9. Ceza Dairesi 2023/478 E. , 2023/3222 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
SAYISI : 2022/85 E., 2022/317 K.
SUÇLAR : Çocuğun cinsel istismarı, cinsel saldırı, nitelikli cinsel saldırı
HÜKÜM : İstinaf başvurusunun esastan reddi kararı
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Kısmî ret, kısmî onama
İlk Derece Mahkemesince verilen hükümlere yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz istemlerinin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı, yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. Bursa 10. Ağır Ceza Mahkemesinin, 20.10.2021 tarihli ve 2021/68 Esas, 2021/276 Karar sayılı kararı ile;
a) Sanığın çocuğun cinsel istismarı suçundan, 5271 sayılı Kanun’un 223 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (e) bendi uyarınca beraatine,
b) Sanığın cinsel saldırı suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 102 nci maddesinin birinci fıkrası ile üçüncü fıkrasının (c) bendi uyarınca 9 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına,
c) Sanığın nitelikli cinsel saldırı suçundan, 5237 sayılı Kanun’un 102 nci maddesinin ikinci fıkrası ile üçüncü fıkrasının (c) bendi ve aynı Kanun'un 43 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca 26 yıl 3 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına,
karar verilmiştir.
2. Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 7. Ceza Dairesinin, 02.03.2022 tarihli ve 2022/85 Esas, 2022/317 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükümlere yönelik sanık müdafii ve katılan Bakanlık vekilinin istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiştir.
3. Dava dosyası, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca tanzim olunan 08.07.2022 tarihli ret ve onama görüşlü Tebliğname ile Daireye tevdi edilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
A. Katılan Bakanlık Vekilinin Temyiz İstemi
Özetle; kararın hukuka aykırı olarak verildiğine, sanığın atılı suçu işlediğine, eksik araştırmayla karar verildiğine, sanık hakkında uygulanan indirimlerin uygulanmamasına ve üst sınırdan ceza verilmesi gerektiğine ilişkindir.
B. Sanık Müdafiinin Temyiz İstemi
Özetle; sanık lehine olan delillerin toplanmadığına, hükümde kullanılan ses kaydının hukuka aykırı delil olduğuna ve ses kaydına göre sanıkla katılan mağdure arasında rıza dışı herhangi bir olay yaşanmadığına, sanığın katılan mağdure tarafından aralarındaki husumet sebebiyle iftiraya maruz kaldığına, katılan mağdure ile öz abisi arasında Mustafakemalpaşa 3. Asliye Ceza Mahkemesinde yargılamanın sürdüğüne ve kararın sanık lehine bozulması gerektiğine ilişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü
İlk Derece Mahkemesince ''Sanık ... ***'ın katılan mağdur ... ***'ın babası olduğu, mağdurenin 19 yaşına kadar babası ile aynı evde yaşadığı ve evlenerek babaevinden ayrıldığı, mağdurenin 2017 yılındaki bir tarihte sanık babası ... *** ve oğlu ... ******* ile denize girmek amacıyla Erdek Ocaklar isimli yere gittikleri burada çadırda kaldıkları, mağdurenin çadırda iken sanığın içeriye girdiği ve masaj yapma bahanesi ile rızası olmamasına rağmen cinsel amaçla mağdureye dokunduğu, sonrasında mağdurenin boşanma aşamasına girmesi sebebiyle kocasıyla yaşadığı evden ayrıldığı ve sanığın önceki eylemi nedeni ile mağdurenin babasının evine dönmeyerek dayısının hanımı ile bir süre kaldığı, sanığın bu aşamada mağdureye kendi evine gelmesi için baskı yaptığı, mağdurenin yengesi ile anlaşamadığı için sanık olan babasının evine 2019 yılı Haziran yada Temmuz ayında döndüğü, sanığın huzursuz ayak sendromu teşhisi konulan mağdureye masaj yapma bahanesi ile mağdurenin bacaklarına dokunduğu, kokladığı, boynundan ve kalçasından öptüğü, mağdurenin ikinci evliliğini yaptığı ve kısa süren ikinci evliliğinden sonra mağdurenin 2019 yılı Eylül ayında sanık