9. Ceza Dairesi 2023/6516 E. , 2023/5210 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2023/13 E., 2023/97 K.
SUÇ : Çocuğun cinsel istismarı
HÜKÜM : Mahkûmiyet
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Kısmî iade, kısmî onama
Sanık müdafiinin İlk Derece Mahkemesince kurulan hükmü temyiz etmesinden ardından sanık ...'nin bulunduğu cezaevi aracılığıya gönderdiği 04.04.2023 ve 21.07.2023 tarihli dilekçeleriyle temyizden feragat ettiğini bildirdiği tespit edilmekle, incelemenin katılan mağdure vekili ve katılan Bakanlık vekilinin temyizleriyle sınırlı yapılması gerektiği belirlenmiştir.
Sanık hakkında bozma üzerine verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz istemlerinin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. Ödemiş Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından 2020/579 Esas sayılı iddianame ile sanık hakkında çocuğun nitelikli cinsel istismarı suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 103 üncü maddesinin ikinci ve dördüncü fıkraları ile 43 üncü maddesi uyarınca cezalandırılması istemiyle kamu davası açılmıştır.
2. Ödemiş 2.Ağır Ceza Mahkemesinin, 27.09.2021 tarihli ve 2020/177 Esas, 2021/239 Karar sayılı kararı ile sanığın çocuğun cinsel istismarı suçundan, 5237 sayılı Kanun’un 103 üncü maddesinin birinci fıkrasının birinci cümlesi ve 53 üncü maddesi uyarınca 10 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.
3. İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 20. Ceza Dairesinin, 13.12.2021 tarihli ve 2021/1451 Esas, 2021/1865 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik katılan mağdure vekili, katılan Bakanlık vekili ve sanık müdafiinin istinaf başvurusunun 5271 sayılı Kanun’un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir.
4. İzmir Bölge Adliyesi Mahkemesi 20. Ceza Dairesi kararının katılan mağdure vekili, katılan Bakanlık vekili ve sanık müdafii tarafından temyizi üzerine Yargıtay 9. Ceza Dairesinin 27.10.2022 tarihli ve 2022/3714 Esas, 2022/9659 Karar sayılı kararı ile özetle sair temyiz itirazlarının reddine ancak mevcut adli sicil kaydına göre herhangi bir mahkumiyeti bulunmayan sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince 5237 sayılı Kanun'un 62 nci maddesindeki birtakım ifadelerin tekrarlanması şeklindeki yetersiz gerekçeyle anılan maddenin tatbikine yer olmadığına karar verilmesi nedeniyle bozulmasına ve dava dosyasının 5271 sayılı Kanun’un 302 üncü maddesinin ikinci ve dördüncü fıkrası uyarınca İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine karar verilmiştir.
5. Ödemiş 2.Ağır Ceza Mahkemesinin, 06.03.2023 tarihli ve 2023/13 Esas, 2023/97 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında, çocuğun cinsel istismarı suçundan 5237 sayılı Kanun’un 103 üncü maddesinin birinci fıkrasının birinci cümlesi, 62 nci maddesi ve 53 üncü maddesi uyarınca 8 yıl 4 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
A. Katılan Mağdure Vekilinin Temyiz İstemi
Katılan mağdurenin ve tanık ...’in beyanlarına göre sanığın eyleminin çocuğun nitelikli cinsel istismarı olduğuna, sanığın tehditle birden fazla gerçekleşen eylemleri için 5237 sayılı Kanun’un 43 üncü maddesi ve 103 üncü maddesinin dördüncü fıkrası hükümlerininde uygulanması gerektiğine, kabul etmemekle birlikte Mahkemece kabul edilen eylem nedeniyle sanığın en üst sınırdan takdiri indirim uygulanmadan zincirleme suç hükümleri ve tehdit ağırlaştırıcı hali uygulanarak cezalandırılmasına ilişkindir.
B. Katılan Bakanlık Vekilinin Temyiz İstemi
Mağdurenin ayrıntılı beyanları ve onu destekleyen tanık anlatımına göre sanığın çocuğun nitelikli cinsel istismarı suçundan üst sınırdan takdiri indirim uygulanmaksızın cezalandırılması gerektiğine, kabul etmemekle birlikte çocuğun cinsel istismarı suçundan cezalandırılması durumunda da teşdit, zincirleme suç hükümleri ve tehdit ağırlaştırıcı hükümleri uygulanarak ceza tayin edilmesine, ayrıca lehlerine vekalet ücretine hükmedilmesi gerektiğine ilişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
Temyizin kapsamına göre;
Mahkemece, sanığın kısmi ikrar içerir tutarsız savunması, sanığa iftira atmasını gerektirir husumeti bulunmayan katılan mağdure beyanı ve kardeşi olan tanık ...'in doğrudan görgüye dayalı anlatımları, doktor raporları ve tüm dosya kapsamına göre, sanığın cinsel organını mağdurenin cinsel organına ve anal bölgesine sürtmesi şeklinde kabul edilen eylemi nedeniyle çocuğun cinsel istismarı suçundan cezalandırılmasına, katılan mağdurede zaman kavramı olmadığına dair adli görüşme değerlendirme raporu ve tanık ... 'in yalnızca bir olayı gördüğü yönündeki beyanı dikkate alınarak sanık hakkında zincirleme suç hükümlerinin uygulanmamasına, katılan mağdurenin sanığın kendisine yönelik eylemleri kimseye söylememesi hususunda tehdit ettiği iddiasının kabulü durumunda dahi sanığın cinsel istismar eyleminin ortaya çıkmasından duyduğu endişenin tezahürü olarak olaydan sonra tehdit eylemini gerçekleştiği kabul edilerek cinsel istismar eylemi sırasında sanığın katılan mağdureyi tehdit ederek eylemi gerçekleştirdiği hususunun yalnızca şüphe boyutunda kaldığı anlaşıldığından sanık hakkında 5237 sayılı Kanun'un 103 üncü maddesinin dördüncü fıkrasının uygulanmamasına, adli sicil kaydına göre herhangi bir mahkumiyeti bulunmayan sanık hakkında, cezanın sanığın geleceği üzerindeki olası etkileri dikkate alınıp sanık lehine takdiri indirim sebebi kabul edilmek suretiyle 5237 sayılı Kanun'un 62 nci maddesi uyarınca hükmolunan cezadan takdiren 1/6 oranında indirim yapılmasına karar verilmiştir.
IV. GEREKÇE
Mahkemenin gerekçesi ve tüm dosya kapsamına göre; yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak vicdanî kanıya ulaşıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımın doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, kurulan hükümde hukuka aykırılık görülmemiştir.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle Ödemiş 2.Ağır Mahkemesinin, 06.03.2023 tarihli ve 2023/13 Esas, 2023/97 Karar sayılı kararında katılan mağdure vekili ve katılan Bakanlık vekilince öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun’un 289 uncu maddesinin birinci fıkrası ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden aynı Kanun’un 302 nci maddesinin birinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMLERİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA,
Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun'un 304 üncü maddesinin dördüncü fıkrası uyarınca Ödemiş 2. Ağır Ceza Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
14.09.2023 tarihinde karar verildi.
Dilekçeniz oluşturuluyor. Bu süreç biraz zaman alabilir, ancak sıkılmamanız için aşağıda dilekçe oluşturulmasını istediğiniz konuda benzer içtihatları listeledik. İncelemek isteyebilir veya bekleyebilirsiniz. Dilekçeniz oluşturulduktan sonra ekranda sizinle paylaşılacaktır. Sabrınız için teşekkür ederiz!