9. Ceza Dairesi 2023/4405 E. , 2023/4426 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
SUÇLAR : Çocuğun nitelikli cinsel istismarı, kişiyi hürriyetinden yoksun kılma
HÜKÜM : İstinaf başvurusunun düzeltilerek esastan reddi
Sanık hakkında kişiyi hürriyetinden yoksun kılma ve çocuğun nitelikli cinsel istismarı suçlarından kurulan hükümlere ilişkin katılan Bakanlık vekilinin temyiz istemi yönünden; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun (5271 sayılı Kanun) 204 üncü maddesinin birinci fıkrasında yer alan "Temyiz eden, hükmün neden dolayı bozulmasını istediğini temyiz başvurusunda göstermek zorundadır." şeklindeki düzenleme de gözetilerek yapılan değerlendirmede, katılan Bakanlık vekilinin temyiz dilekçesinde herhangi bir temyiz sebebi göstermediği anlaşıldığından, vaki temyiz isteminin aynı Kanun'un 298 inci maddesi uyarınca reddine karar verilmesi gerektiği belirlenmiştir.
Sanık hakkında çocuğun nitelikli cinsel istismarı suçundan kurulan hükme ilişkin sanık ve müdafiinin temyiz istemi yönünden; İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz istemlerinin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmiştir.
Sanık müdafiinin duruşmalı inceleme talebinin, İlk Derece Mahkemesinde silahların eşitliği ve çekişmeli yargılama ilkesi doğrultusunda savunmaya yeterli imkânın sağlanması ve bu hakkın etkin şekilde kullandırılmış olması, temyiz denetiminde sınırsız şekilde yazılı savunmayı kullanılabilme olanağının bulunması karşısında savunma hakkının kısıtlanması söz konusu olmadığından, 01.02.2018 tarihli ve 7079 sayılı Kanun'un 94 üncü maddesi ile değişik 5271 sayılı Kanun'un 299 uncu maddesinin birinci fıkrası uyarınca takdiren reddine karar verilerek gereği düşünüldü;
I.HUKUKİ SÜREÇ
1. İstanbul 36. Ağır Ceza Mahkemesi'nin 16.11.2022 tarihli ve 2022/238 Esas ve 2022/420 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında çocuğun nitelikli cinsel istismarı suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 103 üncü maddesinin ikinci fıkrasının ikinci cümlesi, 43 üncü maddesinin birinci fıkrası ve 62 nci maddesinin birinci fıkrası uyarınca 18 yıl 9 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan ise 5271 sayılı Kanun’un 223 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (a) bendi uyarınca beraat hükmü kurulmuştur.
2. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 20. Ceza Dairesinin, 18.01.2023 tarihli ve 2023/6 Esas, 2023/34 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında çocuğun nitelikli cinsel istismarı ve kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçlarından İlk Derece Mahkemesince kurulan hükümlere yönelik katılanlar vekili, sanık müdafii ve katılan Bakanlık vekilinin istinaf başvurularının katılan Bakanlık lehine vekalet ücreti hükmedilerek 5271 sayılı Kanun’un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca düzeltilerek esastan reddine karar verilmiştir.
II-TEMYİZ NEDENLERİ
A. Sanık Müdafiinin Temyiz İstemi
Katılan mağdur ile babası olan ...'ın iddia edilen eylemlerin gerçekleşmediğini belirterek şikayetten feragat ettikleri, hem yerel hem de istinaf mahkemesince gerekçe olarak hiçbir açıklamada bulunulmadığı, yerel mahkemece dinlenen tanıkların soruşturma aşamasında vermiş oldukları ifadelerinin yalan olduğunu kabul ettikleri ve sanığın suçsuz olduğunu beyan ettikleri, dosyadaki cinsel muayene raporda herhangi bir tıbbı bulgunun bulunmadığı, taraflar arasında husumet olduğu, katılan mağdurun beyanları çelişkili olup, kendisinin de cinsel istismar suçundan yargılandığı, sanık aleyhine mahkumiyeti gerektirir herhangi bir delil bulunmadığı, atılı suçtan dolay beraat etmesi gerektiğine ilişkindir.
B. Katılan Bakanlık Vekilinin Temyiz İstemi
Mahkemenin tamamen takdiri bir yorumla kusurun yoğunluğu, suçun işleniş biçimi, meydana gelen zararın ağırlığını göz önüne alarak ve gerekli incelemeler yaparak karar vermesi gerekirken eksik inceleme ve ihmal ile cinsel istismar suçundan beraat hükmü kurduğu, sanık hakkında ceza tesis edilmemesinin usul ve yasaya aykırı olduğuna ilişkindir.
