WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 27 Haziran 2026

YARGITAY 9. CEZA DAİRESİ

A- A A+

9. Ceza Dairesi         2023/568 E.  ,  2023/3477 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2022/240 E., 2022/306 K.
SUÇLAR : Nitelikli cinsel saldırı
HÜKÜMLER : Mahkumiyet
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama

Sanık hakkında bozma üzerine verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz istemlerinin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:

I. HUKUKİ SÜREÇ
1. İzmir 3. Ağır Ceza Mahkemesinin 28.01.2020 tarihli ve 2018/271 Esas, 2020/20 Karar sayılı kararı ile sanığın katılan mağdure Özlem'e yönelik nitelikli cinsel saldırı suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 102 inci maddesinin ikinci fıkrası ve 53 üncü maddeleri uyarınca neticeten 14 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.

2. İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 20. Ceza Dairesinin, 23.06.2020 tarihli ve 2020/492 Esas, 2020/500 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik yapılan istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

3. İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 20. Ceza Dairesinin, 23.06.2020 tarihli ve 2020/492 Esas, 2020/500 Karar sayılı kararının sanık müdafii ile katılan Bakanlık vekili tarafından temyizi üzerine Dairemizin 01.03.2022 tarihli ve 2021/18833 Esas, 2022/1783 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında kurulan hükmün sair redli olarak; "Sanık hakkında müsnet suçtan dolayı 5237 sayılı Kanun'un 61 inci maddesi gereğince temel ceza belirlenirken söz konusu maddenin birinci fıkrasında yedi bent halinde sayılan hususlar ile aynı Kanun'un 3 üncü maddesinin birinci fıkrasındaki "suç işleyen kişi hakkında işlenen fiilin ağırlığıyla orantılı ceza ve güvenlik tedbirine hükmolunur" şeklindeki kanuni düzenleme gözetilerek mahkemece maddede yer alan alt ve üst sınırlara göre temel ceza alt sınırdan uzaklaşılmak suretiyle belirlendiği sırada denetime elverişli somut gerekçeler gösterilmesinin zorunlu olduğu nazara alınmayıp, bu konuda herhangi bir değerlendirme yapılmaksızın yetersiz gerekçe ile yazılı şekilde uygulama yapılması,
5237 sayılı Kanun'un 62 nci maddesinde düzenlenen takdiri indirimin uygulanması hususundaki kararların da gerekçeli olmasının zorunlu olduğu ve bu kapsamda kanun maddesinde yer alan bazı tabirlerin tekrarlanması şeklindeki açıklamanın kanun koyucunun aradığı anlamda kanuni ve yeterli gerekçe niteliği taşımadığı gözetildiğinde ilk derece mahkemesince bu hususta denetime elverişli gerekçe içerecek şekilde hüküm kurulması gerekirken “..sanığın dosyaya yansıyan olumsuz kişilik özellikleri dikkate alınarak..” denilmek suretiyle anılan madde tatbik edilmeden hüküm kurulması karşısında, söz konusu karara yönelik istinaf başvurusunun kabulü yerine esastan reddedilmesi," nedenleriyle bozulmasına ve dava dosyasının 5271 sayılı Kanun'un 304 üncü maddesinin ikinci ve dördüncü fıkraları uyarınca İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine karar verilmiştir.

4. İzmir 1. Ağır Ceza Mahkemesinin bozma üzerine verdiği 12.09.2022 tarihli ve 2022/240 Esas, 2022/306 Karar sayılı kararı ile sanığın katılan mağdure Özlem'e yönelik nitelikli cinsel saldırı suçundan 5237 sayılı Kanun’un 102 nci maddesinin ikinci fıkrası ve 53 üncü maddesi uyarınca neticeten 14 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ
A. Sanık ve Müdafiinin Temyiz İstemleri
Sanığın Özlem'e yönelik nitelikli cinsel saldırı suçunu işlediğine dair mağdurenin aşamalardaki soyut ve çelişkili beyanları haricinde sanığın cezalandırılmasını gerektirir yeterli delil bulunmadığına, müsnet suçu kabul anlamına gelmemekle birlikte sanık hakkında ceza tayin edilirken alt sınırdan uzaklaşma gerekçesi ile verilen cezada takdiri indirim maddesinin uygulanmama gerekçesinin herhangi bir somutlaştırma yapılmadan kanundaki bir takım soyut ifadelere dayanan matbu nitelikte gerekçeler olduğuna ilişkindir.

