WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 03 Temmuz 2026

YARGITAY 9. CEZA DAİRESİ

A- A A+

9. Ceza Dairesi         2023/4446 E.  ,  2023/7123 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2014/34 E., 2015/322 K.
SUÇLAR : Nitelikli cinsel saldırı, tehdit
HÜKÜMLER : Mahkumiyet, beraat
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Kısmî ret, kısmî onama

Sanık hakkında tehdit suçundan kurulan hükme ilişkin katılan Bakanlık vekilinin temyiz istemi yönünden; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 237 nci maddesinin birinci fıkrası uyarınca suçtan doğrudan zarar görmemesi nedeniyle mezkûr suçtan açılan kamu davasına katılma hakkının bulunmadığı, yine Mahkemece bu suç yönünden usulsüz olarak verilen katılma kararının da temyiz hakkı vermeyeceği anlaşılmıştır.

Sanık hakkında kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, yukarıda bahsedilen durum haricinde karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Kanun’un 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteklerinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteklerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ
Antalya 2. Ağır Ceza Mahkemesinin, 14.07.2015 tarihli ve 2014/34 Esas, 2015/322 Karar ile sanığın tehdit suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 106 ncı maddesinin birinci fıkrasının birinci cümlesi, ikinci fıkrası, 62 nci maddesinin birinci fıkrası, 50 nci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi ile 52 nci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca 6000 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına, nitelikli cinsel saldırı suçundan, 5271 sayılı Kanun’un 223 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (e) bendi uyarınca beraatine karar verilmiştir.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ
A. Katılan Vekilinin Temyiz Sebepleri
Katılanın sanıkla hiçbir husumetinin bulunmadığına, iftira atmasını gerektirecek bir durumun söz konusu bulunmadığına, katılanın tüm aşamalarda tutarlı beyanlarda bulunduğuna, sanığın çelişkili ve gerçek dışı ifadelerde bulunduğuna, sanığın katılanın alkollü olmasından istifade ederek eylemini gerçekleştirdiğine, sanığın savunmasında katılanın konuşmasının olay gecesi peltekti şeklinde ifadesiyle doğrulandığına, evde bulunan diğer tanıkların da bu durumu doğruladığına, Mahkemenin, olay nedeniyle ruh sağlığının bozulduğuna ilişkin hastane ve (ATK) Adli Tıp Kurumu raporlarını gerekçe göstermeden görmezden geldiğine, katılanın maruz kaldığı eylem nedeniyle birçok psikolojik rahatsızlık yaşayıp bu nedenle tedavi gördüğüne, dosyaya sunulan yazışmalar, tanık beyanları ve tüm dosya kapsamında göre sanığın atılı suçlardan mahkumiyetine karar verilmesi gerektiğine yöneliktir.

B. O Yer Cumhuriyet Savcısının Temyiz Sebepleri
Yapılan yargılamaya, toplanan delillere, evrak kapsamına, olayın oluş şekline, hukuksal nitelendirmeye ve ATK 6. İhtisas Kurulu raporuna göre sanığın cinsel saldırı suçundan mahkumiyetine karar verilmesi gerektiğine yöneliktir.

C. Katılan Bakanlık Vekilinin Temyiz Sebepleri
Sanık hakkında eksik inceleme yapıldığına, katılanın ruh sağlığının bozulduğuna, sanığın savunmalarında çelişkiler olduğuna, katılanın iftira atmasını gerektirecek husumet bulunmadığına, tanıkların olayı doğruladığına ve mahkumiyeti cihetine gidilmesi gerekirken yazılı şekilde beraatine karar verildiğine yönelik olduğu görülmüştür.

III. OLAY VE OLGULAR
A. Nitelikli Cinsel Saldırı Suçu Yönünden
Antalya Cumhuriyet Başsavcılığın 08.11.2014 tarih 2014/619 sayılı iddianamesi ile katılan ve sanığın öğrenci oldukları, her ikisinin de müşterek arkadaşlarının bulunduğu, bu nedenle birbirlerini 2009 yılından beri tanıdıkları, 09.09.2011 tarihinde yine müşterek arkadaşları olan ..., ..., ..., ... ile Konyaaltında bir barda sanık hariç diğerlerinin buluştukları, birlikte alkol aldıkları, gecenin ilerleyen saatlerinde ise sanığın evine gitmeye karar verdikleri ve yanlarında içki götürdükleri, sanığın evinde buluştuktan sonra alkol almaya devam ettikleri, bir kısmının sarhoş olduğu, katılanın da aldığı alkolün etkisiyle rahatsızlandığı, gecenin ilerleyen saatlerinde sanığın, katılanı kendi odasına götürdüğü, orada onun üzerindeki kıyafetleri çıkarttığı ve rızası hilafına normal yoldan nitelikli cinsel saldırı gerçekleştirdiği, katılanın 2011 yılı Kasım ayı içerisinde müşterek arkadaşları ...'yı arayıp sanıkla aralarında geçen olayı anlattığı, ...'nın da bunu sanığa anlattığı, bunun üzerine sanığın katılanı telefonla arayarak "bir daha anlatırsan seni ve anneni Antalya'da yaşatmam, İstanbul'a gidiyorum diye için rahat olabilir, ama seni orada da bulur canını yakarım"demek suretiyle tehdit ettiği şeklindeki anlatımla sanık hakkında kamu davası açılmıştır.
Yargılama neticesinde mahkeme tarafından, katılan ile sanığın olay tarihinden sonra aynı arkadaş ortamında bir araya geldiklerinin kendi beyanları ve diğer tanık ifadelerinden anlaşıldığı, katılanın olayın sıcağı ile yaptığı davranışlar ve anlatımları birarada değerlendirildiğinde sanığın reşit olan katılan ile rızasıyla cinsel ilişkiye girdiği sonucuna ulaşılıp, şüpheden sanık yararlanır ilkesi de gözönüne alınarak, Mahkemece katılanın olaydan çok sonra yapmış olduğu ve diğer olgu ve tanık beyanlarıyla doğrulanmayan iddiası dışında sanığın katılanın rızası dışında yüklenen cinsel saldırı suçunu işlediği yolunda delil olmadığı gerekçe ve değerlendirmesiyle sanık hakkında atılı suçtan beraat kararı verildiği anlaşılmıştır.

