9. Ceza Dairesi 2023/6185 E. , 2023/4848 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
SUÇ : Cinsel saldırı
HÜKÜM : Mahkûmiyet
Her ne kadar sanık müdafiinin temyiz dilekçesinde, sanık hakkında nitelikli hırsızlık suçundan verilen 27.04.2022 tarihli Bölge Adliye Mahkemesi kararına yönelik temyiz sebepleri belirtilmiş ise de Dairemiz tarafından 02.11.2022 tarihinde yapılan incelemede anılan Bölge Adliye Mahkemesi kararının kesin olduğundan bahisle sanık müdafiinin temyiz isteminin reddine karar verildiği anlaşıldığından, bu temyiz istemine yönelik inceleme yapılmamıştır.
Sanık hakkında bozma üzerine verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz istemlerinin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçeslerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. Silifke 2. Ağır Ceza Mahkemesinin, 30.12.2021 tarihli ve 2021/113 Esas, 2021/60 Karar sayılı kararı ile sanığın cinsel saldırı suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 102 nci maddesinin birinci fıkrasının birinci cümlesi, 62 nci maddesinin birinci fıkrası ve 53 üncü maddesi uyarınca 5 yıl 10 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.
2. Adana Bölge Adliye Mahkemesi 7. Ceza Dairesinin, 27.04.2022 tarihli ve 2022/752 Esas, 2022/956 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik o yer Cumhuriyet savcısı, katılan Bakanlık vekili ile sanık müdafiinin istinaf başvurularının kabulüne karar verilerek 5271 sayılı Kanun’un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (g) bendi uyarınca duruşmalı yapılan inceleme neticesinde aynı Kanun’un 280 inci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılması ile sanığın cinsel saldırı suçundan, 5237 sayılı Kanun'un 102 nci maddesinin birinci fıkrasının birinci cümlesi, üçüncü fıkrasının (c) bendi, 62 nci maddesinin birinci fıkrası ve 53 üncü maddesi uyarınca 7 yıl 6 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.
3. Adana Bölge Adliyesi Mahkemesi 7. Ceza Dairesi kararının katılan Bakanlık vekili ile sanık müdafii tarafından temyizi üzerine Yargıtay 9. Ceza Dairesinin 02.11.2022 tarihli ve 2022/11633 Esas, 2022/9846 Karar sayılı kararı ile özetle sanık hakkında 5237 sayılı Kanun'un 62 nci maddesinin birinci fıkrasında düzenlenen takdiri indirim hükmünün uygulanmasına veya uygulanmamasına karar verilirken denetime elverişli gerekçe yazılması gerektiği gözetilmeden kanundaki ifadelerin tekrarı suretiyle oluşturulan yetersiz gerekçeyle anılan naddenin tatbikine karar verilmesi nedeniyle bozulmasına ve dava dosyasının 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (b) bendi uyarınca Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine karar verilmiştir.
4. Adana Bölge Adliye Mahkemesi 7. Ceza Dairesinin, 08.03.2023 tarihli ve 2023/87 Esas, 2023/162 Karar sayılı kararı ile sanığın cinsel saldırı suçundan 5237 sayılı Kanun’un 102 nci maddesinin birinci fıkrasının birinci cümlesi, üçüncü fıkrasının (c) bendi ve 53 üncü maddesi uyarınca 9 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
A.Katılan Bakanlık Vekilinin Temyiz İstemi
Suçun nevi, mağdur üzerinde yarattığı etki ve sanığın suç işlemeye yönelik kastının yoğunluğu düşünülerek cinsel saldırı suçundan tayin edilen temel cezanın üst sınırdan belirlenmesi gerektiğine ilişkindir.