babasının evine tekrar geri döndüğü, 2019 yılı Ekim ayı içerisinde bir gece sanığın mağdurenin kaldığı odaya gelerek mağdureye dokunmaya başladığı, mağdurenin ağlayarak bunu neden yapıyorsun diye tepki verdiği ve amcası ... ***'ın evine giderek bir iki gün kaldığı, burada konuyu yengesi ... ***'a ve amcasının kızı ... ***'a anlattığı, bir süre sonra sanığın evine geri döndüğü, 2020 yılı Ağustos ayında mağdurenin abisi ... *** ile ev tutup sanığın evinden taşındıkları, sanığın bu eve sürekli gelip gittiği, 25.09.2020 tarihinde sanığın mağdurenin abisi ile yaşadığı eve geldiği ve mağdurenin vücuduna dokunduğu, 'kavun gibi buz gibi' diyerek mağdurenin arka bölgesini okşadığı, mağdureye salatalık olup olmadığını sorduğu, mağdurenin sanığa 'salatalığ ne yapacaksın' diye sorduğunda, sanığın 'seni zevkten uçuracağım' dediği ve mağdurenin karşı çıkmasına rağmen salatalığı vajinal yoldan mağdurenin cinsel organına soktuğu ve sanığın mağdureye banyoyu hazırla dediği, mağdurenin bu durumu ses kaydına aldığı ve ses kayıtlarını amcasının kızı ... ***'a göndererek artık kendisine inanmalarını istediği, tanık ... ***'ın ses kayıtlarını dinleyince amcası olan sanığa bu durumu sorduğu ve sanığın inkar ettiği, sanığın en son 30.09.2020 tarihinde mağdurenin evine tekrar geldiği ve bu tarihte de mağdureye dokunduğu ve mağdurenin vajinasına salatalık soktuğu, mağdurenin uzak dur şeklinde tepki verdiği, mağdurenin 21.12.2020 tarihinde Savcılığa dilekçe vererek babası sanıktan şikayetçi olması ile Adli Makamlara intikal ettiği, suça konu olayların bu şekilde gelişip sonuçlandığı vicdani kanaatine varılmıştır. Mağdurenin ilk 13 yaşından itibaren babasının cinsel istismarına maruz kaldığına ilişkin beyanlarına, abisi ve annesi ile ortak yaşadıkları evde annesinin haberi olmadan sanık olan babasının vücudunun her yerine dokunduğu, öptüğü, kendi cinsel organına dokundurttuğu yönündeki eylemlerini gerçekleştirmesinin hayatın olağan akışına uygun olmaması, sanık olan babasının ısrarla devam eden eylemlerini annesine anlatma imkanı varken anlatmaması, sanığın mağdurenin direncini kıracak bir eylemini belirtmediği halde mağdurenin sıcağı sıcağına bu durumu kimseye anlatmayarak olayı Adli Makamlara intikal ettirmemesi, özellikle aradan çok uzun süre geçmesi, mağdurenin sunduğu 30 Eylül tarihli ses kaydı incelendiğinde, her ne kadar katılan mağdur 'kim ne söyledi, daha ben kaç yaşında çocuktum sen bana yapmaya başladığımda, kim ne diyebilir' şeklinde bir cümle geçse de, mağdurenin cümlesinden sanığın mağdureye karşı cinsel istismar eylemini işleyip işlemediği anlaşılamamasıve sanığın mağdurenin bu cümlesine ne şekilde cevap verdiğinin de konuşma içeriğinden anlaşılamaması sebebiyle, 'şüpheden sanık yararlanır' evrensel ilkesi uyarınca sanığın bu yöndeki inkara dayalı savunmasına Mahkememizce itibar edilmiş, sanığın mağdureye yönelik 2002-2007 yılları arasındaki zincirleme suretiyle çocuğun basit cinsel istismarı eylemi her türlü şüpheden uzak, kesin ve inandırıcı delil olmadığından mahkememizce sabit görülmemiş, sanık hakkında beraatine karar verilmiştir. Sanık ... ***'ın aşamalarda önce kızının borçlarını artık ödeyebilecek bir durumda olmadığından iftira attığını, şimdiye kadar yaklaşık 100 bin TL kızının borcunu ödediğini, artık ödeyecek durumda olmadığını, bundan dolayı kızı mağdurenin bu tarz söylemlerde bulunduğunu belirtmiş iken, Mahkememiz huzurunda mağdure kızının boşanmasından sonra kızının yabancı erkeklerle olduğunu damadından öğrendiğinde, kızına gittiğin yol iyi yol değil dediğinde, kızının sen karışma bana, istediğim erkekle yaşarım, üstümü paralarım mahalleyi buraya toplarım dediği, kızına ev tuttuğu halde masraflarını karşıladığı halde seni mahvedeceğim şeklinde konuştuğu, kızına niye böyle yapıyorsun dediğinde sen bana bakacaksın dediği, kızına