WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 14 Haziran 2026

YARGITAY 9. CEZA DAİRESİ

A- A A+

9. Ceza Dairesi         2023/5883 E.  ,  2023/5589 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
SAYISI : 2022/2901 E., 2023/28 K.
SUÇ : Çocuğun cinsel istismarı
HÜKÜM : İstinaf başvurularının esastan reddi kararı
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama

İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmiştir.

Sanıklar müdafinin duruşmalı inceleme talebinin, hükmedilen ceza miktarına göre 5271 sayılı Kanun’un 299 uncu maddesinin birinci fıkrası uyarınca reddine karar verilmekle, gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. Van 3. Ağır Ceza Mahkemesinin 27.09.2022 tarihli ve 2022/296 Esas, 2022/490 Karar sayılı kararı ile sanığın üzerine atılı çocuğun cinsel istismarı suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 103 üncü maddesinin birinci fıkrasının birinci cümlesi, 43 üncü ve 62 nci maddeleri gereğince cezalandırılmasına, 53 üncü maddesi gereğince hakkında hak yoksunluklarının uygulanmasına karar verilmiştir.

2. İlk Derece MAhkemesi kararının sanık müdafii ve katılan Bakanlık vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine Van Bölge Adliye Mahkemesi 3. Ceza Dairesi dosya üzerinden yaptığı inceleme sonunda 10.01.2023 tarihli ve 2022/2901 Esas, 2023/28 Karar sayılı kararı ile istinaf başvurularının esastan reddine karar vermiştir.

3. Dava dosyası Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 04.04.2023 tarihli ve 9-2023/35524 sayılı Tebliğnamesi ile onama görüşlü olarak Dairemize gönderilmiştir.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ
A. Sanığın Temyiz İstemi
Atılı suçu işlemediğini, iş yerinde mağdurenin tarif ettiği şekilde bölme olmadığını, yüzde yetmiş engelli olduğunu, somut delil bulunmadığını ve diğer temyiz sebeplerini beyan ederek temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Katılan Bakanlık Vekilinin Temyiz İstemi
Sanık hakkında takdiri indirim hükümlerinin uygulanmaması, üst sınırdan ceza verilmesi ve lehlerine vekalet ücretine hükmedilmesi gerektiğini ve diğer temyiz sebeplerini beyan ederek temyiz isteminde bulunmuştur.

C. Sanık Müdafiinin Temyiz İstemi
Sanık hakkında tahliye kararı verilmesi gerektiğini, sanığın soruşturma aşamasındaki ifadesinin müdafisiz alındığını, ifadelerin zorla ve işkence ile alındığını, atfı yapılan suçun oluşabilmesi için ortam şartlarının müsait olmadığını, iş yerinde herhangi bir arka bölmenin bulunmadığını, şüpheden sanık yararlanır ilkesi gereğince sanık hakkında beraat kararı verilmesi gerektiğini, mağdur beyanlarının hayatın olağan akışına aykırı olduğunu ve hükme esas alınamayacağını, eylemin ne için sarkıntılık düzeyinde kalmadığı hususunun yerel mahkeme tarafından değerlendirilmediğini ve diğer temyiz sebeplerini beyan ederek temyiz isteminde bulunmuştur.

