WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 29 Haziran 2026

YARGITAY 9. CEZA DAİRESİ

A- A A+

9. Ceza Dairesi         2023/481 E.  ,  2024/1494 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2022/319 E., 2022/310 K.
SUÇ : Sarkıntılık suretiyle çocuğun cinsel istismarı
HÜKÜM : Mahkûmiyet

TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama

Sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükmün; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz istemlerinin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ, OLAY VE OLGULAR
1. Sanık hakkında çocuğun cinsel istismarı suçunu işlediği iddiası açılan kamu davasının yapılan yargılaması sonucunda, İzmir 12. Ağır Ceza Mahkemesinin, 26.10.2018 tarihli ve 2017/242 Esas, 2018/343 Karar sayılı kararı ile mevcut delillerin değerlendirilmesi ile çocuğun cinsel istismarı suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 103 üncü maddesinin birinci fıkrasının birinci cümlesi, dördüncü fıkrası, 43 üncü maddesinin birinci fıkrası ve 53 üncü maddesi uyarınca 16 yıl 9 ay 18 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına dair verilen kararın katılan Bakanlık vekili ve sanık müdafii tarafından istinaf edilmesi üzerine, İzmir Bölge Adliye Mahkemesi kararı ile istinaf başvurusunun 5271 sayılı Kanun’un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir.

2. İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 15. Ceza Dairesi kararının sanık müdafii tarafından temyizi üzerine Yargıtay (Kapatılan ) 14. Ceza Dairesinin 08.10.2020 tarihli ve 2019/6866 Esas, 2020/3787 Karar sayılı kararı ile özetle, eylemlerin sarkıntılık düzeyinde kaldığının gözetilmemesi ile cebir ve tehditle işlendiğine dair delil bulunmadığının nazara alınmaması nedenleriyle bozulmasına ve dava dosyasının İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine karar verilmiştir.

3. İzmir 12. Ağır Ceza Mahkemesinin, 08.07.2021 tarihli ve 2020/408 Esas, 2021/216 Karar sayılı kararı ile sanığın sarkıntılık suretiyle çocuğun cinsel istismarı suçundan, 5237 sayılı Kanun'un 103 üncü maddesinin birinci fıkrasının ikinci ve üçüncü cümleleri, 43 üncü maddesinin birinci fıkrası ve 53 üncü maddesi uyarınca 7 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmekle, 5271 sayılı Kanun'un 307 nci maddesinin üçüncü fıkrasında yer verilen; "Yargıtaydan verilen bozma kararına uyulması hâlinde ilk derece mahkemesi tarafından verilen karara karşı, istinaf veya temyiz sınırlarına bakılmaksızın sadece temyiz yoluna başvurulabilir." hükmü uyarınca dava dosyası doğrudan temyiz merciine gönderilmiştir.

4. İzmir 12. Ağır Ceza Mahkemesi kararının katılan Bakanlık vekili ile sanık müdafii tarafından temyizi üzerine Yargıtay 9. Ceza Dairesinin 18.05.2022 tarihli ve 2021/27718 Esas, 2022/4630 Karar sayılı kararı ile özetle, 5237 sayılı Kanun'un 103 üncü maddesinin birinci fıkrasının üçüncü cümlesinin suç tarihinde yürürlükte olmaması nedeniyle bozulmasına ve dava dosyasının İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine karar verilmiştir.

5. İzmir 12. Ağır Ceza Mahkemesinin, 29.09.2022 tarihli ve 2022/319 Esas, 2022/310 Karar sayılı kararı ile sanığın sarkıntılık suretiyle çocuğun cinsel istismarı suçundan, 5237 sayılı Kanun'un 103 üncü maddesinin birinci fıkrasının ikinci ve üçüncü cümleleri, 43 üncü maddesinin birinci fıkrası ve 53 üncü maddesi uyarınca 7 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmekle, 5271 sayılı Kanun'un 307 nci maddesinin üçüncü fıkrasında yer verilen; "Yargıtaydan verilen bozma kararına uyulması hâlinde ilk derece mahkemesi tarafından verilen karara karşı, istinaf veya temyiz sınırlarına bakılmaksızın sadece temyiz yoluna başvurulabilir." hükmü uyarınca dava dosyası doğrudan temyiz merciine gönderilmiştir.

