WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 12 Haziran 2026

YARGITAY 9. CEZA DAİRESİ

A- A A+

9. Ceza Dairesi         2023/4231 E.  ,  2023/4264 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
SAYISI : 2022/2321 E, 2022/2893 K
SUÇ : Çocuğun cinsel istismarı
HÜKÜM : Mahkumiyet
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama

İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı, yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmiştir.
Sanık müdafiinin duruşmalı inceleme talebinin, İlk Derece Mahkemesinde silahların eşitliği ve çekişmeli yargılama ilkesi doğrultusunda savunmaya yeterli imkânın sağlanması ve bu hakkın etkin şekilde kullandırılmış olması, temyiz denetiminde sınırsız şekilde yazılı savunmayı kullanılabilme olanağının bulunması karşısında savunma hakkının kısıtlanması söz konusu olmadığından, 01.02.2018 tarihli ve 7079 sayılı Kanun'un 94 üncü maddesi ile değişik 5271 sayılı Kanun’un 299 uncu maddesinin birinci fıkrası uyarınca takdiren reddine karar verilmekle, gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ
1.Bakırköy Cumhuriyet Başsavcılığının 05.08.2021 tarihli iddianamesiyle sanık hakkında çocuğun nitelikli cinsel istismarı suçundan kamu davası açılan olayda Bakırköy 19. Ağır Ceza Mahkemesinin, 05.04.2022 tarihli ve 2021/323 Esas, 2022/114 Karar sayılı kararı ile sanığın çocuğun cinsel istismarı suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 103 üncü maddesinin birinci ve dördüncü fıkraları uyarınca 15 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.

2.İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 20. Ceza Dairesinin, 28.12.2022 tarihli ve 2022/2321 Esas, 2022/2893 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik sanık müdafii, o yer Cumhuriyet savcısı ve re'sen istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiştir.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanık Müdafiinin Temyiz Sebepleri
Özetle, kararın hukuka aykırı olduğuna, eksik araştırmayla karar verildiğine, mahkemenin gerekçesinin yerinde olmadığına, olayın oluş şeklinin mahkemenin kabulü şeklinde olmadığına, sanığın savunmalarına itibar edilmesi gerektiğine, tutanak mümzilerince tanıklarının tam anlamıyla olayı aydınlatmaya yetmediğine, mağdurun beyanlarının çelişkili olduğuna, katılan beyanlarının mağdur beyanlarını doğrulamadığına, eylemin cebir tehdit ve zorla gerçekleştiğine dair arttırım maddesinin hüküm kurulurken uygulanmaması gerektiğine, sanık hakkında takdiri indirimin uygulanması gerektiğine, tekerrür şartlarının oluşmadığına ve sanık hakkında beraat kararı verilmesi gerektiğine ilişkindir.

