9. Ceza Dairesi 2023/605 E. , 2023/2991 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SUÇ : Cinsel saldırı
HÜKÜMLER : Mahkûmiyet
Sanıklar hakkında bozma üzerine kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteklerinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteklerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. Akşehir Ağır Ceza Mahkemesinin 13.02.2013 tarihli ve 2012/107 Esas, 2013/18 Karar sayılı kararı ile sanıkların nitelikli cinsel saldırıya teşebbüsten 5237 sayılı Kanun'un 102 nci maddesinin ikinci fıkrası, üçüncü fıkrasının (d) bendi, aynı Kanun'un 35 inci maddesinin ikinci fıkrası, 62 nci maddesi ve 53 üncü maddesi uyarınca 4 yıl 4 ay 15 gün hapis cezası ile cezalandırılmalarına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.
2. Yargıtay (Kapatılan) 14. Ceza Dairesinin 28.11.2017 tarihli ve 2014/11759 Esas, 2017/6005 Karar sayılı kararıyla sanıklar haklarında nitelikli cinsel saldırı suçundan kurulan hükümlerin "...Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin soruşturma ve kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya içeriğine göre yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine,
Ancak;
Sanıklardan ...'un, mağdureye yönelik eylemini tamamlamaktan engel bir hal olmadan vazgeçtiği ve TCK'nın 36. maddesindeki gönüllü vazgeçme hükümleri nazara alındığında ... ile olay yerinde bekleyen diğer sanıkların eylemlerinin basit cinsel saldırı düzeyinde kaldığı gözetilmeden, suç vasfının tayininde yanılgıya düşülerek nitelikli cinsel saldırı suçundan hükümler kurulması,..." gerekçesiyle bozulmasına karar verilmiştir.
3. Bozma üzerine Akşehir Ağır Ceza Mahkemesinin 11.07.2018 tarihli ve 2018/10 Esas, 2018/169 Karar sayılı kararıyla sanıklar ... ve ... haklarında 5237 sayılı Kanun'un 102 nci maddesinin birinci fıkrası, üçüncü fıkrasının (d) bendi ve 53 üncü maddesi uyarınca 3 yıl hapis cezası ile cezalandırılmalarına ve hak yoksunluklarına, sanık ... hakkında 5237 sayılı Kanun'un 102 nci maddesinin ikinci fıkrası, 43 üncü maddesinin birinci fıkrası ve 53 üncü maddesi uyarınca 10 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.
4. Yargıtay 9. Ceza Dairesinin 31.01.2022 tarihli ve 2021/7230 Esas, 2022/548 Karar sayılı kararıyla hükümlerin "...sanıklar ... ile ... haklarında kurulan hükümlerin incelenmesinde;
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin soruşturma ile kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya içeriğine göre yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine,
Ancak;
Mahkemece mahkumiyet hükümleri kurulurken sanıkların geçmişi, sosyal ilişkileri, yargılama sürecindeki davranışları, cezanın faillerin geleceği üzerindeki olası etkileri gibi hususlar göz önünde bulundurularak 5237 sayılı TCK'nın 62. maddesinin uygulanıp uygulanmayacağının değerlendirilmesi gerekirken dosya kapsamına uygun düşmeyen yetersiz gerekçeyle anılan maddenin tatbikine yer olmadığına karar verilmesi,
Sanık ... hakkında kurulan hükmün temyiz incelemesine gelince;
Mahkemece kurulan ilk hükümlerin temyiz incelemesinde bozulmasının ardından gerçekleştirilen yargılamada yapılan suç duyurusu üzerine sanık hakkında nitelikli cinsel saldırı suçundan açılan ve aynı mahkemenin 2018/102 esas sayılı dosyasında verilen tensip kararıyla iş bu temyize konu dosyayla birleştirilmesine karar verilen ikinci davaya esas iddianameyle ilgili sanığın 5271 sayılı CMK’nın 147 ve 191. maddeleri gereğince yöntemine uygun savunması alındıktan sonra tüm kanıtlar birlikte değerlendirilmek suretiyle hukuki durumunun belirlenmesi gerekirken sorgusu yapılmaksızın yazılı şekilde hüküm kurulması neticesinde anılan maddelere muhalefet edilerek savunma hakkının kısıtlanması,..." gerekçesiyle bozulmasına karar verilmiştir.
