9. Ceza Dairesi 2023/6367 E. , 2023/6030 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
SAYISI : 2022/1517 E., 2022/1465 K.
SUÇ : Çocuğun cinsel istismarı
HÜKÜM : İstinaf başvurusunun esastan reddi kararı
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Kısmi ret, kısmi onama
Sanık müdafilerinin temyiz istemleri yönünden ; sanık müdafii Volkan'ın yokluğunda verilip 13.12.2022 tarihinde usûlüne uygun şekilde tebliğ edilen karara karşı 19.01.2023 tarihinde, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 291 inci maddesinin birinci fıkrasında belirlenen 15 günlük kanunî süre geçtikten sonra temyiz isteminde bulunduğu, sanık müdafii Ufuk kendisine tebliğinden itibaren 15 gün içerisinde temyiz isteminde bulunmuş ise de diğer sanık müdafii Volkan ile birlikte veya ayrı ayrı sanığı vekalete yetkili kılınmaları ve 7201 sayılı Tebligat Kanunu'nun 11 inci maddesinde yer verilen "Eğer tebligat birden fazla vekile yapılmış ise, bunlardan ilkine yapılan tebliğ tarihi asıl tebliğ tarihi sayılır" şeklindeki düzenleme nazara alınarak temyiz istemlerinin süresinde kabul edilemeyeceği belirlenmiştir.
Katılan Bakanlık vekili ile katılan mağdure vekilinin temyiz istemleri yönünden; İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Kanun’un 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin kararı temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz istemlerinin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. Akhisar Ağır Ceza Mahkemesinin, 21.06.2022 tarihli ve 2022/191 Esas, 2022/359 Karar sayılı kararı ile sanığın, çocuğun cinsel istismarı suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 103 üncü maddesinin birinci fıkrasının birinci cümlesi, 62 nci maddesinin birinci fıkrası ve 53 üncü maddesi uyarınca 8 yıl 4 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.
2. İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 20. Ceza Dairesinin, 24.10.2022 tarihli ve 2022/1517 Esas, 2022/1465 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik sanık müdafii, katılan Bakanlık vekili, katılan mağdure vekili ve katılan ...'nin istinaf başvurularının 5271 sayılı Kanun’un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
A. Katılan Bakanlık Vekilinin Temyiz İstemi
Sanığın mağdurenin akrabası olması, suçun işlenmesindeki kolaylık, cinsel eylemlerin ağırlığı, olayın mağdure üzerindeki olumsuz etkileri, sanığın inkara yönelik çelişkili savunmaları, sabıkalı oluşu ve pişmanlık göstermemesi nedeniyle üst sınırdan takdiri indirim uygulanmaksızın cezalandırılması, lehlerine vekalet ücreti takdir edilmesi gerektiğine ilişkindir.
B. Katılan Mağdure Vekilinin Temyiz İstemi
Sanığın mağdurenin babasının amcasının oğlu olması nedeniyle eyleminin 5237 sayılı Kanun'un 103 üncü maddesinin üçüncü fıkrasının (c) bendi kapsamında kaldığını, sanık ve mağdure arasındaki hısımlık bağı bulunması, suçun işlendiği yer, sanığın pişman olmaması ve eylemlerinin birden çok olması dikkate alınarak alt sınırdan uzaklaşılmak suretiyle takdiri indirim uygulanmaksızın cezalandırılması gerektiğine ilişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü
Mağdure ile sanığın akraba oldukları, mağdurenin dedesiyle sanığın aynı evde ikamet ettikleri, sanığın mağdurenin dedesini ziyarete geldiği olay tarihinde boş dairede karşılaştığı mağdureye sarıldığı, mağdurenin göğüslerine ve bacaklarına dokunduğu, dudaklarından öptüğü iddiasıyla cezalandırılması için kamu davası açıldığı, sanığın müdafii huzurunda alınan soruşturma aşamasındaki beyanlarında suçlamayı ikrar ettiği, mağdurenin öğretmenine anlatımı ile yaklaşık sekiz ay sonra intikalin gerçekleştiği, mahkemece yapılan yargılama neticesinde mağdurenin tutarlı, samimi, yaşı itibariyle kurgulanmamış ve itibar edilebilir olduğu değerlendirilen anlatımlarda bulunduğu, ailesi ile sanık arasında husumet ya da iftira sebebi olmadığı, sanığın ikrarı dikkate alınarak atılı çocuğun cinsel istismarı suçundan cezalandırılmasına karar verildiği anlaşılmıştır.
