WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 20 Haziran 2026

YARGITAY 9. CEZA DAİRESİ

A- A A+

9. Ceza Dairesi         2023/6358 E.  ,  2023/5703 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2023/6 E., 2023/88 K.
SUÇ : Çocuğun nitelikli cinsel istismarı
HÜKÜM : Mahkûmiyet
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama

Sanık hakkında bozma üzerine verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz istemlerinin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. Bakırköy 12.Ağır Ceza Mahkemesinin, 24.12.2021 tarihli ve 2021/271 Esas, 2021/720 Karar sayılı kararı ile sanığın çocuğun nitelikli cinsel istismarı suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 103 üncü maddesinin ikinci fıkrası, 43 üncü ve 53 üncü maddeleri uyarınca 20 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.

2. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 20. Ceza Dairesinin, 23.02.2022 tarihli ve 2022/321 Esas, 2022/499 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik katılan Bakanlık vekili, sanık ... müdafiinin istinaf başvurularının 5271 sayılı Kanun’un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca düzeltilerek esastan reddine karar verilmiştir.

3. İstanbul Bölge Adliyesi Mahkemesi 20. Ceza Dairesi kararının katılan Bakanlık vekili ile sanık müdafii tarafından temyizi üzerine Yargıtay 9. Ceza Dairesinin 03.11.2022 tarihli ve 2022/5664 Esas, 2022/9907 Karar sayılı kararı ile özetle mahkeme kararının gerekçesiz olması nedeniyle bozulmasına ve dava dosyasının 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin ikinci ve dördüncü fıkrası uyarınca İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine karar verilmiştir.

4. Bakırköy 12.Ağır Ceza Mahkemesinin 16.03.2023 tarihli ve 2023/6 Esas, 2023/88 Karar sayılı kararı ile sanığın, çocuğun nitelikli cinsel istismarı suçundan 5237 sayılı Kanun’un 103 üncü maddesinin ikinci fıkrası, 43 üncü ve 53 üncü maddeleri uyarınca 20 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ
A. Katılan Bakanlık Vekilinin Temyiz İstemi
Sanığın üst sınırdan cezalandırılması ve lehlerine vekalet ücretine hükmedilmesi istemine ilişkindir.

B. Sanık Müdafiinin Temyiz İstemi
Mahkemece bozma ilamında belirtilen hususlar dikkate alınmadan, deliller toplanmadan eksikler giderilmeden doğrudan aynı kararın verildiğine, mağdurenin soruşturma ve kovuşturma sırasında ifadesi alınırken görüntülü ve sesli kayıt alınmadığına, kanunun emredici hükümlerine uyulmadığından kanuna aykırı elde edilmiş bu beyanlar esas alınarak mahkumiyet hükmü kurulamayacağına, sanığın soruşturma evresindeki savunmasının mağdure tarafından kovuşturma evresinde ikrar edildiğine, mağdurenin ailesi ile sanığın ailesi arasında husumet olduğuna, mağdurenin adli tıp kurumunda verdiği beyanının yargılamadaki beyanı ile çeliştiğine, mağdure ile tanığının çelişkili ve hayatın olağan akışına aykırı beyanda bulunduğuna, dosyadaki adli tıp kurumu raporunun da mağdurenin iddiasını doğrulamadığına, sanığın henüz kamera görüntüleri yokken ortada mağdurenin evine bir kez gittiğini beyan ettiği ve kamera görüntüleriyle beyanının uyumlu olduğuna bu nedenle sanık aleyhine değerlendirilemeyeceğine ilişkindir.