cinsel tacizde bulunmadığı, kızının iftira attığını, iftiranın sebebinin ise para vermemesi olduğunu beyan etmiş ise de, sanıkla katılan mağdure arasındaki ses kayıtlarının varlığı, ses kayıtlarındaki konuşan erkek sesinin kendisine, kadın sesinin ise mağdure kızına ait olduğuna dair kabulü, mağdurenin aşamalarda durumu amcasının hanımı ... *** ve amcasının kızı ... ***'a anlatması, kendisine inanmayanların inanmasını sağlamak için ses kayıtlarını amcasının kızına göndermesi, amcasının kızı ... ***'ın amcası olan sanığa durumu sorduğunda, tanık ... ***'ın beyanına göre bir hafta boyunca sanığın tanık ...'yi arayarak ses kayıtlarında neler olduğunu sormaya yönelik şüpheli hareketler sergilemesi nedeniyle sanığın suçtan ve olası cezadan kurtulmaya yönelik savunmasına Mahkememizce itibar edilmemiş, Sanık müdafii tarafından dosyada çözümü yaptırılan ve sanıkla katılan mağdure arasında geçen ses kayıtlarının hukuka aykırı delil olduğundan bahisle itiraz edilmiş ise de; bilindiği üzere bir kimsenin kendisine karşı işlenmekte olan bir suçla ilgili olarak kanıt elde etme olanağının bulunmadığı ve yetkili makamlara başvurma imkanının olmadığı ani gelişen durumlarda karşı tarafla yaptığı konuşmaları kayda alması hali hukuka uygun olup, sanık müdafiinin bu yöndeki itirazına itibar edilmemiştir.
Mağdurenin abisi, sanığın oğlu ... ***'ın Mahkememiz huzurunda verdiği 2020 yılında olan cinsel taciz olayının karşılıklı olup, ikisinin de rızası olduğuna, dinlediği ses kayıtlarının şantaj amaçlı yapılmış olabileceğine, kardeşinin bankalara borcu olup babasının bunları ödediğine, son zamanlarda artık sanık babasının kızkardeşi mağdurenin borçlarını ödememeye başladığı, bundan dolayı sorun çıktığına dair beyanlarına, Mustafakemalpaşa Cumhuriyet Başsavcılığının 2021/109 Sr No, 2021/134 İddianame numaralı 27.01.2021 tarihli iddianamesine göre tanık ... ***'ın katılan mağdureye karşı silahla basit yaralama eylemini işlemesi sebebiyle Mustafakemalpaşa 3. Asliye Ceza Mahkemesinin 2021/94 E sayılı dosyası ile sanık olarak yargılandığı, böylece katılan mağdure ile tanık ... *** arasında husumet olduğu anlaşıldığından, tanığın sanığı kurtarmaya yönelik beyanlarına mahkememizce itibar edilmemiştir. Sanığın 2017 yılındaki bir tarihte torunu ... ******* ve kızı olan mağdure ile denize girmek amacıyla Erdek Ocaklar isimli yere gittikleri burada çadırda kaldıkları, mağdurenin çadırda iken sanığın içeriye girdiği ve masaj yapma bahanesi ile rızası olmamasına rağmen mağdureye dokunduğu, mağdurenin kıyafetlerini indirmeye çalıştığı, mağdurenin çadırdan uzaklaşması ile sanığın eyleminin son bulduğu anlaşıldığından, sanığın kızı olan mağdurenin vücudu üzerinde rızasına aykırı olarak cinsel arzularını tatmine yönelik cinsel ilişki boyutuna varmayan cinsel davranışta bulunduğu anlaşılmış, her ne kadar sanık aşamalardaki savunmalarında hakkındaki suçlamayı kabul etmemiş, kızının kendisine iftira attığını, iftiranın sebebinin ise para vermemesi olduğunu beyan etmiş ise de, sanığın mağdurun öz babası olduğu da dikkate alındığında, sanık ile mağdurun arasında mağdurun öz babasına iftirada bulunmasını gerektiren bir husumetin bulunmaması, mağdurenin aşamalarda değişmeyen uyumlu beyanları ve mağdurenin beyanlarıyla örtüşen tanık beyanları, mağdurenin yaşamadığı bir olayı yaşamış gibi anlatması halinde özellikle sanık konumundaki kişinin babası olduğu da dikkate alındığında toplum içinde kendisinin küçük düşeceği ve onurunun zedeleneceğini bilebilecek yaşta olması dikkate alındığında, sanığın kızı olan mağdureye karşı basit cinsel saldırı suçunu işlediği yönünde Mahkememizce tam bir vicdani kanaate oluşmuş, sanığın eylemine uyan 5237 sayılı Kanun'un 102 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca suçun işleniş biçimi, işlendiği yer ve zaman, kasta dayalı kusurunun