9. Ceza Dairesi 2023/5227 E. , 2023/5151 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
SAYISI : 2022/2898 E., 2023/228 K.
SUÇ : Çocuğun cinsel istismarı
HÜKÜMLER : Mahkûmiyet
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama
Sanık hakkında bozma üzerine verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz istemlerinin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. Trabzon Cumhuriyet Başsavcılığının 13.11.2020 tarihli iddianamesiyle, sanık hakkında mağdurelere yönelik çocuğun cinsel istismarı suçundan iki kez cezalandırılması istemli kamu davası açılmıştır.
2. Trabzon 2. Ağır Ceza Mahkemesinin, 15.04.2021 tarihli ve 2020/224 Esas, 2021/82 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında mağdurelere yönelik çocuğun cinsel istismarı suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 103 üncü maddesinin birinci fıkrasının üçüncü cümlesi, 43 üncü maddesi ve 62 nci maddesi uyarınca iki kez 10 yıl 5 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiştir.
3. Trabzon Bölge Adliye Mahkemesi 3. Ceza Dairesinin, 01.11.2021 tarihli ve 2021/1770 Esas, 2021/1712 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükümlere yönelik istinaf başvurularının kabulüyle hükümlerin kaldırılarak sanığın mağdure Hilal'e yönelik çocuğun cinsel istismarı suçundan 5237 sayılı Kanun'un 103 üncü maddesinin birinci fıkrasının üçüncü cümlesi, 43 üncü maddesi ve 62 nci maddesi uyarınca 11 yıl 1 ay 20 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına, mağdure Kardelen'e yönelik sarkıntılık suretiyle çocuğun cinsel istismarı suçundan aynı Kanun'un 103 üncü maddesinin birinci fıkrasının ikinci cümlesi, 43 üncü maddesi ve 62 nci maddesi uyarınca 6 yıl 3 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiştir.
4. Trabzon Bölge Adliye Mahkemesi 3. Ceza Dairesi kararının sanık müdafii, katılan Bakanlık vekili, katılan mağdure Kardelen vekili ve bölge adliye mahkemesi cumhuriyet savcısı tarafından temyizi üzerine Yargıtay 9. Ceza Dairesinin 09.11.2022 tarihli ve 2022/53 Esas, 2022/10089 Karar sayılı kararı ile sanığın mağdure Kardelen'e yönelik eyleminin sarkıntılığı aştığı ve mağdure Hilal'in duruşmada beyanlarının alınması gerektiğinden bahisle hükümlerin bozulmasına ve dava dosyasının 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesi uyarınca Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine karar verilmiştir.
5. Trabzon Bölge Adliye Mahkemesi 3. Ceza Dairesinin, 13.02.2023 tarihli ve 2022/2898 Esas, 2023/228 Karar sayılı kararı ile sanığın mağdure Hilal'e yönelik çocuğun cinsel istismarı suçundan 5237 sayılı Kanun'un 103 üncü maddesinin birinci fıkrasının üçüncü cümlesi, 43 üncü maddesi ve 62 nci maddesi uyarınca 11 yıl 1 ay 20 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına, mağdure Kardelen'e yönelik çocuğun cinsel istismarı suçundan ise aynı Kanun'un 103 üncü maddesinin birinci fıkrasının üçüncü cümlesi, 43 üncü maddesi ve 62 nci maddesi uyarınca 10 yıl 5 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
A. Sanık Müdafiinin Temyiz İstemi
Mağdurelerin beyanlarının asılsız ve çelişkili olduğuna, sanığın cinsel amaçla mağdurelere temas ettiğine dair delil bulunmadığına, mağdurelerin birden fazla kez sanığın cinsel eylemlerine maruz kaldıklarını iddia etmelerine rağmen sanıkla bir arada bulunmaya devam etmelerinin hayatın olağan akışına aykırı olduğuna, sanığın mesleğinden dolayı çocuklara olan yaklaşımının hatalı yorumlandığına, hükümlerin bozulması gerektiğine ilişkindir.
B. Katılan Bakanlık Vekilinin Temyiz İstemi
Sanığın alt sınırdan uzaklaşılarak cezalandırılması ve takdiri indirim yapılmaması gerektiğine ilişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
Bölge Adliye Mahkemesince usul ve kanuna uygun bulunarak uyulmasına karar verilen Yargıtay 9. Ceza Dairesinin 09.11.2022 tarihli ve 2022/53 Esas, 2022/10089 Karar sayılı bozma kararı doğrultusunda yapılan yargılama sonunda iddia, savunma, katılan mağdure beyanları ve toplanan tüm delillerle sanığın farklı tarihlerde katılan mağdure Kardelen'i kucağına oturtup omuz ve bacaklarına dokunduğu, katılan mağdurenin kıyafetlerinin içerisine elini sokarak cinsel bölgelerine dokunduğu ve mağdureye kendi cinsel organını tutturduğu, bu eylemlerinin belirli bir yoğunluğa ulaştığı, ani, kısa süreli ve kesik hareketlerle gerçekleşmediği, eylemlerin sarkıntılık düzeyini aştığı ve cinsel istismarın temel şeklini oluşturduğu kabul edilmiştir.