III. OLAY VE OLGULAR
Mahkemece deliller, mağdureiddiası ve savunma birlikte değerlendirildiğinde, iletişimin tespitine yönelik HTS kayıtlarının çözümünün çıkarılmasına ilişkin tanzim edilen 09.02.2021 tarihli bilirkişi raporuyla sanığın mağdurenin ikametinde bulunan ev telefonunu iki yıllık zaman zarfı içerisinde 52 kez, yine katılan mağdurenin kullandığı cep telefonunu ise bu süreç içerisinde 17 kez aradığının tespit edilmesi, dinlenilen tanıklardan katılan mağdurenin rehberlik öğretmeni ... ile arkadaşı olan ...'in oluşa uygun beyanlarının ve katılan mağdure vekili tarafından dosyaya sunulan ve katılan mağdure ile bir arkadaşı arasında katılan mağdurenin başından geçen suça konu olaya ilişkin samimi anlatımına ilişkin mesajlaşma görüntüsünün katılan mağdurenin iddiasını desteklemesi, sanığın savunmasında katılan mağdurenin ailesiyle kendi ailesi arasında husumet bulunduğundan kendisine iftirada bulunduklarına ilişkin iddiada bulunmuş ise de olaya ilişkin bir görgüleri bulunmayan ve sanığı atılı suçtan kurtarmak maksadıyla sonradan temin edildiği değerlendirildiğinden itibar edilmeyen soyut tanık beyanları dışında başkaca bir olgu, ibare yahut da delil ile desteklenmemesi, husumet iddiasına konu hukuk davalarının yargılama konusu olaydan çok sonra açılmış oldukları ve sanık müdafii tarafından dosyaya sunulan savunma dilekçesinde ve eki fotoğrafta katılan mağdure ve ailesinin gerek evde gerek dışarıda görüştükleri, yemek yedikleri katılan mağdurenin gayet mutlu olduğunun beyan edilmesi ile husumet bulunduğu iddiasının çelişki oluşturması, adli görüşme değerlendirme raporu ile de katılan mağdurenin ifadeleri arasında çelişki veya boşluk olmadığı kanaatine varıldığının belirtilmesi, her ne kadar katılan mağdurenin 04.09.2020 tarihinde Adli Tıp Kurumu 6. İhtisas Kurulunda muayene sırasında sanığın kendisine sürtündüğünü, cinsel organını poposuna sokmaya çalıştığını beyan ettiği belirtilmiş ise de Adli Tıp Kurumunda vekil eşliğinde usulüne uygun alınmış bir beyan olmadığı anlaşılmış, katılan mağdurenin bu beyanının usulünce alınmış bir beyan olmadığı kabul edilerek çelişki niteliğinde değerlendirilmediği, tüm dosya kapsamı itibariyle iftirada bulunmak için bir sebebi bulunmayan katılan mağdurenin beyanlarına itibar edilerek inkara yönelik sanık savunması kabule değer görülmemiş, böylelikle sanığın cinsel mahiyetteki eylemlerine başladığı dönemde 12 - 15 yaş grubunda bulunan katılan mağdureye karşı mağdurun 8. sınıfta eğitim gördüğü sırada tam tarihi belli olmayan bir günde, evde katılan mağdurenin yalnız olduğu sırada evine giderek, cebinden çıkardığı kremi cinsel organına sürdüğü ve cinsel organını katılan mağdurenin makat bölgesine sokmak suretiyle çocuğun nitelikli cinsel istismarı suçunu, devam eden tarihlerde farklı zamanlarda yine katılan mağdurenin evde yalnız bulunduğu zamanlarda evine giderek, katılan mağdurenin cinsel organını okşamak, vücuduna, göğüslerine dokunmak suretiyle çocuğun cinsel istismar suçunu işlediği anlaşılmış, bir suç işleme kararının icrası kapsamında aynı mağdureye karşı farklı zamanlarda bir suçun temel ve daha ağır cezayı gerektiren nitelikli halini birlikte işleyen sanığın cezasında 5237 sayılı Kanun'un 43 üncü maddesi uyarınca artırım yapılmak suretiyle suçun daha ağır hali olan çocuğun nitelikli cinsel istismarı suçundan mahkumiyetine karar verilmiştir.

IV. GEREKÇE
1. Suç tarihinin gerekçeli karar başlığında 2018- 30.12.2019 yerine 10.01.2020 olarak yazılması mahallinde düzeltilebilir yazım hatası olarak kabul edilmiştir.

2. Tüm dosya kapsamı ve gerekçe içeriğine göre; yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemlerin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eylemlere uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından hükümde hukuka aykırılık bulunmamıştır.

V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle, Bakırköy 12.Ağır Ceza Mahkemesinin 16.03.2023 tarihli ve 2023/6 Esas, 2023/88 Karar sayılı kararında katılan Bakanlık vekili ile sanık müdafiince öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun’un 289 uncu maddesinin birinci fıkrası ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden aynı Kanun’un 302 nci maddesinin birinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMLERİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA,

Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin dördüncü fıkrası uyarınca Bakırköy 12. Ağır Ceza Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,

28.09.2023 tarihinde karar verildi.