ağırlığı nazara alınarak alt sınırdan uzaklaşılmış, sanığın eylemini celp edilen nüfus kaydına göre kızı olan mağdura karşı gerçekleştirdiğinden 5237 sayılı Kanun'un 102 inci maddesinin üçüncü fıkrasının (c) bendi uyarınca cezası yarı oranında arttırılmış, dosyaya yansıyan takdiri indirim uygulanmasını gerektiren bir husus olmadığından sanık hakkında takdiri indirim uygulanmamıştır. Mağdurenin 2019 yılında eşiyle boşandıktan sonraki süreçte, gedecek başka yeri olmadığından babası olan sanığın evine 2019 yılı Haziran yada Temmuz ayında döndüğü, sanığın huzursuz ayak sendromu teşhisi konulan mağdureye masaj yapma bahanesi ile mağdurenin bacaklarına dokunduğu, kokladığı, boynundan ve kalçasından öptüğü, mağdurenin ikinci evliliğini yaptığı ve kısa süren ikinci evliliğinden sonra mağdurenin 2019 yılı Eylül ayında sanığın evine tekrar geri döndüğü, 2019 yılı Ekim ayı içerisinde bir gece sanığın mağdurenin kaldığı odaya gelerek mağdureye dokunmaya başladığı, mağdurenin ağlayarak bunu neden yapıyorsun diye tepki verdiği ve amcası ... ***'ın evine giderek bir iki gün kaldığı, burada konuyu yengesi ... ***'a ve amcasının kızı ... ***'a anlattığı, bir süre sonra sanığın evine geri döndüğü, 2020 yılı Ağustos ayında mağdurenin abisi ... *** ile ev tutup sanığın evinden taşındıkları, sanığın bu eve sürekli gelip gittiği, 25.09.2020 tarihinde sanığın mağdurenin abisi ile yaşadığı eve geldiği ve mağdurenin vücuduna dokunduğu, mağdurenin karşı çıkmasına rağmen salatalığı vajinal yoldan mağdurenin cinsel organına soktuğu, mağdurenin bu durumu ses kaydına aldığı ve ses kayıtlarını amcasının kızı ... ***'a göndererek artık kendisine inanmalarını istediği, tanık ... ***'ın ses kayıtlarını dinleyince amcası olan sanığa bu durumu sorduğu ve sanığın inkar ettiği, sanığın en son 30.09.2020 tarihinde mağdurenin evine tekrar geldiği ve bu tarihte de mağdureye dokunduğu ve mağdurenin vajinasına salatalık soktuğu, mağdurenin uzak dur şeklinde tepki verdiği, dosyaya mağdur tarafından sunulan ve 25 Eylül tarihli çözümü yaptırılan ses kayıtlarına göre sanığın mağdureye seni zevkten uçurmam lazım şeklinde konuştuğu, mağdurenin 'napıyon be acıtıyon, napıyon salatayı, salatalık kaçacak bir yerime' diyerek tepki verdiği, sanığın 'kaçmaz ben annende de denedim' şeklinde cevap verdiği, 'mağdurenin 'ne alaka acıtıyor' şeklinde tepki verdiği, bir süre sonra sanığın mağdureye 'banyoyu yak, bana bi külot bul' dediği ve 30 Eylül Tarihli ses kaydına göre mağdurenin sanığa 'benden uzak dur diyom dinlemiyon' 'kaçıncı söz sen bana dokunmayacağına dair defalarca söz verdin' 'niye o zaman yanıma yaklaşıyorsun' şeklindeki konuşmaları ile sabit olduğundan, 2019 yılı Haziran yada Temmuz ayında sanığın kızı olan mağdureyi rızası hilafına cinsel amaçla masaj yapma bahanesi ile dokunduğu, kokladığı, boynundan ve kalçasından öptüğü, 2019 Ekim ayı içinde bir gece mağdureye cinsel amaçla dokunduğu, 25.09.2020 tarihinde mağdurenin evinde sanığın mağdurenin vajinasına masaj yapma bahanesi ile rızası hilafına salatalık soktuğu, 30.09.2020 tarihinde mağdurenin evinde mağdurun rızası hilafına dokunduğu ve salatalık soktuğu Mahkememizce sabit görülmüş, sanığın 2017 yılından sonra 2019 yılına kadar mağdureye karşı bir eylemi yok iken, 2019 yılında Haziran yada Temmuz ayında sanığın mağdureye karşı cinsel saldırı eylemi başlamış, 2017 ve 2019 yılları arasında geçen iki yıllık süre dikkate alındığında sanığın kastının yenilendiği anlaşıldığından, iddianamenin aksine sanığın mağdureye karşı 2017 yılındaki basit cinsel saldırı eylemi ile 2019 yılındaki basit cinsel saldırı eylemleri tek suç kabul edilerek zincirleme suç hükümleri uygulanmamış, 2017 yılındaki eylemi ile 2019 yılındaki eylemlerinin birbirinden bağımsız ve ayrı bir suç oluşturduğu ve her eylem için ayrı ayrı hüküm kurulması gerektiği