C. Sanığın Temyiz İstemi
Karşı tarafın kendisine iftira attığı, üzerine atılı suçu işlememesine rağmen halen tutuklu olduğu, dosyanın incelenerek hakkında beraat kararı verilmesi gerektiğine ilişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü
Sanıkla katılan mağdurun akraba oldukları, sanığın bazen haftada iki, bazen de iki ayda bir olmak üzere cinsel organını katılan mağdurun arka özel bölgesine girecek şekilde soktuğu, ön özel bölgesine dokunduğu, arka özel bölgesini yaladığı, ayrıca sanığın cinsel organını katılan mağdurun ağzına soktuğu, sanığın da katılan mağdurun cinsel organını ağzına aldığı, bu suretle üzerine atılı çocuğun nitelikli cinsel istismarı suçunu işlediği mahkemece kabul edilmiştir. Sanık hakkında kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan ise yasal unsuruları oluşmadığından 5271 sayılı Kanun'un 223 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (a) bendi uyarınca beraat hükmü kurulmuştur.
B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü
İlk Derece Mahkemesince kabul edilen olay ve olgularda, Bölge Adliye Mahkemesince "Kendisini vekille temsil ettiren katılan Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı için karar tarihindeki Avukatlık Asgari Ücret Tarifesinin 14/1. maddesi uyarınca takdir edilen 17.400 TL maktu vekalet ücretinin sanıktan alınarak katılan Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığına verilmesine..." ibaresinin eklenmesi suretiyle katılan Bakanlık lehine vekalet ücretine hükmedilerek, istinaf başvurusunun düzeltilerek esastan reddine karar verildiği anlaşılmıştır.
IV. GEREKÇE
A. Katılan Bakanlık Vekilinin Temyiz İstemi Yönünden
1. 5271 sayılı Kanun'un 294 üncü maddesinin birinci fıkrasında yer alan “Temyiz eden, hükmün neden dolayı bozulmasını istediğini temyiz başvurusunda göstermek zorundadır.” şeklindeki düzenleme de gözetilerek yapılan değerlendirmede, temyiz dilekçesinde herhangi bir temyiz sebebi göstermediği anlaşıldığından, vaki temyiz isteminin reddine karar verilmesi gerektiği belirlenmiştir.
2. Ret sebebine uygun olarak Tebliğnamede onama isteyen görüşe iştirak edilmemiştir.
B. Çocuğun Nitelikli Cinsel İstismarı Suçundan Kurulan Hükme İlişkin Sanık ve Müdafiinin Temyiz İstemi Yönünden
1. Olayın intikal şekli ve zamanı, katılan mağdur ve babası olan şikayetçi ... ile tanıklar ... ve ...'in sonradan değişen çelişkili beyanları, sanığın istikrarlı savunması ve tüm dosya içeriği nazara
alındığında sanığın katılan mağdura cinsel istismarda bulunduğuna dair katılan mağdurun soyut beyanları dışında delil olmadığı gözetilerek beraati yerine yazılı şekilde mahkumiyetine karar verilmesi karşısında istinaf başvurusunun kabulü yerine yazılı şekilde düzeltilerek esastan ret kararında hukuka aykırılık bulunmuştur.
2. Bozma sebebine uygun olarak Tebliğname'de onama isteyen görüşe iştirak edilmemiştir.
V. KARAR
A. Katılan Bakanlık Vekilinin Temyiz İstemi Yönünden
Gerekçenin (A) bölümünde açıklanan nedenle katılan Bakanlık vekilinin temyiz isteminin, 5271 sayılı Kanun’un 298 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle REDDİNE,
B. Çocuğun Nitelikli Cinsel İstismarı Suçundan Kurulan Hükme İlişkin Sanık ve Müdafiinin Temyiz İstemi Yönünden
Gerekçenin (B) bölümünde açıklanan nedenlerle sanık ve müdafiinin temyiz istemi yerinde görüldüğünden İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 20. Ceza Dairesinin, 18.01.2023 tarihli ve 2023/6 Esas, 2023/34 Karar sayılı kararının 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin ikinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak oy birliğiyle BOZULMASINA, bozma sebebine göre sanığın TAHLİYESİNE, başka suçtan tutuklu veya hükümlü olmadığı takdirde derhal salıverilmesinin ilgili yerlere en seri şekilde bildirilmesi için müzekkere yazılmasına,
Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca İstanbul 36. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 20. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
20.06.2023 tarihinde karar verildi.
Dilekçeniz oluşturuluyor. Bu süreç biraz zaman alabilir, ancak sıkılmamanız için aşağıda dilekçe oluşturulmasını istediğiniz konuda benzer içtihatları listeledik. İncelemek isteyebilir veya bekleyebilirsiniz. Dilekçeniz oluşturulduktan sonra ekranda sizinle paylaşılacaktır. Sabrınız için teşekkür ederiz!