5. Akşehir Ağır Ceza Mahkemesinin 19.10.2022 tarihli ve 2022/94 Esas, 2022/211 Karar sayılı kararıyla sanıkların cinsel saldırı suçundan 5237 sayılı Kanun'un 102 nci maddesinin birinci fıkrası, üçüncü
fıkrasının (d) bendi, 62 nci maddesinin birinci fıkrası ve 53 üncü maddesi uyarınca 2 yıl 6 ay hapis cezası ile cezalandırılmalarına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
A. Katılan Bakanlık Vekilinin Temyiz İstemi
Kararın usul ve kanuna aykırı olduğuna, sanık ... hakkında bozma öncesi sabit görülen nitelikli cinsel saldırı suçundan hüküm kurulmaması ve zincirleme suç hükümlerinin uygulanmamasının usul ve kanuna aykırı olduğuna ve dilekçesinde belirttiği diğer hususlara yöneliktir.
B. Katılan Vekilinin Temyiz İstemi
Sanık ... hakkında 5237 sayılı Kanun'un 102 nci maddesinin ikinci fıkrası ve 43 üncü maddesinin birinci fıkrasının uygulanmamasının hukuka aykırı olduğuna, kararda çelişki ve tutarsızlık olduğuna, teşdit hükümleri uygulanması gerektiğine, daha az ceza verilmesinin usul ve esas bakımından hatalı olduğuna ve dilekçesinde belirttiği diğer hususlara yöneliktir.
C. Sanıklar Müdafiinin Temyiz İstemi
Atılı suçun maddi ve manevi unsurlarının oluşmadığına, sanıkların cezalandırılmaları için her türlü şüpheden uzak, kesin ve yeterli delil bulunmadığına, sanık ... hakkında nitelikli cinsel saldırı suçundan beraat kararı verilmesi gerektiğine, katılanın soyut ve çelişkili beyanları dışında delil bulunmadığına, kabul anlamına gelmemekle birlikte sanıklar arasında iştirak iradesi olduğuna dair delil bulunmadığı gözetilmeden belirlenen cezalarda artırım yapılmasının usul ve kanuna aykırı olduğuna, Mahkemenin kabulünün maddi gerçeği yansıtmadığına, katılanın ilk ifadesinde şikayetçi olmadığına ve sanıklar haklarında düşme kararı verilmesi gerektiğine, fazla ceza tayin edildiğine, şüpheden sanık yararlanır ilkesinin nazara alınması gerektiğine, sanıklar haklarında lehe hükümlerin uygulanmasına, beraat kararı verilmesi gerektiğine ve dilekçesinde belirttiği diğer hususlara yöneliktir.
III. OLAY VE OLGULAR
Mahkemenin kabulü;
1. Tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde; sanık savunmaları, katılan beyanları, tanık beyanları, katılan ...'e ait 15.05.2011 tarihli genel adli muayene raporu birlikte değerlendirildiğinde; sanıklardan ...'un evlenmek amacıyla katılan ...'i ailesinden birçok kez istediği, katılan ... rıza göstermediği için evlenmenin gerçekleşmediği, olay tarihinde tarlada çalışan katılan ... ve annesi ...'nin yanına sanıkların birlikte bir araç ile geldikleri, sanıkların kendisini kaçıracaklarından korkan katılan ...'in kaçmaya başladığı, sanık ...'in kovalamaya başladığı, katılanın annesi olan ...'nin engel olmak istediği, sanık ...'in katılan ...'i yakaladığı, müdahale etmek isteyen .... ve katılana karşı sanıklar tarafından eylemlerde bulunulduğu, bu eylemlere konu suçlar bakımından bozma öncesi verilen kararın onanması suretiyle cezaların kesinleştiği, sanıkların birlikte yakaladıkları, katılan ...'i araçlarına bindirerek uzaklaştıkları, daha sonra durdukları, sanıkların katılan ...'in ellerini bağlayıp başındaki eşarpla ağzını bağlamaya çalıştıkları, bu sırada sanık ...'un katılan ... ile cinsel ilişkiye girmek için üzerindeki elbiseleri çıkardığı, sanıklar ... ve ...'in bu sırada arabadan uzaklaştıkları, sanık ...'un ilişkiye girebilmek için katılan ...'i darp ettiği, katılan ...'in karşı koyması üzerine ilişkinin gerçekleşmediği, sanıklar yanlarına geldiğinde sanık ...'un "İş bitti" şeklinde sözler