9. Ceza Dairesi 2023/5268 E. , 2024/2453 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2022/100 E., 2022/411 K.
SUÇLAR : Çocuğun cinsel istismarı, konut dokunulmazlığının ihlali
HÜKÜMLER : Mahkûmiyet, düşme
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama
Sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteklerinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteklerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ-OLAY VE OLGULAR
1. Sanık hakkında çocuğun cinsel istismarı ve konut dokunulmazlığının ihlali suçlarını işlediği iddiası ile 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 103 üncü maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi, 103 üncü maddesinin dördüncü fıkrası, 53, 58 ve 63 üncü maddeleri ile 116 ncı maddesinin birinci fıkrası, 53 ve 58 inci maddeleri uyarınca açılan kamu davasının yapılan yargılaması sonucunda, Gebze 2. Asliye Ceza Mahkemesinin, 20.06.2012 tarihli ve 2010/484 Esas, 2012/1211 Karar sayılı kararı ile sanığın çocuğun cinsel istismarı suçundan, 5237 sayılı Kanun'un 103 üncü maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi ve 53 üncü maddesi uyarınca 3 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına, cezanın mükerrirlere özgü infaz rejmine göre çektirilmesine, konut dokunulmazlığının ihlali suçundan aynı Kanun'un 116 ncı maddesinin birinci fıkrası ve 53 üncü maddesi uyarınca 6 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına ve cezanın mükerrirlere özgü infaz rejmine göre çektirilmesine dair, kararının sanık müdafii ve katılan ... vekili tarafından temyizi üzerine Yargıtay kapatılan 14. Ceza Dairesinin 21.04.2016 tarihli ve 2016/2776 Esas, 2016/4049 Karar sayılı kararı ile "5271 sayılı CMK'nın 149. maddesinin birinci fıkrasında 'Şüpheli veya sanık, soruşturma ve kovuşturmanın her aşamasında bir veya birden fazla müdafiin yardımından yararlanabilir.' üçüncü fıkrasında ise 'Soruşturma ve kovuşturma evrelerinin her aşamasında avukatın, şüpheli veya sanıkla görüşme, ifade alma veya sorgu süresince yanında olma ve hukukî yardımda bulunma hakkı engellenemez, kısıtlanamaz.' hükümlerinin yer aldığı, sanığın da yargılama aşamasında 27.01.2012 tarihli istinabe suretiyle alınan duruşma beyanında müdafii talebinin olduğu anlaşıldığı halde; 5271 sayılı CMK'nın 150. maddesi uyarınca sanığa talebi doğrultusunda müdafii görevlendirilmeyerek savunma hakkının kısıtlanması" nedeniyle bozulmasına karar verilmiştir.
2. Yargıtay kapatılan 14. Ceza Dairesinin bozma kararına uyularak yapılan yargılama sonucunda Gebze 2. Asliye Ceza Mahkemesinin, 21.11.2016 tarihli ve 2016/1144 Esas, 2016/1625 Karar sayılı kararı ile sanığın çocuğun cinsel istismarı suçundan, 5237 sayılı Kanun'un 103 üncü maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi ve 53 üncü maddesi uyarınca 3 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına ve cezanın mükerrirlere özgü infaz rejmine göre çektirilmesine, konut dokunulmazlığının ihlali suçundan aynı Kanun'un 116 ncı maddesinin birinci fıkrası ve 53 üncü maddesi uyarınca 6 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına, cezanın mükerrirlere özgü infaz rejmine göre çektirilmesine dair kararının sanık ve müdafii tarafından temyizi üzerine Yargıtay kapatılan 14. Ceza Dairesinin 20.03.2018 tarihli ve 2017/1555 Esas, 2018/2034 Karar sayılı kararı ile "İddianame içeriğine göre sanığın eylemine uyan 6545 sayılı Kanunun 59. maddesi ile değişik 5237 sayılı Türk Ceza Kanununun 103/1. maddesinin birinci cümlesinde düzenlenen çocuğun basit cinsel istismarı suçuna ilişkin maddede öngörülen hapis cezasının üst sınırının 15 yıla kadar hapis cezası olarak belirlenmesi karşısında, bu suç ile bununla bağlantılı şekilde konut dokunulmazlığının ihlali suçundan açılan diğer davaya bakma ve bu kapsamda delilleri takdir ve değerlendirme görevinin Ağır Ceza Mahkemesine ait olduğu gözetilerek mahkemece görevsizlik kararı verilmesi gerekirken, yargılamaya devamla yazılı şekilde hükümler kurulması" nedeniyle bozulmasına karar verilmiştir.
