9. Ceza Dairesi 2023/6360 E. , 2023/8309 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2023/41 E., 2023/53 K.
SUÇ : Çocuğun nitelikli cinsel istismarı
KARAR : Direnme
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma
... 1. Ağır Ceza Mahkemesinin, 24.02.2023 tarihli ve 2023/41 Esas, 2023/53 Karar sayılı kararı ile Yargıtay 9. Ceza Dairesinin, 21.11.2022 tarihli ve 2022/1114 Esas, 2022/10235 Karar sayılı bozma kararına karşı verilen direnme kararının, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 307 nci maddesine, 7165 sayılı Kanun’un 9 uncu maddesi ile eklenen, üçüncü fıkrası ve aynı maddenin dördüncü fıkrası uyarınca doğrudan temyiz yoluna tabi olduğu belirlenmekle;
Mahkemece verilen direnme kararının; 5271 sayılı Kanun’un 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin direnme kararını temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz istemlerinin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. ... 1. Ağır Ceza Mahkemesinin, 07.05.2021 tarihli ve 2020/202 Esas, 2021/132 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında çocuğun nitelikli cinsel istismarı suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 103 üncü maddesinin ikinci fıkrası, 43 üncü maddesinin birinci fıkrası ile 62 nci ve 53 üncü maddeleri uyarınca 16 yıl 8 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.
2. İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 20. Ceza Dairesinin, 01.10.2021 tarihli ve 2021/1131 Esas, 2021/1362 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik sanık müdafileri, o yer Cumhuriyet savcısı ile katılan Bakanlık vekilinin istinaf başvurularının 5271 sayılı Kanun’un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir.
3. Yargıtay 9. Ceza Dairesinin, 21.11.2022 tarihli ve 2022/1114 Esas, 2022/10235 Karar sayılı kararıyla; ''Olayın intikal şekli ve zamanı, ilk ilişkiye girdiği tarihte on beş yaşından küçük olduğunu iddia eden mağdurenin aşamalardaki çelişkili beyanları, tanık anlatımları, savunma ve tüm dosya kapsamı nazara alındığında, ilk derece mahkemesinin kabulünde yer alan sübuta ilişkin delillerin dosya içeriğiyle çelişmesi nedeniyle mahkumiyet kararının yerinde olmadığı anlaşıldığından...'' nedeniyle bozulmasına, dava dosyasının 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (a) bendi uyarınca İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine karar verilmiştir.
4. ... 1. Ağır Ceza Mahkemesinin, 24.02.2023 tarihli ve 2023/41 Esas, 2023/53 Karar sayılı kararı neticesinde 5271 sayılı Kanun’un 307 nci maddesinin 4 üncü fıkrası uyarınca direnilmesi ile sanık hakkında çocuğun nitelikli cinsel istismarı suçundan, 5237 sayılı Kanun'un 103 üncü maddesinin ikinci fıkrası, 43 üncü maddesinin birinci fıkrası ile 62 nci ve 53 üncü maddeleri uyarınca 16 yıl 8 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.
5. Dava dosyası, Yargıtay Başsavcılığınca tanzim olunan, 02.05.2023 tarihli ve 9-2023/47716 sayılı bozma görüşlü Tebliğname ile Daireye tevdii edilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
1. Sanık Müdafiinin Temyiz İsteği
Mağdurenin dayısı olan tanık ... ve sanık arasında silahla kasten yaralama olayı gerçekleştikten sonra suça konu iddiaların dile getirildiği, bu sebeple taraflar arasında husumet bulunduğu, mağdurenin beyanı ile kolluk kuvvetleri tarafından düzenlenen arama ve el koyma tutanağı içeriğinin birbiriyle çeliştiği, tanıklar ... ve ...'un hem aşamalarda hem de birbiriyle çelişkili anlatımlarda bulundukları, sonradan yargılamaya dahil edilen ve görgü sahibi olmayan tanık ...'nın da beyanlarına itibar edilemeyeceği, olayın intikal şekli ve zamanının hayatın olağan akışına aykırı olduğu, tanık Kerim'in de anlatımlarıyla sabit olduğu üzere mağdurenin geçmişte birçok olaya karıştığı ve sorunlu bir kişilik yapısına sahip olduğu, mağdurenin ifadelerinin arkadaşı olan tanık ... tarafından teyit edilmediği, taraflar arasında para alacağına ilişkin de ihtilaf bulunduğu, annesi ile sorunlu bir ilişkisi bulunan mağdurenin evden kaçtığı esnada sevgilileriyle cinsel eylemlerde bulunduğu, dosyada mağdurenin soyut beyanları dışında delil bulunmadığı, kolluk aşamasında mağdurenin dahi sanığın kendisine bir şey yapmadığını açıkça ifade ettiği beyanıyla şüpheden sanık yararlanır ilkesi gereği sanığın atılı suçtan beraat etmesi gerektiğine ilişkindir.
2. Sanığın Temyiz İsteği
Hakkında beraat kararı verilmesi gerektiğine ilişkindir.