söylediği, daha sonra katılan ...'i önce Antalya iline götürdükleri, burada kalmadan Bursa iline geçtikleri, Bursa ilinde sanık ...'in arkadaşının evinde kaldıkları ve akabinde Akşehir'e döndükleri Mahkemece sabit görülmüştür. Sabit görülen eylem dikkate alındığında sanık ...'un ailesinin istememesi sebebiyle evlendirme işlemini gerçekleştiremediği, katılan ...'i kaçırmak için diğer sanıklarla fikir ve eylem birliği içerisinde hareket ederek tarlaya gelip katılan ...'i zorla arabaya bindirdikleri, tarladan uzaklaştıktan sonra katılanın el ve ağzını birlikte bağladıkları, üzerindeki elbiseyi çıkarıp ilişkiye girmek istenildiği, sanık ... tarafından darp eyleminde bulunulduğunun adli rapor ile sabit olduğu, diğer sanıkların iştirakleri dikkate alındığında müşterek fail olarak hareket ettikleri, birlikte suç işleme kararının bulunduğu gibi eylemin birlikte gerçekleştirilmesi nedeniyle eylem birlikteliğinin de olduğu, sanıklar ... ve ...'in katılanın elini bağlamak ve arabaya kilitlemek suretiyle icra hareketlerini gerçekleştirdikleri, sanık ... ile katılanın araçta kalması sırasında diğer sanıkların bekledikleri, cinsel ilişkinin gerçekleşmemesi nedeniyle sanıkların fikir ve eylem birliği içerisinde gerçekleştirdikleri sabit olan eylemlerinin cinsel saldırı kapsamında kaldığı, sanık ...'un eylemine devam etmeyerek ilişkiye girmemesi nedeniyle organ sokmaya teşebbüs söz konusu olmayıp gönüllü vazgeçme hükümleri dikkate alındığında suçun cinsel saldırı boyutunda kaldığı Mahkemece kabul edilmiştir.
2. Katılan ... hakkındaki dosya kapsamında mevcut bulunan genel adli muayene raporunda belirtilen sıyrık ve ekimozlar dikkate alındığında sanıkların suçtan kurtulmaya yönelik olduğu anlaşılan katılan ...'in kendi rızasıyla geldiği şeklindeki savunmalarına itibar edilmemiştir.
3. Dosya kapsamında sanıklar hakkında silahla tehdit, kasten yaralama, kişiyi hürriyetinden yoksun kılma, tehdit gibi suçlardan bozma ilamı öncesi verilen kararda kurulan hükümler temyiz incelemesinde düzeltilerek onanmıştır. Bu doğrultuda sanıkların fikir ve eylem birliği içerisinde katılana karşı cinsel amaçla kişiyi hürriyetinden alıkoyma suçunu işledikleri, akabinde yargılama konusu olan cinsel saldırı suçunu işledikleri, sanıkların onanan kişiyi hürriyetinden alıkoyma suçunda olduğu gibi bu suç bakımından da fikir ve eylem birliği içerisinde hareket ettikleri sabit görülmüştür. Bu doğrultuda sanıkların sabit görülen cinsel saldırı suçu bakımından lehe kanun değerlendirmesi yapıldığında 6545 sayılı Kanun ile yapılan değişiklik öncesi 5237 sayılı Kanun'un 102 nci maddesinin birinci fıkrası hükümlerinin ceza miktarı itibariyle açıkça sanıkların lehine olması nedeniyle 6545 sayılı Kanun ile yapılan düzenleme öncesi 5237 sayılı Kanun'un 37 nci maddesinin birinci fıkrası delaletiyle aynı Kanun'un 102 nci maddesinin birinci fıkrası uyarınca takdiren iki yıl hapis cezası ile cezalandırılmalarına, eylemin birden fazla kişi ile gerçekleştirilmesi nedeniyle aynı Kanun'un 102 nci maddesinin üçüncü fıkrasının (d) bendi gereğince 1/2 oranında artırım yapılarak ayrı ayrı üç yıl hapis cezası ile cezalandırılmalarına karar verilmiş, sanıkların suç tarihi itibariyle sabıkasız geçmişleri ve cezanın gelecekleri üzerindeki olası etkileri sanıkların lehine takdiri indirim sebebi kabul edilerek sanıklara verilen cezadan aynı Kanun'un 62 nci maddesinin birinci fıkrası gereğince 1/6 oranında indirim yapılarak sanıkların neticeten ayrı ayrı 2 yıl 6 ay hapis cezası ile cezalandırılmalarına karar verilmiştir.