3. Yargıtay kapatılan 14. Ceza Dairesinin bozma kararına uyularak yapılan yargılama sonucunda Gebze 2. Asliye Ceza Mahkemesi görevsizlik kararı vererek dosyayı Ağır Ceza Mahkemesine göndermiş ve Gebze 1. Ağır Ceza Mahkemesinin 21.03.2019 tarihli ve 2018/146 Esas, 2019/77 Karar sayılı kararı ile sanığın çocuğun cinsel istismarı suçundan, 5237 sayılı Kanun'un 103 üncü maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi ve 53 üncü maddesi uyarınca 3 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına ve cezanın mükerrirlere özgü infaz rejmine göre çektirilmesine, konut dokunulmazlığının ihlali suçundan aynı Kanun'un 116 ncı maddesinin birinci fıkrası ve 53 üncü maddesi uyarınca 6 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına, cezanın mükerrirlere özgü infaz rejmine göre çektirilmesine dair kararında sanık ve müdafii, katılan Bakanlık vekili ile katılan mağdure Rabia vekili tarafından temyizi üzerine Yargıtay 9. Ceza Dairesinin 08.02.2022 tarihli ve 2021/10487 Esas, 2022/1014 Karar sayılı kararı ile "Mağdurenin aşamalarda sanığın kendisine dokunup dokunmadığı hususunda çelişkili beyanlarda bulunması karşısında, mahkemece maddi gerçeğin ortaya çıkarılması açısından mağdurenin duruşmada dinlenip, olayla ilgili ayrıntılı ifadesi alındıktan sonra tüm deliller birlikte değerlendirilerek sanığın hukuki durumunun tayin ve takdiri gerekirken eksik araştırma ile yazılı şekilde hükümler kurulması, 5237 sayılı TCK'nın 116/1. maddesinde düzenlenen konut dokunulmazlığının ihlali suçunun soruşturma ile kovuşturması şikayete tabi olup, kovuşturma evresinde görevsiz Asliye Ceza Mahkemesinde yapılan 24.06.2010 tarihli duruşmada dinlenen mağdure Büşra ile velayet hakkına sahip annesi olan müşteki Nurdagül'ün şikayetçi olmadıklarını beyan etmeleri karşısında sanıktan vazgeçmeyi kabul edip etmediği sorularak neticesine göre 5237 sayılı TCK'nın 73 ve 5271 sayılı CMK'nın 223/8. Maddeleri uyarınca hukuki durumunun yeniden değerlendirilmesi gerektiği gözetilmeden yazılı şekilde hüküm kurulması" nedeniyle bozulmasına karar verilmiştir.
4. Yargıtay 9. Ceza Dairesinin bozma kararına uyularak yapılan yargılama sonucunda Gebze 1. Ağır Ceza Mahkemesi 08.12.2022 tarihli ve 2022/100 Esas, 2022/411 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında çocuğun cinsel istismarı suçundan, 5237 sayılı Kanun'un 103 üncü maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi ve 53 üncü maddesi uyarınca 3 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına ve cezanın mükerrirlere özgü infaz rejmine göre çektirilmesine, konut dokunulmazlığının ihlali suçundan şikayetten vazgeçme nedeniyle 5271 sayılı Kanun'un 223 üncü maddesinin sekizinci fıkrası uyarınca düşmesine karar vermiştir.
5. Sanık hakkında mağdureler Damla ve Rabia'ya karşı çocuğun cinsel istismarı suçundan verilen mahkumiyet kararları Yargıtay 9. Ceza Dairesinin 08.02.2022 tarihli ve 2021/10487 Esas, 2022/1014 Karar sayılı kararı ile onanarak kesinleşmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
A. Sanık ve Müdafiinin Temyiz İsteği
Konut dokunulmazlığının ihlali suçundan kesin delil bulunmadığına, şikayetçinin soyut beyanı dışında delil bulunmadığına, sanığın daha önceden cinsel istismar suçundan cezasının olmasının gerekçe yapılmasının suçta ve cezada şahsilik ilkesine aykırı olduğuna, mağdurenin beyanlarının çelişkili olduğuna, şüpheden sanığın yararlanması gerektiğine, kararın usul ve yasaya aykırı olduğuna, bozulması gerektiğine ve diğer hususlara ilişkindir.
B. Katılan Bakanlık Vekilinin Temyiz İsteği
Alt sınırdan ceza verilmesinin hukuka ve hakkaniyete aykırı olduğuna, üst sınırdan ceza tayin edilmesi gerektiğine, katılan kurum lehine vekalet ücretine hükmedilmesi gerektiğine ilişkindir.
III. GEREKÇE
A. Konut Dokunulmazlığının İhlali Suçundan Kurulan Hüküm Yönünden
Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı anlaşılmakla düşme hükümde hukuka aykırılık bulunmamıştır.
B. Çocuğun Cinsel İstismarı Suçundan Kurulan Hüküm Yönünden
1. Tüm dosya kapsamına göre sanığın olay günü mağdurenin kolundan tutup çekmesi şeklindeki eyleminin kısa süreli ve ani gerçekleşmesinden dolayı sarkıntılık düzeyinde kaldığı ve Mahkemece sanık hakkında temel cezanın alt sınırdan tespit edilmesi nedeniyle sonuç ceza miktarının değişmediği bu sebeple Kanun değişikliğinin lehe veya aleyhe sonuç doğurmayacağı gözetildiğinde, yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, hükümde hukuka aykırılık bulunmamıştır.
2. Bakanlığın davaya katılması doğrudan Anayasa ve kanundan kaynaklanan koruma görevine ilişkin olup, Bakanlığa yüklenen bir kamu görevidir. Bu kapsamda değerlendirme yapıldığında 5271 sayılı Kanun'un 237 ve devamı maddelerindeki katılma hakkına ilişkin suçtan zarar görme şartı katılan Bakanlık için söz konusu olmadığı ve vekili lehine koşulları sağlanmadığından vekalet ücretine hükmedilmemesi, hukuka aykırı bulunmamıştır.
IV. KARAR
Gerekçenin (A) ve (B) bölümünde açıklanan nedenlerle Gebze 1. Ağır Ceza Mahkemesinin 08.12.2022 tarihli ve 2022/100 Esas, 2022/411 Karar sayılı kararında sanık ve müdafii ile katılan Bakanlık vekili tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden sanık ve müdafii ile katılan Bakanlık vekilinin temyiz sebeplerinin reddiyle hükümlerin, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,19.03.2024 tarihinde karar verildi.
Dilekçeniz oluşturuluyor. Bu süreç biraz zaman alabilir, ancak sıkılmamanız için aşağıda dilekçe oluşturulmasını istediğiniz konuda benzer içtihatları listeledik. İncelemek isteyebilir veya bekleyebilirsiniz. Dilekçeniz oluşturulduktan sonra ekranda sizinle paylaşılacaktır. Sabrınız için teşekkür ederiz!