3. O Yer Cumhuriyet Savcısının Temyiz İsteği
Mağdurenin aşamalardaki çelişkili beyanları, tanık anlatımları, savunma ve tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde sanığın beraat etmesi gerektiğine ilişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
Temyizin kapsamına göre;
İlk Derece Mahkemesince, ''Mağdurenin aşamalarda olayları detaylı anlattığı, sanığın kendisi ile ilişkiye girdiğini açıkça beyan ettiği, her ne kadar ilişkinin rızaya dayılı olmadığını beyan etmiş ise de mağdurenin bu cinsel ilişkileri rızaya dayalı yaşadığı, sanık ile rızası dahilinde yolculuk yapıp yolculuklar sırasında ve sonrasında ... ilçesinde cinsel ilişkiye girdiği, ancak yaşı ile aile içi ilişkileri itibari ile meşru olmadığını bildiği, kendisinden yaşça çok büyük ve evli olan sanık ile bu cinsel ilişkilerini rızaya dayalı olduğunu söylemesi halinde aile ve toplum içinde kendisini zor durumda bırakacağını bildiğinden ilişkinin rızaya dayalı olmadığını söyleyerek aile içindeki olası baskı veya utanç duygusundan kurtulmak için rıza yönünden farklı beyanda bulunduğu, rıza yönündeki çelişkinin, cinsel ilişki eylemlerinin gerçekliğini şüpheye düşürmeyeceği, sanığın beyanlarında mağdure ile 15 yaşından küçük olduğu dönemde İzmir ile gittiğini ve yine buluşmaları kabul ettiği, hatta soruşturma ifadesinde "... zaten kız değildir, daha önce başka birileri ile birlikte olmuştu bunu bana kendisi anlattı" şeklinde beyanda bulunduğu, çocuk yaştaki mağdure ile geceleri kamyonda birlikte kalan ve cinsel içerikte konuşmaları bulunan sanığın suçtan kurtulmaya yönelik beyanlarına itibar edilemeyeceği, Afyon iline gittiklerinin HTS kayıtları ile sübut bulduğu, mağdurenin beyanlarının soyut olmadığı, ilişkinin gerçekleştiğine dair beyanlarının ( rıza kısmı hariç) çelişkili olmadığı, alınan beyanlar itibariyle olayı gören tek tanığın tanık ... ... olduğu, tanıklığının da 2020 yılına ilişkin cinsel ilişkilere yönelik olduğu, bu dönemdeki eylem yönünden verilen kararın kesinleştiği, diğer tanıklar ... ile ...'nin beyanlarının mağdurenin söylemlerine dayandığı, ancak mağdure beyanı ile yani sanık ile cinsel ilişkiye girdiğine dair beyanları ile çelişmediği, dolayısıyla Yargıtay kararındaki gerekçenin yerinde olmadığı gibi hangi beyanların ve delillerin çeliştiğinin açıkça belirtilmediği, olayın ortaya çıkış hali olağan hallerdeki gibi doğrudan yapılan bir şikayet ile değil ise de bu hususun tek başına mağdurenin beyanlarına itibar edilmesine mani olmadığı değerlendirilerek Mahkememizin 07/05/2021 tarih ve 2020/202 Esas 2021/132 Karar sayılı kararında usul ve yasaya aykırı bir husus bulunmadığından Yargıtay 9. Ceza Dairesi'nin 21.11.2022 tarih ve 2022/1114 esas, 2022/10235 Karar sayılı bozma hükmüne CMK 307/4. maddesi gereğince direnilmesine...'' şeklindeki kabul ile hüküm kurulduğu anlaşılmıştır.
IV. GEREKÇE
Mahkemenin direnme kararı; Olayın intikal şekli ve zamanı, ilk ilişkiye girdiği tarihte on beş yaşından küçük olduğunu iddia eden mağdurenin aşamalardaki çelişkili beyanları, tanık anlatımları, savunma ve tüm dosya kapsamı nazara alındığında yerinde görülmemiştir. İlk Derece Mahkemesince bozma sonrası kurulan hükümde yeni gerekçeler gösterilmemesi nedeniyle anılan hükmün direnme niteliği taşıması karşısında, direnme kararının incelenmek üzere Yargıtay Ceza Genel Kuruluna gönderilmesi gerektiği anlaşılmıştır.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle direnme kararı yerinde görülmediğinden Yargıtay 9. Ceza Dairesinin, 21.11.2022 tarihli ve 2022/1114 Esas, 2022/10235 Karar sayılı bozma kararının, oy birliğiyle DÜZELTİLMESİNE YER OLMADIĞINA,
Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 307 nci maddesinin dördüncü fıkrası gereğince direnme kararını incelemek üzere Yargıtay Ceza Genel Kuruluna GÖNDERİLMESİNE,
12.12.2023 tarihinde karar verildi.
Dilekçeniz oluşturuluyor. Bu süreç biraz zaman alabilir, ancak sıkılmamanız için aşağıda dilekçe oluşturulmasını istediğiniz konuda benzer içtihatları listeledik. İncelemek isteyebilir veya bekleyebilirsiniz. Dilekçeniz oluşturulduktan sonra ekranda sizinle paylaşılacaktır. Sabrınız için teşekkür ederiz!