6. Dava dosyası, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca tanzim olunan, onama görüşlü Tebliğname ile Daireye tevdi edilmiştir.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ
A. Katılan Bakanlık Vekilinin Temyiz İstemi
Özetle; sanığın eylemlerinin sarkıntılık düzeyini aştığına, alt sınırdan ceza verildiğine, zincirleme suç hükümleri gereği azami hadden arttırım yapılmadığına, vekalet ücreti verilmediğine, kararın bozulması istemine ilişkindir.

B. Sanık Müdafiinin Temyiz İstemi
Özetle; Kararın usul ve kanuna aykırı olduğuna ilişkindir.

III. GEREKÇE
1. Yargılama sürecindeki işlemlerin usul ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdani kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı anlaşıldığından, katılan Bakanlık vekili ile sanık müdafiinin yerinde görülmeyen temyiz sebepleri reddedilmiştir.

2. 5237 sayılı Kanun'un 103 üncü maddesinin birinci fıkrasında 6545 sayılı Kanun'un 59 uncu maddesi ile yapılan değişiklikte cezaların miktarı belirlenirken mağdurenin yaşı yönünden ayrım bulunmayıp, söz konusu ayrımın 02.12.2016 tarihinde yürürlüğe giren 6763 sayılı Kanun'un 13 üncü maddesiyle yapılan değişiklikle üçüncü cümle olarak 5237 sayılı Kanun'un 103 üncü maddesinin birinci fıkrasına eklenmiştir.

3. 28.04.2017 tarihli beyanında altıncı sınıfa gittiğini beyan eden katılan mağdure aşamalardaki anlatımlarında sanığın kendisine yönelik beş farklı eyleminden bahsedip, son eyleme ilişkin net bir tarih belirtmediği gibi bedensel temasın da olmadığını ifade etmiştir. Diğer dört eylem yönünden ise ilk eylemin beşinci sınıfın sonlarında, (2015-2016 okul döneminin sonları) ikinci olayın ilk olaydan üç-dört hafta sonra, üçüncü olayın ikinciden iki hafta sonra, dördüncü olayın ise üçüncüden üç-dört hafta sonra olduğunu belirtmesi karşısında, 5237 sayılı Kanun'un 103 üncü maddesinin birinci fıkrasında 6763 sayılı Kanun'un 13 üncü maddesiyle suç tarihinden sonra değişiklik yapıldığının gözetilmemesi hukuka aykırı bulunmuştur.

4. Mahkemece bozma ilamına uyulmasına karar verilen hükmün gerekçe bölümünde ''...Yapılan inceleme sonucunda TCK'nun 103/1. Maddesinin 3. Cümlesinin 02.12.2016 yılında yürürlüğe girdiği dosyamızın suç tarihinin 20.04.2017 olduğu bu nedenle suç tarihinde TCK'nun 103/1. Maddesinin 3. Cümlesinin yürürlükte bulunduğu ve bu nedenle de uygulandığı anlaşılmakla,...'' şeklinde tespite yer verilmiş yine gerekçenin devamında kabule ilişkin kısımda ''... bu suretle, sanığın eyleminin 2016 yılı Nisan veya Mayıs aylarından başlayıp, aynı yılın Ağustos ayında sona erdiği...'' şeklinde gerekçede çelişkiye düşülmesi hukuka aykırı bulunmuştur.

5. 5271 sayılı Kanun'un 232 nci maddesine aykırı olarak bozma sonrası sanık hakkında sadece katılan mağdure ...'ya yönelik eylemi nedeniyle yargılama yapıldığı halde gerekçeli karar başlığında bozma öncesi yargılamalarda yer alan mağdureler ve müştekilerin de gösterilmesi hukuka aykırı bulunmuştur.

6. Açıklanan nedenlerle Tebliğnamedeki onama isteyen düşünceye iştirak edilmemiştir.

IV. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle katılan Bakanlık vekili ile sanık müdafiinin temyiz istemleri yerinde görüldüğünden İzmir 12. Ağır Ceza Mahkemesinin, 29.09.2022 tarihli ve 2022/319 Esas,

2022/310 Karar sayılı kararının 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin ikinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,

Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin dördüncü fıkrası uyarınca İzmir 12. Ağır Ceza Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,

22.02.2024 tarihinde karar verildi.

...