B. Tehdit Suçu Yönünden
Tanık ...'nin soruşturmada kovuşturma aşamasındaki anlatımları, bu anlatımları doğrulayan katılan iddiası ve tüm dosya kapsamı nazara alındığında katılanın cinsel ilişki olayını sanığın ve kendisinin ortak arkadaşlarına anlatması üzerine sanığın bu durumu kız arkadaşı olan tanık ...'nın kulağına gitmesini önlemek amacıyla tanık ...'nin bulunduğu ortamda katılanı yüz yüze tehdit ettiği, sanığın daha sonra katılanı telefonla da arayarak tehdit ettiği şeklinde olay kabul edilmiştir.

IV. GEREKÇE
A. Katılan Bakanlık Vekilinin Tehdit Suçundan Kurulan Hükme İlişkin Temyiz Talebi Yönünden
Katılan Bakanlık vekilinin suçtan doğrudan zarar görmediği, 5271 sayılı Kanun’un 237 nci maddesinin birinci fıkrası uyarınca suçtan doğrudan zarar görmemesi nedeniyle mezkûr suçtan açılan kamu davasına katılma hakkının bulunmadığı, yine Mahkemece bu suç yönünden usulsüz olarak verilen katılma kararının da hükmü temyiz hakkı vermeyeceği, bu itibarla hükmü temyiz yetkisi bulunmadığı anlaşıldığından temyiz talebinin reddine karar verilmesi gerektiği belirlenmiştir.

B. Nitelikli Cinsel Saldırı Suçundan Kurulan Hükme İlişkin Temyiz Talepleri Yönünden
Mahkemenin gerekçesi ile tüm dosya kapsamına göre yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı anlaşılmakla, sanık hakkında kurulan hükümde hukuka aykırılık görülmemiştir.

C. Tehdit Suçundan Kurulan Hükme İlişkin Diğer Temyiz Talepleri Yönünden
1. Sanık ...'ın yargılama konusu eylemi için, 5237 sayılı Kanun’un 106 ncı maddesinin birinci fıkrasının birinci cümlesi uyarınca belirlenecek cezanın türü ve üst haddine göre aynı Kanun’un 66 ncı maddesinin birinci fıkrasının (e) bendi gereği 8 yıllık olağan zamanaşımı süresinin öngörüldüğü anlaşılmıştır.

2. 5237 sayılı Kanun’un 67 nci maddesinin ikinci fıkrasının (d) bendi uyarınca zamanaşımı süresini kesen son işlemin mahkumiyet tarihi olan 14.07.2015 tarihi olduğu ve bu tarihten inceleme gününe kadar 8 yıllık olağan zamanaşımı süresinin gerçekleşmiş olduğu belirlenmiştir.

V. KARAR
A. Katılan Bakanlık Vekilinin Tehdit Suçundan Kurulan Hükme İlişkin Temyiz Talebi Yönünden
Gerekçenin (A) bölümünde açıklanan nedenle temyiz isteğinin, 1412 sayılı Kanun’un 317 nci maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle REDDİNE,

B. Nitelikli Cinsel saldırı Suçundan Kurulan Hükme İlişkin Temyiz Talepleri Yönünden
Gerekçenin (B) bölümünde açıklanan nedenle Antalya 2. Ağır Ceza Mahkemesinin, 14.07.2015 tarihli ve 2014/34 Esas, 2015/322 Karar sayılı kararında o yer Cumhuriyet savcısı, katılan Bakanlık vekili ve katılan vekili tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden o yer Cumhuriyet savcısı, katılan Bakanlık vekili ve katılan vekilinin temyiz sebeplerinin reddiyle hükmün, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,

C. Tehdit Suçundan Kurulan Hükme İlişkin Temyiz Talepleri Yönünden
Gerekçenin (C) bölümünde açıklanan nedenle Antalya 2. Ağır Ceza Mahkemesinin, 14.07.2015 tarihli ve 2014/34 Esas, 2015/322 Karar sayılı kararına yönelik o yer Cumhuriyet savcısı ve katılan vekilinin temyiz istekleri yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesinin birinci fıkrası gereği BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun’un 322 nci maddesinin birinci fıkrasının (1) numaralı bendinin verdiği yetkiye dayanılarak sanık hakkındaki kamu davasının 5271 sayılı Kanun’un 223 üncü maddesinin sekizinci fıkrası gereği gerçekleşen zamanaşımı nedeniyle, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle DÜŞMESİNE,

Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,

02.11.2023 tarihinde karar verildi.