığın olayın sabahında katılanın pasaportunu yanına alarak ve kapıyı katılanın üzerine kilitleyerek işe gittiği, katılanın anahtar olmadığı için kapıyı açamadığı ve evden çıkamadığı, katılanın evde bulunduğu sırada annesinin geldiği, ancak kapı kilitli olduğu için katılanın kapıyı açamadığı, sonrasında sanığın ikamete gelerek kapıyı açtığı, katılanın annesinin içeri girdiği, bir süre sonra sanığın katılanın annesini evden kovduğu, katılanın annesinin evden gitmesinin akabinde katılanın sanığa evden gitmek istediğini söylediği, bunun üzerine sanığın katılana vurmaya başladığı, katılanın mutfaktan aldığı bıçakla kendisine zarar verdiği, sonrasında sanığın katılana sarılmaya ve katılana öpmeye başladığı, katılanın rıza göstermediği, ancak sanığın katılanın cinsel organına penisini sokmak suretiye katılana nitelikli cinsel saldırıda bulunduğu, akabinde katılanın pasaportunu da yanına alarak evden ayrıldığı, evin kapısını kilitleyerek katılanın evden gitmesine engel olduğu, sonrasında katılanın annesinin eve geldiği, katılanın kapıyı açamaması üzerine katılanın annesinin polis ekiplerine haber verdiği, polis ekiplerinin olay yerine geldiklerinde sanığı arayarak kapıyı açmasını istedikleri, ancak sanığın gelmediği, polis ekiplerinin ikna çalışmaları sonucunda sanığın gelerek evin kapısını açtığı ve bu sayede katılanın evden çıkarıldığı Mahkemece kabul edilmiştir.

2. Sanığın katılan ile katılanın rızası dahilinde cinsel ilişkiye girdiklerine yönelik tevil yollu ikrarı, 16.07.2020 tarihli doktor raporu ve 13.08.2020 tarihli Adli Tıp Kurumu raporu içerikleri, 23.10.2020 tarihli Adli Tıp Kurumu Başkanlığı Biyoloji İhtisas Dairesi raporu ile katılandan elde edilen doku örneklerinde sperm hücresi görüldüğünün tespit edilmiş olması, dosya kapsamı itibariyle taraflar arasında herhangi bir husumetin ve katılanın sanığa iftira atmasını gerektiren herhangi bir sebebin bulunmaması, aşamalarda beyanları alınan ve katılanın annesi olan tanık G.A'nın beyanlarının katılanın beyanları ile aynı doğrultuda olması, olay nedeniyle tanzim edilen 16.07.2020 tarihli tutanak içerikleri, sanığın aşamalarda alınan savunmalarının suçtan kurtulmaya yönelik olduğu kanaatine varılması ve tüm dosya kapsamı Mahkemece bir bütün halinde değerlendirilerek, sanığın katılana yönelik olarak üzerine atılı nitelikli cinsel saldırı suçunu işlediği kanaatine varılmıştır.

IV. GEREKÇE
Mahkemenin direnme kararı; olayın intikal şekli, katılanın eylemin rıza dışı gerçekleştiğine dair başka delillerle desteklenmeyen soyut beyanları, tanık anlatımları, savunma ve tüm dosya içeriği nazara alındığında yerinde görülmemiştir.

V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle direnme kararı yerinde görülmediğinden Yargıtay 9. Ceza Dairesinin, 23.11.2022 tarihli ve 2022/9927 Esas, 2022/10412 Karar sayılı bozma kararının, Tebliğname'ye uygun olarak, oy birliğiyle DÜZELTİLMESİNE YER OLMADIĞINA,

Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 307 nci maddesinin dördüncü fıkrası gereğince direnme kararını incelemek üzere Yargıtay Ceza Genel Kuruluna GÖNDERİLMESİNE,

04.10.2023 tarihinde karar verildi.