Suçun işleniş biçimi, suç konusunun önem ve değeri, suçun işlendiği zaman ve yer ile kasta dayalı kusurunun ağırlığı, eylemin vehameti ve mağdurenin yaşı dikkate alınarak sanık hakkındaki temel cezanın alt sınırdan uzaklaşılarak belirlendiği, sanığın duruşmadaki olumlu tutum ve davranışları ile cezanın sanığın geleceği üzerindeki olası etkileri dikkate alınarak sanık hakkında takdiri indirim uygulandığı anlaşılmıştır.
B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü
İlk Derece Mahkemesince kabul edilen olay ve olgularda, Bölge Adliye Mahkemesi tarafından bir isabetsizlik görülmediği anlaşılmıştır.
IV. GEREKÇE
A. Sanık Müdafilerinin Temyiz İstemleri Yönünden
Sanık müdafii Volkan'ın yokluğunda verilip 13.12.2022 tarihinde usûlüne uygun şekilde tebliğ edilen karara karşı 19.01.2023 tarihinde, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 291 inci maddesinin birinci fıkrasında belirlenen 15 günlük kanunî süre geçtikten sonra temyiz isteminde bulunduğu, sanık müdafii Ufuk ise kendisine tebliğden itibaren 15 gün içerisinde temyiz isteminde bulunmuş ise de diğer sanık müdafii Volkan ile birlikte veya ayrı ayrı sanığı vekalete yetkili kılınmaları ve 7201 sayılı Tebligat Kanunu'nun 11 inci maddesinde yer verilen müdafilerden ilkine yapılan tebliğ tarihinin asıl tebliğ tarihi sayılacağına ilişkin düzenleme uyarınca müdafii Volkan'ın temyiz isteminin süresinde olmaması nedeniyle temyiz istemlerinin reddine karar vermek gerekmiştir.
B. Katılan Bakanlık Vekili ve Katılan Mağdure Vekilinin Temyiz İstemleri Yönünden
1. Mağdurenin aşamalardaki beyanları, sanığın ikrarı, tanık ifadeleri ve İlk Derece Mahkemesinin gerekçesine göre; yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından sanık hakkında kurulan hükümde hukuka aykırılık bulunmamış, katılan Bakanlık vekili ve katılan mağdure vekilinin sanığın üst sınırdan takdiri indirim uygulanmaksızın cezalandırılmasına ilişkin temyiz sebepleri yerinde görülmemiştir.
2. Bakanlığın davaya katılması doğrudan Anayasa ve kanundan kaynaklanan koruma görevine ilişkin olup, Bakanlığa yüklenen bir kamu görevidir. Bu kapsamda değerlendirme yapıldığında 5271 sayılı Kanun'un 237 ve devamı maddelerindeki katılma hakkına ilişkin suçtan zarar görme şartı katılan Bakanlık için söz konusu olmadığı ve vekili lehine koşulları sağlanmadığından vekalet ücretine hükmedilmemesi de hukuka aykırı bulunmamıştır.
3. Hakkında katılma kararı verilen Bakanlığın karar başlığında katılan yerine mağdur olarak gösterilmesi mahallinde düzeltilebilir maddi hata olarak kabul edilmiştir.
V. KARAR
A. Sanık Müdafilerinin Temyiz İstemleri Yönünden
Gerekçenin (A) bölümünde açıklanan nedenle sanık müdafilerinin temyiz istemlerinin, 5271 sayılı Kanun’un 298 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle REDDİNE,
B. Katılan Bakanlık Vekili ve Katılan Mağdure Vekilinin Temyiz İstemleri Yönünden
Gerekçenin (B) bölümünde açıklanan nedenlerle İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 20. Ceza Dairesinin, 24.10.2022 tarihli ve 2022/1517 Esas, 2022/1465 Karar sayılı kararında katılan Bakanlık vekili ve katılan mağdure vekilince öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun’un 289 uncu maddesinin birinci fıkrası ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin birinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMLERİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA,
Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca Akhisar Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 20. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
09.10.2023 tarihinde karar verildi.
Dilekçeniz oluşturuluyor. Bu süreç biraz zaman alabilir, ancak sıkılmamanız için aşağıda dilekçe oluşturulmasını istediğiniz konuda benzer içtihatları listeledik. İncelemek isteyebilir veya bekleyebilirsiniz. Dilekçeniz oluşturulduktan sonra ekranda sizinle paylaşılacaktır. Sabrınız için teşekkür ederiz!