WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 05 Temmuz 2026

YARGITAY 9. CEZA DAİRESİ

A- A A+

9. Ceza Dairesi         2023/4157 E.  ,  2023/5149 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
SAYISI : 2022/2184 E., 2022/2518 K.
SUÇLAR : Çocuğun cinsel istismarı, kişiyi hürriyetinden yoksun kılma
HÜKÜM : İstinaf başvurusunun esastan ve düzeltilerek esastan reddi
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Kısmî ret, kısmî onama

Kayyım ...'nun temyiz istemi yönünden; suç tarihinde dört yaş içerisinde bulunan mağdurenin velayet hakkına sahip anne ve babası olan şikayetçiler Bahar ve Yakup'un sanıktan şikayetçi olmayıp davaya katılma talebinde bulunmamaları ve mağdure ile velayet hakkına sahip anne ve babası arasında menfaat çatışmasının bulunmaması karşısında, mağdureye tayin edilen temsil kayyımının hükmü temyize hakkı bulunmadığı anlaşılmıştır.

Sanık müdafiinin temyiz istemi yönünden; İlk Derece Mahkemesince verilen hükümlere yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. İstanbul Anadolu 9. Ağır Ceza Mahkemesinin, 24.10.2022 tarihli ve 2021/230 Esas, 2022/480 Karar sayılı kararı ile sanığın, çocuğun cinsel istismarı suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 103 üncü maddesinin birinci fıkrasının üçüncü cümlesi, 103 üncü maddesinin üçüncü fıkrasının (c) bendi ve 62 nci maddesi uyarınca 15 yıl; kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan ise aynı Kanun'un 109 uncu maddesinin birinci fıkrası, 109 uncu maddesinin üçüncü fıkrasının (f) bendi, 109 uncu maddesinin beşinci fıkrası ve 62 nci maddesi uyarınca 5 yıl,
hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiştir.

2. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 25. Ceza Dairesinin, 26.12.2022 tarihli ve 2022/2184 Esas, 2022/2518 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince çocuğun cinsel istismarı suçundan kurulan hükme yönelik istinaf başvurusunun 5271 sayılı Kanun’un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca esastan reddine, kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan kurulan hükme yönelik istinaf başvurusunun 5271 sayılı Kanun’un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi ve 303 üncü maddesinin birinci fıkrasının (h) bendi uyarınca düzeltilerek esastan reddine karar verilmiştir.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ
A. Sanık Müdafiinin Temyiz İstemi
Mağdurenin beyanlarının çelişkili olduğuna, ilk ifadesinde sanığın parmağını vajinasına soktuğunu belirtmesine rağmen vajinasında bulgu olmadığına, mağdurenin beyanlarının annesinin yönlendirmesi ile alındığına, sanığın cezai ehliyetine yönelik tekrar rapor alınması gerektiğine, sanığın eyleminin olsa olsa sarkıntılık düzeyinde kaldığına ilişkindir.

B. Kayyım ...'nun Temyiz İstemi
Sanığın cinsel istismar suçunu işlerken kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçunu da işlediğine, sanığın bu suçtan cezalandırılması gerektiğine ilişkindir.

III. OLAY VE OLGULAR
A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü
Şikayektçi Bahar'ın soruşturma aşamasındaki beyanı, mağdure beyanları, mağdure hakkında tanzim edilen adli görüşme değerlendirme raporu, sanığın soruşturma aşamasında müdafi eşliğinde alınan ikrar mahiyetindeki savunmaları, sanığın kamu davasına konu suç bakımından cezai sorumluluğunun tam olduğuna dair adli tıp raporu mahkemece bir bütün olarak değerlendirilerek sanık ...'ın mağdurenin öz dayısı olduğu, sanığın suç tarihinde annesi ile birlikte yaşadığı, sanığın ikamet ettiği ev ile mağdurenin ikamet ettiği evin suç tarihlerinde aynı apartmanda karşılıklı daireler olduğu, suç tarihinde mağdure sanığın yaşadığı evdeyken sanığın mağdureyi odasına götürüp burada oda kapısını kilitlediği, bu şekilde baş başa kaldıklarında sanığın mağdurenin alt kıyafetlerini indirdiği ve vajinasını eliyle okşadığı, sanığın bu şekilde üzerine atılı suçları işlediği kabul edilmiştir.

B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü
1. Sanık hakkında çocuğun cinsel istismarı suçundan kurulan hükme yönelik istinaf başvurusu ile ilgili yapılan inceleme sonucunda, İlk Derece Mahkemesinin kararında usule veya esasa ilişkin her hangi bir hukuka aykırılığın bulunmadığı, delillerde veya işlemlerde herhangi bir eksiklik olmadığı, ispat

bakımından değerlendirmenin yerinde olduğu, eylemin doğru olarak nitelendirildiği ve kanunda öngörülen suç tipine uyduğu, cezanın kanuni bağlamda uygulandığı kanaatine varılmıştır.

2. Sanık hakkında kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan kurulan hükme yönelik istinaf başvurusu ile ilgili yapılan inceleme sonucunda; cinsel istismar suçunun işlendiği sırada ve eylemle sınırlı süreyle mağdurenin iradesiyle hareket etme imkanının ortadan kaldırılmasının kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçunu oluşturmayacağı, kişinin vücudunun suçun konusu olması sebebiyle mağdurenin hareket etme özgürlüğü ortadan kaldırılmadan bu suçun işlenemeyeceği, dosya kapsamına göre de sanığın evde bulunan mağdureye karşı cinsel eylemde bulunması dışında onun hürriyetini kısıtlayan başkaca bir hareketinin olmadığı göz önüne alınarak, İlk Derece Mahkemesince sanığın kanuni unsurları itibarıyla oluşmayan kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan beraatine karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde mahkumiyet hükmü kurulması hukuka aykırı bulunmuştur.

IV. GEREKÇE
A. Kayyım ...'nun Temyiz İstemi Yönünden
Suç tarihinde dört yaş içerisinde bulunan mağdurenin velayet hakkına sahip anne ve babası olan şikayetçiler Bahar ve Yakup'un sanıktan şikayetçi olmayıp davaya katılma talebinde bulunmamaları ve mağdure ile velayet hakkına sahip anne ve babası arasında menfaat çatışmasının bulunmaması karşısında, mağdureye tayin edilen temsil kayyımının hükmü temyize hakkı bulunmadığı anlaşılmıştır.

B. Sanık Müdafiinin Temyiz İstemi Yönünden
Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdani kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, hükümde hukuka aykırılık bulunmamıştır.

V. KARAR
A. Kayyım ...'nun Temyiz İstemi Yönünden
Gerekçenin (A) bölümünde açıklanan nedenle, İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 25. Ceza Dairesinin 26.12.2022 tarihli ve 2022/2184 Esas, 2022/2518 Karar sayılı kararına yönelik kayyım ...'nun temyiz isteminin, 5271 sayılı Kanun'un 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye farklı gerekçeyle uygun olarak, oy birliğiyle REDDİNE,

B. Sanık Müdafiinin Temyiz İstemi Yönünden
Gerekçenin (B) bölümünde açıklanan nedenle, İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 25. Ceza Dairesinin 26.12.2022 tarihli ve 2022/2184 Esas, 2022/2518 Karar sayılı kararında sanık müdafiince öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun’un 289 uncu maddesinin birinci fıkrası ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden, 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin birinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA,

Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca İstanbul Anadolu 9. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 25. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,

13.09.2023 tarihinde karar verildi.