4. Her ne kadar sanık ... hakkında 13.05.2011 tarihinde işlendiği iddia edilen nitelikli cinsel saldırı eylemi bakımından Mahkemenin 2018/102 Esas ve 2018/134 Karar sayılı kararı ile birleşen dosya bulunmakta ise de; sanığın aşamalarda değişmeyen savunmaları, savunmasında düğün yaptıklarını, zorla cinsel saldırıda bulunmadığını beyan etmesi, katılan ...'in nikah tarihinden önce ancak kaçırma olayından üç gün sonra 13.05.2011 tarihli olayla ilgili ifade verdiğini, soruşturma aşamasında neden zapta geçmediğini bilemediğini, 13.05.2011 tarihinde sanığın zor kullanarak organ sokmak suretiyle ilişkiye girdiğini, bunu 2011 yılında anlattığını beyan etmiş ise de; katılanın daha önce aşamalarda birleşen dosya kapsamındaki olayla ilgili vermiş olduğu ifadelerin birbiriyle çelişmesi nedeniyle sorulduğunda önceki ifadelerinde yer almasa bile nikahtan önceki bir tarihte ve 10.05.2011 tarihindeki kaçırma olayından sonra sanığın rızası dışında kendisiyle ilişkiye girdiğini, tehdit ve baskı altında olduğu için anlatmadığını beyan etmesi hususları birlikte değerlendirildiğinde; katılanın aşamalardaki çelişkili beyanları, soruşturma aşamasında olayın sıcağı sıcağına alınan ifadesinde 13.05.2011 tarihli eylem bakımından bir anlatımı bulunmaması sebebiyle katılanın soyut beyanları 13.05.2011 tarihli eylem bakımından yeterli nitelikte olmadığından sanığın 13.05.2011 tarihli eylemi Mahkemece sabit görülmeyerek sanık hakkında 5237 sayılı Kanun'un 102 nci maddesinin ikinci fıkrası ile aynı Kanun'un 43 üncü maddesinin birinci fıkrası hükümleri uygulanmadığı belirtilmiştir.
IV. GEREKÇE
1. Gerekçeli karar başlığında Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığının katılan olarak gösterilmemesi mahallinde düzeltilmesi mümkün yazım hatası olarak kabul edilmiştir.
2. Sanık ... hakkında birleşen dosya kapsamında Akşehir Cumhuriyet Başsavcılığınca 5237 sayılı Kanun'un 102 nci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca cezalandırılması istemiyle açılan kamu davasının müstakil bir dava olduğu nazara alınarak zamanaşımı süresi içerisinde 5271 sayılı Kanun'un 223 üncü maddesi anlamında hüküm niteliği taşıyacak nitelikte bir karar verilmesi mümkün görülmüş, sabit görülmeyen bu eylemle ilgili olarak hükmün (A) fıkrasının üçüncü bendi ile "...TCK'nın 43. maddesinin uygulanmasına yer olmadığına,..." şeklinde verilen karar sonuca etkili olmadığından bozma nedeni yapılmamıştır.
3. Tüm dosya kapsamı ve gerekçe içeriğine göre, yargılama sürecindeki işlemlerin usul ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemlerin sanıklar tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdani kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eleştiri dışında eylemlere uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından hükümlerde hukuka aykırılık bulunmamış, katılan Bakanlık vekili, katılan vekili ile sanıklar müdafiinin temyiz sebepleri yerinde görülmemiştir.
V. KARAR
Gerekçenin (3) numaralı bölümünde açıklanan nedenlerle Akşehir Ağır Ceza Mahkemesinin 19.10.2022 tarihli ve 2022/94 Esas, 2022/211 Karar sayılı kararında katılan Bakanlık vekili, katılan vekili ile sanıklar müdafii tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden katılan Bakanlık vekili, katılan vekili ile sanıklar müdafiinin temyiz sebeplerinin reddiyle hükümlerin, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
10.05.2023 tarihinde karar verildi.
Dilekçeniz oluşturuluyor. Bu süreç biraz zaman alabilir, ancak sıkılmamanız için aşağıda dilekçe oluşturulmasını istediğiniz konuda benzer içtihatları listeledik. İncelemek isteyebilir veya bekleyebilirsiniz. Dilekçeniz oluşturulduktan sonra ekranda sizinle paylaşılacaktır. Sabrınız için teşekkür ederiz!