III. OLAY VE OLGULAR
A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü
İlk Derece mahkemesince '' Olay günü Büyükçekmece İlçe Emniyet Müdürlüğü Devriye Ekipler Büro Amirliğine bağlı 72765 kod nolu ekip tarafından rutin devriye görevleri sırasında şüphe üzerine 34 ... *** plaka sayılı tırın kontrol edilmek istendiği, sanığın olayın hemen öncesinde mağduru yolda görerek kucaklayıp tırına bindirdiği, kolluk tarafından yapılan kontrolde tır ayna kısmından tır içerisinde bulunan yatak bölümünde çıplak vaziyette sanık ile mağdurun görüldüğü, tır kapısı açıldığında mağdurun pantolonunu toplamaya çalışarak tırdan hızlı bir şekilde aşağıya indiği, sanığın ise pantolonunu ve üstünü toplamaya çalıştığı ancak araçtan inmek istemediği, mağdurun olay yerindeki görevlilere sanığın kendisini zorla tıra bindirdiğini ve araçta kendisine zorla cinsel istismarda bulunduğunu beyan ettiği şeklindeki oluş ve mahkememiz kabulüne göre; Mağdur ... *** Çocuk İzlem Merkezinde alınan beyanında sanığın kendisine olay günü tecavüz ettiğini, sanığın adının ... olduğunu, olay günü sanığı ilk defa gördüğünü, kendisini tırın arkasına oturtarak elini ve ayaklarını kayışla bağladığını, daha sonra tırın içerisinde kıyafetlerinin hepsini çıkardığını, bacaklarına dokunarak cinsel organını yalattığını, daha sonra arkasına geçerek cinsel organı poposuna girecek şekilde iki kez kendisine tecavüz ettiğini, poposunda ağrı olduğunu, sanığın poposuna cinsel organını sokarak tecavüz ettiği sırada polislerin geldiğini, sanığın kendisine 100 TL vereceğini söylediğini ancak vermediğini, kıyafetlerini sanığın çıkardığını beyan ettiği, Dosya içerisinde yer alan adli görüşme değerlendirme raporuna göre mağdurun %50 mental retardasyonu olmasına karşın somut detayları ve dokunma davranışlarını tanımlayabildiğinin, mağdurun görüşme öncesinde ve görüşme esnasında adli görüşmeci ile uyumlu olduğunun, verilen ifadenin güvenilir olduğunun, mağdur ... ***'nın cinsel istismara uğradığı kanaatinin oluştuğunun değerlendirildiği, Sanığın alınan beyanında özetle, olay günü mağdurun otostop çektiğini ve mağduru aracına aldığını, daha sonra aracını kenara çekerek uyumak için tırın arkasına geçtiğini, mağduru araçtan indirdiğini, polisler gelince uyandığını, mağdura cinsel istismarda bulunmadığını, üzerine atılı suçlamayı kabul etmediğini beyan ettiği, Dosya içerisinde yer alan rapora göre mağdurun vücudunda olay ile illiyet kurulabilecek travmatik patoloji saptanmadığının, anal muayenesinde anüs mukozasında ve çevre cilt dokusunda herhangi bir travmatik değişim saptanmamış olmakla birlikte bazı koşullarda anal yolla vücuda organ veya sair cisim sokma şeklinde cinsel saldırının herhangi bir fiziksel bulgusu olmayabileceğinin saptandığının belirtildiği, Olaya müdahale eden kolluk görevlilerinin kovuşturma aşamasında huzurda tanık sıfatıyla dinlendikleri, beyanlarında mağdur çocuğu çıplak gördüklerini, çocuğun tırdan inerek sanıktan derhal şikayetçi olduğu, sanığın da pantolonunu toplar vaziyette gördüklerini beyan ettikleri, Sanık her ne kadar suçlamaları kabul etmemişse de mağdur beyanı, olay tutanağı ve tutanak tanıklarının beyanlarından sanığın beyanlarının suçtan kurtulmaya yönelik olduğunun anlaşıldığı, tutanak tanıklarının mağdurun ve sanığın araçta çıplak halde bulduklarını beyan ettikleri, mağdurun beyanında sanığın kendisine cinsel organını anal yolla sokarak cinsel saldırıda bulunduğunu beyan ettiği, bu itibarla sanık savunmalarının aşıldığı ve sanığın eyleminin her türlü şüpheden uzak, kesin ve inandırıcı delillerle sabit olduğu, Adli Tıp Kurumundan alınan raporda mağdurun olay tarihindeki yaşı değerlendirildiğinde sınır-hafif derecede zeka geriliğinin mağduru bulunduğu olayın hukuki anlam ve sonuçlarını anlamasında ve bu olayda fiile ruhsal yönden mukavemet etmesine mani olacak mahiyet ve derece olduğu, fiilin hukuki anlam ve sonuçlarını algılayamayacağı, fiile ruhsal yönden mukavemete muktedir olamayacağının bildirildiği, mağdur her ne kadar kendisine organ sokulmak suretiyle istismar edildiğini beyan etmişse de bu konuda kesin bir delil bulunmadığı ve fakat mağdur ile sanığın yakalandıkları esnada üstlerinin çıplak olduğunun sabit olduğu, bu itibarla sanığın eylemlerinin çocuğun cinsel istismarı suçunu oluşturduğunda herhangi bir tereddüt bulunmadığı, bu nedenle sanığın eylemine uyan TCK 103/1 maddesi uyarınca cezalandırılması gerektiği, organ sokma iddiasının sabit olmaması nedeniyle TCK 103/2 maddesinin uygulanmasına yer olmadığı, ayrıca sanık hakkında mağdurun yaşı ve sanığın mağduru kucaklayarak tırına bindirmesi şeklindeki eylemi gözetilerek hakkında TCK 103/4 uyarınca artırım yapılması gerektiği anlaşılmakla...
'' şeklindeki gerekçe ile hüküm kurulduğu anlaşılmıştır.

B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü
İlk Derece Mahkemesince kabul edilen olay ve olgularda, Bölge Adliye Mahkemesi tarafından bir isabetsizlik görülmediğinden sanık müdafii ile o yer Cumhuriyet savcısının istinaf talebi esastan reddedilmiştir.

IV. GEREKÇE
Olayın intikal şekli, sanığa ve mağdura ait nüfus kayıtları, sanık savunmaları, mağdur ve katılan beyanları, polis tutanakları ve tutanak müzminlerinin beyanları, tanık anlatımları, adli raporlar, Adli Görüşme Değerlendirme Raporu, olay yerinde ele geçirilen bir adet kemer ve İlk Derece Mahkemesinin gerekçesi nazara alınarak sanık müdafiinin sübuta ve sair hususlara ilişkin temyiz istemleri yerinde görülmemiş, kararda hukuka aykırılık bulunmamıştır.

V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 20. Ceza Dairesinin, 28.12.2022 tarihli ve 2022/2321 Esas, 2022/2893 Karar sayılı kararında sanık müdafiince öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun’un 289 uncu maddesinin birinci fıkrası ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin birinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA,

Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca Bakırköy 19. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 20. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,

14.06.2023 tarihinde karar verildi.