WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 17 Haziran 2026

YARGITAY 9. CEZA DAİRESİ

A- A A+

9. Ceza Dairesi         2023/5475 E.  ,  2024/3935 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2022/273E, 2023/85 K.

Suça sürüklenen çocuk hakkında bozma üzerine kurulan hükmün 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun (5271 sayılı Kanun) 286/1. maddesi uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260/1. maddesi gereği temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 294/1. maddesi gereği temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298/1. maddesi gereği temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ-OLAY VE OLGULAR
1.Suça sürüklenen çocuk hakkında çocuğun cinsel istismarı suçunu işlediği iddiası ile açılan davanın yapılan yargılaması sonunda 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 103/1,4,31/3,62. maddeleri uyarınca 6 yıl 8 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına dair verilen kararın istinaf edilmesi üzerine İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 20. Ceza Dairesinin 14.02.2017 tarihli kararı ile istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
2. Kararın temyiz edilmesi üzerine Yargıtay 9. Ceza Dairesi 24.05.2022 tarihli ve 2021/28403 Esas ve 2022/4835 Karar sayılı ilamı ile "Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin soruşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya içeriğine göre yerinde görülmeyen sair temyiz itirazların reddine, ancak, mağdurenin aşamalardaki çelişkili beyanları karşısında suça sürüklenen çocuğun eylemi gerçekleştirdiği sırada cebir kullandığına dair her türlü şüpheden uzak, kesin ve inandırıcı delil bulunmadığının anlaşılması karşısında, verilen cezada 5237 sayılı TCK'nın 103/4 maddesi gereğince arttırım yapılarak fazla ceza tayin edilmesi" nedeniyle kararın bozulması üzerine Mahkemesince 22.02.2023 tarihli ve 2022/273 Esas ve 2023/85 Karar sayılı ilamı ile suça sürüklenen çocuğun 5237 sayılı Kanun'un 103/1-1. Cümle, 31/3, 62. maddeleri uyarınca 4 yıl 5 ay 10 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiştir.
3. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca düzenlenen onama görüşlü Tebliğname ile dava dosyası Daireye tevdii edilmiştir.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ
A. Suça Sürüklenen Çocuk Müdafiinin Temyiz İstemi
Suça sürüklenen çocuğun suçu işlediğine dair dosyada kesin delil bulunmadığından beraatine karar verilmesi gerektiğine ilişkindir.
B. Katılan Bakanlık Vekilinin Temyiz İstemi
Lehlerine vekalet ücreti taktir edilmesine, suça sürüklenen çocuk lehine takdiri indirim hükümlerin uygulanmaması gerektiğine, alt sınırdan ceza verilmesinin uygun olmadığına ilişkindir.

III. GEREKÇE
A. Katılan Bakanlık Vekilinin Vekalet Ücreti Taktir Edilmesi Talebine Yönelik Temyiz İstemi Yönünden
Türkiye Cumhuriyeti Anayasası'nın "Ailenin Korunması ve Çocuk Hakları" başlıklı 41. maddesinde ailenin huzur ve refahı ile özellikle anne ve çocukların korunmasına yönelik olarak her türlü istismar ve şiddete karşı çocukları koruyucu tedbirleri alma görevinin Devlete ait olduğu açıkça belirtilmiştir. Aile ve çocukların korunması hakkı Anayasa ile güvence altına alınmış bir haktır. 6284 sayılı Ailenin Korunması ve Kadına Karşı Şiddetin Önlenmesine Dair Kanun'un amaç ve temel ilkelerinin belirlenmesine ilişkin birinci maddesinden anlaşılacağı üzere bu kanun Anayasa ve uluslararası sözleşmelere uygun olarak çıkarılmış bir kanundur. Kanun'un 20/2. maddesi gereğince Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı'nın kadın, çocuk ve aile bireylerine yönelik olarak uygulanan şiddet veya şiddet tehlikesi nedeniyle açılan davalara katılabileceği belirtilmiştir. Tüm bu kanuni düzenlemeler dikkate alındığında Bakanlığın davaya katılması doğrudandoğrudan Anayasa ve kanundan kaynaklanan koruma görevine ilişkin olup, Bakanlığa yüklenen bir kamu görevidir. Bu kapsamda değerlendirme yapıldığında 5271 sayılı Kanun'un 237 ve devamı maddelerindeki katılma hakkına ilişkin suçtan zarar görme şartı katılan Bakanlık için söz konusu olmadığı ve vekili lehine koşulları sağlanmadığından vekalet ücretine hükmedilmemesi, hukuka aykırı bulunmamıştır.
B. Sair Temyiz Sebepleri Yönünden
Mağdurenin aşamalardaki beyanları, suça sürüklenen çocuğun savunması ve tüm dosya kapsamı nazara alındığında, suça sürüklenen çocuğun minibüs içerisinde mağdurenin yanağından öperek kıyafetlerinin üzerinden göğsünü elleme şeklinde kabul edilen eyleminin kısa süreli, ani ve kesintili gerçekleşmesinden dolayı sarkıntılık düzeyinde kaldığı nazara alındığında, mevcut haliyle eyleminin 6545 sayılı Kanun'la değişik 5237 sayılı Kanun'un 103. maddesinin birinci fıkrasının ikinci cümlesinde düzenlenen sarkıntılık suretiyle çocuğun cinsel istismarı suçunu oluşturduğu gözetilerek karar verilmesi gerekirken, suç vasfının tayininde yanılgıya düşülerek yazılı şekilde hüküm kurulması hukuka aykırı bulunmuş, bu nedenle Tebliğnamedeki görüşe iştirak edilmemiştir.

IV. KARAR
Gerekçenin (B) bölümünde açıklanan nedenle Bakırköy 2. Çocuk. Ağır Ceza Mahkemesinin kararına yönelik suça sürüklenen çocuk müdafii ve katılan Bakanlık vekilinin temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükmün 5271 sayılı Kanun’un 302/2 maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak oy birliğiyle BOZULMASINA, Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun'un 304/4. maddesi uyarınca Bakırköy 2. Çocuk Ağır Ceza Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 02.05.2024 tarihinde karar verildi.