WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 15 Haziran 2026

YARGITAY 9. CEZA DAİRESİ

A- A A+

9. Ceza Dairesi         2023/5036 E.  ,  2023/5774 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
SAYISI : 2022/1729 E., 2023/99 K.
SUÇ : Çocuğun cinsel istismarı
HÜKÜM : Mahkumiyet
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama

İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz istemlerinin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. Konya 1. Ağır Ceza Mahkemesinin, 13.10.2022 tarihli ve 2022/295 Esas, 2022/347 Karar sayılı kararı ile sanığın çocuğun cinsel istismarı suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun)

103 üncü maddesinin birinci fıkrasının üçüncü cümlesi uyarınca 12 yıl hapis cezası cezalandırılmasına karar verilmiştir.

2. Konya Bölge Adliye Mahkemesi 7. Ceza Dairesinin, 18.01.2023 tarihli ve 2022/1729 Esas ve 2023/99 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik sanık müdafii, katılanlar vekili ile katılan Bakanlık vekilinin istinaf başvurularının kabulüne karar verilerek 5271 sayılı Kanun’un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (g) bendi uyarınca duruşmalı yapılan inceleme neticesinde aynı Kanun’un 280 inci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılması ile sanık hakkında çocuğun cinsel istismarı suçundan, 5237 sayılı Kanun’un 103 üncü maddesinin birinci fıkrasının birinci ve üçüncü cümleleri, üçüncü fıkrasının (d) bendi ve 62 nci maddesinin birinci fıkrası uyarınca 12 yıl 6 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiştir.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ
A. Katılan Bakanlık Vekilinin Temyiz İstemi
Sanığa alt sınırdan ceza verilmesinin hukuka aykırı olduğuna, Bakanlık lehine vekalet ücretine hükmedilmediğine ilişkindir.

B. Katılanlar ve Mağdure Vekilinin Temyiz İstemi
Sanık hakkında 5237 sayılı Kanun’un 103 üncü maddesinin dördüncü fıkrasının uygulanmamasının hukuka aykırı olduğuna, takdiri indirimin uygulanmasının yerinde olmadığına ilişkindir.

C. Sanık müdafilerinin Temyiz İstemleri
Sanık hakkında 5237 sayılı Kanun’un 103 üncü maddesinin üçüncü fıkrasının (d) bendinin uygulanmasının hukuka aykırı olduğuna, sanığın suçu işlediğine dair somut ve kesin delil bulunmadığına, eksik inceleme neticesinde hüküm kurulduğuna, suçu kabul etmemekle birlikte eylemin sarkıntılık suretiyle işlendiğinin kabulünün gerekeceğine ilişkindir.

III. OLAY VE OLGULAR
A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü
Mahkemece; "Yaşı küçük mağdure ...'in anne ve babasının çalışması sebebiyle gündüzleri sanığın eşinin bakması için sanığın evine bırakıldığı, sanığın eşi ...'ın olay tarihinde oğlu ... ...'ı hastaneye götürdüğü, bu sırada mağdurenin sanık ... sanığın çocukları olan ... ... ile ... ... ile birlikte evde kaldığı, mağdurenin oturma odasında minderin üzerinde battaniyenin altında yattığı sırada sanığın odaya gelerek mağdurenin arkasına yattığı ve mağdureyle birlikte battaniyenin altına girdiği, sanığın önce kendi pantolonunu ve kilotunu indirdiği daha sonra mağdurenin pantolonunu ve kilotunu indirdiği, daha sonra sanığın cinsel organını mağdurenin poposuna sürttüğü, mağdureye rahatsız olup olmadığını sorduğu, mağdurenin rahatsız olduğunu söylemesine rağmen sanığın eylemlerine devam ettiği, mağdurenin kalkmak istemesine rağmen buna müsaade etmediği ve kimseye anlatmamasını söylediği, bu sırada sanığın evde kalan diğer çocuklarının da oturma odasında bulunduğu, mağdurenin yaşadıklarını olay gününün akşamı abisine anlattığı, abisinin de müdahillere anlattığı, müdahillerin bunun üzerine sanıktan şikayetçi oldukları, sanığın savunmasında üzerine atılı suçlamayı kabul etmediğini, olay tarihinde evde kendi çocuklarının da bulunduğunu ve böyle bir şeyin gerçekleşmesinin mümkün olmadığını söylediği, sanığın eşi ... beyanında olay saatlerinde evde olmadığını, eşinin evde kendi çocukları ve mağdureyle birlikte kaldığını, ancak eşinin mağdureye karşı böyle bir eylemde bulunmayacağını söylediği, olay sırasında sanığın evde bulunan oğlu ...'ın mağdure ile babasını aynı battaniye altında gördüğünü söylediği, mağdurenin ÇİM'de alınan ifadesinde de komşularının evinde olduğu zamanlarda sanığın da genellikle evde olduğunu, olay günü oturma odasında yattığı sırada sanığın gelerek arkasına yattığını ve cinsel organını poposuna sürttüğünü, sanığa rahatsız olduğunu söylemesine rağmen sanığın eylemlerine devam ettiğini söylediği, adli görüşme değerlendirme raporunda da mağdurenin aktarımları, sergilemiş olduğu tutum ve davranışları göz önüne alındığında cinsel istismar suçunun mağduru olduğu ve verdiği ifadenin güvenilir olduğunun belirtildiği, Ankara Kriminal Polis Laboratuvarı tarafından düzenlenen uzmanlık raporunda da belirtildiği üzere mağdureden alınan kazak, eşofman altı, atlet ve pijama üzerinde yapılan moleküler ve genetik inceleme neticesinde mağdureden alınan kazak üzerindeki meni örneği ile sanıktan alınan kuru kan örneğinin genetik olarak uyumlu olduğunun tespit edildiği anlaşılmış olup, mağdurenin beyanlarının samimi ve tutarlı olması, mağdure ile ÇİM'de yapılan adli görüşmede mağdurenin yaş ve gelişim dönemi ile bağdaşmayacak şekilde cinsel bilgiye sahip olması hususları nazara alındığında sanığın savunmalarının suçtan kurtulmaya yönelik olduğu ve sanığın bu şekilde üzerine atılı çocuğun cinsel istismarı suçunu işlediği, mağdurenin suç tarihindeki yaşı nazara alınarak sanığa verilecek temel cezada artırım yapılması gerektiği kanaatine varılarak sanığın müsnet suçtan eylemine uyan TCK.nun 103/1-3. cümle, 53, 63. maddeleri gereğince cezalandırılmasına karar vermek gerekmiştir.
" şeklindeki gerekçeyle hüküm kurulmuştur.

