WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 25 Haziran 2026

YARGITAY 9. CEZA DAİRESİ

A- A A+

9. Ceza Dairesi         2023/4472 E.  ,  2023/4432 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
SUÇ : Irza geçme
KARAR : Direnme

Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 17. Ceza Dairesinin, 22.06.2022 tarihli ve 2022/383 Esas, 2022/1013 Karar sayılı kararı ile Yargıtay 9. Ceza Dairesinin, 01.02.2022 tarihli ve 2021/26462 Esas, 2022/625 Karar sayılı bozma kararına karşı verilen direnme kararının, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 307 nci maddesinin dördüncü fıkrası uyarınca Dairemize gönderildiği belirlenmekle;

Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen direnme kararının; 5271 sayılı Kanun’un 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin direnme kararını temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz istemlerinin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. Nevşehir 1. Ağır Ceza Mahkemesinin, 12.10.2017 tarihli ve 2010/131 Esas, 2017/162 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında reşit olmayanla cinsel ilişki suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 66 ncı maddesi ile 5271 sayılı Kanun’un 223 üncü maddesinin sekizinci fıkrası uyarınca düşme kararı verilmiştir.
2. Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 17. Ceza Dairesinin, 16.05.2018 tarihli ve 2018/364 Esas, 2018/880 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik katılan mağdure vekilinin istinaf başvurusunun kabulüne karar verilerek 5271 sayılı Kanun’un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (g) bendi uyarınca duruşmalı yapılan inceleme neticesinde aynı Kanun’un 280 inci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılması ile sanık hakkında ırza geçme suçundan, 765 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (765 sayılı Kanun) 414 üncü maddesinin birinci fıkrası ve 31 inci maddesi uyarınca 5 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.

3. Ankara Bölge Adliyesi Mahkemesi 17. Ceza Dairesi kararının sanık müdafii ile katılan mağdure vekili tarafından temyizi üzerine Yargıtay 9. Ceza Dairesinin 01.02.2022 tarihli ve 2021/26462 Esas, 2022/625 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında hata hükümleri uygulanarak eylemin reşit olmayanla cinsel ilişki suçunu oluşturduğu ve 5237 sayılı Kanun'un 66 ncı maddesinin birinci fıkrasının (e) bendi ile 67 nci maddesinin dördüncü fıkrası gereği zamanaşımı dolduğundan bahisle düşme kararı verilmesi gerektiğinden bozulmasına ve dava dosyasının 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (b) bendi uyarınca Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine karar verilmiştir.

4. Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 17. Ceza Dairesinin, 22.06.2022 tarihli ve 2022/383 Esas, 2022/1013 Karar sayılı kararı ile 5271 sayılı Kanun’un 307 nci maddesinin dördüncü fıkrası uyarınca önceki hükümde direnilmesi ile sanık hakkında ırza geçme suçundan, 765 sayılı Kanun’un 414 üncü maddesinin birinci fıkrası ve 31 inci maddesi uyarınca 5 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ
A. Sanık Müdafiinin Temyiz İstemi
Özetle; katılanlar ile sanık arasında sonradan husumet oluştuğuna bu yüzden iftira ve yalan beyanda bulunduklarına, mağdurenin on beş yaşını doldurmasına çok az bir süre kaldığına kaldı ki ilk ilişkinin on beş yaş doldurulduktan sonra gerçekleştiğine, mağdurenin yaşını büyük gösterdiğini, sanığın da mağdurenin yaşını büyük bildiğine, tanıkların sanığı doğruladığına tüm bu sebeplerle direnme kararının bozulması gerektiğine ilişkindir.

B. Katılan Mağdure Vekilinin Temyiz İstemi
Özetle; sanık hakkında verilen cezanın az olduğuna, sanık lehine uygulanan yasa hükümlerinin usul ve kanuna aykırı olduğuna, vekalet ücreti takdir edilmesi gerektiğine ilişkindir.

III. OLAY VE OLGULAR
Temyizin kapsamına göre;
Sanık ile mağdurenin ailelerin de rızası ile düğün yaparak 19.09.2004 tarihinde gayri resmi olarak evlendikleri ve bu tarihte cinsel ilişkiye girdikleri, birlikte yaşamaya devam ederlerken mağdurenin hamile kaldığı ve çocuklarının olduğu, sanığın 14.06.2005 tarihinde mağdureyi hayati tehlike geçirmeyecek ve basit tıbbi müdahale ile iyileşmeyecek şekilde yaraladığı, bunun üzerine mağdurenin ailesinin yanına döndüğü intikali gerçekleştirdikleri olayda, dosya kapsamında bulunan deliller;

Mağdurenin aşamalarda alınan beyanları,
Sanığın aşamalarda alınan savunmaları,
Tanıkların anlatımları,
Tutanaklar, düğün resimleri, düğün davetiyesinden
ibarettir.

IV. GEREKÇE
Mahkemenin direnme kararı, olayın intikal şekli ve zamanı, mağdure ile katılanların aşamalarda alınan beyanları, sanığın mağdurenin yaşını büyük bildiğine dair savunmaları, sanık savunmasını doğrulayan tanık anlatımları, düğün tarihinde mağdurenin yaşı, düğün fotoğrafları göz önüne alındığında yerinde görülmemiştir.

V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle direnme kararı yerinde görülmediğinden Yargıtay 9. Ceza Dairesinin 01.02.2022 tarihli ve 2021/26462 Esas, 2022/625 Karar sayılı bozma kararının, Tebliğname'ye aykırı olarak, oy birliğiyle DÜZELTİLMESİNE YER OLMADIĞINA,

Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 307 nci maddesinin dördüncü fıkrası gereğince direnme kararını incelemek üzere Yargıtay Ceza Genel Kuruluna GÖNDERİLMESİNE,

20.06.2023 tarihinde karar verildi.