B.Sanık Müdafiinin Temyiz İstemi
Sanığın katılanın kızıyla evlenmesinden sonra katılanın sanığa sürekli hakaret ederek onu aşağıladığına, olay günü çocuğunu almak için kayınvalidesi olan katılanın evine giden sanığın katılan ile tartışma yaşadığına, katılanın birden üstünü başını yırtarak sanık hakkında şikayetçi olup onu cezaevine göndereceğini söylediğine, suçun unsurları itibarıyla oluşmaması nedeniyle sanığın beraatine karar verilmesi gerektiğine ilişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
Bölge Adliye Mahkemesi, "...sanığın katılanın kızı ... ile evli iken suç tarihi öncesinde 28/03/2019 tarihinde kesinleşen karar ile boşandıkları, sanık ve ...'un müşterek çocuğunun velayetinin annesine verildiği, katılanın sanığın eski kayın validesi olduğu, suç tarihinde sanığın öğlen saatinde eski eşi ... ve eski kayın validesi olan katılanın birlikte oturduğu eve kızını alıp markete götürmek bahanesi ile geldiği, kızını ve 45 TL değerindeki ev anahtarlarını da alarak parka gittiği, saat 17.30 sıralarında yalnız olarak tekrar katılanın evine gelip daha önce aldığı anahtarla kapıyı açıp içeri girdiği, kapının açılma sesi üzerine koridora çıkan katılanın alkollü olarak gelen sanığı gördüğü bunun üzerine sanığın katılana "seni sinkaf edeceğim" diyerek üzerine yürüyüp katılanı yere düşürdüğü, katılanın şortunu indirip kendi pantolon fermuarını açıp katılana sürtünmek suretiyle boşaldığı, bu sırada aralarındaki boğuşmanın devam ettiği, katılanın bağırmalarını duyan yan apartmandaki vatandaşların polisi aradıkları, olay yerine gelen polisin apartman çıkış kapısında alkollü ve üstü başı dağınık olan sanık ile karşılaşıp sanığa kimliği ile ilgili sorular sordukları, şüphelenilmesi üzerine üst aramasında sanığın üzerinden katılanın evine ait anahtarların çıktığı, eve gidildiğinde katılanın perişan halde olduğu görüldüğü, yapılan muayenesinde sırtında ve kollarında tırnak izlerinin tespit edildiği, sanığın pantolonu ile katılanın iç çamaşırı ve atletinde sanığa ait meninin tespit edildiği..." şeklindeki gerekçesiyle sanığın cezalandırılmasına karar vermiştir.
IV. GEREKÇE
5271 sayılı Kanun'un 288 ve 294 üncü maddelerinde yer alan düzenlemeler nazara alınıp, aynı Kanun'un 289 uncu maddesinde sayılı kesin hukuka aykırılık halleri ve katılan Bakanlık vekili ile sanık müdafiinin temyiz dilekçelerinde belirttikleri nedenler de gözetilerek yapılan değerlendirmede, yargılama sürecindeki işlemlerin usul ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanı kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği, 5237 sayılı Kanun'un 61 inci maddesinin birinci fıkrasında belirtilen kriterler ve aynı Kanun'un 3 üncü maddesinin birinci fıkrasında ifade edilen cezada orantılılık ilkesi göz önünde bulundurularak temel cezanın alt sınırdan bir yıl uzaklaşılarak belirlenmesinin yerinde olduğu anlaşıldığından, Bölge Adliye Mahkemesince bozma üzerine kurulan hükümde, hukuka aykırılık görülmemiştir.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Adana Bölge Adliye Mahkemesi 7. Ceza Dairesinin, 08.03.2023 tarihli ve 2023/87 Esas, 2023/162 Karar sayılı kararında katılan Bakanlık vekili ve sanık müdafii tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun’un 289 uncu maddesinin birinci fıkrası ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden aynı Kanun’un 302 nci maddesinin birinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMLERİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA,
Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca Silifke 2. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Adana Bölge Adliye Mahkemesi 7. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
06.09.2023 tarihinde karar verildi.
Dilekçeniz oluşturuluyor. Bu süreç biraz zaman alabilir, ancak sıkılmamanız için aşağıda dilekçe oluşturulmasını istediğiniz konuda benzer içtihatları listeledik. İncelemek isteyebilir veya bekleyebilirsiniz. Dilekçeniz oluşturulduktan sonra ekranda sizinle paylaşılacaktır. Sabrınız için teşekkür ederiz!