III. OLAY VE OLGULAR
A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü
İlk Derece Mahkemesince; "...Tüm bu hususlar birlikte değerlendirildiğinde; sanık ile mağdur arasında her hangi bir husumet bulunmadığı, sanığın mağdurun babasının arkadaşı olduğu ve kaldığı pansiyonun olduğu ilçede iş yerinin bulunduğu, mağdurun kamera görüntülerinden de anlaşıldığı üzere saat 10:15 civarında sanığın iş yerine doğru gittiği, 10:35 de ise aynı noktada kamera görüntüsüne girerek ters istikamete doğru hızlı adımlarla yürüdüğünün görüldüğü, mağdurun yarım saate yakın iş yerinde kaldığına ilişkin beyanlarını doğrular mahiyette olduğu, sanığın ise mağdurun 5-6 dakika iş yerinde durduğuna ilişkin beyanlarının doğruyu yansıtmadığı, yine mağdurun sanığın kendisini dudaklarından ve boynundan öptüğünü, gömleğinin düğmesini açarak para koyduğunu bu esnada göğüslerini okşadığını, mağdurun düğmesini kapatmasına karşın tekrar açtığını, mağdurun gitmek istemesine rağmen bırakmadığı ve arkasından göğüslerini tutarak tabureye oturttuğunu ve eylemlerin iş yerinde kaldığı süre boyunca devam ettiğini beyan ettiği, sanığın kolluk aşamasında müdafii bulunmaksızın alınan beyanlarına itibar edilemeyeceği ancak sanığın mahkeme huzurunda alınan bayanında mağdura para ve şapka verdiğini, çay söylediğini ve kek verdiğini kabul ettiği, mağdurun arasında husumet olmayan sanığa iftira atmasının hayatın olağan akışına aykırı olduğu, yine mağdurun söylediği süreye yakın olarak iş yerinde kaldığının kamera görüntüsüyle sabit olduğu, yine mağdurun iş yerinden çıktığında telaşlı ve hızlı bir şekilde hareket ettiğininde görüldüğü, dinlenen tanığın çay götürdüğünde mağdur ve sanığın iş yerinde olduğunu beyan ettiği ve iş yerinde mağdurun anlatımıyla uyumlu dolapların arkasında kalan bir bölümün bulunduğu da değerlendirildiğinde mağdurun aşamalarda çelişkisiz beyanlarda bulunduğu, mağdurun beyanlarının tanık ve kamera görüntüsü ve olay yeri fotoğraflarıyla uyumlu olduğu, yine mağdurun olayın hemen akabinde tepki göstererek olayı pansiyonda bulunan görevli öğretmenine anlattığı göz önüne alındığında mağdurun beyanlarına itibar edilmesi gerektiği kanaatine varıldığı, mahkememizin kabulüne göre mağdurun sanığın iş yerine gittiğinde kimsenin olmadığı esnada sanığın mağduru dudağından öptüğü, göğüslerine dokunduğu, gömleğinin düğmesini açtığı yine boynundan öptüğü bu eylemlerini de mağdurun iş yerinde olduğu sürede tekrarladığı, bu haliyle eylemlerin belli bir yoğunluğa ulaştığı, ani, kesintili hareket olarak değerlendirilemeyeceği, eylemlerin bir çok kez tekrarlandığınında sabit olduğu, sanığın eylemlerini gerçekleştirdiği süre ve eylemlerin niteliğine bakıldığında mağdurun gömleğinin düğmesini açmak suretiyle göğüslerine dokunması ve bu esnada mağdurdan da kendisini öpmesini istediği de gözetildiğinde sarkıntılık boyutunu aşan şekilde çocuğun cinsel istismarı suçunun oluştuğu, yine mağdurun bu olaydan öncede iş yerine sanığın telefonunu kullanıp babasını aramak için gittiğinde sanığın iş yerinde bulunan müşterilerin gitmesini bekleyerek mağdurun dudağından öperek, kolunu okşadığı ve aynı suç işleme kararı kapsamında hareket ettiğinin anlaşıldığı, sanığın beyanlarında mağdurun daha önce iş yerine geldiğini de doğruladığı anlaşıldığından sanığın zincirleme şekilde sarkıntılık boyutunu aşan çocuğun cinsel istismarı suçunu işlediğine karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur." gerekçeleriyle sanığın mahkûmiyetine karar verilmiştir.

B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü
Van Bölge Adliye Mahkemesi 3. Ceza Dairesi dosya üzerinden yaptığı inceleme sonunda 10.01.2023 tarihli ve 2022/2901 Esas, 2023/28 Karar sayılı kararı ile istinaf başvurularının esastan reddine karar vermiştir

IV. GEREKÇE
Sanık hakkında Van İpekyolu Devlet Hastanesi tarafından düzenlenen %70 oranında bipolar bozukluktan kaynaklı özür oranın bulunduğuna dair 22.09.2010 tarihli rapor ile Van Bölge Eğitim ve Araştırma Hastanesi tarafından düzenlenen 5237 sayılı Kanun'un 32 nci maddesi gereğince işlediği fiilin hukuki anlam ve sonuçlarını algıladığı ve bu fiille ilgili davranışlarını yönlendirme yeteneğinin tam olduğuna dair raporu birlikte değerlendirildiğinde; sanığın dava dosyasıyla beraber İstanbul Adlî Tıp Kurumu ilgili ihtisas kuruluna sevk edilerek suç tarihi itibarıyla herhangi bir akıl hastalığı veya akıl zayıflığı bulunup bulunmadığı, şayet varsa bu nedenle işlediği fiilin hukuki anlam ve sonuçlarını algılayıp algılayamayacağı veya bu fiille ilgili davranışlarını yönlendirme yeteneğinin azalıp azalmadığı hususlarında rapor aldırılıp sonucuna göre sanığın hukuki durumunun tayin ve takdiri gerekirken eksik araştırma ile yazılı şekilde hüküm kurulması hukuka aykırılık olarak görülmüştür.

V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle sanık, sanık müdafii ve katılan Bakanlık vekilinin temyiz istemi yerinde görüldüğünden Van Bölge Adliye Mahkemesi 3. Ceza Dairesinin 10.01.2023 tarihli ve 2022/2901 Esas, 2023/28 Karar sayılı kararının 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin ikinci fıkrası gereği, açıklanan gerekçe içeriğine göre Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,

Dava dosyasının, dosyanın Van 3. Ağır Ceza Mahkemesine, kararın bir örneğinin Van Bölge Adliye Mahkemesi 3. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,

26.09.2023 tarihinde karar verildi.