kanaatine varılmış, 2017 yılındaki basit cinsel saldırı eyleminden zincirleme suç hükümleri uygulanmadan ayrı hüküm kurulmuş, 2019 Haziran ve Temmuz ayında sanığın kendi evinde mağdurenin vücudu üzerinde cinsel arzularını tatmine yönelik basit cinsel saldırı eyleminin 2019 Ekim ayında devam ettiği, 25 Eylül 2020 tarihinde ve 30.09.2020 tarihinde sanığın mağdurenin abisi ile yaşadığı eve gelerek mağdurenin rızası hilafına mağdurun vajinasına salatalık soktuğu bu şekilde sanığın 2019 Haziran ayında başlayan basit cinsel saldırı eylemlerinin aradan uzun süre geçmeden 2020 yılında devam ederek nitelikli cinsel saldırı halini aldığı anlaşıldığından, sanığın birden fazla kere gerçekleştirdiği eylemlerinden zincirleme suretiyle nitelikli cinsel saldırı eylemi gerçekleştirdiği Mahkememizce sabit görülmüş, suçun işleniş şekli, sanığın amaç ve saiki, sanığın kasta dayalı kusurunun ağırlığı gözetilerek 5237 sayılı Kanun'un 62 inci maddesi uyarınca sanık hakkındaki temel ceza alt sınırdan uzaklaşılarak belirlenmiş, sanığın eylemine uyan 5237 sayılı Kanun'un 102 inci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca cezalandırılmasına, eylemini gerçekleştirdiği katılan mağdurenin kızı olması sebebiyle 5237 sayılı Kanun'un 102 inci maddesinin üçüncü fıkrası (c) maddesi gereğince yarı oranında arttırılmasına, sanık hakkında dosyaya yansıyan takdiri indirim yapılmasını gerektirecek bir durum mevcut görülmediğinden sanık hakkında uyarınca takdiri indirim yapılmamasına karar verilmiştir.'' şeklindeki gerekçe ile hükümler kurduğu anlaşılmıştır.
B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü
İlk Derece Mahkemesince kabul edilen olay ve olgularda, Bölge Adliye Mahkemesi tarafından bir isabetsizlik görülmediğinden sanık müdafii ile katılan Bakanlık vekilinin istinaf talepleri esastan reddedilmiştir.
IV. GEREKÇE
A. Sanık Hakkında Çocuğun Cinsel İstismarı Suçundan Kurulan Hüküm Yönünden
Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin şüphede kaldığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı anlaşıldığından kararda hukuka aykırılık bulunmamıştır.
Tebliğname'de katılan Bakanlık vekilinin temyizi açısından ret isteyen görüşe temyiz sebeplerinin belirtilmesi nedeniyle iştirak edilmemiştir.
B. Cinsel Saldırı ve Nitelikli Cinsel Saldırı Suçlarından Kurulan Hüküm Yönünden
Sanık hakkında kurulan hükümlerde yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemlerin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eylemlere uyan suç vasıfları ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından Bölge Adliye Mahkemesi tarafından gerçekleştirilen inceleme neticesinde kurulan hükme yönelik temyiz sebepleri yerinde görülmemiştir.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle; Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 7. Ceza Dairesinin, 02.03.2022 tarihli ve 2022/85 Esas, 2022/317 Karar sayılı kararına yönelik sanık müdafii ile katılan Bakanlık vekilince öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun’un 289 uncu maddesinin birinci fıkrası ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin birinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye kısmen uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMLERİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKÜMLERİN ONANMASINA,
Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca Bursa 10. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 7. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
17.05.2023 tarihinde karar verildi.
Dilekçeniz oluşturuluyor. Bu süreç biraz zaman alabilir, ancak sıkılmamanız için aşağıda dilekçe oluşturulmasını istediğiniz konuda benzer içtihatları listeledik. İncelemek isteyebilir veya bekleyebilirsiniz. Dilekçeniz oluşturulduktan sonra ekranda sizinle paylaşılacaktır. Sabrınız için teşekkür ederiz!