9. Ceza Dairesi 2023/5540 E. , 2023/5372 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
SAYISI : 2022/1639 E., 2022/1366 K.
SUÇ : Çocuğun cinsel istismarı
HÜKÜM : İstinaf başvurusunun esastan reddi kararı
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma
İlk Derece Mahkemesince sanık hakkında kurulan hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz istemlerinin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. Hakkari 1. Ağır Ceza Mahkemesinin, 05.04.2022 tarihli ve 2021/265 Esas, 2022/96 Karar sayılı kararı ile sanığın, çocuğun cinsel istismarı suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 103 üncü maddesinin birinci fıkrası ve 43 üncü maddesi uyarınca 9 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.
2. Van Bölge Adliye Mahkemesi 3. Ceza Dairesinin, 21.06.2022 tarihli ve 2022/1639 Esas, 2022/1366 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik istinaf başvurusunun 5271 sayılı Kanun’un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
A. Sanık Müdafiinin Temyiz İstemi
Mağdurenin beyanlarının çelişkili, tutarsız ve soyut olduğu, mağdurenin sanığa düşmanlık beslediği, mahkemece suçun sarkıntılık düzeyinde kalıp kalmadığının yeterince tartışılmadığı, olay tarihinin ve olaya uygulanan kanun maddesinin yanlış belirlendiği, açıklanan nedenlerle de sanık hakkında kurulan mahkumiyet hükmünün yanlış olduğuna yöneliktir.
B. Katılan Bakanlık Vekilinin Temyiz İstemi
Sanığın eylemlerini cebirle gerçekleştirdiği dolayısıyla 5237 sayılı Kanun’un 103 üncü maddesinin dördüncü fıkrasının uygulanması ve hakkında takdiri indirim uygulanmadan en üst hadden cezalandırılması yoluna gidilmesi gerektiğine yöneliktir.
III. OLAY VE OLGULAR
A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü
Sanığın, mağdurenin derslerine yardımcı olmak bahanesiyle mağdurenin ilkokul ikinci sınıfta olduğu dönemden beşinci sınıfta olduğu döneme kadar mağdureyi cinsel olarak istismar ettiği, bu süreçte sanığın mağdureye cinsel organını gösterdiği, mağdureden cinsel organına ellemesini istediği, bazen mağdurenin elini zorla tutarak bazen de şifahen bu konuda zorlayarak cinsel organını tutturduğu, mağdurenin kıyafetlerinin üstünden göğüslerine dokunduğu, mağdurenin annesi evde yokken mağdureyi sıkıştırarak cinsel organını ellemeye çalıştığı, bir kaç kez mağdurenin cinsel organını yaladığı, sanığın mağdureye karşı söz konusu eylemlerinin genelde 10 ..., 20 ... civarındaki sürelerle gerçekleştiği, sanığın mağdureye yönelik eylemlerini bir ses duyana veya biri gelene kadar gerçekleştirdiği, mağdurenin bu olayları lisede anlatmasının sebebinin, mağdurenin arkadaşlarının mağdurenin uykusunda ağladığını beyan etmesi, mağdurenin sürekli olarak başının ağrıması ve olayları yaşadığı tarihte bunların kötü dokunma olduğunu bilmemesinde kaynaklandığı anlaşılmakla, Mahkemece oluş bu şekilde kabul edilmiştir.
"Yargıtay 14. Ceza Dairesinin yerleşik içtihatlarında sıklıkla vurguladığı üzere suç atması için herhangi bir neden bulunmayan mağdurenin kendi iffetini zarara uğratacak ve toplum önünde ifşa olunacak hususları tüm açıklığıyla sırf iftira atmak amacıyla dile getirdiğini düşünmenin hayatın olağan akışına aykırı olduğu kabul edilmekle, sanık savunmalarına itibar edilmeyerek, sanığın mahkememizce kabul edilen eylemlerinin ani ve kesintili olmaması ve süreklilik arz etmesi sebepleriyle eylemlerinin katılan mağdurun o tarihlerde 12 yaşını doldurmamış olduğu da göz önünde tutularak, sarkıntılık seviyesini aştığına mahkememizce kanaat edinilmiş fakat eylemlerinin yoğunluğu sebebiyle alt sınırdan uzaklaşılarak sanığın tecziyesi yoluna gidilmiş..." şeklindeki gerekçeyle hüküm kurulmuştur.
B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü
İlk Derece Mahkemesince kabul edilen olay ve olgularda, Bölge Adliye Mahkemesi tarafından bir isabetsizlik görülmediği anlaşılmıştır.
IV. GEREKÇE
Olayın intikal şekli ve zamanı, mağdurenin başka delillerle desteklenmeyen ve teferruat içermeyen anlatımları, tanık beyanları ve savunma ve tüm dosya kapsamı nazara alındığında, sanığın üzerine atılı suçu işlediğine dair cezalandırılmasına yeter, her türlü şüpheden uzak, kesin ve inandırıcı delil bulunmadığı gözetilerek beraati yerine yazılı şekilde mahkumiyetine karar verilmesi nedeniyle Mahkeme hükmünde hukuka aykırılık bulunmuştur. Anılan nedenle istinaf başvurusunun kabulü yerine esastan reddine karar verilmesi isabetli görülmemiştir.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle sanık müdafiinin temyiz istemi yerinde görüldüğünden Van Bölge Adliye Mahkemesi 3. Ceza Dairesinin, 21.06.2022 tarihli ve 2022/1639 Esas, 2022/1366 Karar sayılı kararının 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin ikinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, bozma nedenine göre sanığın hükmen tutuklanmasına yönelik çıkarılan YAKALAMA EMRİNİN KALDIRILMASINA, bu hususta ilgili Cumhuriyet Başsavcılığına yazı yazılmasına,
Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (a) bendi uyarınca Hakkari 1. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Van Bölge Adliye Mahkemesi 3. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
20.09.2023 tarihinde karar verildi.
Dilekçeniz oluşturuluyor. Bu süreç biraz zaman alabilir, ancak sıkılmamanız için aşağıda dilekçe oluşturulmasını istediğiniz konuda benzer içtihatları listeledik. İncelemek isteyebilir veya bekleyebilirsiniz. Dilekçeniz oluşturulduktan sonra ekranda sizinle paylaşılacaktır. Sabrınız için teşekkür ederiz!