WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 06 Temmuz 2026

YARGITAY 9. CEZA DAİRESİ

A- A A+

9. Ceza Dairesi         2023/6181 E.  ,  2023/5132 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
SAYISI : 2023/327 E, . 2023/251 K.
SUÇ : Cinsel saldırı
HÜKÜM : İstinaf başvurusunun esastan reddi kararı
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama

Sanık müdafiinin kurulan hükmü süresinde temyiz etmesinden sonra sanığın cezaevi aracılığıyla gönderdiği 21.08.2023 tarihli dilekçe ve 29.08.2023 günlü yazılı ifadesiyle temyizden feragat ettiğini bildirdiği görülmekle katılan Bakanlık vekilinin temyiz istemi ile sınırlı olarak yapılan incelemede;

İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. Bakırköy 19. Ağır Ceza Mahkemesinin, 24.10.2022 tarihli ve 2022/338 Esas, 2022/322 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında nitelikli cinsel saldırı suçundan yapılan yargılama neticesinde cinsel saldırı suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 102 nci maddesinin birinci fıkrasının birinci cümlesi ile üçüncü fıkrasının (a) ve (c) bentleri, 43 üncü maddesinin birinci fıkrası, 62 nci maddesinin birinci fıkrası ve 53 üncü maddesi uyarınca 14 yıl 22 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.

2. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 25. Ceza Dairesinin 16.02.2023 tarihli ve 2023/327 Esas, 2023/251 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik sanık müdafii, katılan Bakanlık vekili ve o yer Cumhuriyet savcısının istinaf başvurularının 5271 sayılı Kanun’un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Katılan Bakanlık Vekilinin Temyiz Talebi
Eksik araştırmaya, alt sınırdan ceza tayin edilmesinin hukuka aykırı olduğuna, takdiri indirim uygulanmaması gerektiğine ilişkindir.

III. OLAY VE OLGULAR
Temyizin kapsamına göre;
A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü
Mağdure ile sanığın öz kardeş oldukları ve aynı konutta birlikte ikamet ettikleri, mağdurenin suç tarihinde otuz yedi yaş civarında olmakla birlikte zihinsel engelli olduğu ve kendisine yönelik olarak yapılan eylemlerin anlam ve sonuçlarını kavrayamadığı, IQ düzeyinin on beş olduğu, zeka yaşının iki yaş dört aylık olduğu ve çok ağır düzeyde mental retardasyonunun olduğu, evde kimsenin olmadığı, suç tarihleri zamanında sanığın farklı zamanlarda dört kez mağdure ile organ sokmak suretiyle cinsel ilişkiye girdiği, mağdurenin zihinsel engeli sebebiyle kendisine yapılan eylemleri kavrayamadığı için engelleyici herhangi bir eylemde bulunmadığı iddiasıyla yapılan yargılamada; mağdurenin iç beden muayenesinde tıbbi tabiri ile anatomik bakire olarak değerlendirilemeyeceği kanaatinin bildirildiği, mağdurenin hamile olduğunun doktor raporu ile sabit olduğu, alınan adli tıp raporuna göre sürtünme yoluyla olan ilişkinin penisin vajinaya girmeden vajina girişinde gerçekleşen ilişki şekli olup bu sırada vajen içine doğru boşalma olması halinde gebelik meydana gelebileceğinin bildirildiği, mağdurenin bakire olup hamile kalmış olması ve sanığın sürtünme yoluyla cinsel ilişki yaşadığına yönelik ikrarı bir bütün olarak birlikte değerlendirildiğinde organ sokma nitelikli halinin somut olayda gerçekleştiğine dair her türlü şüpheden uzak, kesin ve inandırıcı delil elde edilemediği, sanığın sabit olan eyleminin organ sokma gerçekleşmeksizin sürtünme yoluyla cinsel saldırı olduğu kabul edilmekle mahkumiyet hükmü kurulmuştur.

B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü
İlk Derece Mahkemesince kabul edilen olay ve olgularda, Bölge Adliye Mahkemesi tarafından bir isabetsizlik bulunmadığı anlaşılmıştır.

IV. GEREKÇE
Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemlerin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eylemlere uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, katılan Bakanlık vekilinin yerinde görülmeyen temyiz sebepleri reddedilmiştir.

V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle, İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 25. Ceza Dairesinin 16.02.2023 tarihli ve 2023/327 Esas, 2023/251 Karar sayılı kararında katılan Bakanlık vekilince öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun’un 289 uncu maddesinin birinci fıkrası ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin birinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMLERİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA,

Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca Bakırköy 19. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 25. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,

13.09.2023 tarihinde karar verildi.