B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü
İlk Derece Mahkemesince kabul edilen olay ve olgularda, Bölge Adliye Mahkemesi tarafından suç vasfına ve sübuta yönelik kabul ve uygulamasında bir isabetsizlik görülmediği, fakat 5237 sayılı Kanun'un 103 üncü maddesinin üçüncü fıkrasının (d) bendine göre bakım veya gözetim yükümlüğüne aykırılık koşulunun somut olayda gerçekleştiği, ayrıca sanık hakkında temel ceza uygulanırken alt sınırdan ayrılmayı gerektirir bir durum bulunmayıp takdiri indirimde uygulanması gerektiğinin kabulü ile hükmün kaldırılarak yeniden hüküm kurulmuştur.

IV. GEREKÇE
1. Mahkemece 5237 sayılı Kanun'un Cezanın belirlenmesi başlıklı 61 inci maddesinin birinci fıkrasında belirtilen kriterler ile aynı Kanun'un 3 üncü maddesinin birinci fıkrasında ifade edilen cezada orantılılık ilkesi göz önünde bulundurulmak suretiyle sanık hakkında kurulan hükümde, temel cezanın belirlenmesinde bir isabetsizlik görülmediğinden, hükümde bu yönüyle hukuka aykırılık bulunmamıştır.
2. Sanık hakkında kurulan hükümde 5237 sayılı Kanun'un 62 nci maddesinin birinci fıkrası kapsamında takdiri indirim nedeni uygulanmasına ilişkin gösterdiği gerekçe yerinde, yeterli olduğu anlaşılmakla, hükümde bu yönüyle hukuka aykırılık bulunmamıştır.
3. 5271 sayılı Kanun'un 237 ve devamı maddelerindeki katılma hakkına ilişkin suçtan zarar görme şartının katılan Bakanlık için söz konusu olmadığı ve Devletin kanundan kaynaklanan koruma yükümlülüğünü yerine getirdiği nazara alınarak katılan Bakanlık vekilinin vekalet ücretine yönelik temyiz istemi yerinde görülmemiştir.

4. Sanık hakkında kurulan hükümde, delillerin ve olguların açıklandığı ve ilişkilendirildiği, buna ilişkin gerekçelerin hukuka uygun olduğu anlaşılmış, bu kapsamda Bölge Adliye Mahkemesi tarafından gerçekleştirilen inceleme neticesinde kurulan hükme yönelik temyiz sebepleri yerinde görülmemiştir

V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle Konya Bölge Adliye Mahkemesi 7. Ceza Dairesinin, 18.01.2023 tarihli ve 2022/1729 Esas ve 2023/99 Karar sayılı kararında sanık müdafileri, katılan ... mağdure vekili ile katılan Bakanlık vekilince öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun’un 289 uncu maddesinin birinci fıkrası ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin birinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMLERİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA,

Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca Konya 1. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Konya Bölge Adliye Mahkemesi 7. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,

02.10.2023 tarihinde karar verildi.