B. Katılan Bakanlık Vekilinin Temyiz İstemi
Yapılan yargılamada yeteri kadar inceleme yapılmadan hüküm kurulduğuna ve Bakanlık lehine vekalet ücretine hükmedilmesi gerekirken bu durumun gözetilmediğine ilişkindir.

III. OLAY VE OLGULAR
Bozma üzerine İlk Derece Mahkemesince yapılan yargılama sonucunda dava konusu olayın; "Katılanın facebook üzerinden iş aradığına dair ilan verdiği, kendisini Umut olarak tanıtan sanığın, ürün modeli aradıklarını söyleyerek yüz yüze görüşmek üzere katılanı çağırdığı, bir taksiye binip gelmesini söylediği, katılanın da belirtilen adrese gittiği, bir süre konuştuktan sonra sanığın katılana dokunmaya başladığı, ardından "bu işler böyle, önce sen vereceksin sonra iş vereceğim" dediği, katılana su verdiği, katılanın suyu içtikten sonra sersemlediği, sanığın kapıyı üzerine kilitleyip katılana vurduğu ve zorla kendisi ile cinsel ilişkiye girdiği,
Katılan hakkında İzmir Adli Tıp Kurumu Şube Müdürlüğü tarafından düzenlenen 19.04.2018 tarihli raporda katılanın yanaklarında tırnak izi, dudakta patlama, sağ üst kolda, ön kolda ekimoz, sağ ve sol göğüste diş izi, tırnak izi, sağ ve sol dizde yara izi ve sürtme izinin bulunduğu, mevcut raporun katılan darp edildiğini de doğruladığı, sanık savunmasında her ne kadar katılan ile rızası ile cinsel ilişkide bulunduğunu belirtmiş ise de alınan doktor raporunun sanık beyanını doğrulamadığından sanık hakkında nitelikli cinsel saldırı suçundan hüküm kurulması yoluna gidilmiştir.
Sanığın katılanı iş vereceğim diyerek kandırıp 1+1 konuta çağırması, kaçmaması için kapıyı kilitleyip telefonunu alıkoyarak çantasını ve ayakkabılarını kaçmaması için yatak odasına atması, ilişkiye girmek için dövmesi, sesini engellemek için yüzüne yastık bastırması arka yönden ilişkiye girmek için ısrarlı olması, katılanın ağlaması karşısında tekrar normal yoldan ilişkiye girip ilişkiye devam ettiği de nazara alınarak temel cezanın teşdiden belirlenmesı kanaatine varılmıştır.
Sanığın dosyaya yansıyan tutum ve davranışları, fiilden sonraki ve yargılama sürecindeki pişmanlığını gösteren herhangi bir davranışın bulunmaması dikkate alınarak cezasında 5237 sayılı Kanun'un 62 nci maddesi gereğince indirim yapılmasına takdiren yer olmadığına karar verilmiştir." şeklinde kabul ve gerekçelendirilmesinin yapılıp buna göre sanıkla ilgili atılı suçtan dolayı "HUKUKİ SÜREÇ" başlığı altındaki (4) numaralı bölümde belirtildiği biçimde hüküm tesis edildiği anlaşılmıştır.

IV. GEREKÇE
Mahkemenin gerekçesi ile tüm dosya kapsamına göre, yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımın doğru biçimde belirlendiği, buna ilişkin gerekçelerin hukuka uygun olduğu anlaşılmış, 5271 sayılı Kanun'un 237 ve devamı maddelerindeki katılma hakkına ilişkin suçtan zarar görme şartının katılan Bakanlık için söz konusu olmadığı ve Devletin kanundan kaynaklanan koruma yükümlülüğünü yerine getirmesi nedeniyle vekalet ücretine hükmedilmemesi de yerinde olduğundan, katılan Bakanlık vekili ile sanık ve müdafiinin temyiz sebepleri yerinde görülmemiştir.

V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle İzmir 3. Ağır Ceza Mahkemesinin bozma üzerine verdiği 12.09.2022 tarihli ve 2022/240 Esas, 2022/306 Karar sayılı kararında katılan Bakanlık vekili ile sanık ve müdafiince öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun’un 289 uncu maddesinin birinci fıkrası ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin birinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA,

Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun'un 304 üncü maddesinin dördüncü fıkrası uyarınca İzmir 3. Ağır Ceza Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,

24.05.2023 tarihinde karar verildi.