Her ne kadar mağdure Hilal bozma ilamı sonrasında Bölge Adliye Mahkemesince uzman pedagog eşliğinde alınan beyanında aradan uzun zaman geçmiş olması, olayın yol açtığı travma sebebiyle olayı ayrıntıları ile tam olarak anlatamamış ise de, Bölge Adliye Mahkemesince duruşma sırasında mağdurenin soruşturma aşamasında çocuk izlem merkezinde uzman eşliğinde alınan beyanına ilişkin kamera kaydı incelenip mağdurenin sanığın kendisine yönelik eylemlerini ayrıntılı şekilde anlattığı, vücut resmi üzerinde ayrıntılı şekilde gösterdiği, anlatımını beden dili ile desteklediği ve sanığın kendisine yönelik eylemlerini kıyafetlerini açarak da gösterdiği, bu nedenle mağdurenin çocuk izlem merkezinde alınan beyanının olayı tam olarak ortaya koyduğu, bu yaştaki çocuğun cinsel şemasının oluşmayacağı dikkate alınarak mağdurenin yaşamadığı halde kendisine yönelik gerçekleşen cinsel eylemleri bu denli ayrıntılı anlatmasının mümkün olmadığı, dolayısıyla mağdurenin komşuları olan ve "... amca" diye hitap ettiği sanık hakkında asılsız suçlamalarda bulunmasının hayatın olağan akışına aykırı olduğu, sanığın mağdurenin farklı tarihlerde uzun süreli olarak cinsel bölgelerine ve poposuna kıyafetleri üzerinden ve içinden dokunma, mağdurenin elini tutup cinsel organını tutturma ve mağdureye cinsel organını gösterme şeklinde gerçekleşen eylemlerinin ani ve kısa süreli olmayıp uzun süreli olması dikkate alındığında sanığın sübut bulan eylemlerinin sarkıntılık düzeyini aştığı ve çocuğun cinsel istismarı suçuna vücut verdiği kabul edilmiştir.
IV. GEREKÇE
A. Sanık Müdafiinin Temyiz Sebeplerine Yönelik
Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmanın toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemlerin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eylemlere uyan suç vasfı ve yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, hükümlerde hukuka aykırılık görülmemiştir.
B. Katılan Bakanlık Vekilinin Temyiz Sebeplerine Yönelik
1. Mahkemece 5237 sayılı Kanun'un Cezanın belirlenmesi başlıklı 61 inci maddesinin birinci fıkrasında belirtilen kriterler ile aynı Kanun'un 3 üncü maddesinin birinci fıkrasında ifade edilen cezada orantılılık ilkesi göz önünde bulundurulmak suretiyle sanık hakkında kurulan hükümlerde, temel cezanın alt sınırdan belirlenmesinde bir isabetsizlik görülmediğinden, hükümlerde bu yönüyle hukuka aykırılık bulunmamıştır.
2. Sanık hakkında kurulan hükümde 5237 sayılı Kanun'un 62 nci maddesinin birinci fıkrası kapsamında takdiri indirim nedeni uygulanmasına karar verilip verilmeyeceğinin değerlendirildiği ve "Sanığın yargılama sürecindeki olumlu tutum ve davranışları lehine takdiri indirim nedeni kabul edilerek" şeklindeki yerinde, yeterli ve kanunî gerekçeye istinaden sanık hakkında takdiri indirim nedeni uygulanmasına karar verildiği anlaşılmakla, hükümlerde bu yönüyle hukuka aykırılık bulunmamıştır.
3. Bakanlığın davaya katılması doğrudan Anayasa ve kanundan kaynaklanan koruma görevine ilişkin olup, Bakanlığa yüklenen bir kamu görevidir. Bu kapsamda değerlendirme yapıldığında 5271 sayılı Kanun'un 237 ve devamı maddelerindeki katılma hakkına ilişkin suçtan zarar görme şartı katılan Bakanlık için söz konusu olmadığı ve vekili lehine koşulları sağlanmadığından vekalet ücretine hükmedilmemesi hukuka aykırı bulunmamıştır.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Trabzon Bölge Adliye Mahkemesi 3. Ceza Dairesinin, 13.02.2023 tarihli ve 2022/2898 Esas, 2023/228 Karar sayılı kararında sanık müdafii ile katılan Bakanlık vekilinin öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun’un 289 uncu maddesinin birinci fıkrası ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin birinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMLERİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKÜMLERİN ONANMASINA,
Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca Trabzon 2. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Trabzon Bölge Adliye Mahkemesi 3. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
13.09.2023 tarihinde karar verildi.
Dilekçeniz oluşturuluyor. Bu süreç biraz zaman alabilir, ancak sıkılmamanız için aşağıda dilekçe oluşturulmasını istediğiniz konuda benzer içtihatları listeledik. İncelemek isteyebilir veya bekleyebilirsiniz. Dilekçeniz oluşturulduktan sonra ekranda sizinle paylaşılacaktır. Sabrınız için teşekkür ederiz!